logo

YENİ BİR YILA GİRERKEN

  Acısıyla tatlısıyla kimine göre iyi kimine de kötü geçen bir yılın ardından 2019'u karşılamaya az kaldı. Biraz umutla, biraz heyecanla yeni yılı bekliyoruz. 2019 yılı ne getirecek onu bilmiyoruz. Yeni yılda umutları, özlemleri, hayalleri ve planlarını yaptığımız sorunlarımızın ne kadarı gerçekleşecek bilemeyiz. Bunları yaşadıkça göreceğiz.
Yeni yıl geldiğinde herkesin içini bir sevinç, bir heyecan kaplar. Çünkü yeni yıl geçmişin geride bırakılması yeni umutlarla geleceğe bakılması demektir. Her insanın hayatında olumlu ve olumsuz durumlar bulunur. Yeni yıl yaklaştığında kişiler geçmiş yılda yaşadığı olumsuzlukları unutarak daha güzel bir yıl geçirmeye hazırlanır. 

Her yıla yeni bir heyecan ve yeni bir sayfayla başlamayı yeğleriz. Her yeni yıl yeni gelişmenin, ilerleme kaydetmenin, yeniliklerin kaynağıdır. Bu nedenle her yeni yılda çabalarımızı bir seviye artırmalıyız.
Çok zor bir yılı geride bırakıyoruz. Bir yılı daha tüketmenin hüznü yerine bir yıldan daha kurtulmuş olmanın sevincini yaşamayı tercih ediyoruz. Ne diyelim gelen gideni aratmasın. Bu arada söz yerinde ise bir yaş daha büyüyoruz ve hatta doğrusunu söylemek gerekirse bir yaş daha yaşlanıyoruz.
Her yeni yıl tazelenen umutların, sevinçlerin, özlemlerin habercisidir. Elbette herkesin kendilerine göre bazı hayalleri, umutları, özlemleri ve düşünceleri vardır. Bunların ne kadarı gerçekleşecek bilemeyiz. Ancak, birçok insanımız ekonomik sıkıntı içerisinde. Böyle bir durumda olanlar yeni yılı ne yapsın. Yeni yıl gelmiş kimin umurunda. Çarşı, pazar ateş pahası. İnsanlar geçim derdine düşmüş ekmek, odun, yakacak derdinde. Gençlerimiz işsiz ya kahve köşelerinde ya da AVM’lerde aylak bir şekilde dolaşmakta. Hayat bazıları için eskisi gibi değil. İnsan yeni yılı nasıl kutlasın. Tabi durumu iyi olanlar hariç.
Ülke tarihinin en borçlu dönemindeyiz. 2019’a aklımız karışık, tedirgin ve endişeli, hatta korku dolu bir ruh haliyle giriyoruz. Herkes nasıl geçim yapacağını düşünüyor ve yine herkes piyasaların çok kötü olduğunu biliyor. Alışveriş merkezlerinde kapanan mağaza, dükkân sayısının haddi hesabı yok.
Her ne olursa olsun yeni yıl, yeni umutların yeşermesi anlamına gelmektedir. Her ne kadar karamsar tablolar oluşsa da umudumuzu kaybetmemeliyiz. Her insan yeni yıldan mutluluk, huzur, sağlık ve barış ister. Böylece geçen yılı uğurlarken hiç burukluk hissetmemeliyiz. Yeni yıl için yeni hedefler belirlemeliyiz ve bu hedefleri gerçekleştirmek için çok çalışmalıyız. İnsanlar neleri bıraktı geride, nelerden vazgeçti, tatlı acı neler yaşadığını bilir. Geriye dönüp geçen yılın muhasebesini yaptığımızda öyle pek de bir nefeste söyleyip geçemeyeceğimiz anılarımız olduğunu görebiliriz.
Ülkemiz yeni yılda önemli dönemeçlerden geçmeye hazırlanıyor. Son dönemlerde meydana gelen siyasi gelişmeler, ekonomide görülen sıkıntı ve daralmalar, enflasyon bakalım ne boyutta olacak. Birde önümüzde yerel yönetim seçimleri var. Dolayısıyla 2019 şimdiden birçok şeyin değişeceğini işaret ediyor.
2019 yılı yeni umutların yeşereceği insan hayatına yeni fırsatların doğacağı bir yıl olsun istiyorum. Her şeye rağmen yeni yılın ülkemize ve tüm dünyaya barış, mutluluk ve huzur getirmesini tüm kalbimle diliyorum. Kardeşliğin doğduğu, sevgilerin birleştiği, belki durgun, belki yorgun, yine de mutlu, yine de umutlu, sağlıklı ve sevgi dolu nice yıllara…

