logo

UNESCO

Bu haftaki “Hayatın İçinden” köşesinde her yıl dünyada 4 Kasım tarihinde kutlanan UNESCO hakkında bilgi paylaşmak istiyorum.
UNESCO Birleşmiş Milletler Örgütü’ne bağlı olarak faaliyet gösteren özel bir kuruluştur. Kuruluş adını “Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü” anlamına gelen “United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization” sözcüklerinin baş harflerinden almaktadır.
Bu kurumun yasası 04 Kasım 1945 tarihinde Londra’da 44 ülkenin temsilcilerinin katıldıkları bir toplantıda kabul edilmiştir. Türkiye, bu yasayı imzalayan ilk yirmi devlet arasında onuncudur. UNESCO 1946 yılında kuruluşunu tamamlamıştır. Kuruluşun merkezi Paris’tedir.
UNESCO’nun amacı eğitim, bilim ve bilgi alışverişi alanlarında uluslararası işbirliğini, tüm insanların bilgi ve kültürlerinin artmasını, insan haklarının güçlenmesini sağlamaktır.
Çalışmaları Asya, Afrika ve Lâtin Amerika ülkelerine temel eğitim malzemeleri sağlamaktan, önemli metinlerin çevirisine kadar çok geniş bir alana yayılmıştır. En önemli katkısı, az gelişmiş ülkelerde eğitimin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması konusundadır.
124 üyesi bulunan UNESCO’nun organları genel kurul, yürütme konseyi ve sekreterliktir. Genel kurul, yılda bir kez bütün üyelerin katılmasıyla toplanmaktadır. Yürütme konseyinin 34 üyesi vardır.
Teşkilat ayrıca dünya üzerindeki okuma yazma bilmeyenlerin sayısının azaltılması, okul ve kütüphanelere yardım edilmesi, geri kalmış ülkelerin halkına sinema, radyo ve konferanslar vasıtasıyla kültür aşılanması için çalışmalar yapmaktadır. Bütün bu faaliyetlerini düzenlemek için üye ülkelerin hepsinde birer UNESCO şubesi kurulmuştur.
Uluslararası önem taşıyan, bu nedenle takdire ve korunmaya değer doğal oluşumlara, anıtlara ve sitlere “Dünya Mirası” statüsü tanınmaktadır. Sözleşmeyi kabul eden üye devletlerin UNESCO’ya başvurusuyla başlayan ve Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi (ICOMOS) ve Uluslararası Doğayı ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN) uzmanlarının başvuruları değerlendirmesi sonunda tamamlanan bir işlem dizisinden sonra aday varlıklar, Dünya Miras Komitesinin kararı doğrultusunda bu statüyü kazanmaktadır.
2016 yılı itibariyle Dünya genelinde UNESCO Dünya Miras Listesi’ne kayıtlı 1052 kültürel ve doğal varlık bulunmakta olup bunların 814 tanesi kültürel, 203 tanesi doğal, 35 tanesi ise karma (kültürel/doğal) varlıktır. Her yıl gerçekleşen Dünya Miras Komitesi toplantıları ile bu sayı artmaktadır.
Ülkemizin, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğu altında yürüttüğü çalışmalar neticesinde bugüne kadar UNESCO Dünya Miras Listesi’ne 16 adet varlığımızın alınması sağlanmıştır.
Bu varlıklardan;
• İstanbul’un Tarihi Alanları [1985]
• Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası (Sivas) [1985]
• Hattuşa (Boğazköy) – Hitit Başkenti (Çorum) [1986]
• Nemrut Dağı (Adıyaman – Kâhta) [1987]
• Xanthos-Letoon (Antalya- Muğla) [1988]
• Safranbolu (Karabük) [1994]
• Troya Antik Kenti (Çanakkale) [1998]
• Edirne Selimiye Camii ve Külliyesi (Edirne) [2011]
• Çatalhöyük Neolitik Kenti (Konya) [2012]
• Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı
(İzmir) [2014]
• Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğunun
Doğuşu (Bursa) [2014]
• Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri (2015)
• Efes (2015)
• Ani Arkeolojik Alanı (2016) kültürel olarak,
• Göreme Milli Parkı ve Kapadokya (Nevşehir)
[1985]
• Pamukkale-Hierapolis (Denizli) [1988]
hem kültürel, hem doğal miras olarak listeye alınmıştır.

