logo

Yargıtay Başsavcısı Yardımcısı Durmuş Turgut GANİOĞLU

14.02.1926 yılında Erciyes’in güneyinde, Everekli Âşık Seyrani’nin, Dev Ali’nin Diyarı Develi’de doğdu. İlk ve Ortaokulu Develi’de, liseyi Kayseri Lisesi’nde okudu.1947 yılında Ankara Hukuk Fakültesi’ni kazanarak 1951 yılında mezun oldu.
Babası Bakırcılardan Merhum Mehmet (Eski Soyadı Bakırcı) Ganioğlu, annesi Merhume Fatma Ganioğlu’dur. Merhum Ali, Merhume Kadın, Merhume Necmiye Görken ve Merhum Ahmet Ganioğlu, beş kardeştiler.
Merhum Nuri ve Ayşe Kalem’in kızları Münevver Hanımla 1954 yılında evlendi. Aynı yıl meslek hayatına Adana Pozantı’da Hâkim olarak başladı,1960 yılında Çatalca’da Hâkim olarak mesleğine devam etti.
1962-1991 yılları arasında Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ve Başsavcı Yardımcısı olarak görev yaptı. Mesleğinin son 10 yılında hem Uyuşmazlık Mahkemesinde hem de Yargıtayda iki görevini layıkıyla yürütmüştü. 1991 yılında yaş haddinden dolayı emekli oldu. Bu ulvi görevi layıkıyla icra etti. Emekli olduktan sonra çocukları İstanbul’da olduğu için İstanbul’a yerleşti. 17.07.2008 tarihinde İstanbul’da vefat etti.
Merhumun kızı Emekli Öğretmen Figen Hanım, babası ile ilgili anılarını benimle paylaştığı için çok teşekkür ediyorum. Memleketimizin bağrından çıkan değerlerimizi yeni nesile tanıtmak benim için bir görev ve vefa borcudur.
İşte Figen Hanım’ın babası ile ilgili notları: “Memleketini çok sevdiğinden her sene adli tatilin başlamasıyla yaz ayının bir kısmını mutlaka Develi’de geçirirdi. En büyük keyfi, meslektaşları, hukukçu ve hâkim arkadaşları; Aytekin Nayman, Av. Cengiz Nayman, Hacı Ali Özbek, M. Sami Durukan ile Feridun Celayiroğlu ve diğer okul arkadaşlarıyla buluşup Belediye Çay Bahçesi’nde, Elbiz’de üç yüz yıllık çınar ağacı altında oturur veya Develi Şehir Kulübü’nde sohbet ederek memleket özlemini, arkadaş hasretini giderirdi.
Bir ara çocuklarının İstanbul’da olması nedeniyle Kartal Cumhuriyet Başsavcılığı’na tayinini talep etmişti. Fakat Adalet Bakanlığınca mevki düşürmesi yapılmayacağını ve bulunduğu Yargıtay’daki konumda kalmasının kendisi için daha yararlı olacağını iletilerek, yazdığı tayin dilekçesi kabul edilmemişti. Develili olup kendisine bir konuda danışmaya gelen hemşehrilerine elinden geldiği kadar hem yol gösterir ve yardımcı olurdu.” . Böyle güzel hasletlere sahip, Develi’de iz bırakan değerli insanların memleket sevdası bizlere gurur veriyor.
Merhumun oğlu İstanbul Mimarlar Odası Yönetim Kurulu Üyesi Gültekin Bey ile sohbetimizde babasının Kayseri Lisesi öğrencilik yıllarında İçişleri Bakanlığı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yapan Merhum Korkut Özal aynı sınıfta, sıra arkadaşı olduklarını söyledi. Bürokrat, siyasetçi, devlet adamı 9. Cumhurbaşkanı Halil Turgut Özal’ın bir üst sınıftan ağabeyleri olduğu bilgisini verdi. Ankara’da üniversite yıllarında, Kıbrıs vatandaşı Kıbrıs Türk Federe Devletinde de iki dönem Başbakanlık yapan Merhum Nejat Konuk ve TBMM Başkan Vekili Merhum Abdulhalim Aras ile üç arkadaş aynı evi paylaşarak Ankara Hukuk Fakültesi’nden 1951 yılında birlikte mezun olmuşlar.
Fatma Figen Ganioğlu (Çelebioğlu); 1955 doğumlu, (ODTÜ mezunu) emekli Öğretmen, Mehmet Gültekin Ganioğlu;1960 doğumlu (İTÜ-Mimar) iki güzel vatan ve bayrak sevdalısı evlat yetiştirdi. Bizlere mirası üst düzey adil bir yargı mensubu olması ve Develi’de gurur duyduğumuz güzel bir isim bırakmasıydı. Ruhu şad, mekânı cennet olsun.
Develimizin yetiştirdiği, memleket sevdalısı, değerli, örnek insan Yargıtay Başsavcımız Durmuş Turgut Ganioğlu’nu saygıyla, hürmetle ve rahmetle anıyorum.

