logo

TEPE CEVİZ / HAÇ DAĞI BİR KÜLTÜR MERKEZİ OLAMAZ MI?

Çoğu zaman aynı cümleyi sık sık sık kullanmışımdır: Develi kültürünün zenginliği ve diğer Kayseri mahallelerine rağmen farklılığının bir sebebi de Ermeni ve Rum kültürünün katkılarıdır. Bir kere yıllar içerisinde, en az bin yıllık süreç içerisinde Develi’de Türkler, Ermeniler ve Rumlar birlikte kader birliği etmişlerdir. Zaman zaman yazılarımda bu ortak kültür hakkında değişik örnekler vermiştim. Hatta zaman zaman da asırlık fotoğraflar vererek tarihe not düşme adına gayret göstermiştik.Yukardaki bir fotoğrafta bunun bir delilidir.
Bu resimdeki insanların kendine güveni, giyimlerindeki düzen ve neşe dikkat çekicidir. Peki bu zevk cümbüşü içerisinde Türkler nerededir? İşte burada tarih şuuru gerektirir. Yıl 1912’dir ki Türkiye dokuz cephede savaş içerisindedir ve Türk insanı cephelerde “vatan için” erimektedir.
Bu gerçekleri de unutmayalım!
Develi günlük hayatında ve çoğu zaman da halen kullanılan mesire yerleri vardır. Develi nüfusunun 10.ooo ‘ler olduğu zamanda adı “Yeşil Everek”’tir. Özellikle Elbiz ve Keşişin Havuzu suları bağ ve bostanları sulamakta ve Zekerin Değirmeni üzerindeki un değirmenlerini döndürmektedir. Fırınlarda üretilen lezzetli çarşı ekmeği, somun, simit, tahinli, cevizli, peynirli ve evlerde hamuru hazırlanan çöreklerin, ekmeklerin unları bu değirmenlerin ürünüdür.
Pazar günleri insanlarımızın bir kısmı Elbiz, Köşk pınar, Damlama,İlbe şekileri, şimdilerde yok edilen,Tepe Ceviz’in eteklerinde bulunan büyük “Sofra Kayası” başta olmak üzere sulak yerler mesire alanlarıdır.
Bir mesire yeri daha vardır ki o da Haç Dağı veya Tepe Cevizdir.
Öyle zannediyorum ki buraya “Haç Dağı” ismi Ermenilerden,”Tepe Ceviz ise “Türklerin verdiği bir isim olmalıdır.

Ermenilerin bildiğimiz kadarıyla en önemli ibadetlerinden  biri “Yortu”dur. Develi ortak kültüründe bir de “sergilik “ ve “bağ bozumu” çok önemlidir. Yortu da eğlenceler  yanında  elbette dini ayinler de yapılır. Tepe ceviz  bölgesi Develi’ye egemen bir yer olması sebebiyle eğlenceler için vazgeçilmez bir yerdir.İkincisi sergilik zamanı ve bağ bozumunda  akşamları ateş yakılır.Bu bir ilan şeklidir.Bu dağ aynı zamanda bu satırların yazarının da  beş defa katıldığı Aşağı Everek-Fenese Taş Kavgası oynanmasıdır .Uzun yıllar bu oyun oynanmıştır! Ancak yanılmıyorsam 1965 yılında bu oyun yasaklanmıştır.

Görüldüğü gibi Tepe Ceviz  Develi için hem tarihten gelen  ve hem de sosyal açıdan  önemli bir bölgedir!

Çocukluğumuzda bu tepe eteğinde oyma küçük kiliseler vardı.1960 yılında burası ağaçlandırılmak üzere toprağı işlenirken  bir iki tane küçük oyma kilise  ortaya çıktığını Orta-!  Öğrencisi olarak görmüştüm.Dağın veya tepenin eteğine aynı yıllarda İlbe Mahallesi kurulmaya başlamıştı.Daha sonra değişik sosyal sebeplerle  İlbe her yıl büyümüş ve  Bahçebaşı Mahallesi adını almıştır.Bu tepenin doğu ucunda olan Taşlık denilen eski taş ocağının etrafı bile koca mahalle olmuş ve burası da Fatih Mahallesi adını almıştır.

Enteresandır daha dün taş döğüşü kavgası  oynadığımız  bu Develi’ye hakim tepenin şimdiden yarısı gece kondu doldu..Bu bakımdan Hiç olmazsa  mevcudu kurtarma adına

Tepe Ceviz ve Etrafı Düzenleme Projesi”  si aklıma bir dostun tavsiyesi ile düştü.Recep Özkan Başkan’ın başkanlığında dikilen bayrağı ziyaret eden bir Develi sevdalısı  göndere çıkmaktaki zorluktan ve çevre düzensizliğinden şikayet etmişti.Bakımsızlık,bira şişeleri vs..

İşin özü burası Develi için ciddi bir sosyal tesis olarak kazandırılamaz mı?

Önce dağın eteği ağaçlandırılmalı ve dağın tepesi ise çok amaçlı bir mesire alanı olarak düzenlenmelidir.Ama burası Develi’nin en güzel yeri olduğu için işletmeye açılacaksa–Allah rızası siyasi  amaçlı veya bizim adam tercih yerine profesyonel, ehliyetli kişiler olmalıdır.-.Aksu’da yaşadığımız gibi belediyenin  insanına hizmet etmek amacıyla iyi niyetle işe aldığı fakat liyakatsız insanların ehliyetsizliğine terk edilmemelidir. Dünyanın dört bir tarafından getirilen ağaçları bir şarap parasına ,söküp veren sorumsuz olmamalıdır!

