logo

Yeni Dünya Düzeninde Müslümanlar

1566

Yeni Dünya Düzeninde Müslümanlar dünyanın neresindeler? Neden geri kaldılar? Yeni dünyadaki onurlu yerini niçin kazanamadılar? Bunun pek çok nedenleri var. Bizce bazıları şunlardır: Geri kalmış ülkeler, özellikle İslam ülkeleri yeterli ölçüde bilgi üretemedi, bilgi şekillenmesinde yerini alamadı, seçkin bilim adamları tabakasına sahip bulunmadı; bilimi küçümseyen, bilginin değerini iyi idrak edemeyen toplumlar oluşturuldu. Bunun sonucunda ise yenidünya düzeni içerisinde hak ettiği yeri bulamadı. Bununla da kalmadı, kendi kültür ve medeniyetiyle, kendi milli değerleriyle de barışık olamadı. Dolayısıyla da evrensel değerlere yürüyemedi, bu değerleri kucaklayamadı. Zaten, milli kimliğinden kopmuş, milli kimliğine yabancılaşmış, milli kimliğiyle zıtlaşan bir toplumun, bu büyük evrensel yarışta yeri olamaz.
Ayrıca, geri kalmış ülkeler, kendi içine de kapandı, üretmedi, üretemedi, sefaleti, yoksulluğu adeta ilahi bir armağan olarak algıladı. Batı insanı bilimde, teknikte, buluşta, üretimde gelişirken İslam dünyası toplumsal ve ekonomik alanlarda retçi tavır sergiledi. Dini gruplaşmalar içerisinde zaman kaybeden Müslümanlar kapsamlı bir eğitimi gerçekleştiremedi; böylece de hem kendine hem de kendi halkına bir şey veremedi. Batı şunu diyor: “Dünyadaki teknolojik gelişmenin, iletişimin sağlanmasında, sanayin gelişmesinde, eğitim ve ulaşım imkânlarına sahip olmada en büyük pay benimdir. Dolayısıyla yenidünyada söz sahibi de ben olmalıyım”.
Batı bu düşüncede iken İslam dünyasında ise yaşanmakta olan acı tablo çok dikkat çekici ve hüzün vericidir: Sayıları milyonlarla ifade edilen insanlar fakirlik sınırının altında yaşamaktadırlar. Yine bir o kadar insanın barınma imkânı yoktur. Milyonlarla insan mülteci konumundadır. Milyonlarca insanın temel sağlık, eğitim ve ulaşım imkânlarına sahip olmadığı bilinmektedir. Köylerin kalkınması, şehirlerin köylüleştirilmesi krizleri yaşanmaktadır. Bu durumda güçlü olanın hâkimiyetiyle dünya düzeni sonuçlanmaktadır. Doğal bir sonuç olarak, dünya düzenindeki kuralları da güçlüler belirlemektedir. Yani ekonomi, sermaye, teknoloji ve iletişimde kim güçlü ise dünya düzeni ve hükümranlığı da onların lehine işlemektedir. Dolayısıyla da yenidünya düzeninde haklar her devlet için aynı anlamı ifade etmemekte; herkes için eşit fırsatlar doğmamaktadır. İslam dünyasında huzuru yaşayamayan, özgürlüğün tadını almadan yok olan insanlar, Batının baskısı altında inlemekte ve hatta kurtuluş ümidini çalışmadan Allah’a dua ederek sürdürmektedirler.

Share
779 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

8+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bırak Söyliyeyim Dilimi Tutma

    16 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Bu 5. eserimi, güzelliklere ait olan Sevgiyi, VECD haline getiren, şiir okumayı özellik ve güzellik bilen herkese ithaf ediyorum. Dülgeroğlu Sabit Şiir;Yücelere tırmanan bir fikrin, düşüncenin, tefekkürün mahsulü, güçlü ifadenin merkezdeki özüdür. Meselenin künhüne inip kısa-veciz bir beyanla kitap çapında ifadesi edebi duygunun ihtimamı, iktidarı, zirvesidir. Edebî anlatım da gerek olmaz beyan'a, Mısralar bin söz eder şiirden anlayana. Korkuttular sindirdiler milleti, Sardılar başına maraz illeti, Modern putçuluğu, şirki zilleti, Bı...
  • SU TASARRUFU GÜNÜ

    16 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Küresel ısınma nedeniyle dünyadaki tatlı su kaynakları da giderek azalmaktadır. Artan insan nüfusu ve kentleşme daha fazla su ihtiyacı yaratmakta ve dünyanın ise bu kadar suyu bulunmamaktadır. Su tasarrufu, herkesin mutlaka bilincinde olması gereken hayati bir mesele haline gelmiştir. Su tasarrufu, kişisel temizlikte, konforumuzda ve ihtiyaçlarımızı karşılama yeterliliğinde herhangi bir azalma olmadan suyu verimli kullanmak, israf etmemektedir. Yani aynı işi daha az su kullanarak yapmaktadır. Meyve, sebze ve bitkilerin yetişmesinde, hayvanlar...
  • Mısırlı Aile’sinin Gelini Melek Öztürk ve Kızları Bilge ve Banu Öztürk

    10 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Melek Öztürk hanım, merhum Ali Orhan Öztürk’ün eşidir. Özel İdare Memuru Ali Atlas ile Ev Hanımı Safiye Hanım’ın 3. çocukları olarak 2 Ekim 1942’de Sandıklı, Afyon’da dünyaya geldi. İlkokul ve Ortaokulu Sandıklı’da tamamladıktan sonra 1960 yılında İzmir Kız Lisesi’nden mezun oldu. 1966 yılında Ege Üniversitesi, Tıp Fakültesi’nden mezun oldu ve Van’ın Edremit Nahiyesi Sağlık Ocağı’nda göreve başladı. 24 Kasım 1967 Cuma günü Ali Orhan Öztürk Bey ile evlendi. Bu tarihten itibaren 1969 yılına kadar Malatya’da Sağlık Ocağı’nda, 1969 - 1970 yıllarınd...
  • TÜRKİYE SERBEST PARAŞÜTÇÜLER GÜNÜ

    10 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Paraşütle atlama, genellikle hava araçlarından çıkış yapılarak boşlukta ve belirli bir yükseklikte de paraşüt açarak yavaş bir şekilde yere inilen bir aksiyon sporudur. Hava aracından çıkış ve paraşütün açılması arasındaki zaman “serbest düşüş” olarak adlandırılmaktadır. Birinci ve İkinci Dünya Savaşında, malzeme ve asker indirmek, uçakları arıza yapan pilotların yaşamlarını kurtarmak için sık sık kullanılmıştır. Askeri amaçla kullanılan paraşüt zaman içerisinde spor dalı halini almış olup, Türkiye’de de bu spora rağbet görmüştür. Bu spor özel...