logo

Mehmet Takiyittin Ayata

Mustafa Kemal İstiklal Harbi’ne girerken kurduğu Müdafa-i Hukuk Cemiyeti Teşkilatı Nizamnamesi’nin birinci maddesi şöyledir: “İstiklalimizin korunması uğrunda kurulmuş ve toplanmış olan milli kuvvetler, her türlü müdahale ve tecavüzden masundur.Devlet ve milletin mukadderatında,milli irade esas ve hakimdir.Ordu,Hilafet Makamı’nın korunmasına dahi kefil olan milli iradeye tabi ve onun hizmetindedir.”
İstiklal Harbi’ne başlanırken Develi’de bu duygu ve milli şuurla önce İstiklal Cemiyeti,daha sonra adı değiştirilerek Cemiyet-i İslamiye adıyla ikinci bir cemiyet kuruldu.Bu Cemiyetler, özellikle Haçın Harbi’nde ve savaş sırasında, savaş sonrasında Develi’de birlik ve beraberliğin sağlanmasında  son derece önemli hizmetler gören Develi Müdafa-i Hukuk Cemiyeti adıyla faaliyetlerine devam etti.


İşte bu karanlık günlarde Develi’de yetişmiş, Haçın Harbi’nde hizmeti geçmiş kişilerden biri de Takiyittin Ayata’dır.Adına önce Ali Rıza Önder’in Kayseri Basın Tarihi, Ankara 1972, adlı eserinde takiben Mehmet Özdemir’in Milli Mücadele’de Develi,Kayseri 1973 adlı eserlerde rastlamıştım.Ancak esas bilgiler kardeşi,uzun yıllar Kayseri’de hakimlik yapmış ve özel görüşmelerimizin olduğu Mazhar Ayata Ağabeyle yaptığımız sohbetlerden, çoğu yerde olduğu gibi Cenani Gürbüz Ağabey’in yazdığı bilgilerden elde edilmiştir.
T.Ayata 1890 yılında Develi’de doğmuştur.Develi’nin tanınmış ailelerinden rejiler namıyla anılan Süleymen Vehbi Bey’in’ oğludur.Annesi ise Şerife Hanım’dır.Baba S.Vehbi Bey son derece münevver,5000 ciltlik kütüphaneye sahip,çocuklarının musıki kültürünü artırmak için piyano alacak kadar ileri görüşlüdür.İşte T.Ayata böyle ciddi bir kültür ortamı içinde büyümüştür.Yine Develi’nin tanınmış ailelerinden, Dedemenlerden Hatice Hanım’la evlenmiş ve bu evlilikten de ikisi erkek ikisi kız olmak üzere dört çocuğu olmuştur.
İlk öğrenimini babasından aldıktan sonra Develi Rüşdiyesi’nden mezun olmuştur. Daha sonra tahsilini ilerletmek üzere Ankara Darü’lmuallimin / Ankara Erkek Öğretmen Okulu’nda okumuş ve mezun olmuştur.
Birinci Dünya Savaşı’nın çıkması üzerine yedeksubay olarak savaşa katılmıştır. Çanakkale Savaşlarında subay yetiştirmek üzere açılan talimgahta askeri öğretim gördükten sonra Çanakkale ve İstiklal Savaşı’na katılmıştır.
Çanakkale savaşı’ndan sonra Develi’ye dönen T.Ayata bir müddet öğretmenlik yaptıktan sonra bu sefer de Develi Müdafa-i Hukuk Cemiyeti’nde görev almış bu cemiyetin faal nir üyesi olmuş ve cemiyetin sekreterlik görevinde bulunmuştur.Akabinde de Haçın Harbi’nde görüyoruz.Özellikle bu savaşta milislerin Güney Cephe Kumandanı Kamberli Osman Bey’in emrinde çalışmıştır.Bu harp sırasında Kozan Jandarma Komutanı Yüzbaşı Ali Saip Ursavaş ve Belediye Başkanı Cezmi Çetiner’in Türklere yaptıkları fenalıkları önlemek üzere her ikisini de milli mücadele ye kazandırmak amacıyla Fıraktın ‘da Ali Bey’in evinde toplantıya Babasıyla beraber heyetin içerisinde yer almışlar ve amaçlarında başarılı olmuşlardır.
Bu harpten sonra İstiklal Savaşı’na katılmış ve bu savaşın da bitimi üzerine Develi’ye dönmüş ve öğretmen iken bir ara Kayseri Maarif Müdür Vekili olarak çalışmışitır.
1923-1935 yılları arasında Hadi Erdoğan ile birlikte Kayseri Meclis-i Umumi Azalığına seçilerek bu görevde uzun yıllar hizmet vermiştir.Bugün Bakırdağı’na bağlı beş köyün Adana’dan alınıp Develi’ye bağlanmasını sağlamışlardır.
Takıyittin Bey Develi gençliğinin geleceğini görerek zamanın Kayseri Valisi ve maarif sevdalısı Muammer Bey’i ikna ederek Özel İdare bütçesinden ödenek tahsis ettirerek ,hiçbir ilçede ortaokul yokken,Develi halkının da bir gurup münevverle desteğini alarak 1933 yılında şimdiki Develi Lisesi’nin tarihi binasını on yıla yakın bir zamanda ortaya çıkmasına sebep olmuştur.Kayseri Valiliğinin 1930-33 yıllarına ait Gelen Giden Evrak Kayıt Defteri’ni  incelerden bu konuda Develi için nasıl mücadele verdiklerini gördüm.
Genel Meclis çalışmaları sırasında Takyittin Bey, Kayseri’de basın hayatında da hizmetlerini görüyoruz.Kayseri’de yayınlanmakta olan Misak ve Kayseri Gazetelerinde sorumlu müdür ve yazar olarak uzun süre değerli  hizmet vermiştir.
29.10.1937’de baba mesleğini seçen gördüğü nice onurlu hizmetlere rağmen tevazudan ayrılmayan  Develi’nin bu soylu evladı, baba mesleğini seçmiş ve Avanos Tekel Memuru iken genç denilecek yaşta bu fani alemden ebedi aleme göç etmiştir.
Gönlü hasbice vatanı için, Develi için çarpan bu Develi hizmetkârının adı acaba bir caddeye ve Develi’de açılacak bir okula adı verilemez mi? Herhalde sesimize kulak verecek duyarlı yetkililerimiz ve sorumluluk duyan insanlarımız olacaktır.Bu da örnek bir hayatı geleceğe taşımak demektir.

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
553 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

8+8 = ?