logo

TARİHTEN GÜNÜMÜZE ORTA DOĞU-4

1543

Bugünün Orta Doğusunda olan şu: Batılılar ister ki biz kötü olalım, büyümeyelim. Diğer taraftan Kürt adı altında bir devlet kurulsun ki şimdilik petrol ve gazın bekçiliğini yapsın; sonrasında, yani ortalık durulduğunda, yani bölge devletleri bu durumu hazmettikten sonra’Büyük İsrail’ kurulsun. Buna en başta karşı çıkan Kaddafi ve Saddam devrildi. Saddam hayatta iken biz de bile ‘gitsin despot’ deniyordu, gitti de ne oldu? Hani kimyevî gaz vardı, hani demokrasi gelecekti? Libya’da, Irak’ta oynanan oyun senaryoları farklı olmakla beraber, Batı’nın elde ettiği sonuç aynı. Şimdi Suriye’de daha farklı bir senaryoya göre oyun sahneleniyor. Her senaryoda bölge insanı bir öncekinden ders alamadığı, ileriyi göremediği
için ya da oyun yazarları (senaristler) hedefe ulaşmak için yazdıkları metinde değişiklik yapma konusunda uzmanlaştıkları için, seyirciler genellikle,hep ‘müdahalenin doğru’ olduğunu söylüyorlar.
Genelde Yahudilersevilmez iken, 2. Cihan Harbini çıkartan Almanlara düşmanlık, beraberinde 6 milyon Yahudi’nin öldürüldüğü ve sürgün yiyerek mağdur oldukları yönünde yazılan kitaplar, çekilen filmler ve kulaktan kulağa anlatılan hikâyelerinin etkisi ile Yahudi muhabbeti artar. Yıllar boyu bu, Almanlar aleyhine ve Yahudiler lehine işlene gelir.Tevrat ve Zeburile İncil’in beraber ele alınması Hristiyanları Musevilere yakınlaştırırken, Musevilerin öbürlerinin omuzlarında yükselmesi ve onları kullanması artarak devam eder. Peki, ne oldu da mesela yakın bir geçmişe kadar Almanlar, Türkler ve Ruslar aleyhinde konuşan bir Batılı, şimdi sadece Türkleri ve Müslümanları sevmiyor. Almanları seviyor,Yahudileri daha çok seviyor, kendi içlerindeki sorunları unutuyor. Buna cevap aramak gerek?
Düşünelim; soğuk savaş bitti, Batılının Sovyetlere karşı ‘Komünizm İslam düşmanıdır’ diye bizleri kullanması devri bitti. Şimdi gerek ekonomik, gerek siyasi emelleri için gerekli olan düşmanları biz olduk. Biz hala Batının ileri karakolu muyuz? Bunu soralım kendimize? Almanya iktisaden gelişip te Avrupa’yı yönetmeye başlayınca mı Almanya ‘kötü’ olmaktan çıktı. Mesela 1970’li ve 80’li yıllarda bile Belçika’nın kuzey ve güneyindeki iki farklı lisan ve iki farklı ırk geçimsizliği had safhada iken bu ayrılıklar unutuldu. Düşünün 1976 yılında Almanya’dan satın alıp İngiltere’ye götürdüğüm arabayı gören İngiliz arkadaşlar tembih etmişlerdi bana ‘Alman plakalı arabanla bilhassa İskoçya’da yaşlı oto tamircilerinden uzak dur, Alman düşmanlıkları yüzünden arabana zarar verebilirler’ diye. Nitekim başıma gelen bir hadiseden sonra ‘tüketici vekili olan avukatlara şikâyette bulunmuştum. Şimdi Almanya-Fransa-İngiltere üçgenindeki düşmanlık en azından halk nezdinde kalktı. Biz ahlâken, hukuken ve iktisaden çok gelişmiş olsaydık durum değişir miydi? EVET Batı toplumu nezdinde bu durum DEĞİŞİRDİ. Bize duydukları saygı artardı. Tabii ki Batılı Yöneticiler bunu istemedikleri için, önce bizim tam bir tüketici toplum olmamızı ve daha çok harcayabilmek için usulsüz gelir elde etmeye yönelik ‘haram lokmaya’ alışmamızı ve kendilerine ekonomik olarak bağlı kalmamızı sağladılar. Dînî ve millî eğitimimizive ahlakımızı çökerttiler.Şimdi de tarihe dönelim:
İSRAİL VE YAHUDİ GEÇMİŞİ-4 Hatırlatma: Geçen hafta yayımlanan 3. bölüm sonunda yazdığım şöyle idi:’Babilüçlenir. Hükümdar Buhtunnasır,Yahudi Devletini MÖ 587 yılında ortadan kaldırırve Kudüs’ü yakar. O bölgenin halkından olan Sâmrilerbu savaşta Babillilere yardımeder.MÖ 579 yılında hükümdar Nabukonodosorİbranilerin hayatta kalanlarını zincire vurarak Babil’e sürer. Geride kalan araziler neredeyse bomboştur. Bu, İbranîlerin gördüğü İKİNCİtoplu SÜRGÜNdür. Bu sürgünde Yahudilerin yanına Sâmrilerde eklenir.Bu sefer dağıtıldıkları yerlere Irak Erbil kenti de eklenir.’Devamedelim:
Pers kralı Keyhüsrev 2.Cyrus (Keyhüsrev Sultan veya Kağan manasınadır) Lidya ve Babil’i alır. MÖ 539’da Babil’deki Yahudilerin eski topraklarına dönmelerini ve tapınaklarını yeniden inşa etmelerine izin verir. O devrin Pers İmparatorluğu, o güne kadar görülen en büyük devlettir. 1. Darius zamanında (MÖ 522-486) Suriye ve Filistin bir eyalet olarak yöneltilir. Haliyle buraya Acem kökenli insanlar yerleştirilir. Sadece 13 yıl süren İskender İmparatorluğu MÖ 336-323) ve Ptoleomeois Devleti (MÖ 305-30) zamanında İbranilerin ileri gelenleri Mısır’a oradan da kuzey Afrika ve İspanya’ya dağılırlar. (Bugünün İsrail devleti Afrika’da sürdüğü izlerden tespit ettiği ırkdaşlarından bir kısmını İsrail’e getirtir. Ancak bu insanlar artık zenci olduklarından toplum içinde farklı muamele ile karşılaşır.
Öyle ki beyaz olanlar,onların verdiği kanı kullanmak istemezler.)15.1.2016 devamı haftaya.

