logo

Tasavvufun Gelişmesinde İki Önemli Dönem(2)

Zahitlere göre servet iki günahı ortaya çıkarır: Bencillik ve gayri meşru yaşam. Nitekim Hz. Peygamber buna dikkat çekmiş ve şu olayı ümmetine nakletmiştir: “Allah Teâlâ bana hazinenin anahtarlarını gönderdi de şöyle dedi : “ Bunlar yeryüzündeki hazinelerin anahtarlarıdır. Kıyamet gününe kadar; hem altın hem gümüş olan bu hazineler senindir. Kıyamet gününe kadar bu hazinelerin içinde yaşayabilirsin ve bu senin için Allah katında ayrılanı azaltmayacaktır.” Hz. Peygamber, bunun Allah’ın bir imtihanı olduğunu görerek, kendisine sunulan zenginlikleri şu sözleriyle cevap verdi: “ Açtım ama şimdi tokum”.( Bkz.,Harriz, Kitabu’s-Sıdk)
Züht hareketinin mümessili olan zahitler dünyada Allah’ın zatına mahsus olmayı ve onunla birlikte ona yakın olmayı gerekli kılan aşağıdaki Kur’an ayetlerinden hareket ederek açıklamışlardır.
…Ve Odur,
Nerede olursanız olun sizinle
Birlikte olan (57,4).
Doğu da Batı da Allah’ındır. Hangi yöne dönerseniz
Dönün Allah’ın varlığı/kendisi oradadır (2.115).
Bir araya gelip gizlice fısıldaşan üç kişinin dördüncüsü mutlak o’dur.
Beş kişi gizli konuşsa altıncıları mutlak o’dur. Bunda ister daha az, ister daha çok olsunlar, nerede bulunurlarsa bulunsunlar O, kendileriyle beraberdir (58.7).
…Biz O’na,
boyun (can) damarının
ona yakın olduğundan daha
yakınız (50:16).
İşte VII ve VIII. Yüzyıllara kadar İslami züht hareketi bu anlayış ve bu yaşam biçiminde devam etti. Hızla gelişen bu züht hareketi tasavvufun temel taşını oluşturdu. Tasavvufun kaynağı olan züht hareketi, geniş ve yeni bir Arap / İslam imparatorluğunun kurulmasıyla lüks ve dünya zevklerinin oluşturduğu bir ortam, Müslüman toplumda hâkim olmaya başlayınca daha da önem kazandı. Özellikle ilk dört halifenin yaşadıkları saf dinî hayatın geniş ölçüde zıddını yaşayan Emevî Saltanatı’nın yeni yöneticilerinin çoğunun pek de dindarca olmayan ve dünyevî amaçlara yönelik tutumları karşısında zahitlerin sert tepkileri Ümmetin çekirdeğini oluşturmakta ve dindar kişiler arasında bir birlik arz etmekteydi. Şahsî dindarlık ve züht hayatına verilen farklı önem derecelerine rağmen, Ulema ve Zahitler de aynı kişilerdi. Bu itiraz, yönetici sınıfın, kendi arzu ve emellerini devletin kanunu hâline getirmekten vazgeçmesini, Şeriatın kabul edilmesi ve uygulanmasını istemekteydi. Ulema ve Zahitlere göre, bu hususun yerine getirilmesiyle İslâm’ın ruhu gerçek canlılığına yeniden kavuşmuş olacaktı. Bu ahlâkî dindarlığın önde gelen temsilcilerinden olan ve İslâm’ın ilk iki yüzyılında bilinen zahitler olarak meşhur olan Hz. Peygamber’in sahabelerinden Ebu’d-Darda (ö. 657), Ebu Zer el-Gifari(ö. 652), Hudeyfe İbn’u-l Yaman (ö. 657), gibi sahabenin önde gelen bilginleridir. Bunların inancı şuydu: Müslüman, daha fazla mal edinmeyi, daha fazla özgür olmayı, daha fazla lüks yaşamayı, daha fazla rahat ermeyi gaye edinirse servetinin, duygularının, arzularının esiri olur. Servetini yaşamının tanrısı olarak görür. Sonuçta düşüş ve çöküş başlar. Mal varlığıyla ilgili endişeler, sorunlar baş gösterir. Böylece hem dünyası hem ukbâsı yıkılır.(Devam Edecek)

 

Share
928 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

4+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İŞYERİNİN DEVRİ HALİNDE İŞ SÖZLEŞMELERİNİN DURUMU

    26 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    İşçi işveren ilişkisinin önemli ölçüde korunması, geçerli ya da haklı bir neden olmaksızın sona erdirilememesi ve işçinin gelirinde sürekliliğin sağlanması modern iş hukukunun en temel gayelerinden birini oluşturur. İş hukukunun bu temel gayesini tehlikeye sokan en önemli nedenlerden biri işyerinin devir yoluyla bir işverenden başka bir işverene geçmesidir. İşyeri devri başta satım sözleşmesi olmak üzere, işyerinin kiralanması, intifa hakkının kurulması vb. yollarla devretme, işverenin ölümü, işyerinin özelleştirilmesi ya da devletleştirilmesi,...
  • REKABET NEDEN ÖNEMLİDİR?

    26 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    Rekabet, yaşantımızda sık kullanılan kelimelerden birisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Hem sosyal medyada hem de gündelik yaşantıda kullanılan rekabet kelimesi uzun yıllardan beri dilimizdedir. Rekabet, üstünlük sağlama amacı ile rakiplere karşı yürütülen yarışma etkinliklerinin bütünüdür. Bu terim işletmecilik, iktisat, çevrebilim, spor ve sanat dallarını da içeren alanlarda sıkça kullanılmaktadır. Rekabet iki ya da daha çok güç, kuruluş, işletme, sistem, birey ya da grup arasında yer alabilmektedir. Diğer bir ifadeyle rekabet, hırs, başarma...
  • Gurbette Yıllar 2

    26 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    Gurbette Yıllar 2 (Birfâni Tornacı Ömer) İlçemiz Bakırdağı Mahallesi sakinlerinden ve “Birfâni Tornacı Ömer” mahlasıyla bilinen Ömer Develioğlu’nun ikinci şiir kitabı olan “Gurbette Yıllar 2” şiir kitabı Develi Belediyesi Kültür Yayınları arasında çıktı. Başkanımız Mehmet Cabbar’a, Kültür Müdürü Ali Orhan’a ve emeği geçenlere teşekkür ederim. Kitabın Önsözünden: Köklü bir edebiyat gelenek ve birikimimiz içerisinde şiirin ayrı bir yeri vardır. Millet olarak da şiire ayrı bir önem vermişizdir. Derviş Osman, Âşık Seyrani, Ali Celalettin, A...
  • Süphan Dağı Efsanesi

    19 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    Doğu’nun uzun kış gecelerinde nenemi dinlemeye bayılırdım.  Siyabend ile Hace’nin hikâyesi, Süphan Dağı’nda geçiyordu. Zozan (yayla) nenem anlatırken bende gözümün önünde Süphan Dağı olayını yeniden yaşıyordum. Nasıl unuturum Siyabend’in parmak ısırtan kahramanlığını? Ve göz yaşartan hikâyesini. Süphan Dağı eteklerinde yaşayan bir yiğittir. Yoksul bir köylüdür. Zayıf ve cılız delikanlıdır. Bu nedenle ona Kürtçede “ipin gölgesi”anlamına gelen Siyabend adı verilir. Annesi, babası, kardeşi yoktur. Amcasının sürülerine çobanlık yapar. Her gün S...