logo

YAZMAK ÇİLE ÇEKMEKTİR

Develi kültürünü yaşatmak ve özellikle Develi dışındaki Develiler arasında birlik ve beraberliği kurmak amacıyla uzun vadeli düşünen Develili aydınlar tarafından Ankara, İstanbul başta olmak üzere güzel ülkemizin bazı şehirlerimizde dernekler kurulmuştur. Nice zahmetlerle kurulan bu hayırlı sivil kurumların Develi kültürünü yaşatma, yayma ve geliştirme ile özellikle bu şehirlerde yaşayan Develiler arasında bilgi trafiğini düzenlemedeki, bir arada tutma olgusundaki rolü inkar edilemez.
İster Develi merkezi ister köyleri için kurulan bu derneklerin en önemli çalışmalarından biri de dergi yayınlarıdır. Son zamanlarda da özellikle köylerimiz adına kurulan internet siteleridir. Geçenlerde ismi lâzım değil, bir köyümüz adına kurulan internet sitesine girdim.Baktım ki bizim bir makalemiz siteyi kuran kişinin adıyla yayınlanmış !Yani bizim yazıyı çalmış.Bunlar Türkiye’de olağan şeyler, biz bu tür yanlış davranışın ne örneklerini görmüşüzdür.Allah’tan muhterem( !) ,kendi yazısının altına bizim imzayı kullanmamış. Bütün bunlara rağmen bu sitelerle o köyle ilgili bilgilenme güzelliği, bir kültür ve bilgi  akışı sağlandığı için faydalı olduğuna inanıyorum.
Benim üzerinde durmak istediğim, özellikle dergiciliktir. Dergiler, bir kültürün kılcal damarlarıdır. Orada çoğu kişilerin dikkat etmediği fakat erbabı için  ne değerli bilgiler saklar. Bu bakımdan dergileri çok önemserim.
Develi dışında Develi’yi temsil eden, Develi dışında yaşayan insanlarımıza Develi hakkında haber ve bilgi veren; bu yazıları fotograflarla zenginleştiren bir dergi çıkarma işlemi daha 1969 yılında Öner Güney, Haydar Çağlayan, Kadir Özdamarlar gibi yüksek tahsil yapan gençler Volkan adında bir dergi çıkarmak istemişler ise de destek bulamadıkları için bu çalışma gerçekleştirilememişti.Hatta makbuzu bastırılmış,bir miktar da para toplanmıştı.
Bu konuda İlk dergi Ankara Develiler Yardımlaşma Derneği adına yıllar sonra  çıkarılmıştır: Ankara’da Develi.  1992 yılında, üçer aylık süre ile dört sayı çıkarılmıştır. Zamanının kaliteli dergilerindendi. Bu derginin çıkarılmasında Av.Recep Çerçi’ nin nasıl gayret gösterdiğini yakinen biliyorum. Doğrusu ciddi bir hizmetti. Biz de yazılarımızla destek vermiştik. Recep gitti, dergi bitti.
Aradan on  yıl geçti, Mehmet Baykan’ın gayretleriyle bu dergi yılda bir defa olmak üzere iki sayı daha çıkarılabildi. Şimdi Ankara’da bu konu yettim. İftar yemekleri, konferanslar tamam. Hemşehriler arasında birlik ve beraberliğin sağlanmasında önemli bir sosyal çalışma.Ancak çok iyi bilinir ki  söz uçar, yazı kalır. Bu bakımdan en azından yılda bir sayı dergi çıkarılmalı ve dernek faaliyetleri gelecek kuşaklara fotoğraflarla birlikte aktarılmalıdır.
Bu konuda daha istikrarlı dergi çalışması İstanbul’da dernek başkanı Sami Dedeoğlu sayesinde beş yıldır Develi Diyarı adıyla yılda bir sayı çıkarılmaktadır. İstanbul’daki Develiler hakkında bilgiler ve haberler fotoğraflarla zenginleştirilmekte ve kaliteli birer baskıyla çıkarılmaktadır. Bu dergileri ciltletip yeniden gözen geçirdiğim zaman Develi kültürü ve sosyal hayatı hakkında ne önemli bilgileri kapsadığını bir kere daha gördüm.
