logo

TELAFİ ÇALIŞMASI NE ZAMAN YAPILIR?

Koronavirüs nedeniyle yaşadığımız pandemi sürecinde sokağa çıkma yasakları dolayısıyla birçok işyeri, çalışma sürelerini ya kısalttı ya da tamamen işi bıraktı. Normalleşmeyle birlikte 4857 sayılı İş Kanunu’nun işin düzenlenmesinde esneklik sağlamaya yönelik hükümlerinden biri olan telafi çalışması gündeme geldi. Böylece işverenlerin işçilere telafi çalışması yaptırma hakları doğdu. Yaşadığımız zor günlerde işyeri kapatmaları, sokağa çıkma yasakları ve karantinalarla işverenler haftalık çalışma sürelerini azaltmak zorunda kaldılar. İşverenler, işçilerin ücretlerini tam ödedikleri için haftalık çalışma sürelerinden eksik kalan sürelerini telafi çalışması olarak yaptırabilme fırsatı buldular. Fakat belirtmek isteriz ki ücretsiz izin (nakdi ücret desteği) uygulaması ya da kısa çalışma ödeneğinden yararlanan işverenler telafi çalışması hakkını kullanamazlar. Peki hangi hallerde telafi çalışması yaptırılabilir? Telafi çalışmasının hangi şartlarda yaptırılabileceği İş Kanunu’nun 64. maddesi ile İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliği’nde düzenlenmiştir. Kanunda;
‘Zorunlu nedenlerle işin durması, ulusal bayram ve genel tatillerden önce veya sonra işyerinin tatil edilmesi veya benzer nedenlerle işyerinde normal çalışma sürelerinin önemli ölçüde altında çalışılması veya tamamen tatil edilmesi ya da işçinin talebi ile kendisine izin verilmesi hallerinde, işveren dört ay içinde çalışılmayan süreler için telafi çalışması yaptırabilir.’ (İşK. m. 64) Pandemi nedeniyle, 26/03/ 2020 tarihli ve 31080 sayılı Resmî Gazete ’de yayımlanan 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile, önceden işverenin iki ay içinde yaptırabileceği telafi çalışmasının, dört ay içinde yaptırılabileceği düzenlenmiştir.
Yönetmelikte ise; ‘Zorunlu nedenlerle işin durması, ulusal bayram ve genel tatillerden önce veya sonra işyerinin tatil edilmesi veya benzer nedenlerle işyerinde normal çalışma sürelerinin önemli ölçüde altında çalışılması veya tamamen tatil edilmesi ya da işçinin talebi ile kendisine 4857 sayılı İş Kanunu, iş sözleşmeleri ve toplu iş sözleşmeleri ile öngörülen yasal izinleri dışında izin verilmesi hallerinde, işçinin çalışmadığı bu sürelerin telafisi için işçiye yaptırılacak çalışma, telafi çalışmasıdır.’ (madde 7) Her iki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde telafi çalışması;
• Zorunlu nedenlerle işin durması,
• Ulusal bayram ve genel tatillerden önce veya sonra işyerinin tatil edilmesi,
• Benzer nedenlerle işyerinde normal çalışma sürelerinin önemli ölçüde altında çalışılması ya da tamamen tatil edilmesi,
• İşçinin talebi ile kendisine 4857 sayılı İş Kanunu, iş sözleşmeleri ve toplu iş sözleşmeleri ile öngörülen yasal izinleri dışında izin verilmesi,
sebepleri ile yapılabilmektedir.
Düzenlemelerin ayrıntılarına girmeden evvel telafi çalışmasını kavram olarak açıklamakta fayda var. Telafi çalışması, işçinin önce izinli sayıldığı ancak ücreti ödenen bir sürenin daha sonra çalışılması suretiyle ifa edilmesidir. Telafi çalışması işçinin önceden izinli sayıldığı bir sürenin sonradan çalışılmasıdır; daha evvel fazla çalışılan bir süre için sonradan izin verilmesi değildir. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus işçinin izinli sayıldığı sürenin ücretinin önceden ödenmesidir. İşçi ücretsiz izindeyken izin süresi karşılığında sonradan çalışmakla yükümlü değildir ve böyle bir zorlama işçiye yapılamaz.
