logo

YRD. DOÇ. DR. ASIM ÇELİK HAKK’A UÇTU

Bazı insanlar garip gelirler, garip giderler. Yrd.Doç.Dr.Asım Çelik de böyle dostlardan biriydi. Kendisi Develi’nin Zile Kasabasında doğmuştu. Zile sevdalısıydı.21.07.2019 ‘da ,23 yıldır çektiği hastalıktan kurtulamadı ve fani alemden, ebedi aleme göçtü gitti. Felek fermanını okuyunca her faninin yetmiyor!. Merhum Asım, can dost da bu akıbetten kurtulamadı, uçtu gitti.
Nereye demeyin, elbette sevdalısı olduğu Zile’nin Mezarlığı’na…
Kendisi 1958 yılında Zile’de , 1924 yılında mübadele ile Kastorya / Selanik göçmenlerinden Arnavut Ali ile Nazmiye Hanım’ın 7 çocuğundan 5.çocukları olarak doğdu.
Aile altı kardeş olarak Kastorya’dan gelmiş, kimisi Mersin, kimisi Bor / Niğde (Tekinaslan), kimisi de Zile /Develi’ye yerleşmiş. Anne tarafı ise 13 aile gelmişler ve Gesi’ye yerleşmişler . Burada Ulucanlar olarak anılmaktalar.
Asım ilk tahsilini 1970 yılında Zile’de tamamlamış orta öğretimini ise Develi Orta-Lise’sinde tamamlamıştır.1971-76 yılında lise birincisi olarak. Çok zeki olan Asım ,parasız Yatılı sınavını kazanmış ve Develi’ye ilk hayır işini kazandırarak örnek bir davranış sergileyen değerli büyüğümüz Tombaklı Cemal – Nevzer Ercis Ercis Öğrenci Yurdu’nda (ki şimdilerde Cemal Nevzer Ercis İşitme Engelliler Ortaokulu oldu) okumuştu.
1976’da An. Ünv. Turizm Meslek Yüksek Okulu’nda bir yıl okuduktan sonra ayrıldı. 1972’de Gazi Üniversitesi’nin İsletme Fakültesi’nden 1981 yılında mezun oldu.Çok hırslı,azimli bir evladımızdı. Vatansever,imanlı ve milliyetçi bir şahsiyetti.19832’de de İstanbul Üniversitesi Sos.Bil.Ens.’de Yüksek ihtisas’a başladı.Tez döneminde iken 1985’deVan Başkale’de Yedek Subay olarak askerlik yaptı,1986’da terhis oldu.Aynı yıl Er. Ünv.İktisadi İşletme Fakültesi’ne asistan oldu.Doktorasını ise İst.Ünv.Sos.Bil.Est.’nde yaptı.
1989’da İng. Öğretmeni Şükran Hanımla evlendi. Mutlu evliliklerinin meyvesi İki çocukları oldu:Merve ve Ali Han. Beş yıl sonra 1994’de karı –koca A.B.D.’ne gittiler .Asım burada ikinci Yüksek Lisansını yaptı.1996’da yurda döndüler.
Bu arada Yrd.Doç.Dr.ünvanını aldı. İktisadi ve İdari Bölümler Fakültesi’nde , İşletme bölümündeki görevine devam etti.Ana Bilim Dalı ise Muhasebe Finansmandı.Doçentliğe hazırlandığı bir zamanda 1997’de kader ağını ördü ve “Lenfoma” hastalığına yakalandı.Aynı zamanda acılı günlerde başladı ve bu hastalığı 21 yıl çekti.Çekti ama ne çekiş.Kelimelerin sustuğu ,yetersiz kaldığı anlar.Nihayet bu acılar 21.Temmuzda ebediyyen sona erdi !Çünkü sevdiği Mevla’sına kavuştu.Geride Sevgili bir eş ve birbirinden değerli iki evlat bıraktı.Ayrıca oğlu Ali Han’ın Hukuk Fakültesi’nden birincilikle mezun olduğunu duydu ve o mutluluğu baba olarak yaşadı fakat “kep giyme “ törenini göremedi!
Kendisiyle biz, Develi’li olmamıza rağmen Develi bize erken gurbetleşti. Ben yaş farkından dolayı1967’de Develi’den erken ayrıldım. Aradan zaman geçince biz 1988’de Kayseri Belediyesi Özel Lisesi müdürü iken , Konya’dan mezun İng. Öğretmeni Şükran Çelik bizde stajyer olarak çalışmaya başlamıştı. Çok kısa sürede öğrencilerin gözdesi olmuştu .Seviyeli, sevecen ve şefkatli idi! Hasılı örnek bir öğretmen adayı olduğunu kısa zamanda gösteriyordu.
Bir gün iki genç birden odama girdi. Yine Üniversitemiz okutmanlarımızdan Halil Yücel ile tanımadığım bir yakışıklı genç. Halil Bey’i çok iyi tanırım. Değerli ve çok kıymetli bir arkadaşımız. Hoş beşten sonra Asım Bey’i tanıştırdı. Çok memnun olmuştum .
Perşembenin gelişi çarşambadan belli olur derler ya, ben anlamıştım. Halil Bey’e kestirmeden sormuştum. Uzatma Halil Bey, niye geldiniz? Hepimiz kahkahalarla gülmüştük. Sizler de anlamışsınızdır! Allah’ın emri, Peygamberimizin kavli” isteniyordu. Allah’ın emri böyle imiş ki biz de bu iki değerli kardeşlerimizi büyük bir duygu yumağı içerisinde evlendirmiştik.
Böyle başlayan bir tanışıklığımız yıllar boyunca baba–evlat sevgisi içerisinde gelişti.Her ikisi de birbirine saygılı, örnek bir aile oldular.İkisinin de yüzü hep gülerdi.Ta ki emr-i Hak vaki oluncaya kadar.Bu gün Asım yok.Evi ve ailesi,sevenleri mahzun! Geleceğin istikbal vaad eden bir hocasını kaybettik.
İlk başta kardeşlerine, sonra değerli Kayın Pederi Ali Rıza Türkmen Ağabeye, Kayın validesi’ne,muhterem eşi Şükran Hanıma,değerli yavruları Merve ve Ali Ağa’ya ,tüm sevenlerine ve üniversite camiasına baş sağlığı diliyorum,
Mekanı Cennet olsun !