Dergicilik bir ekip ve para işidir. Bazen ekip kurarsın bastırmaya para bulamazsın, bazen para bulursun yazı yazacak yazar bulamazsın.Zira bizim geleneğimiz yazarak düşünme yerine,sohbet ve dinleme yoluyla öğrenmeye dayalıdır.Yazmak, dinlemek ve adam gibi konuşmak bir birikim ve kültür işidir. Bizde genelde iletişimde kendini gösterme, bilirim havası ağır bastığı ve dinleme kültürü zayıf olduğu için dinlemek yerine sohranmak ve lâfı uzatmak daha çok olur. Bu da cemiyet hayatımızda yazarak düşünmeyi zayıflatmaktadır. Hele yöre kültürünü aktaracak ve doğru görüş bildirecek, cazip teklif sunacak  kişiler parmakla sayılacak kadar azdır. İşin en can alıcı bir noktası da bazı kişilerin bu yazar çizerlerin sırtından kendilerini taşıtmaya çalışmaları ve bazı yerlerde gözükmelerini sağlatma aracı görmeleridir.Bunu her yazar az çok görür ve kişiyle ilişkilerine göre yazı ve fotoğraflarını kullanır.
Bu olayın bir başka yönü. Esas üzerinde durmak istediğim bir önemli konu bu dergilerde sabırla yazı yazanlar. Bu dergileri yazı ve resimleriyle destekleyenlere şükran borçluyuz.Bunlar bal yapan arının, her her bir çiçekten aldığı öz gibidir. Her bir yazıdan,fotoğraflardan yeri geldiğinde faydalanıyoruz. Bunlar içerisinde Ankara’da ısrarla her dergide sürekli, uzun kısa yazı yazan üç dost kalem var:Dr.Şükrü Kaya Gürlek, Muharrem Büyüm,Mustafa Işık.Bu dost kalemler Ankara’da çıkan iki serideki dergileri mutlaka birer yazıyla zenginleştirmişlerdir.Yazmak fikir çilesi çekmektir,biliriz ama bazı yazılar sayfayı doldurmak amacı gütse de,keşke başka yayın organlarında da  yazsalar,birikimlerinden faydalansak.
İstanbul’da çıkan gerek Develi,gerek Orhan Cebeci Mehmet Örük                            Kayseri adına çıkan  dergilerde yazılarını gördüğümüz iki kalem var.Bunlar Orhan Cebeci ile Mehmet Örük’tür. Uzaktan Develi hasreti kokan bu yazılarda ne ince hassasiyetler ve duygular vardır. Cebeci’nin hem Develiyi temsil etme gayretini, hem de doğrudan Develi’yi ve Develileri ele alan,Örük’ün ise biraz da siyaset kokan yazılarını çok önemsiyorum.
Bu dergilerde bazan yazı yazan: Mustafa Alkan, Fatih Bakır, Cenani Gürbüz gibi değerlerimiz yanında yüksek tahsillerini yaparken kendi yörelerini tanıtan ve yaptıkları röportajlarla, Develi halkıyatı hakkında bilgi aktararak dikkatleri çeken genç kardeşlerimizi de burada hatırlamalıyız.
Sonuç olarak sürekli yazan ve Develi üzerinde kafa yoran, teklifleri olan yazarlarımız çok az.Şayet yazı ve okuma okyanusunda yüzmek istiyorsak, bilim ve sanatın ilgi gördüğü yerde geliştiğini hiç unutmayalım.
En azından bu dergileri bin bir güçlükle çıkaranları tebrik etmek, yüreklendirmek; yazarlarını da aramak ve takdir etmek gerekmektedir.

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
659 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

9+9 = ?