Telafi çalışması karşılığında izinli kabul edilen sürenin, işçinin haftalık çalışma süresi içinde yer alması gerekir. Zira çalışılmayan sürenin sonradan telafisinden bahsediyoruz. Ayrıca, kısmi süreli çalışan bir işçiye çalışmadığı günlerde telafi çalışması yaptırılamaz.
Kanundan doğan tatiller ve izin sürelerinde, örneğin genel tatil günleri, hafta tatili günleri, yıllık ücretli izin günleri, mazeret izin günlerinde işçilere telafi çalışması yaptırılamaz. Telafisi mümkün olan izin, işçinin talebi ile zorunluluk olmadığı halde işveren tarafından verilen izinlerdir. İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliği bu izinleri, İş Kanunu, iş sözleşmesi ve toplu iş sözleşmelerinin öngördüğü yasal izinler dışındaki izinler olarak tanımlamıştır.(Yön. m. 7) Telafi çalışmasının gündeme gelebilmesi için işçinin izin talep etmesi gereklidir. Aksi halde işverenin işçiyi talebi olmadan ücretli ya da ücretsiz izne çıkarması ve çalışılmayan süreler için işçiye telafi çalışması yaptırması söz konusu değildir. Zira kanun işçinin onayından değil talebinden bahsetmektedir.
İşverenler telafi çalışmasını dört ay için yaptırabilir. Bu süre telafi edilebilecek izin süresinin bitimi tarihinden itibaren başlar. (Yön. m. 7/son) Dört ay içerisinde telafi çalışması yaptırmayan işveren dört ay sonra telafi çalışması yaptırmak isterse, fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma olarak kabul edilecektir. Cumhurbaşkanı dört aylık süreyi iki katına kadar arttırmaya yetkilidir. (İşK. m. 64) Ayrıca telafi çalışması yaptırmak isteyen işveren kanunda ve yönetmelikte düzenlenen nedenlerden hangisine dayandığını açıkça belirtmek ve hangi tarihte çalışmaya başlanacağını işçiye bildirmek mecburiyetindedir. (Yön. m. 7/2) İşçiye günlük en fazla çalışma süresini aşmamak şartıyla günde üç saate kadar telafi çalışması yaptırılabilinir. Telafi çalışması günde üç saten az olarak örneğin bir ya da iki saat olarak yaptırılabilir ancak üç saatten fazla olarak telafi çalışması yaptırılamaz. Zira bu süre aşıldığında fazla çalışma hükümlerine tabi olunur. Günlük en çok çalışma süresi on bir saattir, telafi çalışması ve günlük çalışma toplamı bu on bir saati aşamaz. Yönetmelikte de, ‘Telafi çalışması, günlük en çok çalışma süresi olan 11 saati aşmamak koşulu ile günde 3 saatten fazla olamaz.’ denilmiştir.(Yön. m.7/son)
Telafi çalışması fazla çalışma ya da fazla sürelerle çalışma olmadığı için işçiye zamlı ücret söz konusu olamaz. Fakat bu yönde sözleşmelere hüküm koyulabilir böylece işveren isterse işçisine zamlı ücret ödeyebilir.
İşçi, bahsettiğimiz tüm şartların oluşması durumunda telafi çalışmasına karar verildiğinde bu çalışmayı yapmakla mükelleftir. Burada işçinin onayı aranmaz. Telafi çalışmasına katılmayan işçi iş görme borcuna aykırı davrandığı için iş sözleşmesi işveren tarafından haklı olarak feshedilebilecektir. İşçi haklı nedenler olmaksızın telafi çalışmasını yerine getirmeyi reddettiği takdirde, çalışmadığı süreler karşılığına kendisine ödenmiş olan ücretin de geri alınması gündeme gelebilecektir.
KAYNAKÇA
Akyiğit, Ercan, İş Hukuku, Seçkin Yayınları, 13. Basım, Ankara 2021.
Ekmekçi,Ömer/Yiğit, Esra, Bireysel İş Hukuku Dersleri, On İki Levha Yayınları 3. Baskı, İstanbul 2021.
Kenan Tunçomağ-Tankut Centel, İş Hukukunun Esasları, Beta, İstanbul, 6. Bası, Nisan 2013
Mollamahmutoğlu, Hamdi/Astarlı, Muhittin/Baysal, Ulaş, İş Hukuku Ders Kitabı ,Cilt 1, Güncellenmiş 5. Baskı, Ankara 2021.
Sümer,Haluk Hadi; İş Hukuku, Ankara 2016.
Süzek, Sarper, İşyerinin Devri Ve Hukuki Sonuçları , Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Cilt: 15, Özel S., 2013

