logo

TARİHTEN GÜNÜMÜZE ORTA DOĞU-10/11

1543

Geçen haftaki yazımda yakın tarihten örnekler vererek yorumlarımı ekledim.
Şimdi 1918 yılında kaybettiğimiz Irak topraklarına geri dönelim. Padişah Abdülhamit’in Musul-Kerkük’teki petrol yataklarından faydalanmaya çalışan yabancılara karşı 4.000 km2lik petrol yataklarının olduğu bölgeyi üzerine tapulaması şeklinde önlemler alması üzerine Barzani ailesi İngilizlerin verdiği parayla birçok yerde isyançıkartır ve onlar hesabına casusluk yapar. (Malum olduğu üzere uluslararası hukukta devlet toprağı el değiştirilebilir ancak özel mülke kimse dokunamaz.) Ayrıca 6 Şubat 1889 tarihinde aynı Padişahemriyle Kerkük yakınlarındaki çok zengin maden ve petrol yataklarının devletleştirilmesine yönelik bir yasa çıkartılır. 1910 yılında İngiltere’nin Musul Konsolosu Vibliki izinsiz olarak Kerkük’ten Süleymaniye’ye geçer, dağlık bölgedeki Barzani aşiret şeyhleriyle görüşüp isyan etmeleri yolunda tembihte bulunur.
-Barzani şeyhi Abdüsselam, üzerine asker sevk edildiğinde, İngilizlerden yardım ve destek alır.
(Sözüme dikkat ediniz, geçmişte Yahudi olduğu halde Nakşibendi veya başka tarikatlardan pek çok şeyhimiz olmuştur. )
-1915 yılında Birinci Cihan Harbi devam ederken Kuzey Irak’ta, 100 yıl önce İngiliz desteğiyle isyan çıkaran Barzani Aşireti İran-Irak ve Körfez Savaşlarında olduğu gibi, bu günde İngiliz ve Amerika desteğiyle benzer işler yapmaktadır.
-1915 yılında isyancılar İstanbul Hükümetine haber salar ve istediklerini belirtirler: 1- Özerklik verilecek, 2 – Lisan Kürtçe (kendi bildikleri) olacak, 3- Mektepler ve yollar yapılacak. İstanbul üçüncü maddeyi kabul eder ayrıca her aileye ve her köye külliyetli miktarda para gönderir. Ama ilk iki maddeye şiddetle karşı çıkar.
Böylece Kürt kardeşlerimiz maalesef İngilizlerin oyununa gelir. Şurası da bilinmelidir ki Kürt isyanlarına aşiretlerin çoğu katılmaz. Hatta bu insanlarımızla Barzani güçleri arasında çatışmalar süregelir. Galip gelen devletine milletine ve dinine bağlı, Padişahına sadık has Kürtlerdir. Ancak Osmanlı yanlısı önderlerin bir kısmı da Türkiye’ye gelip yerleşir. Sonuçta Barzani şeyhlerinden epey kişi idam edilir.
-Dikkati şayan bir hususta; Birinci Cihan Harbinde doğuda Rus ve Ermenilerle biz savaşırken Irak’ta ki isyancı Kürtlerin gelip Ermenilere yardım ettikleridir. (NOT)
-1918 yılında biz Kuzey Irak’ı kaybedince Kürtler haliyle işgalci güç olan İngilizlerden de benzer taleplerde bulunur, tabii başta özerklik olmak üzere. İngiliz, onları kullanmış ve artık ihtiyacı kalmamıştır. Çünkü Suriye taraflarını verdikleri Fransızlarla zaten çekişme halindedir. Ayrıca kafalarında bir Yahudi devletini Filistin’de kurmak vardır. Böylece petrol yatakları kendilerinde kalacak, Araplar ve Kürtler ezilecektir, zaten adil Türk idaresi ortadan kaldırılmış ve her şey yolunda gitmektedir. Sonrasında ne olur dersiniz? Kürtler isyan eder ve İngiliz birlikleri isyancıların peşine düşer. Yüzlercesi öldürülür. Barzanilerin ileri gelenleri başta Yüksekova, Irak, Suriye gibi pek çok yere dağılırlar
NOT : 1915 tehcir hadisesinde Ermeniler Osmanlının güney vilayetlerine doğru yola revan olduklarında yol üzerinde bulunan Kürt kardeşlerimizin yaşadığı köylere tecavüzde bulunurlar. Öldürürler, soyarlar. Bütün bu olup bitenleri Türk hükümetleri ‘Aman kardeşlik bozulmasın, ırkçılık yapmayalım’ diye veya başka sebeplerle hiç anmamaya özen gösterir. Bunları yazmaktaki amacım Kürtlerin aslında Ermenilerin hışmına uğradıkları ve bazılarının maalesef menfaatleri gereği Ermenilerle bize karşı birlikte hareket ettikleridir. Yine tekrar ediyorum; bizim saf, temiz ve her savaşta omuz omuza savaştığımız kardeşlerimizi kastetmiyorum. Kastım Batılıların teşviki ile boşuna iç savaş çıkartanların yanında yer alanlardır.
