logo

Bir Can Adam : Şefik Hepgül

Sabah sabah telefonum feryatla çalmaya başladı.Telefonumu açtım, dost Nezir Ötügen’in üzüntülü bir sesi:Ağabey, gazeteci Şefik Ağabeyi kaybettik. Doğrusu her dostunu kaybeden fani gibi, çok üzüldüm. İnanın çok üzüldüm.Gözyaşlarımı tutamadım.Çünkü bizim uzun yıllara dayanan bir dostluğumuz vardır.Nice heyecanları beraber tatmışızdır.Her Develi’ye vardığımda mutlaka dükkanına uğrar, şakalaşır ve geçmişi yad ederdik.
Bizim Develi Lisesi’nde ilk ölen öğrenci.Tahsin Aksu’dur.Ondan sonra Serdar Ağa’nın oğlu Metin Ağabeylerdi.Daha sonra fakülte hayatında Cevdet Avcı, yüksek tahsilden sonra Cemal Mavi, Mustafa Özkara ve daha nice adlarını bilemediğim canlardan sonra geçen aylarda kaybettiğimiz, dostum iş adamı Mahmut Karaca’nın ardından Şefik Hepgül dostumuzu da kaybetmenin acısını yaşıyoruz.İnanan insanlarız.Geldik ve yaratana mutlaka döneceğiz. Amenna ve saddakna. Ancak gidenler bizlerden de çok şeyler götürüyorlar.Yalnızlaşıyoruz dostlar…


Şefik’i doğrudan olmasa da, yine bu sayfada, Develi basınını değerlendiren bir yazımda önemini belirten bir yazı yazmıştım.
Şefik, hem mahalle arkadaşım, hem de Develi Lisesi’nden arkadaşımdır. Babası asker kökenli olan Ahmet amca, herhalde Develi’ye görevli olduğu Babaeski’den gelmişti. Yanılmıyorsam emekli olarak.Yıl 1964.İşte lisede başlayan dostluğumuz vefatına kadar sürmüştür.
Çok samimi ve candan bir dosttu. Liseden ders çıkışı, genelde, kardeşim Kamil, Mustafa Toksoy ve ben önce bizim eve gelinir, annemin daima, zahire ambarı üzerinde tuttuğu hazır tuttuğu baklava veya böreklerden birer tane alınır, ondan sonra evlere dağılınırdı.
Magazin kültürü çok genişti. Daha o yıllarda, tv.’nun evlerimizin baş misafiri olmadığı dönemlerde, magazin dünyamızın ünlü haftalık dergileri olan Artist, Ses, Perde, Hayat gibi dergileri mutlaka alır ve bunları hepimiz okurduk.Haftada bir değişen filmleri mutlaka izlerdi.Bir elinde, Develi’de üretilen Aksu Gazoz’u bir elinde beyaz leblebi.Ah….Ah…Bazen da M.Toksoy’la beraber ay çekirdeğini alırlar, film başlayınca usuldan çıkarırlar,filmin gerilim sahnelerine göre çıtırdıları ayarlayarak çiterlerdi.Filmin en önemli yerinde Sinema işleticisi Kasap Naci Kulak’ı ima ederek, birdenbire narayı kaldırmaz mı:Naci Ağa !.Milletin gülüşmeleri sırasında Naci Ağa bu alaya hiddetlenerek salona dalar, sanık arardı.Kim di o?.Ara ki sanık bulasın.Bir de Şefik demez mi:Ses şuralardan geldi! Guya Naci Ağa’ya yol gösteriyor.
Boyu kısa olmasına rağmen çok güzel, futbol ve voleybol oynardı. Bu konuda üslup sahibiydi.Oyunu zevkliydi.Çalımı ve futbolun artistiydi.Gerek Lise gerek Develispor takımının değerli ve önemli bir sporcusuydu.Mübalağaya kaçmazdı.
Çok kişi bilmez ama iyi bir fotoğrafçıydı. Bunda öyle zannediyorum ki Fotoğrafçı Doğan’ın teşviki önemli olmuştur. Maçlarda ve Develi Lisesi’nin gezilerinde çekilen çoğu fotoğraflar onun makinasından çıkmıştır. Bu bakımdan Develi’ye ait fotoğraf arşivinde Yakup Kenan Arıkan gibi önemli bir yeri vardır.Yaman siyah-beyaz fotoğrafları renklendirirdi.Develi’ye ait ilk renkli kartpostalları da  Şefik hazırlamış ve bastırmıştır.

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
505 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

9+8 = ?