logo

Türk Devlet Anlayışı

Karahanlı bir Türk devlet adamı olan aynı zamanda edip, şair unvanıyla da meşhur olan Yusuf Has Hacib yazdığı “Kutadgu Bilig” (Mutluluk Bilgisi) adlı eserini Ebu Ali Hasan b. Süleyman Arslan Hakan’a sunmuştur.
Yusuf Has Hacib yazdığı bu ünlü eserinde eski Türk geleneklerini ciddiyetle yansıtmakta, Türk devlet anlayışını doğru ve tarafsız bir şekilde anlatmakta; hükümdar ve devlet başkanlarına çok önemli öneri ve uyarılarda bulunmaktadır.
İşte Yusuf Has Hacib’in kitabında devlet başkanlarına formüle ettiği önerileri bugün ki yazımda siz değerli okurlarımla paylaşmak istedim. İşte o önerilerden seçtiklerim:
“Ey Hükümdar/Devlet başkanı! Ülkeni ayakta tutmak için ordunu çok güçlü tut. Halkını fakirleştirme, geçim düzeyini yüksek tut. Halkın ekonomik gücünün yüksek olması için de doğru kanunlar çıkarmalısın. İşte o zaman ülke nizama girer, halk hükümdara dua eder. Kuzu ile kurt birlikte yaşamaya başlar. Devletin bekası huzur ve asayiş içinde devam eder. Memlekette yeni şehirler ve kasabalar çoğalır. Devletin hazinesi altın ve gümüş ile dolar. Devletin başı olarak rahata ve huzura kavuşursun. Şöhretin ve nüfuzun dünyaya yayılır. Ülkende uzun süre hükümdar olmak istersen, adaleti doğru yürütmelisin.
Adalet ile ülkeni güçlendirmelisin. Zulüm ile âbâd olamazsın. Zalim zulmü ile bir çok sarayları harap etti ve sonunda kendisi de devleti de çözülüp dağılıp gitti.”
Yusuf Has Hacib’in ideal devletinde dayandığı kilit kavram adalettir. O da: Halkı Âdil kanunlarla yönetmeli ve güçlünün zayıfı baskı altına almasına meydan vermemeli. Haydutları / terörü ve şiddeti ortadan kaldırmalı. İnsanları özgür ve emin kılmalı. Herkese konumuna ve derecesine göre muamele etmeli.
İşte o zaman Bilge Kağan’ın da söylediği gibi: “ Böyle kazanılmış, tanzim edilmiş ülkemiz, töremiz var idi. Yukarıda Tanrı basmasa, aşağıda yer delinmese, Türk milleti ülkeni, töreni kim bozabilir?

Share
1.319 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

3+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İŞYERİNİN DEVRİ HALİNDE İŞ SÖZLEŞMELERİNİN DURUMU

    26 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    İşçi işveren ilişkisinin önemli ölçüde korunması, geçerli ya da haklı bir neden olmaksızın sona erdirilememesi ve işçinin gelirinde sürekliliğin sağlanması modern iş hukukunun en temel gayelerinden birini oluşturur. İş hukukunun bu temel gayesini tehlikeye sokan en önemli nedenlerden biri işyerinin devir yoluyla bir işverenden başka bir işverene geçmesidir. İşyeri devri başta satım sözleşmesi olmak üzere, işyerinin kiralanması, intifa hakkının kurulması vb. yollarla devretme, işverenin ölümü, işyerinin özelleştirilmesi ya da devletleştirilmesi,...
  • REKABET NEDEN ÖNEMLİDİR?

    26 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    Rekabet, yaşantımızda sık kullanılan kelimelerden birisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Hem sosyal medyada hem de gündelik yaşantıda kullanılan rekabet kelimesi uzun yıllardan beri dilimizdedir. Rekabet, üstünlük sağlama amacı ile rakiplere karşı yürütülen yarışma etkinliklerinin bütünüdür. Bu terim işletmecilik, iktisat, çevrebilim, spor ve sanat dallarını da içeren alanlarda sıkça kullanılmaktadır. Rekabet iki ya da daha çok güç, kuruluş, işletme, sistem, birey ya da grup arasında yer alabilmektedir. Diğer bir ifadeyle rekabet, hırs, başarma...
  • Gurbette Yıllar 2

    26 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    Gurbette Yıllar 2 (Birfâni Tornacı Ömer) İlçemiz Bakırdağı Mahallesi sakinlerinden ve “Birfâni Tornacı Ömer” mahlasıyla bilinen Ömer Develioğlu’nun ikinci şiir kitabı olan “Gurbette Yıllar 2” şiir kitabı Develi Belediyesi Kültür Yayınları arasında çıktı. Başkanımız Mehmet Cabbar’a, Kültür Müdürü Ali Orhan’a ve emeği geçenlere teşekkür ederim. Kitabın Önsözünden: Köklü bir edebiyat gelenek ve birikimimiz içerisinde şiirin ayrı bir yeri vardır. Millet olarak da şiire ayrı bir önem vermişizdir. Derviş Osman, Âşık Seyrani, Ali Celalettin, A...
  • Süphan Dağı Efsanesi

    19 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    Doğu’nun uzun kış gecelerinde nenemi dinlemeye bayılırdım.  Siyabend ile Hace’nin hikâyesi, Süphan Dağı’nda geçiyordu. Zozan (yayla) nenem anlatırken bende gözümün önünde Süphan Dağı olayını yeniden yaşıyordum. Nasıl unuturum Siyabend’in parmak ısırtan kahramanlığını? Ve göz yaşartan hikâyesini. Süphan Dağı eteklerinde yaşayan bir yiğittir. Yoksul bir köylüdür. Zayıf ve cılız delikanlıdır. Bu nedenle ona Kürtçede “ipin gölgesi”anlamına gelen Siyabend adı verilir. Annesi, babası, kardeşi yoktur. Amcasının sürülerine çobanlık yapar. Her gün S...