logo

GÖRDÜKLERİM, BİLDİKLERİM VE DUYDUKLARIMDAN-1

İnsan hayatını zenginleştiren, insanı bilgi ve görgü bakımından derinleştiren bazı meziyetler vardır. Bunların başında gezme, okuma ve yüksek dinleme kültürü gelir.Bu bakımdan ta orta okul sıralarında “gezen mi çok bilir,okuyan mı?”diye münazaralar yapılırdı.
Sizi bilmem ancak ben gittiğim her toplulukta konuşmalardan notlar tutar ve insanları meziyetleri bakımından gözlemlerim. Bu da çoğu yazılarımıza ilham ve bilgi verir.Bir Ankara gezimizde bir hatıramı sizlerle paylaşmak, isterim.Rahmetli Konya senatörlerinden ve şair-yazar Fevzi Halıcı ile Ankara’da bir yazıhanede sohbet ediyoruz.Konu Seyrânî şenliklerinden açılınca bu tür şenliklerde başından geçen öyle ilginç olaylar anlatıyor ki başka yerlerde duyamazsınız. Not tutmam lazım, kağıt arıyorum.Bu konuda hiçbir hazırlığım yok.Rahmetli bir gözüme baktı ve bana masasının üzerinde duran bir yığın not almak için hazırlanmış kağıttan verdi ve:Bir dost sözü.Yazı yazan adamın tuvalette bile yanında not defteri olmalıdır.Zira insanın kendine ayırdığı en rahat an, tuvalet anıdır,demesin mi?Güler misiniz, ağlar mısınız! Bu söz hiç kulağımdan gitmez ve mutlaka yanımda bir not defteri bulunur.
Geçenlerde kitaplığımı gözden geçirirken toplu bir fiş demeti elime geçti. Bunlardan bazılarını sizlerle paylaşmak isterim.
Develi siyasi tarihi hakkında üç dizi yazısıyla bilgi vermiştim.Ancak seçim propagandaları sırasında ne vaatler verildi, neler söylendi,CHP-DP çekişmeleri hangi sloganlarla zenginleştirildi,bu konuda bilgiler fazla gelmemektedir.İşte bu çekişmelerden biri DP milletvekili adayı M.Emin Develioğlu ile CHP’li Av.İbrahim Mavioğlu arasında geçen bir laf atma olayını Suat Köylüoğlu’ndan dinleyelim:
M.Emin Develioğlu DP’den millet vekili aday adayı.Zamanın Belediye binasının balkonundan Develilere  seçim propagandası yaparken, coşmuş:
-Aziz Develiler! Sizi Kayseri’ye en kısa sürede götürmek için Erciyes’i vırrrrrttttt diye deleceğiz,diye söyler söylemez,dinleyiciler arasında bulunan CHP’li Av.İbrahim Mavioğlu lâf atmış:
-Del de görelim.Vırttttt diye delecekmiş,
deyince M.Emin Bey atılmış:
-Sus,diplomalı saygısız ! Hem de vırrrrrttttt diye deleceğim, demiş.
Söz seçim propagandalarına gelince Ertuğrul Gönenç anlatıyor:
-Babam her nedense zamanın güçlü belediye başkanı Hadi Erdoğan’ın evinin yanına güzel bir çeşme yaptırmasını kabullenemedi. Zira oturduğumuz  Tirem Mahallesi’nde çeşme yoktu. Kendisi belediye başkanlığı seçim propagandasında bu konuyu gündeme getirmiş:
-Muhterem Develiler! Tirem Mahallesi’nde hiç çeşme yokken,Hadi Bey evinin yanına mükemmel bir çeşme yaptırması,adalete sığar mı? Demiş.
Hey gidi dünya.Hepsinin de hedefi Develi’ye hizmetti.Yaptıkları kaldı dillerde adları kaldı yadigar.


Develi Eğitim tarihinin önemli bir şahsiyeti de Ürgüplü Ali Numan Baranoğlu’dur. Develi’de uzun müddet idareci-öğretmen olarak görev yapmıştır.Bir İstanbul gezisi sırasında Necdet Cebeci ağabeyden, Baranoğlu’nun bir Develi Ortaokul Marşı olduğunu öğrenmiştim.Bu marşın bir müddet öğrencilere söylettirilmiştir.Elimizde bir notası olmadığı için,melodisini bilemiyoruz.Keşke bilenlerden birileri bu bestenin notasını bulsa veya yazdırsa da haberimiz olsa, temennisinde bulunuyorum ama kim okur, kim dinler.Görelim ömr-i bivefa neyler?
Yurdun öz evladı sen de yetişir
Bağrından çıkanlar ilme erişir
Türk genci her yönden burada gelişir
Yaşasın Develi Orta okulu

Güzel Develi’nin neşesisin sem
Aziz vatanımın emelisin sen
Egemen gençliğin gür sesisin sen
Yaşasın Develi Orta okulu


