logo

ULUSLARARASI KOOPERATİFÇİLİK GÜNÜ

Kooperatifler, demokratik işletme kuruluşlarıdır. Kooperatiflerde temel amaç kâr değil, işbirliği ve dayanışmadır. Birbirlerine meslek, sanat, toplumsal çıkar bağları olan grupların kendi aralarında kurdukları kuruluşlardır. Amaç, verimli çalışmak, ortak ihtiyaçları karşılamak, emek ve elde edilen ürünleri değerlendirmektir.
İnsanlar hayatlarının her safhasında birbirlerine ihtiyaç duyarlar. Birlik, beraberlik ve dayanışma, toplumsal hayatta insanları kuvvetlendirir. İnsanlar bireysel olarak yapamadıkları şeyleri, kooperatifler kurarak ortaklaşa başarabilmesidir. Kooperatifçilik, “Birlikten Kuvvet Doğar” sözünde olduğu gibi tek insanın yapamadığı ya da iyi yapamadığı çoğu işin üstesinden gelebilmesidir.
Çağdaş kooperatifçilik, İngiltere’nin Rochdale kasabasında özellikle yetersiz ücret alan 28 tekstil işçisinin temel tüketimlerini karşılamak amacıyla, 21 Aralık 1844 tarihinde bakkal kurma girişimiyle başlamıştır. Kurulan bu kooperatifin benzerleri hızla kapitalist ülkelerde, daha sonra da bütün dünyaya yayılmıştır.
Avrupa başta olmak üzere dünyanın 13 ülkesinin kooperatif temsilcilerinin katılımı ile 1895 yılında Londra’da toplanan birinci kooperatif kongresinde, “Uluslararası Kooperatifler Birliği (ICA)” kurulmuştur. 1992 yılına gelindiğinde Birleşmiş Milletler, Uluslararası Kooperatifçilik Gününün kutlanmasını önermiştir. Bu öneri üzerine 1994 yılında, ICA’nın kuruluşunun 100. Yılına karşılık gelen her Temmuz ayının ilk cumartesi gününün, 1995 yılından itibaren “Uluslararası Kooperatifçilik Günü” olarak kutlanması kabul edilmiştir. Uluslararası Kooperatifçilik Günü, bu sene 04 Temmuz gününe denk gelmektedir.
Ülkemizde ilk kooperatif Mithat Paşa tarafından 1863 yılında “Memleket Sandığı” adı ile kurulmuştur. Ancak, kooperatifçiliğimizde ilk esaslı gelişme Cumhuriyet dönemine rastlamaktadır. Mustafa Kemal Atatürk, 1920’den ölümüne kadar sürekli olarak Türkiye’deki kooperatif hareketinin içinde yer almıştır. Gittiği yerlerde yaptığı konuşmalarında kooperatifçiliğe yer vererek halkın bilinçlenmesine çalışmıştır. Atatürk, ilk “Tarım Kredi Kooperatifini” birkaç köyün de içinde bulunduğu Silifke ilçesinde kurmuş ve kendisi de ilk ortak olarak katılmıştır.
Ülkemizin sosyal adalet içerisinde ekonomik kalkınmasında, sanayileşmesinde, demokratikleşmesinde, milyonlarca dar gelirli üretici ve tüketicinin örgütlenerek aracılık, tefecilik ve vurgunculuğa karşı korunmasında kooperatifçilik büyük önem taşımaktadır.
Ülkemizde, ekonomik ve sosyal yapının gereği olarak en fazla kurulan kooperatifler tarım satış, tarım kredi, pancar ekicileri, sulama, esnaf kefalet, tüketim yapı ve köy kalkınma kooperatifleri olmuştur. Türkiye’nin bir tarım ülkesi olması, tarımsal kooperatifçiliğin önemini artırmaktadır. Son yıllarda Türkiye’de kadın kooperatifleri yaygınlaşarak sayıları bugün 200’ü aşmıştır. Bu kooperatifler, kadın istihdamı için önemli bir potansiyel taşımaktadır. Diğer taraftan birçok belediyeler kurdukları ve iştirak ettikleri kooperatifler sayesinde halka ucuz ürün temin etmişlerdir.
Türkiye’de çok sayıda kooperatif olmasına rağmen, etkinlikleri sınırlı kalmıştır. Kooperatif pazar payı yalnızca yüzde 2 olan Türkiye, Avrupa ülkelerinin oldukça gerisindedir.
Ülkemizde daha güçlü kooperatiflere ihtiyaç vardır. Ortaklarının ve toplumun gereksinimlerini karşılamak için idari ve mali açıdan daha güçlü, fonksiyonel, profesyonelce yönetilen ve yaratıcı kooperatiflerin olması şarttır. Kooperatiflerin ülkemizde istenilen seviyeye gelebilmesi için kooperatifleşme teşvik edilmeli, kooperatifler mali yönden güçlendirilmeli ve desteklenmelidir.
Kooperatifler arası teknik, pratik ve sosyal iş birliğinin arttığı, demokratik katılım ve denetim kültürünün yaygınlaştığı ve yerleştiği, sektörde güçlü, etkin ve aktif kooperatifçiliğin olduğu yarınlar diliyorum.

