logo

TÜRKİYE İŞ KURUMU (İŞKUR)

Ülkemizde kamu istihdam hizmetlerine ilişkin ilk yasal düzenleme, ilk iş yasamız olan 1936 tarihli 3008 sayılı İş Kanunudur. Söz konusu Kanun iş ve işçi bulma aracılığı yapan özel büroların yasaklanmasını ve bu hizmetin kamu tekelinde yapılmasını sağlayacak İş ve İşçi Bulma Kurumunun üç yıl içinde kurulmasını öngörmekteydi. II. Dünya Savaşı nedeniyle bu süre aşıldı ve sonunda 21 Ocak 1946 tarihinde 4837 sayılı Kanun ile kamu istihdam hizmetlerini vermek üzere İş ve İşçi Bulma Kurumu (İİBK) kuruldu.
İİBK 1946 yılından itibaren işgücü piyasasında iş ve işçi bulmaya aracılık hizmetini vermeye başlamıştır. Özellikle gelişmekte olan sanayiinin işgücü ihtiyacını karşılamada kendisine verilen görevi uzun süre başarıyla yerine getirmiştir. 1960’lı yıllarla birlikte başta Almanya olmak üzere sanayileşmiş ülkelerin artan işgücü ihtiyaçları ve bu ihtiyacı yabancı işçiler yoluyla da karşılamaları üzerine İİBK, yurtdışına işçi gönderme faaliyetine yoğunlaşmıştır.
1973 yılındaki petrol krizinden sonra sanayileşmiş ülkelerde ciddi bir durgunluk ve işsizlik yaşanmıştır. Bu durum, yurtdışı işçi talebini durma noktasına getirmiştir. Bu dönemde İİBK, yurtdışına işçi göndermeye odaklandığı için kamu istihdam hizmetlerinde ciddi sorunlar yaşanmaya başlanmıştır. Gelişen işgücü piyasasına ayak uyduramayan ve kendisini yenileyemeyen İİBK, zamanla işlevini yitirme noktasına gelmiştir.
Kurum, bu dönem itibariyle iş piyasasının ülke çapında ve belirli bir plan ve program çerçevesinde düzenlenmesini sağlayacak çağdaş ve dinamik bir yapıya kavuşturulamamıştır. Böylece kurum, özellikle yasal düzenlemeler bakımından ihtiyaçların çok gerisinde kalmış, zaman zaman yapılan münferit değişikler ise arzu edilen etkinliği sağlayamamıştır.
4 Ekim 2000 tarihli 617 Sayılı Kanun Hükmündeki Kararname (KHK) ile İİBK kapatılmış ve yerine Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) kurulmuştur. Ancak, Anayasa Mahkemesi kurulduktan 27 gün sonra yani, 31.10.2000 tarihinde İŞKUR’un kurulmasına karar verilen KHK’yı iptal ederek, iptal kararının 9 ay sonra uygulanmasına karar vermiştir. Bunun üzerine İŞKUR, 8 Ağustos 2001 tarihine kadar yasal dayanaktan yoksun olarak faaliyetlerini sürdürmek zorunda kalmıştır. 25 Haziran 2003 tarihinde kabul edilen 4904 Sayılı Türkiye İş Kurumu Kanunu ile İŞKUR yasal bir çerçevede yeniden faaliyetlerine başlamıştır.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren İŞKUR, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun da ilgili kuruluşudur. Özel hukuk hükümlerine tabidir. Tüzel kişiliği bulunan mali ve idari bakımdan özerk bir kamu kuruluşudur.
Son günlerde gündemde olan İŞKUR, genel olarak iş ve işçi bulma amacını güder. İşgücü piyasasının istihdam aşamalarında da aktif rol oynar. İşsizliğin önlenmesi için tedbirler alır. İstihdamın geliştirilmesi, korunması ve yaygınlaştırılması için çeşitli girişimlerde bulunur. İşsizlik Sigortası hizmetlerini yürütür.
İşsizlik maaşı, işsizlik ödeneği veya işsizlik sigortası, İŞKUR’u önemli bir kurum haline getirmiştir. Mart 2002 ayında 4447 Sayılı Kanun’la hayata geçirilen İşsizlik Sigortası, kendi isteği ve kusuru dışında işini kaybedenlere gelir desteği sağlanması amacıyla uygulanmaya başlanmıştır. Devlet tarafından kurulan zorunlu bir sigorta fonudur. İşsizlik ödeneği herhangi bir vergi ve kesintiye tabi değildir. Nafaka borçları dışında haczedilemez, başkasına devredilemez. İşsizlik ödeneği alanlar Genel Sağlık Sigortası (GSS) kapsamındadır ve sağlık hizmetlerinden yararlanabilmektedir. İşsizlik ödeneği, son 4 aylık kazanç ortalamasının yüzde 50’si tutarındadır.
İŞKUR, işverenler için işçi bulma, işsizler için ise iş bulma olanağı sağlamanın dışında, meslek edindirme kursları ile de hizmet vermektedir. İŞKUR kursları ile bireylerin nitelikleri doğrultusunda, kendilerini geliştirmek istedikleri meslek dallarına yönelik kurslar verilmektedir. Kuaförlük, fotoğrafçılık, grafik tasarımcısı, ön muhasebeci, takı imalatçısı, hasta danışmanı, işletmeci, kasiyer. Bunlardan hangisine yeteneğiniz var? Ya da hangi dalda kendinizi geliştirmek istiyorsunuz? Buna karar verdikten sonra bir de aranan şartlara uyuyorsanız başvuru yapmanız yeterli olmaktadır.