Kürtler İngilizler tarafından verilen sözlerin nasıl ‘boş’ olduğunu anlamaları gerekir. Çünkü Kürtleri sevmezler sadece amaçları Türkiye’yi hep meşgul tutmak ve petrol bölgelerinin bekçiliğini yaptırmaktır.
TARİHTEN GÜNÜMÜZE ORTA DOĞU-11
SON bir örnekte Dersim denilen hadisede görülür. Irak’ta yaşayan Türk, Arap ve Kürtler Türkiye’ye ilhak olmak istediklerinde Türkiye halk oylaması talep eder. İngilizler bir taraftan Kürt köylerini bombalar bir taraftan da Dersim bölgesinde isyan başlatırlar. Emin olunuz isyancılar Dersim (Tunceli)yöresinin temiz insanları değildir. (NOT:2) Aslında İngiliz’in amacı Atatürk’ün emriyle Irak’a girme hazırlığında olup güney sınırımızda bekletilen askeri birliklerimizi isyan bastırmak amaçlı geri çektirmemizdir. İsyancılar İngilizler tarafından çeşitli sözlerle aldatılan Kürtler ve Ermenilerdir. Çünkü artık Ermeniler Müslüman ismiyle Türk veya Kürt kimliği altında hareket ederler.
NOT 2: İşte size örnek olarak KAMER GENC’i veriyorum.
Yılarca TBMM’de Tunceli Milletvekilliği yapmış ve rahmetli olmuştur. Geride bıraktığı çok önemli bir söz var. ‘Ben Türk’üm. Tunceliler temelde hep Türk’türler.’ Biz kendisini Kürt zannederdik. Aslında Alevi vatandaşlarımızın tamamı Türk soyundan oldukları halde maalesef bu mesele hep gündemde tutulmuştur.
TARİHTEN BİR NOT : Yavuz Sultan Selim Han zamanında dağlık bölgelerde ve kendi hallerinde sessiz sedasız yaşayan bu insanları Safevi Hanedanından gelen Şii tehlikesine (!) karşı bir önlem olarak davet eder, bir araya toplar ve onlara toprak verir. Haliyle tarihin derinliklerinde 1510’lu yıllardan bahsetmekteyim. Zaten 1514 Çaldıran Meydan Muharebesinden galibiyetle ayrılan Yavuz Selim Han için Şii meselesi kapanır.
Şimdi birlik beraberlik zamanı Türk, Kürt, Alevi hep bu memleketin has evlatlarıdır ve dikkatli olmak zamanıdır. Avrupa Birliği bize ‘halkların kendi kaderini tayin’ hakkını tanıyan uluslararası antlaşmaları onaylatmıştır. Bunun da Türk hukukundan üstün olduğunun kabulü demektir. Onun için zaten anayasanın birçok maddesi bu amaçla değiştirilmiş bulunduğundan yeni anayasa çalışmalarında dilerim milli birlik ve beraberliğimizi koruyacak şekilde hazırlık yapılsın. Meclisimizden bunu bekliyoruz. AB’ye girebilmek için önceden imzalamak zorunda kaldığımız gümrük birliğinden sonra maalesef aleyhimizde kullanılabilecek veya bize ekonomik olarak zarara sokacak, ahlaken çöküntü yaratacak ve kimliğimiz unutturacak pek çok fasılda anlaşma sağlanmış yine pek çok kanun çıkartılmıştır.
Burada kendimizden bahsederken dizi yazımın başlığına uymak için geriye yani Irak ve Suriye komşularımızın yürek parçalayıcı durumuna bakarsak, Irak’ta Haziran ayında halk oyuna sunulması gereken anayasalarını takiben bağımsız Kürt devleti ilan edilecektir.
Zaten ön demesi yapıldığı üzere doğu vilayetlerimizi bizden kopartma planları mevcuttur. Kürtleri çekinmeden kullandıkları haritaya göre Bitlis, Bingöl, Diyarbakır,Elazığ, Erzurum, Erzincan,Hakkari, Iğdır, İskenderun, Kahramanmaraş, Kars, Muş, Şanlıurfa, Tunceli, VanKürdistan sınırları içinde gösteriliyor.ABD, Kuzey Irak’ta sadece Kürdistan’ı kurmakla kalmayıp Türkiye’nin parçalanmasını istemektedir.
Hep bir Çin generalinin sözünü ederim ya ‘Şayet kendinizi tanımıyorsanız bir savaş kaybedersiniz, düşmanınızı tanımıyorsanız yine kaybeder fakat ne kendinizi ne de düşmanınızı tanımıyorsanız bütün savaşları kaybedersiniz. Biz ne zaman ki Batıya bel bağladık hep kaybettik. Çünkü onların hilesini çözmeyi başaramadık. Ya da güler yüzlerine kandık. Bu sebepten dikkatli olmamız gerekir.
Peki, bir Kürt devleti kurulsa Irakta dert bitecek mi? Hayır! ABD’ye gereken Irak’ta kurulacak bir Kürdistan değil, doğumuzun da içinde olduğu bir büyük Kürdistan’dır.
Aynen Sevr anlaşması gibi. Denir ki ABD Lozan’ı tanımamıştır. Hülasası Batılıların ve İsrail’in en çok korktukları ülke bizi parçalayıncaya kadar, yapamazlarsa Kıyamete kadar
MÜSLÜMAN TÜRKLER VE TÜRKİYE’DİR.