Share
1.281 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

2+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Hayırsever İş Adamı Mehmet Palamut

    04 Aralık 2020 Köşe Yazarları

    Kayseri Üniversitesi Develi Seyrani Kampüsüne bir eğitim kurumu bırakarak adını geleceğe taşıdı ve ahirete göçtü. Hayırsever Mehmet Palamut Ağabey, doğduğu topraklara bir eğitim bloku ile iz bıraktı. Hayırsever Mehmet Palamut: 25.04.1941 Tarihinde Develi'de doğdu. Babasının adı Yusuf, Annesinin adı Emine'dir. Abdülbaki Mahallesi'nde eski deyimiyle Meteris Semti'nde evleri vardı. Zekiye Yavuz, Mehmet, Mustafa, Ahmet ve Ömer beş kardeştiler. Mehmet Palamut 1955 yılında İstanbul'a geldi. Beyazıt- Çarşıkapı Medrese Çıkmazı Emek Han'ın girişinde ...
  • VAKIFLAR HAFTASI

    04 Aralık 2020 Köşe Yazarları

    İnsanlardaki yardım duygusunu geliştirmek, dayanışmanın önemini anlatmak ve insanların gönül zenginliğine ulaşmasına yardımcı olmak amacıyla 1985 yılından beri “Vakıflar Haftası” kutlanmaktadır. Vakıf, bir kişinin belirli bir hizmetin yerine getirilmesi ya da başkalarının yararlanması için ya malını ya parasını ya da mülkünü bağışlayarak oluşturulmuş bir kuruluştur. İnsanlar arasında sosyal dayanışmanın sağlanması, yardımlaşmak, birbirine destek olmak, acı ve mutlu günlerini paylaşmak, sevgi ve saygı tohumlarını atabilmek için fertler arasında...
  • Farkına Varmadan Yaşadıklarımız

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Ne kadar kıymetliymiş, denizin dalgalarını, gökyüzünün maviliğini izlemek. Ne kadar kıymetliymiş, sevdiklerine sarılabilmek, öpebilmek, onları ziyaret edebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, yağan yağmurda ıslanabilmek, rüzgârın kokusunu çekebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, sokaklarda, caddelerde gezinmek, amaçsızca yürümek. Ne kadar kıymetliymiş, korkmadan, tedirgin olmadan markete, alışverişe, pazara gidebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, kafeye, pastaneye, çay bahçesine oturup, bir çay kahve içebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, öksürebilmek, hapşırab...
  • Dolmuşculara Bir Çift Lafım Var!

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    65.000 Nüfuslu bir ilçede yaşıyoruz. Dolmuşçular bisiklet projesine itiraz ediyormuş ekmek kapılarına engel olur diye. Ben de şunu demek istiyorum dolmuşçuların ekmek kapısına engel oluyor diye özel araç kullanımını mı yasaklayalım ? Yok böyle bir dünya! 65.000 nüfuslu ilçede 30.000 araç var ve trafik sorunu var. Bu sorun gitgide artıyor. Bu sorunu nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz? 65.000 nüfuslu ilçede bisiklet kullanımı ne kadar etkiler ekmek kapısını. Neden alternatif ulaşım aracı hakkı verilmesin insanlara. Sadece dolmuşa bineceksiniz baş...