Share
2.002 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

5+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DEVELİ’DE KADIN HAPİSHANESİ

    04 Mart 2021 Köşe Yazarları

    Develi 1870 yılında Kayseri’ye bağlı bir kaza olmuştur. İlk kaza merkezi bugün, hala yaygın adıyla anılan “Eski Saray” denilen Venk bölgesinde Hüseyin Sağlam‘ın dere kenarındaki evinin bulunduğu alandır. Osmanlı salnamelerinden de öğrendiğimize göre burada iki katlı Kaymakamlık binası çevresinde Müritler Çeşmesi ve Müritler Mescidi, Seyrânî Hamamı, İnkılap İlkokulu. PTT vb. idarî yerler yapılmıştır. Daha sonra bu bina İstiklal İlkokulu’na taşınmıştı. Değerli bir İslam tarihçimiz M.Asım Köksal bu okul’da “sınıf çavuşluğu / sınıf başkanı” olarak ...
  • DÜNYA DİLBİLGİSİ GÜNÜ

    04 Mart 2021 Köşe Yazarları

    Dil, insanı insan yapan değerlerin başında gelmektedir. Dilbilgisi bize dilimizin ses, şekil, cümle yapısı kurallarını öğretmekte olup, imla kuralları da dilimizi yanlışsız yazmamızı sağlamaktadır. Dil, insanların fikir alışverişinde bulunma, birbirleriyle iletişim kurma aracıdır. Her dilin kendine özgü ses dizgesi, söz varlığı ve dil bilgisi kuralları vardır. Dilin bu yönleri, dil biliminin ilgili dallarında incelenmektedir. Bireyin kendi ana dilinin imkân ve zenginliklerini bilmesinin yanı sıra dil becerilerini geliştirmesi için de dil bilg...
  • Develi Tarihi Demirciler Çarşısı

    04 Mart 2021 Köşe Yazarları

    Çok değil bundan 50 yıl önce Develi birinci sınıf bir çarsıya sahipti, bu çarşı Demirciler Çarşısı diye anılırdı. Develi’nin kırk köyünden başka; Yahyalı, Yeşilhisar, Feke, Göksun, Tomarza halkı ve bu kasabaların 180 köyü alışverişini buradan yapardı. Kayseri’ye pek nadir gidilirdi. Yoğurt Pazarı olarak anılan küçük bir çarşı daha vardı, burada manifaturacı, berber, terzi, bakkal gibi birkaç küçük esnaf bulunurdu. Diğer mahallelerde sadece bakkal dükkânları ve mahalle fırınları vardı. Ana büyük çarşı Fenese’deydi. Demirci ustaları...
  • M.Taki Cebeci’den Erciyes ve Özal Şiiri

    26 Şubat 2021 Köşe Yazarları

    Erciyes'in gölgesine sığmayan ecdadın torunlarına armağan, heybetli, esen yeli sert Erciyes üzerine yüzlerce şiirler yazılmıştır. İşte o güzel şiirlerden biride Amcam Emekli Öğretmen M.Taki Cebeci'den armağan. ERCİYES: Müstakbel Develi Vilayetinin Soyadı. NUH'un tufanına boyun eğmemiş Toprağına yadel eli değmemiş Tırmanıp tepene çıkmak isterken Yolda taş kesilmiş gelin ERCİYES. Yazın, kışın eksik olmaz dumanı, Dört mevsim başında beyaz yemeni, TEKİR yaylasında kışın harmanı MART' ta geçit vermez yolun ERCİYES. Halı dokur Hisarcık...