logo

TEHCİR VE UNUTULAN AYDINLAR-2

İnsanların kaderi gibi, devletlerin de kaderi vardır!Acı, tatlı onu yaşarlar.İkbal dönemleri de vardır, yokluk dönemleri de.Fakat yaşarlar. 624 yıl tarihte yerini alan Osmanlı devleti üç kıtada hüküm sürerken 1911- 1923 yılları arasındaki on yıl süren savaşta,dokuz cephede beş milyon insanını (şehit,kayıp,hastalık,esir…) kaybetmişti. Ayrıca koca imparatorluk yerini; Duyûnu Umumiye borçlarını,Kürtçülük, ve Ermeni meselesini Türkiye Cumhuriyeti’ne bırakarak gitmişti.
Şüphesiz bunların her biri çok önemli birer meseledir. Hele 1914’de vuku bulan Tehcir meselesi.Yüz yıllardır beraber yaşanılan çok yerde ortak kültür oluşturulan ve millet-i sadıka diye adlandırılan Ermeniler; 1.Dünya Savaşı ve 30 milyonun üzerinde insanın ölümüne sebep olmuş olaylarda yabancı devletlerin kışkırtmasıyla devletine karşı isyan etmişlerdi. Halbuki bu sırada devlet kademesinde ne kadar Ermeni aydını görevliydi. Sonunda Ermeni Devleti hayali başlayıp da isyan başlayınca ve Türk ordusu arkadan vurulunca sürgün kararı çıkmıştı. Bu kararın metni o zamanlar Türk ordusunda önemli bir mevkii olan Alman General Liman Von Sanders hazırlamış ve başbakan Talat Paşa’nın eline vermişti!
Elbette her devlet de bekası için gerekli tedbiri alır. İşte Ermeniler için acıklı günler bu isyanla başlar ve Osmanlı devleti de gerekli tedbiri alarak Ermeniler İmparatorluk içinde değişik yerlere mecburi olarak göç ettirilir! Dün huzur içinde sosyal hayatta, ticaret hayatında ve siyasal hayatında huzurla yaşayan Ermeniler için acı kader gelir ve hala kapanmayan ıstırap dolu günler başlar. Bu günlere gelir ki yara hala kapanmamakta , mesele çözüme kavuşturulamıyor. !
Amma !
Olayın siyasi boyutu zaten Türkiye ile meselesi olan başat Fransa, İngiltere, ABD, uzun süre Rusya çeşitli vesilelerle kaşınmaktadır. Ancak yıllardır aynı topraklarda birlikte yaşanan bir de müşterek hayat vardır. Bu konuyu nasıl değerlendireceğiz? Tehcir meselesinin bu konuda nasıl bir yara açtığını geçen yazımızda belirtmiştik. Develi/Everek aynı zamanda Ermenilerin yoğun olduğu bir yerdir. Kendi yaşadığım mahallemizin yarıya yakını Ermeni idi.Artin Ağa, terzi Ornik, Ohannes ustalar, demirci Hampar Usta, iki araz kız kardeşler, Altun Dudu…Şimdi neredeler? .
Mahallemizde Ruhban Okulu olarak açılan okul, cumhuriyet sonrası Ermeni öğrenci bulunamayınca, yanındaki Hristiyan Türklerin okulu ile beraber “İlk Okul” olarak görev almış ve Ermeni öğrencilerle birlikte aynı sıralarda öğrenim görmüştük. Peki benim aynı zamanda mahallemin adamı olan Süren, Haçik adlı kardeşler neredeler.
Yortu bayramlarında bizlere kete ve soğan kabuğu ile kızartılmış kaynamış yumurtaları bizlere sunan o güzellikleri anmayalım mı? Huşu içerisinde İncil okuyan o Anoş Hanım’ı anmayacak mıyız. Ramazan ayı geldiği zaman hiçbir şey yemeyen , oruca saygı duyan bu komşularımızı anmayacak mıyız?
Gazanfer İbar’ın Hristiyan Türklerin kültür hayatını anlatan “Anadolulu Hemşehrilerimiz, 2010”, yine aynı konuyu işleyen “Gerçi Rum İsek de, Rumca Bilmez Türkçe söyleriz,2012” adlı eserlerde Karamanî Türklerde denilen vatandaşlarımız ile yayınlandığında epey gürültü koparan Yüzbaşı Sarkis Torosyan’ın Çanakkale’den Filistin Cephesine, 2012” ile Nazar Büyüm’ün Everek hatıraları ibretli hayat hikayeleri ile doludur.
Göçürülen Develi / Everekli Ermenilerimizin Çomaklı, Karacaören, Gömedi ve Develi / Everek hakkındaki yazıları Develi kültür hayatı için çok önemli hatıralar zinciridir.
O huzurlu günlerin en güzel belgeleri Türk âşıklık geleneği içerisinde yetişen ve kendilerine aşuğ adı verilen çoğu keman eşliğinde koşma,deyiş,hikaye,bilmece, ve destanlarını söyleyenler vardır.Son zamanlarda yapılan araştırmalarda sadece Kayseri’de 44 aşuğ’un adı ve tam veya yarım şiirleri tespit edilmiştir.14.Yüzyıldan 19.yüzyıla yaklaşık altı yüz yıllık bir dönem yayılmış olan Ermeni harfli Türkçe yazmalar bu aşuğların şiirleriyle doludur. Bu yazmalar ayrıca savaşlar, sevdalar, tabii afetler, yangınlar ve günlük hayata dair konular da ele alınmıştır. Yazma veya basma eser olarak neşredilen bu metinler arasında Köroğlu, Dede korkut Oğuznameleri, Nasreddin Hoca Fıkraları, sözlükler, şarkı mecmuaları, gazeteler, cönkler vb.Bunlar dünü bugünlere taşıyan belgelerdir.Münadi-i Erciyas,Şepor (Borazan),Nor Seront (Yeni Nesil) Kayseri’de Ermeni harfli Türkçe yayınlanan gazetelerdir.Bu arada Türk gazeteciliğinin öncülerinden Kayseri’li Mihran Efendi’nin hizmetlerini de unutmayalım.
Peki…Türk musikisine hizmetleri dokunan Bimen Şen,Tatyos Efendi,İsak,Yorgo Bacanos vd.Develi eğlence hayatında Cılar Usta ve Ohsan Dudu’nun eğlence dünyamızdaki hizmetleri himmetle anılır. Ayrıca Kenan Pars,Turgut Özatay,Nubar Terziyan, Ahmet Kostarika vd. sinema oyuncularını nasıl unutabiliriz?
Devamı edecek.