Develi’de şu anda spor dünyası nasıldır, fazla bilemiyorum.Bu konuda kaynağım, Develispor’un bir dönem yıldız oyuncularından ve yöneticilerinden ve şimdi de Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı Kayseri Gençlik Hizmetleri’nde müdür olarak hizmet veren Mehmet Lütfi ‘dir.2002’de yaptığımız Develi 1.Bilgi Şöleni’nde Develi’de spor üzerine bir tebliğ hazırlatmış ve yayınlamıştık.Bende de geniş bir “Develi Spor Arşivi” oluştu.
Şayet zamanında bir olay ve kuruluşun kuruluş amaçları ve görev alanlar ve yaptığı hizmetler yazılıp çizilmezse, geçen zaman içerisinde bu bilgiler unutuluyor ve konuya yıllar sonra da olsa yaklaşanlar belgesizlikten eğilmede sıkıntıya düşüyorlar.
Biz de bir merak olarak Develispor hangi yılda kimler tarafından hangi amaçla hangi tarihte kuruldu ve ilk maçı kimlerle yaptı,bu ilk takımda kimler vardı gibi soruların peşine düştük.Bunlardan ilk üç  sorunun cevabını belgesiyle bulduk.Ancak ilk takımda kimler vardı? Sorusunu ise daha yakınlarda bu takımda yer oynayan Yüksel Suyolcu ağabeyle bir sohbette tamamlayabildik.Bir belge olması bakımından bu ilk takımda oynayan oyuncular şunlar:Kalede önce Yüksel Suyolcu sonra Bulut Bensoy, müdafa da:Bulut Bensoy ile Enver Yolaç, orta saha oyuncuları:Uğur Çatbaş,Mazhar….,Yüksel Çekemoğlu, Santrada: soldan sağa doğru: Hayrullah Ustaoğlu, Erman Çatbaş, Tanju ,Yavuz Koçak, (Hakim), Çetin Sarıoğlu.
Ha ! Maçın sonucu mu ?1955 yılında kurulan Develispor’un  aynı yılda Şoför Akif Ağa’nın kamyonu ile gidilen Ürgüp’te Ürgüpspor takımı ile yaptığı maçın sonucu tam bir hezimet:Ürgüpspor :6, Develispor: 0
Develi’nin renkli ailelerinden birisi: Selfinazlardır. Selfinaz abla ailenin annesidir. Doğrusu çocukluğumuzda her Kağnı sokağına girdiğimizde bir kara püçüklüyü/ havucu  elimize tutuşturur,gönlümüzü alırdı.Tabii bu geniş yürekli kadının bazen tepesi attı mı,alimallah yanına yaklaşılmazdı.Zayıf kuru sıkı biriydi amma şiddeti örflü idi.Bundan dolayı da Selfinazlar denilirdi.
Bildiğim kadarıyla bir kızı dört oğlu vardı.Nuri,Mahir,esas adı Şadi olmakla beraber yaygın adıyla Şahin ve yaşıtım Mustafa. Mahir ağabey fırıncıdır.Ancak diğer üç kardeş ise şofördür.Nuri ağabey şoför muavini idi ama mesleğinde örflüydü.Otobüs hareket halinde iken bagajı bağlardı.Şahin ağabey efendiliği ile tanınırdı.Mustafa ise şoförlüğe devam ediyor.Ekmeğini kazanmaya çalışıyor.
Tanıdığım kadarıyla  1,2,4 numaralar alkol aldıkları zaman yaman sinkaf / küfür çekerlerdi.
Yazarların en zor anları müstehcen fakat ibret dolu yaşanmış fıkraları anlatmaktır. Halden anlayan bütün dostların affına sığınarak biz de böyle bir anekdotu anmadan geçemedik
Rahmeti Av.Başar Ünsal  ağabeyden bir anekdotu yine İstanbul’da 20 kişilik seçkin Develi grubu içerisinde yaşlı bir hakim ağabey  anlatmıştı. Rahmetli muzip Başar ağabey :
-Amerika’da trilyon lafı bilinmezken  bizim Selfinaz’ın çocukları:Anayın ….trilyon kere…,dermiş.
.Bugün bildiğim kadarıyla ne Başar ne de Nuri ağabeyler yaşamıyorlar.Ruhları şad olsun.
Bir de Kayseri türküsü:
Peşkir çektim cerekten
Bir ok çektim yürekten
Maalesef türkünün gerisini bulamadım.
Bazen de hikmetli sözlerden bahsedelim. Çok lafın özeti olan bu özlü sözlerimiz ne kadar güzeldir:
*Herkes yahşi ben yaman
Herkes buğday ben saman
* Otu sök, köküne bak.
Bu hafta da böyle oldu.Böyle bir yazı türü dört beş yazı dizisi olabilir. Gelen okuyucu tepkilerine bakarak bu devam edebilir.Tabii değerli hocam İsmail Bakır’dan icazet alırsak.
Not:Değerli dostlar!Bir fakülte mezunu ve pedagojik formasyonunu almış; fakat KPS’ ye hazırlanamayan bir Develi’li öğrencim için sizden bu sınava Ankara’da hazırlanması için maddi desteğinize ihtiyacım var.
Kalacağı yurt, dershane ve günlük ihtiyacı için acele paraya ihtiyaç var. Yokluğun ne demek olduğunu bilenlerden, insana yatırımın feyzini alanlardan: Ben bu yardımı yapmaya hazırım, diyen dostlar için telefonum:0.5356782918’dır.Duyarlılığınız için şimdiden sonsuz teşekkürler ediyorum.
Bu vesile ile Develili nice yetim öğrencilerimize kucak açan Ankara Develiler Yardımlaşma Derneği başkanı Şaban Üzümlükaya ile yönetim kurulu üyelerimize ve onları destekleyen Develilere sonsuz teşekkür ediyorum.
Çağdaş Develi Gazetesi 22.09.2011

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
2.942 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

10+8 = ?