logo

Kuyruğuna Teneke Bağlamak

Develi’nin yazılmayan tarihlerinden biri de siyasi tarihidir.1920’den bugüne kadar seçilen milletvekillerinin isimleri,Haçın Savaşı sırasında ve Develi Müdafa-i Hukuk Cemiyeti kuruluş aşamasında adı geçen şahsiyetlerin hatıratlarından gelen çok az bilgiler dışında bilgimiz yoktur.
Türk siyasi hayatını etkileyen partilere baktığımızda, Develi’de bunlardan nasibini almıştır.Bildiklerimiz belki de Develi’nin siyasi tarihinin bir denemesi olacaktır.Şöyle özetlenebilir.
İTTİHAT VE TERAKKİ PARTİSİ.
Bildiğimiz kadarıyla Develi’de siyasi hayat,1908 yılında 2.Meşrutiyet’in ilanıyla beraber kurulan İttihat ve Terakki Cemiyeti’in Develi şubesinin açılmasıyla başlar.Kulübün Memiş adı düne kadar Develi’de bilinen bir isimdi.Bu zatın Meteris’teki evi, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin kulübü olarak kullanıldığı için ev sahibine bu ad verilmiştir.Burada,o yıllarda mülkiyeli olarak Osman Coşkun,öğretmen Yakup Kenan Arıkan,Tahsin Aksu, halktan Zileli Tevfik; Hadi Erdoğan, belediye başkanı Kamberli Osman bu kulübe devam edenler olmalıdır.Belki de bunlar Develi İttihat ve Terakki Partisi’ni kurmuşlardır.Bu kişilerin en önemli hizmetleri Haçın Harbi sırasında gösterdikleri kahramanlıklardır. Parti Genel Merkezi 14.11.1918’de kapanınca Develi’deki parti de zorunlu olarak kapatılmıştır.
HÜRRİYET VE İTİLAF PARTİSİ
Bu parti İstanbul’da, İttihat ve Terakki Partisi’ne muhalefet olarak 24.11.1911 yılında kurulmuştur.Bu partinin Develi şubesi kimler tarafından kurulmuştur,bilemiyoruz ama aynı yıllarda Develi şubesinin açıldığını söylemek mümkün.Kurucuları ve üyeleri kimlerdir bilemiyoruz.Ancak gerek Osman Coşkun’un hatıratında gerekse Cenani Gürbüz’ün kitabında bu konuda verilen şu bilgiler bize biraz aydınlatmaktadır.20.Yüzyılın başlarında Yukarı Develi’den Everek’e hızlı bir göç vardır.Bu göçenler arasında Develü-zadeler de vardır.Belli ki bu konuda Develü-zadeler ile Everek’e daha önce gelmiş ve yerleşmiş olanlar arasında gizli bir iktidar rekabeti vardır.1919’da Fransız-Ermeni işgal kuvvetleri Zamantı ırmağını sınır ilan etmişlerdi.Hem Develi’ye düşmanların gelmesini önlemek hem de Haçın’daki Türklere yardım etmek amacıyla Develi’de Cemiyet-i İslamiye Teşkilatı kurulurken Paşa-zade Osman Develioğlu Hürriyet ve İtilaf Partisi’nin Develi parti başkanıydı.Osman Coşkun’un ricası ile partiyi bir gecede kapatmıştı.Diger partililerin bir gecede partilerinin kapanmış olmasını kolay kolay hazmedemedikleri hatırattan anlaşılmaktadır.Aynı anda komiteye yine Develioğullarından Binbaşı Dr.Osman Develioğlu da katılmıştır.
Bu parti de uzun ömürlü olamamış ve kapanınca Develi şubesi de kapanmıştır.
CUMHURİYET HALK PARTİSİ
Bu parti Atatürk’ün dileğiyle 9.9.1923 tarihinde Ankara’da kuruldu.Öyle zannediyorum ki Develi şubesi de 1924 yılında Şükrü Nayman veya Mehmet Köseoğlu başkanlığında kurulmuştur.1924-1950 yılları arasında Develi’den seçilen tek milletvekili Osman Coşkun’dur. (1934)
DEMOKRAT PARTİ.
1946 yılında Ankara’da kuruldu.23.6.1946 yılında da Kayseri’de şubesi açıldı.Develi’de de aynı yıllarda ilçe şubesi açıldı.Kurucu parti başkanı Mustafa Akdoğan’dır.1950 tarihinde yapılan IX.Dönem Milletvekilliği seçiminde de Develi’den kazanan milletvekilleri:Emin Develioğlu ile Mehmet Özdemir’dir. 1954’de yapılan X.Dönem milletvekilliği seçiminde ise: Emin Develioğlu, Osman Nuri Deniz, Hakkı Kurmel, 1957’de XI.Dönem Millertvekilliği seçiminde de Hakkı Kurmel, Ebubekir Develioğlu meclise giren milletvekillerimizdir.
