logo

TÜRKİYE SERBEST PARAŞÜTÇÜLER GÜNÜ

Paraşütle atlama, genellikle hava araçlarından çıkış yapılarak boşlukta ve belirli bir yükseklikte de paraşüt açarak yavaş bir şekilde yere inilen bir aksiyon sporudur. Hava aracından çıkış ve paraşütün açılması arasındaki zaman “serbest düşüş” olarak adlandırılmaktadır.
Birinci ve İkinci Dünya Savaşında, malzeme ve asker indirmek, uçakları arıza yapan pilotların yaşamlarını kurtarmak için sık sık kullanılmıştır. Askeri amaçla kullanılan paraşüt zaman içerisinde spor dalı halini almış olup, Türkiye’de de bu spora rağbet görmüştür. Bu spor özellikle turizm alanında çok fayda sağlamıştır.
Dünya üzerinde aşırı derecede ilgi gördüğünü gözlemleyen Mustafa Kemal Atatürk, paraşüte karşı ilgi duymuştur. Bu sporun gençler arasında yaygın hale gelmesini istemiş ve 3 Mayıs 1935 tarihinde Türkkuşu’nu kurdurmuştur. Sovyetlerden getirilen Anohin isimli eğitmen, ilk Türk Paraşütçülerini yetiştirmiştir. Abdurrahman Türkkuşu, Mehmet Esengil ve Rüstem Mavituna bu isimlerden bir kaçıdır.
10 Eylül 1935 günü, ülkemizde ilk paraşütle atlayış gerçekleşmiştir. Paraşütçülük eğitimi alan Abdurrahman Türkkuşu, ülkemizde ilk paraşüt atlayışı yapan kişi olarak tarihe geçmiştir. Bu nedenle 10 Eylül günü “Türkiye Serbest Paraşütçüler Günü” olarak kutlanmaktadır. Türkiye Serbest Paraşütçüler Günü, ilk defa 2015 yılında kutlanmıştır. İlk bayan paraşütçü olarak Yıldız Eruçman tarihe geçmiştir.
Abdurrahman Türkkuşu ile başlayan paraşüt atlayışları, sportif havacılık dallarının en popüleri olarak günümüzde büyük ilgi görmektedir. Paraşütçülerimiz, dünya paraşütçüleri arasında saygın bir yer edinmiş, Atatürk’ün “Türk çocuğu az zamanda göklerdeki yerini alacaktır” öngörüsünü gerçekleştirmişlerdir.
Paraşütçüler, yaklaşık 2000 metre yükseklikte uçaktan atlarlar. Çoğunlukla “karın aşağı” pozisyonda bir süre serbest düşerler. Takla ve dönüşler gibi hava gösterileri yapabilirler. Sonunda, 760 metre civarında tam şişecek şekilde paraşütlerini açarlar.
Paraşütçüler serbest düşüş sırasında saatte 190 km ve üzeri hızlarda hareket eder. Kullandıkları paraşütler bu koşullarda açılmaya dayanabilecek biçimde tasarlanmış ve kendiliğinden şişen kanat paraşütleridir. Ana paraşüt bozulur veya açılmazsa kuşamdaki otomatik bir sistem devreye girer ve yedek paraşüt açılır. Paraşütler de serbest atlayanların süzülmeyi idare etmek ve yere güvenle inebilmek için kullandıkları yönlendirme kordonları ve kulpları vardır.
Türk paraşüt sporu başarısının en büyüğü 1987 yılında, Güney Kore’de düzenlenen dünya gençler şampiyonasında alınmıştır. Bülent Görgeç, altın madalyayı kazanarak ismini dünyaya duyurmayı başarmıştır.
Dünyada bölgesel ve ulusal serbest atlayış yarışmalar, serbest atlayış, serbest dalış, gece atlayışı, serbest uçuş gibi artistlik etkinliklerden, kanat oluşumları, hedefli atlayış ve gruplu atlayışa kadar birkaç paraşüt dalında gerçekleştirilmektedir.
Çoğunlukla kadın, erkek, takım ve gençler kategorileri adı altında yarışmalar yapılmaktadır.
Skydiving, çeşitli hava araçlarından atlanarak serbest düşüş yapılması ve ardından belli bir yükseklikte paraşüt açılması olarak tanımlanmaktadır. Gökyüzü dalışı olarak da adlandırılan skydiving yüksek adrenalin vadeden sporlardan biridir. Türkiye’de skydiving denildiğinde akla ilk gelen rotalar Efes, Fethiye, İstanbul, Eskişehir ve Antalya’dır.
Günümüzde özellikle tatil bölgelerinde turizme yönelik olarak paraşüt sporu yapılmaktadır. Deniz olan bölgelerde tekne ile paraşüt sporu oldukça rağbet görmektedir. Diğer taraftan ülkemizde rağbet gören bir diğer spor dalı da yamaç paraşütleridir. Kuş bakışı doğanın tüm renklerine şahit olmak ve heyecanlı dakikalar yaşamak isteyenlerin tercih ettiği bu sporu yapabilmek için profesyonel olma zorunluluğu bulunmaz. Lisanslı pilotlar eşliğinde havada süzülürken sadece anı yaşamak yeterlidir.
10 Eylül, “Türkiye Serbest Paraşütçüler Günü” kutlu olsun.