Share
1.947 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

2+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • 15 TEMMUZ’U UNUTMAMAK LAZIM

    19 Temmuz 2024 Köşe Yazarları

    15 Temmuz 2016 işgal girişiminin üzerinden sekiz yıl geçti. Etkileri ve ülkemize ve necip milletimize verdiği zararlar hala devam ediyor. Bu sebeple 15 Temmuz 2016 işgal girişimini, ülkemiz açısından birçok yönü ile değerlendirmek elbette mümkündür. Peki, en büyük kayıplar hangi alanlarda olmuştur? sorusunun cevabı vermek zordur. Çünkü, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin o kadar çok ve çeşitli zarar ve kaybı olmuştur ki, bunu tam anlamıyla tespit etme imkânı maalesef yoktur. Tabi ki en önemli kaybı o gün verilen 252 şehididir. Bununla beraber 2734...
  • DÜNYA DONDURMA GÜNÜ

    19 Temmuz 2024 Köşe Yazarları

    Sıcak yaz günlerinde içimizi serinletirken mutlu eden dondurmanın da günü olduğunu biliyor muydunuz? Yaz sıcaklarının vazgeçilmezi dondurmanın varlığı her yıl tüm dünyada Temmuz ayının üçüncü Pazar günü “Dünya Dondurma Günü” olarak kutlanmaktadır. 2024 yılının 3.cü pazarı 21 Temmuz gününe denk gelmektedir. Dondurma Günü ilk olarak 1984 yılında, Amerika Birleşik Devletleri’nde Başkan Ronald Reagan tarafından ilan edilmiştir. Bütün dünya insanlarının dondurmaya olan zaafı sayesinde zaman içerisinde tüm dünyaya yayılmıştır. Her yıl temmuz ayın...
  • KUR’AN’I OKUMAK, ANLAMAK VE YAŞAMAK

    12 Temmuz 2024 Köşe Yazarları

    Yaz Kur’an Kurslarımız hem camilerimizde ve Kur’an Kurslarımızda başladı ve devam ediyor. Bu önemli faaliyet, dinimize kaynaklık eden Kur’an-ı Kerim’in insanlığa getirdiği rahmet yüklü mesajlarını başta ümidimiz, istikbalimiz olan çocuklarımız olmak üzere toplumun bütün kesimlerine ulaştırmayı ve paylaşmayı hedeflemiştir. Bu sebeple, başta öğrenci velilerimize, kurslarda görev alan tüm hocalarımıza ve ilgili kişilere büyük sorumluluklar düşmektedir. Sorumluluğun büyüklüğü kadar da mükafatının olduğu aşikardır. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v....
  • ÇOK ANLAMLIK BAĞLAMINDA FİTNE KAVRAMI

    12 Temmuz 2024 Köşe Yazarları

    Fitne kelimesi, sözlükte “altın ve gümüş gibi değerli madenleri saflığını anlamak için ateşte eritmek” mânasına gelen fetn kökünden türemiştir. Klasik sözlüklerde ise : “Sınama, maddî ve mânevî sıkıntı, üzüntü, belâ ve felâketle imtihan etme.” şekilde sıralanmıştır Kur’ân-ı Kerîm’de atmış âyette fitne kelimesi ve türevleri geçmektedir. Fitnenin Kur’an’daki kullanımına göre bir çok anlamı vardır. Başlıca şu mânalara geldiği görülür: Sınama ve imtihan (Bakara,102; Tâhâ,40, 85, 90, 131); Şirk, küfür, müşriklerin Müslümanlara uyguladıkl...