logo

TARİHTEN GÜNÜMÜZE ORTA DOĞU-14/15

1543

Kuzey Irak’ta Haziran’da Amerika’da hazırlatılan Kürtlere bağımsızlık verecek anayasa oylanmasıyla komşu adımızın değişeceğini biliyoruz. Bu bizim Irak’ta kaybettiğimizin, idarecilerinin Yahudi asıllı olduğu Kürtlerin kazandığının resmidir. Bugünlerde Suriye’den çekileceğini ifade eden Rusya’nın iki, ayrıca ABD’nin bizim sınırımıza yakın ama PYD bölgesi içinde bulunan iki adet askeri üssü var. PYD’ninRojana (Cezire) kantonundan, Afrin kantonuna oradan da Akdeniz’e ulaşmak için arada bulunan Ayn El-Arab’ı (Kobani) ABD hava desteği sayesinde alması ile ‘hedeflerine ulaşmada kilid’i çözdüklerini ve Irak’a kadar olan bölgeyi, yani altı aşamalı planlarının dördüncüsünü tamamladıklarını açıklamıştım. Kilit çözüldükten sonra bizden 80 km güneyde bulunan TIŞRİN barajının IŞİD’denPYD’ye geçmesiyle Rakka yolunu temizleyip Fırat’ın batısına geçeceklerini, oradan kuzeye Minbiç ve Cerablus kentine yöneleceklerini belirttim. Geçtiler. Bunları bilmek zor değildi çünkü onların hedefleri ortada idi. O vakte kadar Kürtleri havadan yaptığı operasyonlarla destekleyen ABD’nin, Uluslararası Af örgütünün raporunda belirttiği gibi PYD’nin önünü açmak için Arap ve Türk köylerini acımasızca nasıl bombalandığı bilindiği halde kimse bu vahşete hesap soramadı.
ABD, İsrail, Almanya, Fransa ve sonradan Rusya olmak üzere Batı destekli PYD/ YPG/ PKK ittifakı bir taraftan Fırat’ın batısına geçerken, Afrin’deki güçleri doğuya yöneldiler. Biz Azez kentine doğru PYD’yi bombaladık. Sonrasında PYD’nin işine yarayacağını bile bile dış siyasette kazanım sağlayalım diye başta Cakke, Gazel, Rail ve Şuveyran köyleri olmak üzere bugünlerde IŞİD mevzilerini aralıksız top ateşine tâbi tutuyoruz. Afrin ve Ayn El-Arab arasından IŞİD’in çekilmesinin PYD’nin işine geleceğini ve bütün hedeflerinin o arayı kapatmak (5.aşama) olduğunu da biliyoruz.