Share
648 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

9+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA FİL GÜNÜ

    10 Ağustos 2022 Köşe Yazarları

    Fil, hortumlular takımının filgiller familyasını oluşturan memeli bir hayvandır. Geleneksel olarak Asya Fili ve Afrika Fili olmak üzere iki türü ile tanınmaktadır. Ancak bazı kanıtlara dayanarak Afrika savan fili ile Afrika orman filinin de iki ayrı tür olduğu öne sürülmektedir. Filin büyük ve geniş kulakları vücut ısısını kontrol etmeye yarar. Afrika fillerinin kulakları daha büyük olur ve sırtları içbükeydir. Asya fillerinin ise kulakları daha küçük olur ve sırtları dışbükey ya da düzdür. Filler ot obur hayvanlardır. Yani tamamen bitkilerle ...
  • Yaşar Civelek Zade Ağabeyden Dedem “Kara Müftü” ye Dair Anılar

    10 Ağustos 2022 Köşe Yazarları

    Orhan Bey, Rahmetli dedeniz Kara Müftü, hayatta olduğu 1950’li yıllarda Develi’nin ve bizlerin de manevi dedemiz olarak özellikle saygıda kusur etmemeye azami itina ettiğimiz, müstesna, yeri halen doldurulmamış milli duyguları önde gelen bir İslam ulemasıdır. Dedenizi size anlatmak haddim değildir. Rahmetli dedeniz müftülük görevinden sonra, rahat bir emekli yaşamı yapamamış, halkı dini bakımdan aydınlatmaya şevkle devam etmiştir. Bilhassa cuma günlerindeki vaazları cami cemaatleri tarafından huşu içinde adeta nefes almadan takip edilmiştir....
  • Aşkın Aşık’ı Bir Şair SEYRANİ Prof. Dr. M. Kemal Atik

    05 Ağustos 2022 Köşe Yazarları

    Everekli Aşık Seyrani ile ilgili bu güzel esere emek verip gün ışığına çıkaran değerli ilahiyatçı araştırmacı yazar Prof. Dr. Kemal Atik Ağabeyimi kutluyorum. Kabrinin yerinin belli olmadığı Develimiz'de 38.si düzenlenecek şenliklerle, festivallerle, seminerlerle ve 3. Uluslararası Türk Kültürü Kongreleriyle ve hayatı ve şiirleri üzerine yayımladığı kitaplarla ona vefasını gösteren Develi Belediye Başkanı Mehmet Cabbar kardeşimi, kültür müdürü Ali Orhan'ı, katkı sunanları ve emeği geçenleri canı gönülden tebrik ediyorum. İthaf: Bu mütevazı ç...
  • KÖPEK GİBİ ÇALIŞMA GÜNÜ

    05 Ağustos 2022 Köşe Yazarları

    Her yıl 5 Ağustos'ta, “Köpek Gibi Çalışma Günü” kutlanmaktadır. Köpekler hayatlarının çoğunu miskinlik yaparak geçirirler. Neden bu günün ismini köpek gibi çalışmak diye koyulduğu çoğumuzu şaşırtabilir. Ama enteresan tarafı köpek gibi çalışmak çok çalışmak anlamına gelmektedir. Bu Gün de, maksimum kabiliyetinizi kullanarak olabildiğince uzun süre çalışmanız demektir. Köpek gibi çalışmak, bir şeyi gerçekleştirmek için varını yoğunu ortaya koyarak çaba sarf etmektir. Türk Dil Kurumuna göre “Çalışmak”, bir şeyi ortaya koymak, oluşturmak, yapmak i...