Açıklamakta fayda var,1961 yılında ,yukarda da kısaca bahsettim  1961 yılında Kaymakamlık adına bu bölge ye akasya dikilmişti.Tüm öğrencikler evlerden getirilen kazma ve kürekler, aşırmalar ile akasya ağacı dikilmiş ve hepsi de tutmuştu.Fakat mahalleli bu son derece önemli olayı hazmedemedi.Kışın söküp söküp yaktılar. Gerçi Recep Başkan da  bayrağı diktirirken etrafını da ağaçlandırmış fakat ağaçlar kurumuştu.Doğrudur dağın eti Develi ağzıyla “Et toprağı denilen ve fırın yapımında kullanılan  bir yumuşak kayadır.Ama peki o zaman bizim diktiğimiz ağaçlar nasıl tutmuştu?Demek ki bu konuda  bir ön tedbir gerekecek.Muhtarlara ciddi bir iş düşecek.O kadar da  bir görev de olmalı !

Demek ki bir tesis yapmak,bir proje gerçekleştirmek kolay değil.Ciddi bir yatırım gerekiyor. Ama Develi Belediyesi de gittikçe zenginleşiyor.Tepeceviz hak ettiği tarihi misyona kavuşturulmalıdır.Bu bir vebaldir.Hem tarihi açıdan ve hem de sosyal açıdan bir görevdir,belediyemiz için de şereflki bir görevdir.

Ama geçmişin dersini iyi bildiğimiz için şu uyarıyı da yapmamız gerekir.Gerek Fatih ve gerek Bahçebaşı mahalle sakinleri de kendi bölgesine sahip olmalıdırlar.Kışlık odunu falan düşnelim de biraz da zora sahip olarak kendilerine ve yörelerine yapılan yatırımlara da saygı duyup, korumalıdırlar.

İşin bir vahim konusu da    bayrak için canını dağlarda Mehmetçik verirken kimilerinin de bayrağın gölgesinde içki içmeleri  doğrusu arsızlık ve …..?!

Tepecevizi tarihteki geçmişine layık hale gelmesini ve bunun için yeni bir hamleyi sabırsızlıkla bekliyoruz.

Çağdaş Develi,21.09.2017

 

 

Share
1.035 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

5+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DEVELİ MEZARLIKLARI

    18 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi Mezarlıklarını, tarihi Develi köy mezarlıkları da başta olmak üzere (Ayşepınar, Çomaklı, Fraktın, Havadan, İncesu, Köseler, Madazı, Pungu, Soysallı, Sindelhöyük, Zile vs) dahil olmak üzere gezmediğim yer çok azdır. Ama o kadar arzu etmeme rağmen maalesef inceleyemediğim yerler de var. Mesela Karacaören, Kızık, Öksüt, Satı vs gibi. Mezartaşları bir köy tarihi ve bulundukları mekan için çok önemli yazılı belgelerdir. Tıpkı ibadethane olmaları ayrı bir konu ama kitabeli camiler de aynı konuda aydınlatıcı belge sunarlar.! Yeter ki dikkatli ...
  • DÜNYA TEMİZLİK GÜNÜ

    18 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Toplum olarak ortak paylaştığımız yaşam alanlarının temiz tutulması bir vatandaşlık görevidir. Toplum içerisinde bulunan toplum bilinci ve sorumluluk duygusu kişinin ilk önce kendisine saygı duyması ile başlar. Yaşamsal alanların korunması, doğaya, yeşile sahip çıkılması ve çevre temizliğinin önemi herkesin ortak sorumluluğudur. Temiz bir çevre, insan sağlığı ve refahı için temel niteliktedir. Çevre Temizliği, günümüzde dünyanın en önemli sorunları arasındadır. Bütün bunların temel amacı, insanları çevre temizliği konusunda bilinçlendirmektedi...
  • DÜNYA AVCILAR GÜNÜ

    11 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Merkez Av Komisyonunca, avına izin verilen yaban hayvanı türlerini, doğal denge içerisindeki yapıyı bozmadan, tespit edilen zaman ve miktarlar ile belirlenen esas ve usullerle, canlı veya cansız ele geçirmeye çalışmaya Avcılık, bunu yapan kişiye de Avcı denilmektedir. İnsanoğlu yaratıldığı günden bu yana besin arama ve karnını doyurma zorunluluğunu duymuştur. Mağara dönemi insanları beslenmek, giyecek sağlamak ve kendilerini korumak için avlanmak zorunda kalmışlardır. Bir yandan bitki kökleri toplayıp toprağı işlerken diğer yandan av aletlerind...
  • YAZARLARIMIZIN YAZILARINI OKURKEN

    11 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Çağdaş Develi Gazetesi’ nin yayınlandığı 2003 yılından beri elimizden geldiğince haftalık bir değişik konulu yazı yetiştirmeye çalışırım. Bu yazıların hepsi Develi ile ilgili tarih, sosyal, kültürel, siyasî, edebiyat vb konulardadır. İnşallah, bu yazılar bir plan dahilinde yazılmıştı; kitaplaştırıldığında inanıyorum ki Develi kültürü ve medeniyeti adına değerli çalışmalar olduğunu hepimiz göreceğiz. Zira bu yazıların çoğu tabir yerindeyse iğne ile kuyu kazmak kabilinde yazılmıştır. Çünkü küçük yerlerde bilgi toplamak o kadar zahmetlidir. Fotoğr...