Share
7.585 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

6+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sana Bir Şiirim Var Dr. Yusuf Akça

    26 Ekim 2020 Köşe Yazarları

    Şiir; büyük zekâların rüyalarıdır. Şiir, insanlara bütün hayatı boyunca eşlik eden bir felsefedir. Şiir, bir kavganın, bir mücadelenin, çiçek açan hayatın dilidir. Şiir, mavi bir gökyüzüdür. Şiir, zifiri karanlıkta parlayan bir ışıktır. Şiir, sessiz gecelerin, sessiz çığlığıdır. Değerli, hemşehrim Dr. Yusuf AKÇA Hocamın “Bir dost Arıyorum ve Gül Elması” şiir kitaplarından sonra “sana bir şiirim var” adlı şiir kitabı Kırmızı Yayınevi'nden yayınlandı. Kitabın gelirini Mehmetçik Vakfına bağışlayan hocamı kutluyorum. Aynı zaman da Çağdaş Develi G...
  • “Bisiklet Bir Kültür” Dedik, Katkıları İse Şöyle Oldu…

    26 Ekim 2020 Köşe Yazarları

    Merhaba sevgili okuyucular, uzunca bir aradan sonra tekrar aranızdayım. Bu süre zarfı içerisinde birçok projelerle, birçok oluşumlarla meşguldüm. Yıllar önce kendime hedefler koymuştum. Ölmeden önce yapmak istediğim projeler diye. 4 projem var. 1.cisi tahmin ettiğiniz gibi Bisikletle ilgili :) ...Yalnız bu projenin olgunlaşması uzun zaman aldı. İç Anadolu Bölgesinin bir ilçesinde olduğundan mı, bayan olduğumdan mı, yaşantımdan mı yoksa hepsinden bir parça kaynaklı olduğundan mı nedir beni biraz yıprattığını söyleyebilirim. Daha önce defalar...
  • Pekmez Hikâyeleri (Develi’de Kaynatma)

    26 Ekim 2020 Köşe Yazarları

    Develi'de ilk önce sergilik üzümler yetişir. Sergilikler serilir. Ekim Ayında üzümler olgunlaşınca bağlara girilir. Bağlara girilmesi kaynatmanın habercisidir. İsmail SAMUR Hocam Develi'de anılarda kalan bağ bozumunu pekmez hikâyelerini” kaleme aldı. Bize de bu güzel yazıyı yayınlamak düştü. Bağ Bozumu: Yine bağ bozumu mevsimi geldi memleketimde, şimdi her tarafta kazanlar kaynamakta, altın renkli pekmezler küplere dolmaktadır. Hatırlıyorum, çook küçükken Fenese'deki o zaman bana çook büyük gelen evimizin alt katındaki tandırlı evde(oda), bana...
  • DÜNYA STANDARTLAR GÜNÜ

    26 Ekim 2020 Köşe Yazarları

    Standart kelimesi, günlük hayatta vatandaşların sıklıkla kullandığı kelimelerden bir tanesidir. (Standart dil, çifte standart, hayat standardı, yaşam standardı gibi). Standart kelimesi Fransızcadan Türkçemize geçmiştir. Dünyada yaşanan teknolojik gelişmelerin üretim ve tüketim yapılarını yeniden şekillendirmesi ve rekabet ortamı ürünlerde kaliteyi ön plana çıkarılması amacıyla uluslararası standartların getirilmesini zorunlu kılmıştır. Standart, belli bir tipe göre yapılmış veya ayrılmış, belirli ölçülere, yasaya, kullanıma uygun olan bir ürü...