logo

Tasavvufun Züht Anlayışı

1566

Sûfiler Hz. Peygamberin “Fakirliğimle iftihar ediyorum” hadisini bir düstur olarak benimserler ve yaşamlarınını buna göre şekillendirirler.
Sûfilere göre bu hadis İslam Peygamberinin bütün yaşamını mütevazi ve yoksul bir şekilde geçirdiği ve Peygamberlik misyonunun son yıllarında sahip olduğu büyük kudret ve artan zenginliğin onun alışkanlıklarındaki sadeliği değiştirmediğini yansıtmaktadır.
Öyle ki Hz. Peygamber zenginliği değil fakirliği tercih etmiştir. Onun hayatına yön veren duası şöyleydi : “ Ya Rabbi! Beni fakir olarak yaşat, fakir olarak öldür ve fakirler arasında haşret”. Onun bu duasına sebep olan da şu haberdi : “Hesap gününde Yüce Allah meleklere buyuracak : “ Sevgili kullarımı bana getirin”; o zaman melekler soracaklar, o kullar kimlerdir Rabbimiz? Yüce Allah “ fakir ve muhtaç kullarımdır “ diyecek. (Bkz., Hucvîrî, Keşfu’l-Mahçûb)
Kur’an’da dünyevi mal biriktirip de onu paylaşmayanları Allah’ın sevmediğine dair pek çok ayet vardır. Bir tanesi şöyledir: “ Bilmiş olun ki, bu dünya hayatı ancak bir oyun ve bir eğlence, bir süs ve aranızda bir övünme, mal ve evlat edinme yarışından ibarettir”( Hadid/ 57:20)
Hz. Peygambere göre zenginlikler az sayıda insana Allah tarafından bir üstünlük ya da lütuf işareti olarak verilmiş değil, bilakis imanlarının gereğini yerine getirip getirmediğini kendilerine göstermek içindir.
Nitekim kur’an bunu şöyle ifade eder: “Bir kısım insanlara imtihan için dünya hayatının ziyneti olarak verdiğimiz ve faydalandırdığımız şeylere sakın göz dikme”.(Tâha /20:131)
Evet, servet iki günahı ortaya çıkarır: Bencillik ve gayri meşru yaşam. İşte Hz. Peygamber buna dikkat çekmiş ve şu olayı ümmetine nakletmiştir: “Allah Teâlâ bana hazinenin anahtarlarını gönderdi de şöyle dedi : “Bunlar yeryüzündeki hazinelerin anahtarlarıdır. Kıyamet gününe kadar; Hem altın hem gümüş olan bu hazineler senindir. Kıyamet gününe kadar bu hazinelerin içinde yaşayabilirsin ve bu senin için Allah katında ayrılanı azaltmayacaktır.”
Hz. Peygamber, bunun Allah’ın bir imtihanı olduğunu görerek, kendisine sunulan zenginlikleri şu sözleriyle cevap verdi: “Açtım ama şimdi tokum”.( Bkz., Harriz, Kitabu’s-Sıdk)
Müslüman, daha fazla mal edinmeyi, daha fazla özgür olmayı, daha fazla lüks yaşamayı, daha fazla rahat ermeyi gaye edinirse servetinin, duygularının, arzularının esiri olur.
Servetini yaşamının tanrısı olarak görür. Sonuçta düşüş ve çöküş başlar.
Mal varlığıyla ilgili endişeler, sorunlar baş gösterir.
Böylece hem dünyası hem ukbâsı yıkılır.

Share
1.169 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

8+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ABBASZADE İBRAHİM EFENDİ (1899-1963 )

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Abbaslar ailesinin atası Abbas Dede’dir. Aile de hep dedenin adıyla anıla gelmiştir. Aile Halep Türkmenlerinden üç değişik aile birlikte 18.asrın ortalarında Develi’ye gelip önce Kopçu köyü’ne yerleşmişler, kısa bir süre sonra Develi’ye ad vermiş olan Dev Ali (Seyyit Emir Ali) türbesinin etrafına yerleşmişlerdir. Yukarı Develi’de yerleşmişler ve kurdukları mahalleye de Kopçulu Mahahallesi adı verilmiştir. İlk nüfus sayımı olan 1821 tarihinde de mahalle sakinleri Kopçulu adıyla kayda girmiştir! Abbaszade İbrahim de diğer bütün aile ferleri ...
  • Kuruluşundan Bugüne Derneğimizin Hafızası Kitabında Onursal Başkan Av. Osman Deveci’nin Takdim Yazısı

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Kuruluşundan Bugüne Derneğimizin Hafızası Kitabında Onursal Başkan Av. Osman Deveci'nin Takdim Yazısı Değerli Hemşehrilerim, İnsanlar genellikle maddi kazanç uğraşısı verirler, bunun için çalışırlar, bunun için çabalarlar. Neden, çünkü daha iyi bir gelecek, daha mutlu bir hayat sürmek için. Maddesel olarak bir yere gelmiş bireyler asli görevlerinden artan zamanlarda da topluma hizmette yer almalı, ülkeye ve insana hizmete omuz vermelidirler. Bu hizmetin karşılığı da manevi kazançtır, manevi kazancın getirdiği haz ve mutluluktur. Bu haz ve...
  • DÜNYA TÜKENMEZ KALEM GÜNÜ

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Günümüzde kalem basit ve kolay bir yazma aracı olarak bilinmektedir. Kalemin tarihi çok eski çağlara dayanmaktadır. Özellikle sanayi devriminin ardından sanayinin de gelişmesiyle birlikte kalemin de bu gelişme ile paralel bir gelişme gösterdiğini görmekteyiz. İnsanlar asırlar boyunca mürekkebe batırılan tüylü kalemleri kullandılar. Ancak bu çok zahmetli bir olaydı. Çünkü sürekli sızıntı yapma problemi vardı. Ve ayrıca mürekkep sayfada çok yavaş bir şekilde kuruyordu. Modern zamanın yazım araçlarından bir olan “Tükenmez Kalem” icat edilip seri...
  • Gönül Sadakası

    03 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Okuyucu tarafından zaman zaman dersler çıkarılacak, kıssadan hisse alınacak metinler geliyor. Neşe ve sevinçler paylaştıkça çoğalır. Üzüntü ve kederler paylaştıkça azalır. İşe öyle dostlar ararız bazen. Bizimle üzülüp, bizimle sevinecek dostlar. Ama her şeyden önemlisi öncelikle bizim kendimizin omuz dayanacak bir dost olmamızdır. Bir hanımefendi anlatıyor: Biraz fasulye ve biraz pilav alarak bakır bir tepsiye koydum. Üzerine patlıcan, salatalık ve bir kaç tane kayısı ekledim... Tam dışarı çıkacaktım ki babam sordu: - “Nereye gidiyorsun kızı...