logo

YERLİ MALI HAFTASI

Ülkemizde, 12 Aralığı kapsayan hafta, “Tutum Yatırım ve Türk Malları Haftası” olarak kutlanmaktadır. Tutumlu olmak, insanın parasını, malını, zamanını gerektiği gibi kullanmasıdır. Her nedense ülkemizde yerli malının önemi ve tutumlu olmak sadece 12-18 Aralık tarihleri arasındaki Tutum Yatırım ve Türk Malları Haftasında hatırlanmaktadır.
Atatürk, yeni kurduğu Türkiye Cumhuriyetinin kendi ekonomisiyle kendi üretimiyle kalkınması gerektiğini belirtmiş ve bu amaçla ülkemizde fabrikalar kurulmasını teşvik etmiştir. Kendi ürünlerimizin yabancı ürünler karşısında rekabet etmesini sağlamıştır.
Zamanın başbakanı İsmet İnönü, 12 Aralık 1929 günü Millet Meclisi’nde yaptığı bir konuşmada, yerli malı kullanmanın öneminden ve tutumlu olmaktan bahsetmiştir. Okullarımız, 1946 yılından itibaren 12 Aralık’la başlayan haftayı “Yerli Malı Haftası” olarak kutlamaya başlamıştır. 1983 yılında bu haftanın adı, Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası olarak değiştirilmiştir.
Tutum ve yatırım alışkanlığı küçük yaşlarda kazanılır. Ders araçlarını, giysilerini, harçlığını tutumlu kullanan çocuk bu güzel alışkanlığı büyüyünce de devam ettirir. Küçükken boşa akan su musluğunu, gereksiz yanan lambayı kapatan çocuk bu güzel alışkanlığını büyüyünce de sürdürür.
Yerli Malı Haftası, ekonominin canlanması, sanayinin gelişmesi ve işsizliğin azalması adına oldukça önemlidir. İşsizliğin azalması yerli üretimin artmasına, yerli üretimin artması ise halkın kendi ülkesinde üretilen mallara öncelik vermesine bağlıdır.
Tutum ve yatırım, ülkeler için de önemli bir konudur. Çünkü devletler de gelirleriyle giderlerini dengelemek zorundadır. Bir devlet eğer gelir ve giderlerini iyi ayarlarsa, gelir kaynaklarını iyi yatırımlarda kullanırsa kalkınır, zenginleşir ve hiçbir devlete bağımlı kalmaz.
Son dönemlerde “Yerli malı yurdun malı, herkes onu kullanmalı” anlayışını hayata geçirmemizin imkânı kalmamıştır. Yaşadığımız dönemde küreselleşme hangi açıdan bakarsak bakalım hepimizin hayatının çehresini değiştirmektedir. Üretim ve hizmette ülkelerin sınırları ortadan kalkmaktadır. Ürünün tasarımı bir ülkede, parçaları farklı ülkede ve nihai üretimi başka bir ülkede yapılır hale gelmekte ve herkes diğer ülkelerin malını kullanmak zorunda kalmaktadır. Televizyon ve internetin hayatımızın her alanına girmesiyle de Türkiye birçok alanda yabancı ürünlerin adeta işgaline uğramaktadır.
Ekonomileri bize göre daha ileride olan ülkelerde düzenlenen kampanyalar ile ülke insanı kendi ülkesinin malını satın almaya teşvik edilmektedir. Biz üretelim ki bizim sanayicimiz, üreticimiz kazansın, bizim işçimiz kazansın. Bugün yurdumuzda her tür araç ve gereç yapılmakta, topraklarımızda her tür ürün yetiştirilmektedir. Ulusal ekonomi kavramı her ülkenin kendi çıkarını koruması demektir. Bunu ABD, İngiltere, Fransa, Almanya gibi ülkeler yapmaktadır. Peki, biz neden yapmayalım?
Şunu unutmayalım. Yabancı mal alırken, verdiğimiz paranın bir daha geri gelmeyeceğini düşünmeliyiz. Bu nedenle, elimizden geldiği ölçüde ve öncelikle Türk Malı kullanmalıyız. Yabancı ülkelere para akışını önlemede, Türk Malı kullanmanın önemi büyüktür. Herkesin Tutum Yatırım ve Türk Malları Haftası’nı kutlarken, bu haftanın günümüz şartlarına göre yeniden uyarlanmasını diliyorum.

Share
1.123 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

9+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Mısırlızade Dr. Tuncer Öztürk ve Ailesi

    15 Ekim 2021 Köşe Yazarları

    Dr. Tuncer Öztürk Mısırlızade ailesinin dördüncü kuşak temsilcilerinden. Mısırlızade İbrahim Feyzi Öztürk'ün oğludur. 28.06.1941 tarihinde Develi'de doğdu. İlkokulu Develi Merkez İlkokulu'nda, Ortaokulu Develi Merkez Ortaokulu'nda bitirdi. Liseyi Sivas Lisesi ve Ankara Kurtuluş Lisesi'nde tamamladı. Yüksek tahsilini 1960-1966 yılları arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamladı. 1966-1970 yılları arasında Ankara Zekai Tahir Doğumevi Hastanesi'nde doktor olarak görev yaptı. Askerliğini Ağrı Askeri Hastanesi'nde askeri doktor olarak...
  • DÜNYA EL YIKAMA GÜNÜ

    15 Ekim 2021 Köşe Yazarları

    Günlük yaşantımızda ellerimiz, çevre ile sürekli temas halindedir. Ellerimiz en fazla mikroorganizma barındıran organımızdır. Ellerimiz temiz gibi görünse de, gözle görülmeyen bakteri, virüs ve parazitler gibi pek çok hastalık yapıcı etkeni üzerinde taşıyabilir. Çağdaş sağlık hizmeti anlayışı, öncelikle sağlığın koruması ve geliştirilmesini gerektirmektedir. Bu çerçevede ele alındığında, günümüzde toplumda hijyen uygulamalarının yaygınlaştırılması önemli bir koruyucu sağlık hizmeti olarak değerlendirilmektedir. Çocukların çoğu, sadece ellerini...
  • Hayırsever Hava Yarbay Merhum Alaaddin Lütfi Kuday’ın Albümünden

    07 Ekim 2021 Köşe Yazarları

    Hayırsever Hava Yarbay Merhum Alaaddin Lütfi Kuday'ın Albümünden Dünyanın neresinde olursam olayım bu bayrak için ölürüm. (A.L.K) Rahmetle Anıyoruz... ...
  • DÜNYA RUH SAĞLIĞI GÜNÜ

    07 Ekim 2021 Köşe Yazarları

    Tüm dünyayı ve hayatımızı akıl almaz bir biçimde değiştiren Covid-19 salgını nedeniyle küresel olarak eşi görülmemiş bir sağlık önceliği taşımaktadır. Covid-19 virüsünden kendimizi korumaya çalıştığımız bugünlerde ruh sağlığımızı da ihmal etmememiz gerekiyor. Dünya virüsü kontrol altına almak ve çözüm bulmak için mücadele etmektedir. Bu arada yaşanan endişe, korku, izolasyon, sosyal etkileşimimizin temassız ve mesafeli niteliği, enflasyon sonucu ağırlaşan ekonomik koşullar, kısıtlamalar kendimizi sürekli tehlike ve tehdit altında hissetmemiz, ...