3136
Bugüne kadar twitter ve facebook hesaplarımda hep Batı mahreçli haritaları kullanmışken ilk defa Türkçe hazırlanmış bir ‘son durum haritasını’ size sunuyorum. Bu haritada görüldüğü gibi güneyimizde 400+ km ile yeni komşu edindik. Sadece bizim Güney Doğumuz değil, bizim bütün güneyimizde yer alan her sahayı isteyen bir komşu…Bu yapılanmaya göre Kuzey Irak’tan sonra Kuzey Suriye’de bataklığa dönüşmüşken, Türkiye’de terör nasıl engellenir bilemiyorum?
Diğer taraftan çoğunluk sanıyor ki İsrail sessiz kalıyor. Hayır eğit-donat şeklinde ABD ile Kürtlere destek vermekte, planları yapmakta, Esed’e destek veren ve kendisi için tehlike gördüğü Hizbullah mevzilerini bombalamaktadır. Daha önce Adalet Bakanlarının ‘Kürtlere yardım zamanı’ şeklindeki demecini aktarmıştım. Şimdide Savunma Bakanlarının ‘Bölgedeki sorunların çözümü ve istikrar için Kürtlerin devlet sahibi olması gerekir’ dediğini aktarayım. Hâlbuki dediği grubun ‘sorun yaratıcı’ olduğunu, Irak ve Suriye’de ki ayaklanmaların onların devlet kurdurması için çıkarıldığını, diğer devletlerin sadece sahnede rol aldıklarını artık kabul edelim.
Suriye ayaklanması başlatıldığında ‘EYVAH KÜRT DEVLETİ GELİYOR ve Kürtlerin Akdeniz’e ulaşma hedefleri 6 kademeden oluşmaktadır.’ dediğim kademelerden dört tanesini başardılar. Şimdi hedefleri beşinci kademe gereği Cezire, Kobani ve Afrin kantonlarının arasını kapatmak ve özerk bölge kurmak. Altıncı kademenin tamamlanmasıyla da amaçları Hatay’ın güneyinden denize ulaşmak ve gelecekteki Büyük İsrail devletinin kuzey hattını tamamlamaktır. Altıncı aşama sonu Kuzey Irak petrolü ile Kuzey Suriye’de bulunan 250 trilyon metre küp olduğu tahmin edilen doğal gaz ürünlerini Türkiye dışı bu güzergâhtan Akdeniz’e ulaştırmak.
Ben yazarken hadiselerin çoğunu gerçekleşmeden çok önce yazdım ve yorumlarımı yaparken sonraki hamleleri gördüm. Bunları bilebilmemin sebebi karşı tarafın menfaatleri gereği geliştirecekleri stratejiyi yorumlayabildiğimden ve tarihin derinliklerini iyi okuyabildiğimdendir.
Şimdi biraz HİCİV biraz ÖZELEŞTİRİ yapalım: Suudi Arabistan’ın 150.000 kişilik ordusunun lafı epey bizi oyaladı; İslam Ordusu. Haçlı-Siyonist ittifakına karşı, İslam ülkeleri, Suudi Arabistan’da büyük bir askeri tatbikata başlıyor… Buraya kadar iyi ama ‘İslam ülkeleri Suriye’ye müdahaleye hazırlanıyor’ haberi üzerine epey yazar yorum yaptı bir tanesi çok ilginçti, aynen aktarıyorum: ‘Bu gelişme ABD ve gizli dostu Rusya’yı korkuttu. Rus Başbakan Medvedev, ABD’ye bozuk attı ve dedi ki’: …(diye devam ediyor) Ben şimdi sormayayım mı, ‘O insanların telefonlarını mı dinledin, nereden biliyorsun bozuk attığını?’ Tam halkın ağzına şerbet vermektir bu ifadeler. Benim twitter hesabımdan resmi istatistiklere göre her ay on binlerce kere görüntülenmem hariç gazete yazılarım 1.000-2.700 kez arası okunurken bunları yazanlar 15-20.000 arası okunabiliyor. Siz hiç benim boş ve gereksiz yazdığıma şahit oldunuz mu? Cevabınız ‘HAYIR’ ise ABD-RUSYA BARIŞ antlaşmasının sebebini ben size söyleyeyim de siz bana inanın: Bu antlaşma, TÜRKİYE’NİN muhtemel ASKERİ HAREKÂTINI ÖNLEMEK İÇİNDİ.Ülkemiz kamplara bölündü. Herkes her şeyi biliyor: Spor, ekonomi, iç ve dış siyaset.. Bazen yazılanları okur veya dinlerken üzülüyorum. İşin tadı kaçtı. Geçen günlerde bir hiciv yazısı gördüm; ‘face’te imam çok ama camiler boş…’ Doğrudur. Din anlatımımız çoğaldı ama dürüstlük kalktı. Önce ahlak lazım! DAVA kelimesinin manası farklı şekilde açıklanır oldu. Ben derim ki ahlaki çöküntü arttıkça, din ve millet anlayışı yozlaşmaktadır. Ne yazık ki bizim gibi ülkelerde en ucuz şey zaman ve paradır. GELİN BİRLİK OLALIM!25.3.2016 Devamı 15. bölümde.

