logo

Toplumsal Dayanışma

1566

Ortadoğu’da savaşın hız kesmeden sürdüğünü hepimiz biliyoruz. Görünen o ki, haklıların saldırganlar karşısında haklarını elde etmesi ufukta görünmüyor. Bu savaşın uzaması, Ortadoğu ülkelerinin değil, petrol sömürüsünü sürdürmek isteyen ve iki tarafa da silah satan emperyalistlerin yararınadır.
Bu emperyalist savaşların yanı sıra toplumun her kesimini saran PKK terörü de yine emperyalistlerin destekleriyle ülkemizi kana bulamaya başlamışlardır. Kısa zamanda askerlerimizi, polislerimizi şehit eden bu zalim teröristler geçtiğimiz günlerde hemşerimiz olan kahraman Mehmetçiğimiz Müsellemi de şehit etmişlerdir. Tüm halkımız bu acıyı yaşarken toplumsal ahengin bozulmasına, toplumların kutuplaşmasına, şiddet içerikli saldırılara, insan güvenliğini tehlikeye atan her tür gelişmeye yol açan olaylara da şahit oluyoruz ne yazık ki.
Peki, bunların sebebi nedir?
Değerli Okurlar! Dünyanın köklü bir değişime uğradığının hepimiz farkındayız. Artan temposunun, sınır ve gelenekleri silip süpüren devrim ruhunun, dil, moda, alışkanlık, yaşam ve düşünce biçimleriyle yaşamımızı değiştiren hızın farkındayız. Ayrıca insanlığın bir arayış içinde olduğunu da biliyoruz. Teknoloji bize yaşamın zorluklarını aşmada kolaylıklar getirdi. Daha yüksek yaşam standartları elde etme imkânı verdi. Ama daha iyi bir dünyaya oluşamadık. Çürüme, adam kayırma, sömürü, ikiyüzlülük ve zorbalık gün geçtikçe dünyanın her yerinde çoğalıyor. Tüm insanlık dünyaya baskı yapan bu kargaşaya, ahlak hastalığına ve ruhsal boşluğa cevap arıyor. İçimizde ruhsal bir boşluk sürekli bizi rahatsız ediyor. Aç gözlülüğümüzü, kıskançlığımızı, hırsımızı, öfkemizi, acımasızlığımızı zihnimizden atamadık. Din, kültür, medeniyet, ahlak diyerek dışımızı cilaladık ama içimizdeki şer duygularımız hala yaşıyor. Adına uygarlık dediğimiz bu çağda yoksulluk, sefillik, zulüm yaşamın bir parçası oldu adeta. Toplumsal haksızlık söz konusu, aşırı zenginler ve aşırı yoksullar var. İnsanlar acı çekiyor, her türlü, kişisel ve genel sorunlar yaşama egemen olmuş durumda. Ne hazindir ki yirmi birinci yüzyılda servet, şöhret ve şehvet arzusu insanımızı ne hale getirdi? Gün geçmiyor ki çevremizde katillik olmasın. İnsan insanı acımasızca öldürüyor. Gençler arasında öldürmeler, intiharlar artıyor. Topluma sunulan örnekler hep vurma, kırma, öldürme, kaçırma… Tüm bunların yaşanır hale gelmesinin sebebi nedir? Bunlar üzerinde hiç düşünüyor muyuz? Bir şehrin temsilcileri olarak görev yapan kurumlar, sivil kuruluşlar durmadan nükseden hastalığın farkındalar mı? Ne gibi tedbirler alıyorlar? Bir ülkeyi hukukla güçlendirdiğimiz gibi herkeste ortak olan ahlakla da güçlendirebiliyor muyuz? Günümüz gençleri yön ve bakış açısı arıyorlar. İzleyecekleri örneklerde kendilerine güç sağlayacak kimseleri bulmakta zorlanıyorlar. İnternet denilen alet günümüz gençlerini çepeçevre kuşatmış durumda. Sözde değişim adı altında gençlerimize hükmetmekte ve onları yönlendirmektedir. Gençliğimize doyup geleceğimize tok yürüyebilmemiz için anne-babalarımız, okulda öğretmenlerimiz bizlere her sabah şu öğüdü verirlerdi: “ Çalış genç kardeşim çalış, namerde muhtaç olmak ölmekten beterdir; gençliğini eğlenmekle geçiren ihtiyarlığını ağlamakla geçirir.”