Share
1.536 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

3+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA FİL GÜNÜ

    10 Ağustos 2022 Köşe Yazarları

    Fil, hortumlular takımının filgiller familyasını oluşturan memeli bir hayvandır. Geleneksel olarak Asya Fili ve Afrika Fili olmak üzere iki türü ile tanınmaktadır. Ancak bazı kanıtlara dayanarak Afrika savan fili ile Afrika orman filinin de iki ayrı tür olduğu öne sürülmektedir. Filin büyük ve geniş kulakları vücut ısısını kontrol etmeye yarar. Afrika fillerinin kulakları daha büyük olur ve sırtları içbükeydir. Asya fillerinin ise kulakları daha küçük olur ve sırtları dışbükey ya da düzdür. Filler ot obur hayvanlardır. Yani tamamen bitkilerle ...
  • Yaşar Civelek Zade Ağabeyden Dedem “Kara Müftü” ye Dair Anılar

    10 Ağustos 2022 Köşe Yazarları

    Orhan Bey, Rahmetli dedeniz Kara Müftü, hayatta olduğu 1950’li yıllarda Develi’nin ve bizlerin de manevi dedemiz olarak özellikle saygıda kusur etmemeye azami itina ettiğimiz, müstesna, yeri halen doldurulmamış milli duyguları önde gelen bir İslam ulemasıdır. Dedenizi size anlatmak haddim değildir. Rahmetli dedeniz müftülük görevinden sonra, rahat bir emekli yaşamı yapamamış, halkı dini bakımdan aydınlatmaya şevkle devam etmiştir. Bilhassa cuma günlerindeki vaazları cami cemaatleri tarafından huşu içinde adeta nefes almadan takip edilmiştir....
  • Aşkın Aşık’ı Bir Şair SEYRANİ Prof. Dr. M. Kemal Atik

    05 Ağustos 2022 Köşe Yazarları

    Everekli Aşık Seyrani ile ilgili bu güzel esere emek verip gün ışığına çıkaran değerli ilahiyatçı araştırmacı yazar Prof. Dr. Kemal Atik Ağabeyimi kutluyorum. Kabrinin yerinin belli olmadığı Develimiz'de 38.si düzenlenecek şenliklerle, festivallerle, seminerlerle ve 3. Uluslararası Türk Kültürü Kongreleriyle ve hayatı ve şiirleri üzerine yayımladığı kitaplarla ona vefasını gösteren Develi Belediye Başkanı Mehmet Cabbar kardeşimi, kültür müdürü Ali Orhan'ı, katkı sunanları ve emeği geçenleri canı gönülden tebrik ediyorum. İthaf: Bu mütevazı ç...
  • KÖPEK GİBİ ÇALIŞMA GÜNÜ

    05 Ağustos 2022 Köşe Yazarları

    Her yıl 5 Ağustos'ta, “Köpek Gibi Çalışma Günü” kutlanmaktadır. Köpekler hayatlarının çoğunu miskinlik yaparak geçirirler. Neden bu günün ismini köpek gibi çalışmak diye koyulduğu çoğumuzu şaşırtabilir. Ama enteresan tarafı köpek gibi çalışmak çok çalışmak anlamına gelmektedir. Bu Gün de, maksimum kabiliyetinizi kullanarak olabildiğince uzun süre çalışmanız demektir. Köpek gibi çalışmak, bir şeyi gerçekleştirmek için varını yoğunu ortaya koyarak çaba sarf etmektir. Türk Dil Kurumuna göre “Çalışmak”, bir şeyi ortaya koymak, oluşturmak, yapmak i...