Çağdaş Develi Gazetesi, 12 Haziran 2020, Sayfa 7

Share
9.451 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

7+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Farkına Varmadan Yaşadıklarımız

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Ne kadar kıymetliymiş, denizin dalgalarını, gökyüzünün maviliğini izlemek. Ne kadar kıymetliymiş, sevdiklerine sarılabilmek, öpebilmek, onları ziyaret edebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, yağan yağmurda ıslanabilmek, rüzgârın kokusunu çekebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, sokaklarda, caddelerde gezinmek, amaçsızca yürümek. Ne kadar kıymetliymiş, korkmadan, tedirgin olmadan markete, alışverişe, pazara gidebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, kafeye, pastaneye, çay bahçesine oturup, bir çay kahve içebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, öksürebilmek, hapşırab...
  • Dolmuşculara Bir Çift Lafım Var!

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    65.000 Nüfuslu bir ilçede yaşıyoruz. Dolmuşçular bisiklet projesine itiraz ediyormuş ekmek kapılarına engel olur diye. Ben de şunu demek istiyorum dolmuşçuların ekmek kapısına engel oluyor diye özel araç kullanımını mı yasaklayalım ? Yok böyle bir dünya! 65.000 nüfuslu ilçede 30.000 araç var ve trafik sorunu var. Bu sorun gitgide artıyor. Bu sorunu nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz? 65.000 nüfuslu ilçede bisiklet kullanımı ne kadar etkiler ekmek kapısını. Neden alternatif ulaşım aracı hakkı verilmesin insanlara. Sadece dolmuşa bineceksiniz baş...
  • KARA VEYA EFSANE CUMA

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Kara Cuma ismini son yıllarda adını sıklıkla duymaktayız. Kara Cuma, adından da kolayca anlaşılabildiği gibi doğrudan ülkemiz kültürü ile ilgili özel günlerden biri olmadığını söyleyebiliriz. Öyleyse Kara Cuma (Black Friday) nedir? Kara Cuma, ABD'de başlayan ve Şükran Günü ile sıkı bağları bulunan bir gelenektir. Her yıl Kasım ayının dördüncü Perşembe gününde kutlanan Şükran Gününden sonraki Cuma günü, halk çarşı veya meydanlarda bulunan büyük mağazalara giderek alışveriş yapmaktadır. Bazı şirketler bu rutini kâra çevirmek ve daha çok ürün sat...
  • DEVELİ’DE İLK ÖĞRETİM KURUMLARI ve İLK ÖĞRETİM KADROSU-3

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Geçen hafta değerli eğitim tarihçimiz Prof.Dr.Yahya Akyüz'ün yazdığı Kız İlkokulları Tarihi Gelişimi hakkındaki mükemmel bir yazısından faydalanmış ve kısaltılarak sizlere derli toplu bir bilgi vermeye çalışmıştım. ”Eğitim Tarihçimiz” dedim, çünkü birde aynı isim ve soyadını taşıyan A.Ü.DTCF. Yeni Türk Edebiyatı öğretim üyelerinden Prof.Dr.Kenan Akyüz vardır ve benimde hocalarımdandır.” Modern okulculuğa, azınlıklar ile misyonerler bizde daha erken dönemlerde başlamışlardı. Hatta matbaalarıyla beraber ! Öyle ki, modern yetim haneler, iptid...