Share
3.392 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

5+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Mısırlı Aile’sinin Gelini Melek Öztürk ve Kızları Bilge ve Banu Öztürk

    10 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Melek Öztürk hanım, merhum Ali Orhan Öztürk’ün eşidir. Özel İdare Memuru Ali Atlas ile Ev Hanımı Safiye Hanım’ın 3. çocukları olarak 2 Ekim 1942’de Sandıklı, Afyon’da dünyaya geldi. İlkokul ve Ortaokulu Sandıklı’da tamamladıktan sonra 1960 yılında İzmir Kız Lisesi’nden mezun oldu. 1966 yılında Ege Üniversitesi, Tıp Fakültesi’nden mezun oldu ve Van’ın Edremit Nahiyesi Sağlık Ocağı’nda göreve başladı. 24 Kasım 1967 Cuma günü Ali Orhan Öztürk Bey ile evlendi. Bu tarihten itibaren 1969 yılına kadar Malatya’da Sağlık Ocağı’nda, 1969 - 1970 yıllarınd...
  • TÜRKİYE SERBEST PARAŞÜTÇÜLER GÜNÜ

    10 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Paraşütle atlama, genellikle hava araçlarından çıkış yapılarak boşlukta ve belirli bir yükseklikte de paraşüt açarak yavaş bir şekilde yere inilen bir aksiyon sporudur. Hava aracından çıkış ve paraşütün açılması arasındaki zaman “serbest düşüş” olarak adlandırılmaktadır. Birinci ve İkinci Dünya Savaşında, malzeme ve asker indirmek, uçakları arıza yapan pilotların yaşamlarını kurtarmak için sık sık kullanılmıştır. Askeri amaçla kullanılan paraşüt zaman içerisinde spor dalı halini almış olup, Türkiye’de de bu spora rağbet görmüştür. Bu spor özel...
  • Sıla-i Rahim – 2

    05 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    İstanbul'dan Develi'ye bir gönül köprüsü kurmuştuk. Şenliklerle, açılışlarla ve ziyaretlerle bu yıllarca devam etti. Elbette bu iki haftaya sığmayacak kadar değerli büyüklerimiz, arkadaşlarımız ve dostlarımız vardı. Özür dileyerek belirtmem gerekir ki pandemi ve zaman dolayısıyla hepsinin ziyaret etmek mümkün olmadı. Değerli hocamız Ömer Kaliber ile aynı mekânlarda birkaç kez karşılaşıp sohbet etmemize rağmen bir fotoğrafımız olmadı. Yıllar sonra karşılaştığımız arkadaşlarımızla hasret giderdik. Kaymakamlık ve Belediye personeline, beni kucak...
  • DÜNYA GÖKDELEN GÜNÜ

    05 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Gökdelenler, arazinin pahalı olduğu şehirlerde görülen çok yüksek yapılardır. Genellikle metal iskelet üzerine beton dökülerek inşa edilmekte olup, büro ve apartman (daire) olarak kullanılmaktadır. Gökdelen ayrıca gemicilikte geminin uzun direğine verilen isimdir. Bugünlerde en az 40 veya daha fazla kattan oluşan binalar, gökdelen olarak ifade edilmektedir. Gökdelenlerin ağırlık taşıyan sistemleri diğer yapılara göre büyük farklılıklar göstermektedir. 4 kata kadar yapılar sadece duvarlardan destek alabilirler. Ancak gökdelenler çelik iskeletle...