Share
1.207 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

1+4 = ?

#

Toplumsal Dayanışma” için 1 yorum

  1. Hocam yine güzel bir yazı olmuş elinize dilinize sağlık… Ancak bir hususu belirtmek istiyorum gelecek yazılarınızda şu eğitim konusunu ciddi bir şekilde ele almanızı rica edeceğim. Bu günkü eğitim yapımızla hiç bir başarıya ulaşamadığımız gün gibi ortada…
    Saygılarımla,

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA HİJYEN GÜNÜ

    15 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar ve alınan temizlik önlemlerinin tümü hijyen olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde temizlik önlemleri anlamında kullanılan hijyen, aslında Yunan Tanrıçası Hygeia adlı tanrıçadan gelmektedir. Hygeia, Yunan ve Roma mitolojisinde geçmekte olup, tıp tanrısı Asklepios'un kızıdır. Sağlık ve temizlik tanrıçasıdır. İnsanlar, Bergama'daki Asclepius Tapınağı gibi tapınaklarda babası Asclepius'tan ve Hygeia'dan sağlık dilemişlerdir. Dünyanın ilk Hijyen Günü, Avrupa Hijyen Konseyi ve Türk ...
  • STATİK ELEKTRİK GÜNÜ

    07 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Mutlaka hepimizin başına elektrik çarpması defalarca gelmiştir. Hiç beklemediğimiz birisine ya da bir yere dokunduğumuzda bir anda elektrik çarpması hissi yaşarız. Günlük hayatımızda biriyle tokalaştığımızda, arabadan inip kapı kolunu tuttuğumuzda, bir yüzeye dokunduğumuzda veya parkta plastik kaydıraktan kaymış bir çocuğa dokunduğumuzda ortaya çıkan karıncalanma hissi, statik elektriğin etkisinden kaynaklanmaktadır. Hatta aradaki akım geçişi sırasında oluşan kıvılcım gözle görülebilir ve çıtırtı şeklinde ses duyabiliriz. Bu akım geçici bazı k...
  • TARİHÎ KARTPOSTALLAR ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ – 2

    07 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Geçen haftaki yazımızda tarihî kartpostalların politika ve vatan müdafasındaki yeri konusunda bilgi vermiş ve bu konuda kartpostalların önemine değinmiştim. Bir okuyucumuzun ricası üzerine konuyu biraz daha zenginleştirmemiz gerektiğini görmüştük. Bu vesile ile yeniden arşivime inme ihtiyacı doğmuş ve altı kare kartvizit üzerinde durmayı uygun gördüğümü belirtmek isterim. Tarihte gördük ki bir yerde askerin yoksa orası senin değildir. Osmanlı devleti 350 yıldır elinde tuttuğu Rumeli'yi vasıfsız ve cahil politikacı ve subaylarımız sayesinde on ...
  • Eski Develi’de Örf ve Adetlerimiz

    01 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Örf ve adetler çok eski zamanlardan beri toplum içinde kabul görmüş yazısız kurallardır. Halk dilinde gelenek ve görenek olarak da bilinen bu kavramlar, yaşadığı toplumun özelliklerini yansıtır. Kadim Develi kültürü zaman içerisinde birçok değişime uğramıştır. Develi’de asırlardır devam eden ve hala yaşayan birçok gelenek görenek bulunmaktadır. Gelenekler ve onun oluşturduğu kültür, toplumu bir arada sağlam tutan ögelerdir. Develi’de eskiden herkes birbirini tanır, bir ailenin fertleri gibi herkes birbirini koruyup kollardı. Dayanışma ruhu çok...