Share
1.863 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

8+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Gevher Nesibe Sultan Surlardan Sızan Aşk

    19 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    İlk romanı “Anılarda Son Ermeni” ile yakaladığı büyük başarıyı sonraki eserlerinde de devam ettiren Abdullah Ayata, yalnız Kayseri'nin değil, bütün Türkiye'nin beğenerek okuduğu önemli yazarlarımız arasına girmiştir. Bu romandan sonra Ayata Anılarda Son Ermeni'nin yazarı diye anılacaktır. Müthiş doğa tasvirleri, usta dil işçiliği ilmek ilmek dokunan bir Abdullah Ayata romanından bahsediyorum. Elime aldığımda bırakamadan okuduğum Gevher Nesibe Sultanın hayat hikâyesini konu alan romanda, usta yazarlara mahsus bir üslup, ne anlattığı değil, nası...
  • DÜNYA TUVALET GÜNÜ

    19 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Tuvalet, insanlık tarihinin en önemli ihtiyaçları arasında yer almaktadır. Yeri geldiğinde yemek içmek kadar önemli olan tuvalet ya da Hela, insan boşaltım sistemi artıkları olan dışkı ve idrarın boşaltılması ve uzaklaştırılması amacıyla tasarlanmış sabit düzenekler ile bunların yerleştirildiği kapalı mekândır. Tuvalet sözcüğü dilimize Fransızcadan girmiştir. Kelimenin aslı Fransızca “Toilette” olup, temizlik anlamına gelmektedir. Tuvalet kelimesinin dilimizdeki diğer isimlendirmeleri ise, abdesthane, ayakyolu, kenef, yüznumara (00), memişhane...
  • Develimizin İlk Diplomalı Diş Hekimi: Dr. Lütfü AVCI

    13 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Kuruluşundan bugüne derneğimizin faaliyetlerini ve tarihçesini, "Derneğimizin hafızasını" yazmayı planladığımda değerli Yönetim Kurulumuz,hemşehrilerim beni destekleyerek yüreklendirdi. Derneğin Başkanları ile ilgili fotoğraflar ve bilgiler edindim. Başkanların yakınlarıyla tek tek görüştüm. Kitabımız son aşamaya geldi. Değerli hocam Cavit Avcı’dan ağabeyi merhum Başkanımız Lütfü Avcı’yı anlatmasını rica ettim. Beni kırmayıp bu güzel yazıyı kaleme aldı. Bu vesile ile Avcı Ailesi’nden ahirete intikal edenleri rahmetle anıyor, hayatta olanlara sa...
  • Beyazdan Yeşile Bisiklet Turizmi ile ilgili Konferans

    13 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Develi Bisiklet ve Doğa Sporları Kulübü Derneği’nin 4 Kasım 2020 Çarşamba günü Kayseri Erciyes Mirada Otel’de düzenlemiş olduğu “Beyazdan Yeşile” Bisiklet Turizmi ile ilgili konferansa; Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Develi Belediyesi, Spor A.Ş., Erciyes A.Ş., Karayolları Genel Müdürlüğü, ORAN Kalkınma Ajansı; Middle Earth ve Eon Turizm; Enverçevko Ulusal & Eurovelo ve Grandprix Koordinatörleri, Develi Bisiklet ve Doğa Sporları Klubü Derneği üyeleri ve Abdullah Gül Üniversitesi’nden akademisyen ve öğrenciler katıldı. Bisiklet ve D...