TARİHTEN GÜNÜMÜZE ORTA DOĞU-15ANADOLU’DA KÜRT İSYANLARI

Bu ülkede en başından beri, yurt dışında da her zaman dediğim gibi KÜRT sorunu yok, bir terör sorunu vardır. Biz sanki Kürt sorunu varmış gibi hareket ettik, muhatap aldıklarımızı şımarttık ve oraları boş bıraktık, teröre/savaşa hazırlananları iyi niyetimizden görmezden geldik.Elbette on bin senelik Türk yurdunu verecek halimiz yok.Bakıyorum Amerikalıların yazdığı kitaplara uygun birer yazar bulup onların tarihi kökleri çok eskilere dayanıyormuş gibi masallar okumakta iken bizden pek çok kişi de Kürtlerin propagandasına alet olmaktalar.Hâlbuki1512-14 yılları arasında Yavuz Selim Han’ın Şii tehlikesine karşı bazılarına ağalık, toprak ve rütbe verip ilk defa o insanları tarih sahnesine çıkartır. Ancak böylece ‘Doğu İnsanımızı’ ezen ağalık ve feodal yapı ortaya çıkar.
1846 BEDİRHAN İSYANI: İsyan bastırılınca Osmanlı bu kimselere verilen yetki ve unvanları ellerinden aldıktan sonra ‘Tarikat Şeyhleri’ adı altında Yahudi Kürtleri ortaya çıkar.Bunlar İngilizlerin yönlendirmesiyle Osmanlı’ya Irak bölgesinde isyan eder. Talepleri içinde özerklik vardır. Elbette reddedilir, bazıları asılır.Hatırlanacağı üzere bu dizi yazıya, Hz. İbrahim döneminden başladım ve Yahudilerin gördükleri ÜÇ SÜRGÜN sonucu, nasıl Irak Yahudilerine ve Barzani ailesine gelindiğini anlattım. Yine dedim ki Osmanlı Irak’tan çekilip yerine İngiliz gelince Barzani yine isyan eder ve İngiliz’de pek çok aşiret reisini asar veya sürdürür.
Cumhuriyet devrinde isyan üstüne isyan çıkartırlar.’ Öyleki ATATÜRK,İngilizlerle MUSUL- KERKÜKkonusunu tartışırken ŞEYH/ KÜRT SAİT İSYANettirilir, sebep ‘din elden gidiyor’ olur.YIL 1925. İsyan merkez üssü; Diyarbakır Ergani ilçesi. Kısa zamanda bütün Doğu Anadolu’ya yayılır. Atatürk’ün emriyle Musul-Kerkük –Süleymaniye için Irak’a girmesi muhtemel olan birliklerimizsınırımızda bekletilirken,isyanı bastırmak için Doğu Anadolu’ya dağılır. Ordu oldukça yıpranır, zaten zayıftır. İsyancılar İNGİLİZ silah ve mühimmatlarını kullanır. MUSUL ile yeterince ilgilenilemez ve o bölge 1926 Ankara Antlaşması ile Irak/İngiltere’ye verilir.İSYANCILARINverdiği zararı düşününüz. Burada açıklamam gereken bir husus Said-i Nursi’nin isminin bazılarınca karıştırılıyor olmasıdır. Evet, kendisine ‘isyan fetvası’ vermesi için teklifinde bulunulmuş ama o isyancılara karşı gelmiştir.
Bitmedi,YIL 1937-38 doğuda kalkınma hamleleri yürütülürken ve Fransızlarla HATAY Türkiye’ye mi yoksa Fransa/Suriye’de mi kalacak tartışması yapılırken, İngiliz/Rusya/Fransız destekli SEYİT RIZA(Dersim Başkomutanı unvanıyla) İngiltere’den yardım talep eder. Hedeflerinde 1937 yılında yeni yapılan Singeç-Hapçik köprüsünün açılışına gelmesi muhtemel ATATÜRKdâhil devlet ricalini havaya uçurmaktır. Rical açılış yapmaz ama yine de köprü havaya uçurulur. Bu köprünün bir ucunda güvenliği sağlamak amacıyla bir askeri karakol bulunmaktadır. İsyancılar saldırır. Karakol yakılır ve askerlerin tamamı öldürülür.(Yani kalkınma hamlelerine bugünkü gibi karşıdırlar, yoksa fakirlik edebiyatı nasıl yapılır?)Vergi vermezler, devlet düzenine karşı gelirler. Bu sefer kullandıkları SİLAH VE MÜHİMMATLAR FRANSIZürünüdür. İsyan yayılır, Tunceli-Erzincan yolundaki bir köprü ileMazgirt köprüsü de saldırılardan nasibini alır. Bütün telefon hatları kesilir.9. Seyyar Jandarma Taburu dâhil Jandarma birliklerine pusu kurulur, bütün bölge karakollarına (önce Sin karakolu) baskın düzenlenir. Kürt vatandaşlardan askerlik görevlerini yapan birliklere bile saldırı düzenlenir. İsyancılar 6.000 kişidir.