Share
3.596 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

6+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA HİJYEN GÜNÜ

    15 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar ve alınan temizlik önlemlerinin tümü hijyen olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde temizlik önlemleri anlamında kullanılan hijyen, aslında Yunan Tanrıçası Hygeia adlı tanrıçadan gelmektedir. Hygeia, Yunan ve Roma mitolojisinde geçmekte olup, tıp tanrısı Asklepios'un kızıdır. Sağlık ve temizlik tanrıçasıdır. İnsanlar, Bergama'daki Asclepius Tapınağı gibi tapınaklarda babası Asclepius'tan ve Hygeia'dan sağlık dilemişlerdir. Dünyanın ilk Hijyen Günü, Avrupa Hijyen Konseyi ve Türk ...
  • STATİK ELEKTRİK GÜNÜ

    07 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Mutlaka hepimizin başına elektrik çarpması defalarca gelmiştir. Hiç beklemediğimiz birisine ya da bir yere dokunduğumuzda bir anda elektrik çarpması hissi yaşarız. Günlük hayatımızda biriyle tokalaştığımızda, arabadan inip kapı kolunu tuttuğumuzda, bir yüzeye dokunduğumuzda veya parkta plastik kaydıraktan kaymış bir çocuğa dokunduğumuzda ortaya çıkan karıncalanma hissi, statik elektriğin etkisinden kaynaklanmaktadır. Hatta aradaki akım geçişi sırasında oluşan kıvılcım gözle görülebilir ve çıtırtı şeklinde ses duyabiliriz. Bu akım geçici bazı k...
  • TARİHÎ KARTPOSTALLAR ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ – 2

    07 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Geçen haftaki yazımızda tarihî kartpostalların politika ve vatan müdafasındaki yeri konusunda bilgi vermiş ve bu konuda kartpostalların önemine değinmiştim. Bir okuyucumuzun ricası üzerine konuyu biraz daha zenginleştirmemiz gerektiğini görmüştük. Bu vesile ile yeniden arşivime inme ihtiyacı doğmuş ve altı kare kartvizit üzerinde durmayı uygun gördüğümü belirtmek isterim. Tarihte gördük ki bir yerde askerin yoksa orası senin değildir. Osmanlı devleti 350 yıldır elinde tuttuğu Rumeli'yi vasıfsız ve cahil politikacı ve subaylarımız sayesinde on ...
  • Eski Develi’de Örf ve Adetlerimiz

    01 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Örf ve adetler çok eski zamanlardan beri toplum içinde kabul görmüş yazısız kurallardır. Halk dilinde gelenek ve görenek olarak da bilinen bu kavramlar, yaşadığı toplumun özelliklerini yansıtır. Kadim Develi kültürü zaman içerisinde birçok değişime uğramıştır. Develi’de asırlardır devam eden ve hala yaşayan birçok gelenek görenek bulunmaktadır. Gelenekler ve onun oluşturduğu kültür, toplumu bir arada sağlam tutan ögelerdir. Develi’de eskiden herkes birbirini tanır, bir ailenin fertleri gibi herkes birbirini koruyup kollardı. Dayanışma ruhu çok...