logo

KANSERDEN DEĞİL, GEÇ KALMAKTAN KORK

3077

Kanser, dünyada ve ülkemizde sebebi bilinen ölümler sıralamasında kalp ve damar hastalıklarından sonra ikinci sırada gelen önemli bir toplum sağlığı problemidir. Ülkemizde yılda yaklaşık 175 bin kişiye kanser teşhisi konulmaktadır. Kanserli olguların yaklaşık üçte ikisi erkeklerde görülmektedir. Ancak türü, vücutta ortaya çıktığı yere göre değişse de, doğru zamanda ve doğru şekilde müdahale edilen kanser iyileşebiliyor. Uzman eller ve doğru teknolojiyle birleşen tedaviler, kanser hastalarına yaşam desteği veriyor.

Kanser hastalığı konusunda halkın bilinçlendirilmesi için 4 Şubat Dünya Kanser Günü olarak belirlenmiştir. Bu hafta, halkı kanser konusunda bilgilendirme, bilinçlendirme ve farkındalık kazandırma çalışmalarına yoğunluk verilip kanser mücadelesinde önemli bir yer tutmaktadır.

Acıbadem Kayseri Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Burak Civelek Dünya Kanser Günü dolayısıyla kanser hastalığı ile ilgili merak edilen soruları yanıtladı:

“Kanser Nedir?

Kanser hücresi, vücudumuzdaki normal olarak bulunan hücrelerin genetik olarak değişikliğe uğraması ve bunların sonucunda da sonsuz çoğalma özelliği kazanmış hücredir. Normalde insan vücudunda bir hasar meydana geldiğinde, bu hasar hücrelerdeki tamir mekanizması tarafından onarılır. Kanser hücresi bu özelliğini kaybetmiştir ve sürekli çoğalır. Bu nedenle bulunduğu organ bu kanser hücreleri tarafından işgal edilir ve organ görev yapamaz hale gelir.

Kanser Nasıl Başlar?

Birtakım genetik değişiklikler, çevre faktörleri, mikrobik kanserojenler (hepatit B gibi kanserojenik virüsler) ve radyasyon gibi faktörler normal vücut hücrelerimizde değişikliğe neden olur. Vücudumuzda sürekli anormal hücreler meydana gelmektedir. Bu anormal hücreler vücut savunma sistemi (İmmün Sistem) tarafından vücuttan temizlenir. Bir şekilde bu hücreler vücuttan temizlenemezse çoğalmaya devam eder.

Kimler kanser için risk altındadır?

Her şeyden önce genetik (yani ailevi eğilim) yatkınlık olması önemli bir risk faktörüdür. Yani ailesinde kanser öyküsü olan kimseler kanser açısından risk altındadır. Bir takım kanserojenlere maruz kalanlar risk altındadır. Hepatit B enfeksiyonuna sahip olmak karaciğer kanseri için risk faktörüdür. Gene çok eşli bireylerde daha sık görülen insan papilloma virusu baş, boyun ve rahim ağzı kanseri için risk faktörüdür. Radyasyona maruz kalmak birçok kanser için risk faktörüdür. Güneş yanığı ve aşırı güneş maruziyetidir çocuk veya adolesan dönemi öncesi kullanmak çok önerilmemektedir , Malign melanoma denilen ve geç fark edilirse ölümcül olabilen cilt kanserine neden olabilir. Vücut benleri de melanom için risk faktörleridir. Hava kirliliği ve sigara, hava yolları ve akciğer kanseri için risk faktörüdür. Beslenme şekli de kanser için risk faktörüdür. Kızartılarak veya yakılarak (Mangal et ve mangalda hazırlanan gıdalar), tütsülenen gıdalar, tuzlanan, salamura yapılan ve ek maddeler eklenerek saklanan gıdalar, yağlı ve kalorisi yüksek gıdaları tüketmek mide ve bağırsak sistemi kanseri riskini artırmaktadır. Gereksiz yere yapılan radyolojik incelemelerde radyasyon içerdiği için kanserojen etkiye sahiptir. Elektromagnetik radyasyon (cep telefonları) beyin kanseri için risk faktörü olabileceği düşünülmektedir. Tedavi edilmemiş müzmin iltihabi hastalıklar (iltihabi bağırsak hastalıkları, romatizmal hastalıkları) da kanser gelişimi için risk faktörü olabilir.

Sigara ve diğer tütün ürünlerinin kullanımı kanser riskini nasıl etkilemektedir?

Sigara ve tütün tüketimi solunum yolları kanseri için önemli bir risk faktörüdür. Bunun yanında birçok kanser türünde de dolaylı veya direkt risk faktörüdür.

Beslenme ve egzersizin önemi nedir?

Uygun beslenme, düzenli egzersiz ve sigara/tütünle mücadele etmek kanseri %30-40 civarında azaltabilmektedir. Daha önce belirttiğim gibi, beslenme tarzı kanser için risk faktörüdür. Günümüzde fast-food türü beslenme, kanser için önemli bir risk faktörüdür. Defalarca kullanılan, yanmış yağlarda kızartılan, tuzlanan patatesler, kızartılarak ve yakılarak hazırlanan hamburgerler kanser için tehlike oluşturmaktadır. Karbonhidrat ve yağdan zengin beslenmek, taze meyve ve sebze tüketiminin azaltılması, obezite ve sedanter yaşam (az egzersiz) kanser için önemli risk faktörleridir. Et ve et ürünü tüketilirken, yakılmamasına, kızartılmamasına, ek madde eklenerek saklanmamasına, kurutulmamasına dikkat etmek gerekir. Yağsız tarafından, fırında, haşlama, sebzelerin içine eklenerek tüketilebilir.

Peki son dönemlerde kanser tedavisinde ne tip gelişmeler oldu?

Tıbbın diğer alanlarına göre onkoloji daha yeni bir bilim dalıdır. Bu nedenle de, diğer bilim dallarına göre daha dinamik hızla gelişen bir alandır. Son dönemlerde kansere neden olan süreçler daha iyi anlaşılmaya başlandığı için daha yeni tedavi yöntemleri ve yeni ilaçlar geliştirilmektedir. Bu yeni ilaçlar, klasik kemoterapi ilaçlarına göre yan etkileri daha az olan, daha kolay tolere edilebilen ve daha uzun süre kullanılabilen ilaçlardır. Gelecek dönemde daha çok hap şeklinde veya aşı şeklinde olan ilaçları daha sık kullanıyor olacağız. Kanser daha şimdiden kronik bir hastalık haline geldi. Gelecek dönemlerde kanser, diabet (şeker hastalığı) hipertansiyon gibi kontrol edilebilir kronik bir hastalık olarak anılacaktır. “

Günümüzde akıllı ilaçlar denen hedefe yönelik teknolojiler özellikle akciğer, kalın bağırsak , lenfoma ve meme kanserinde tedavisinin önemli bir kısmını oluşturur. Önümüzdeki beş yıl içerisinde imonoterapi denilen bağışıklık sistemi güçlendiren tedavilerin daha yoğun gündemde olacak gibi görünmektedir. İmonoterapi denilen tedavi yöntemi ile bir çok kanser ile ciddi başarılar saptanmıştır.(Lenfoma, Akciğer,Melanom gibi) Halen bu yönde bir çok çalışma mevcuttur.

Share
1.165 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

7+8 = ?