TUNCELİ1935 nüfusu 101.000, 1940 nüfusu 95.000 İsyan sonu göç ile gidenlerin sayısı 5.000. İlk Dersim harekâtında öldürülen isyancı sayıcı sadece 265, idam edilen elebaşı/aşiret reis sayısı 7 kişi olup, (aslında idam mahkûmu 11 kişi ancak dördü yaşlı olduğundan asılmaz)şehit asker sayısı ise 33tür… Asılanlar arasında Sahte Şeyh’tevardır. Düşünün sahici olsaydı isyana katılır mıydı?Dersim isyanıyla ilgili atılan en büyük yalan ise isyanın büyük bir katliamla bastırıldığıdır. Bu isyan çarpışarak bastırılmıştır ancak katliam yoktur.Ancak dağlık bölgeye ordu birlikleri çıkamayınca 2. isyan adı altında üç uçak gönderilir, oradakileri etkisizleştirmek için. İsyanın önde gelen isimlerinden olan Baytar Nuri lakaplı Nuri Dersimi Fransızlara sığınır. Peki, isyanın amacı neydi ‘Din elden gidiyor’ olamazdı çünkü o bölge insanı çoğunlukla Alevive temelde Türk asıllı ZAZAlardı. Türk Kamer Genç’i hatırlayınız.
Bakın size ailemizden bir ferdin, bu isyanda başına gelen olayı anlatayım: Adı: ALİ ÖZDEMİR, babamın dayısı. Üçüncü hanımdan bile yine çocuğu olmayınca doktora gider. Doktor çocuk olmamasının sebebinin dayımın geçmişte yaşadığı büyük bir şok olması gerektiğini söyleyince anlatır: ‘Kendisi er olarak görev yaptığı Dersim isyanının bastırılması ile ilgili olarak cephede iken, Kürt geçinen isyancı Ermenilerle karşılanıp tutsak alınır, çarmıha gerilir ve ayaklarının dibine odun ve sair yakacak konup ateşe verilir. Diri diri yakılmaktan öyle korkar ki şok geçirir. Vadesi yetmemiştir, asker arkadaşları yetişir, isyancıları püskürtür ve kendisini kurtarır.’ ‘İşte’ der doktor ‘durum anlaşıldı’…
Dersim dolayısıyla Anadolu’nun ortasında neden isyan edilir ki, elbette bir kanton devlet için değil midir? Ta en baştan beri Dersim’de Atatürk’ü soykırım yaptı diye eleştirenlere karşı savunduğun ‘Peki, Doğumuzda isyan başlasa kendimizi savunmayacak mıyız’olurdu. Maalesef başımıza geldi. 1937 Dersim/Tunceli’ye HAYIR ama 2016 Güney Doğu’ya EVET. Ya da Doğu operasyonlarına HAYIR.Devletimiz tam da Irak ve Suriye meselelerine odaklanmışken Musul, Hatay örneklerinde olduğu gibi şimdi de içeride isyan çıkartıldı. Emin olun PKK dışarıda öyle bir propaganda yapıyor ki kendilerinin katledildiğine dair, bakınız Avrupa Parlamenterleri Ankara’ya uğramadanDoğuyu tetkike gidiyorlar. Size soruyorum:Kürt Sait veya Dersim/Tunceli isyanları ile PKK isyanının ne farkı var?ELBETTE DEVLETİMİZİN İSYANLARI BASTIRMAKTA YAPTIKLARI DOĞRUDUR. Vatan savunması için yapılması gerekenleri yöneticilerimize bırakmalıyız.Bugün ‘Tarihten Günümüze Orta Doğu’ dizi yazılarıma SON verirken,ehemmiyetle üzerinde durduğum bir hususu bir kere daha vurgulamamda yarar var: Şeyh Edebâli: ‘Şikayet bize hoşgörü Devleti Yönetenlerimize’ Masa başında yazmak kolay ve biz tamı tamına Irak, Suriye ve Güney Doğumuzda neler olduğunu bilemeyiz. Eminim başta Sayın Cumhurbaşkanımız ve Hükümetimiz olmak üzere bütün Yöneticilerimiz Devlet-i Ebed Müddet için ne gerekiyorsa yapıyorlardır. KENDİLERİNE GÜVENİM TAMDIR. Bizlerde milli bütünlüğümüz ve devletimizin âli menfaatleri için BİRLİK OLALIM, gereksiz yere kamplara bölünmeyelim! 25.3.2016