Share
1.707 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

10+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bırak Söyliyeyim Dilimi Tutma

    16 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Bu 5. eserimi, güzelliklere ait olan Sevgiyi, VECD haline getiren, şiir okumayı özellik ve güzellik bilen herkese ithaf ediyorum. Dülgeroğlu Sabit Şiir;Yücelere tırmanan bir fikrin, düşüncenin, tefekkürün mahsulü, güçlü ifadenin merkezdeki özüdür. Meselenin künhüne inip kısa-veciz bir beyanla kitap çapında ifadesi edebi duygunun ihtimamı, iktidarı, zirvesidir. Edebî anlatım da gerek olmaz beyan'a, Mısralar bin söz eder şiirden anlayana. Korkuttular sindirdiler milleti, Sardılar başına maraz illeti, Modern putçuluğu, şirki zilleti, Bı...
  • SU TASARRUFU GÜNÜ

    16 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Küresel ısınma nedeniyle dünyadaki tatlı su kaynakları da giderek azalmaktadır. Artan insan nüfusu ve kentleşme daha fazla su ihtiyacı yaratmakta ve dünyanın ise bu kadar suyu bulunmamaktadır. Su tasarrufu, herkesin mutlaka bilincinde olması gereken hayati bir mesele haline gelmiştir. Su tasarrufu, kişisel temizlikte, konforumuzda ve ihtiyaçlarımızı karşılama yeterliliğinde herhangi bir azalma olmadan suyu verimli kullanmak, israf etmemektedir. Yani aynı işi daha az su kullanarak yapmaktadır. Meyve, sebze ve bitkilerin yetişmesinde, hayvanlar...
  • Mısırlı Aile’sinin Gelini Melek Öztürk ve Kızları Bilge ve Banu Öztürk

    10 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Melek Öztürk hanım, merhum Ali Orhan Öztürk’ün eşidir. Özel İdare Memuru Ali Atlas ile Ev Hanımı Safiye Hanım’ın 3. çocukları olarak 2 Ekim 1942’de Sandıklı, Afyon’da dünyaya geldi. İlkokul ve Ortaokulu Sandıklı’da tamamladıktan sonra 1960 yılında İzmir Kız Lisesi’nden mezun oldu. 1966 yılında Ege Üniversitesi, Tıp Fakültesi’nden mezun oldu ve Van’ın Edremit Nahiyesi Sağlık Ocağı’nda göreve başladı. 24 Kasım 1967 Cuma günü Ali Orhan Öztürk Bey ile evlendi. Bu tarihten itibaren 1969 yılına kadar Malatya’da Sağlık Ocağı’nda, 1969 - 1970 yıllarınd...
  • TÜRKİYE SERBEST PARAŞÜTÇÜLER GÜNÜ

    10 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Paraşütle atlama, genellikle hava araçlarından çıkış yapılarak boşlukta ve belirli bir yükseklikte de paraşüt açarak yavaş bir şekilde yere inilen bir aksiyon sporudur. Hava aracından çıkış ve paraşütün açılması arasındaki zaman “serbest düşüş” olarak adlandırılmaktadır. Birinci ve İkinci Dünya Savaşında, malzeme ve asker indirmek, uçakları arıza yapan pilotların yaşamlarını kurtarmak için sık sık kullanılmıştır. Askeri amaçla kullanılan paraşüt zaman içerisinde spor dalı halini almış olup, Türkiye’de de bu spora rağbet görmüştür. Bu spor özel...