Bu parti de 27.Mayıs 1960’da yapılan askeri ihtilalle iktidardan indirildi, yargılandı.Başbakan Adnan Menderes, Dış İşleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu, Maliye Bakanı Hasan Polatkan halen Türk siyasi tarihinin kanayan bir yarası olan bu yargıyla, idam edildiler.Parti de böylece kapatıldı ve Türk Siyasi Tarihi’nde yerini aldı.
1960’dan sonra Türkiye’de birçok parti kuruldu, kimisi değişik adlarla devamını sağladı kimisi de kapatıldı.Develi siyasi hayatı da bu gelişmelere göre yerini aldı ki bu da ayrıca incelenmeye değer bir konu.
Türk milleti olarak biz demokrasiyi çile çekmeden, hazm etmeden, hazır bulduk. Bundan dolayı çoğu zaman millet hizmetinde kurulan partiler zaman zaman milleti kamplaştıran, kimilerine göre de rant kapısı oldu ve olmaktadır. Kuyruk, kuyruğuna teneke bağlamak, evinin önünde davul çaldırmak, deyimleri bu hazımsızlıkların ortaya çıkardığı acı deyimlerdir.Ama bütün bu acılara rağmen kurulan her parti demokrasilerin vazgeçilmez unsurlarıdır.    
Aslında ele almak istediğim konu bu deyimlerin siyasi tarihimizdeki yerlerini açıklamaktı ama bunların çıkış sebepleri olmadan da açıklanamayacağı için partilerimizin kısa tarihçelerini vermeden edemedik.
27 Mayıs 1960 ihtilali olduğunda DP’lilerde bir panik vardı. Ne gariptir ki daha düne kadar her gün akşam birbirine misafir giden koşulardan, CHP’li komşular DP’Lİ komşularına yukardan bakmaya, hatta alaya almaya başlamışlardı.Aman yarabbi ! Ne korkunç bir manzaraydı. Bazan açıktan, bazan kapalı tehditler.Yahu, gerçekten o zaman DP’liler ne azap çekmişlerdi.İşte bu deyimler hep o zamanın manevi zulmünü ortaya koyan deyimlerdir.
İhtilal olduğu yıl Develi Ortaokulu’ndaydım. Orta 1. İhtilalden sonra okulumuzun tam kapısından içeri girerken; CHP’li aileden bir sınıf arkadaşım DP’lilere ….bundan sonra da konuşun da görelim,diye bir küfür etti, kafamdan kaynar sular dökülmüştü.Sanki ağızlara kilit vurulmuştu.Memurlar arasında tayinler furyası başladı.İstanbul’dan ,Ankara’dan bu yolla bazı hocalarımız geldi.Hepsi kaliteli kişilerdi.Bir hocamız Develi’ye gelişini kuyruk olarak nitelerdi.Hatta kuyruğuna bir de teneke ekler ve kuyruğuna teneke bağlanmış olarak söylerdi.Kendisi DP’liydi.
Çocukluğumuzda muzip çocuklar hatta yetik insanlar kedi ve köpeklerin kuyruğuna teneke bağlarlar, çıkan gürültüden ürken hayvanlar sağa sola kaçışırlar,insanlar da hayvanların bu panik haline gülüşürlerdi.Belli ki hocamız kendisini kuyruğuna teneke bağlanmış bir hayvan gibi gören insanları, bu acı ve talihsiz olayı bir nevi hicvediyordu.
Siyasi çekişmelerin en samimi dostlar arasında uçurum açması herhalde hazm edilir bir olay değildir.Kaldı ki partiler de insanla içindir.Beni bu konuda ikinci yaralayan bir olay da  Develi Belediye Başkanlığı seçimlerinde kazanan başkanın veya onun tarafını tutanların, seçimi kaybeden adayın evinin önünde davul döğdürmeleri ve teneke çalmalarıydı.Kaybeden adayın kırılan onurunu siz düşünün.
Bu konuda yazılacak çok şey var.Keşke bunlar yaşanmasaydı.Geride kaldı da denebilir ama ya kırılan onurlar?Bu uğurda mücadele veren siyasilerimiz içimizden birileri değil mi? Satılık adamlar mı?Bizlere hizmet için değil mi? Siyasiler çaplarına ve kabiliyetlerine göre hizmet verirler.Hizmetleri ölçüsünde daima yad edilirler aksi halde millet hafızasından silinir giderler.Tıpkı teneke ve davul çalanlar veya çaldıranlar gibi…Acı bir anı gibi.

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
564 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

1+7 = ?