Share
6.738 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

6+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Ahırda Ata Binen, Kapıyı Yüksek Tutar

    24 Haziran 2022 Köşe Yazarları

    Bu güzel söz merhum Hacı Ömer Sabancı'ya ait, bu hafta da deyimlerden ve güzel anlamlı sözlerden bir demet yapalım istedim. Öncelikle Kendini Sev Bir şeyi yanlış hissettiriyorsa yapma. Çünkü üzülürsün. Tam olarak ne demek istiyorsan onu söyle. Dolaylı yollardan anlatmaya çalışma. Yoksa pişmanlık yaşarsın. Herkesi memnun etmeye çalışma. Çünkü başaramazsın. Kendin hakkında kötü konuşma. Çünkü bu sana zarar verir. Enerjini emen negatif insanlarda uzak dur. Çünkü enerjin sana lazım. Kendine iyi davran. Çünkü sana en çok sen lazımsın. Özgüv...
  • DÜNYA MÜZİK GÜNÜ

    24 Haziran 2022 Köşe Yazarları

    Müzik, insanoğlunun varlığı ile birlikte var olduğu düşünülen insan hayatının en vazgeçilmez unsurlarından biridir. İnsanlığın ortak dili olarak kabul edilen müzik, dini, dili, ırkı, yaşam felsefesi farklı olan milyarlarca insanı sonsuz bir evrenin ortak paydasında buluşturan yegâne sanattır. Müzik, hayatımızın önemli bir parçasıdır. Müzik kavramı, sadece bir eğlence aracı ya da keyifli bir boş zaman faaliyeti olarak tanımlanamaz. Müzik, birçok yönü ile hayatımızın önemli bir parçasıdır. Müzik duygularımıza eşlik eden, bazen ruhu dinlendirip ...
  • RUS KÖYLÜSÜ

    17 Haziran 2022 Köşe Yazarları

    Her dilin bir argosu vardır. Şüphesiz Türk dilinde de kendine göre argo vardır. Her yazar da bu kelime hazinesinden yeri geldikçe zaman zaman yararlanır. İlhan Ayverdi, hazırlamış olduğu sözlükte”argo” hakkında şöyle der:” Ortak dilden ayrı olarak ,daha çok kendini gizlemek isteyen belli topluluklar tarafından kullanılan, herkesçe anlaşılmayan, ortak dilde ki kelimelere farklı anlamlar yükleyen ,mecazî anlamların önemli bir yer tuttuğu özel dil.”. İşte “Rus Köylüsü de böyle bir ifadedir! Böyle bir anlatımı ben İstanbul’da çok yaşlı bi hanım ö...
  • Yüreğinden Öpülmemiş Kadınlar Ağ Gelin/Yaşar Adanur

    17 Haziran 2022 Köşe Yazarları

    Yaşanmış üzeri kapatılmaya çalışılmış öyle hüzünlü hikâyeler duyuyorum ki içim parçalanıyor, insanlığımdan utanıyorum. Hepsini yazmak istesem de yüreğim el vermiyor, kalemim utanıyor, yazamıyorum. Ben yazarken parça parça oluyorum ya bunları yaşayanlar nasıl dayanmış onca sene hayret ediyorum.Ah be insanoğlu “Kadınların haklarına riayet ediniz. Onlara şefkat ve sevgi ile muamele ediniz” diyen Hz. Muhammed'in ümmetiyiz. Bunca kadınımız gözyaşı dökerken öldürülüp kara toprağa gömülürken gönüllerin sultanı Peygamber Efendimiz'in yüzüne mahşer gün...