logo

SURİYE TARİHİ VE GÜNDEMİ-1

1543

Bütün gelişmiş toplumlarda fikir üreten çok, konuşan az olur. İnsanlar okur. Seçimler olur, sessiz sedasız. Konu kapanır. Bizde öyle değildir. Okuyan az konuşan çok olur. Konuşanlar da ne konuştuğunu ne dediğini bilmez. Din veya dini terimler kullanılır, din için oy istenir. Ama hak, hukuk ve ahlak, başkasını dinleme yoktur. Hele fikir üretme hak getire. İnsanımız bir makama talip olur ‘acaba hak ediyor muyum’ diye düşünmez. Düşünmediği bir yana onları atayanlarda bu işe pek ehemmiyet vermezler. Hepsi ilişki meselesi.
Siz masa tenisinde Çin takımını yenemezsiniz. Düşünün okullarda, fabrikalarda, kısaca her yerde ping-pong masaları ve iyi oynayan 200-300 milyon oyuncu içinden bir takım seçilecek. Ne kadar kolay değil mi? Bizde birkaç binle ifade edilen bu sporu oynayanlar arasından seçtiğiniz takım ne yapabilir ki öyle bir takıma karşı? Onun için hemen güney doğu asya kökenli bir oyuncuya TC numarası verip Milli takıma alırsınız. İlimde, sanatta, ahlakta, hukukta ve hepsinden önemlisi 50-100 yıllık ülkesinin ve dünyanın geleceğini düşünen ülkelerle nasıl yarışabilirsiniz? Eğer İngiltere ABD yıkılırsa ne yapmalı sorusuna cevap hazırlamış ve daha şimdiden ona göre davranmaya başlamışsa sizin plan ve düşünceleriniz nerede? Bizdeki bu ahlak çöküntüsünü nasıl halledip düşünen insan sayımızı artırırız. A takımları kurabiliriz. Benim bu anlattıklarım hiçbir kimse, kuruluş ve partiye yönelik olmayıp herkesi, toplumun her katmanını, her partiyi ilgilendiriyor olmalıdır. Sayın Putin yıllardır binlerle ifade edilen C ve B takımları yetiştiriyorsa A takımlarını da bunlardan seçecek demek değil midir? Osmanlı Enderun’da doğrudan yönetici yetiştirmedi mi? Bizde de araştıran, okuyan düşünen az olunca ‘eh ne yapalım gücümüz bu kadar’ deriz ya da bir yakınınız yoksa yükselemezsiniz. Karşınıza geçen ve sizinle ne konuşalım, neyi tartışalım dediklerinde A’dan Z’ye tarih, coğrafya, siyasi bilimler, dış politika, ekonomi, uzak görüşlülük, hakiki ahlak ve doğruluk kavramı, milliyet ve dini anlama ve uygulama konuları vesaire diyebiliyor musunuz? Ya da ‘kendinizi iyi yetiştirdiğiniz bir konu, memleketimizi ilgilendirecek bir konuda stratejik öneme haiz bir düşünceniz’ var mı? Kısacası çok konuşan, az düşünen, az okuyan ve dinlemeyenler arasında bir A takımı çıkartmak kolay mı, hele bir de arada destekçileriniz yoksa, karar vericilere nasıl ulaşırsınız ki?
Bu konu üzerinde epeydir yazmayı düşünüyordum. Daha önce yazdım ve savunmadım mı rahmetli Prof. Turhan Feyzioğlu (1922-1988) Güven Partisinin başında iken koç amblemini seçmesinin sebebi bu hayvanların arkadan vurma gibi huylarının olmadığı, ancak kafa kafaya vuruştukları ve kendilerinin de fikirle açıkça yarışmak istedikleri için o seçimi yaptıklarını izah ederdi de bu da pek hoşuma giderdi. Peki, size konu ile alakası olmayan fakat açıkça mertçe, yarışma ve vuruşmanın, hatta kavga etmenin bir örneğini anlatayım mı? Yıl 1402 Ankara Meydan Savaşı. Dünyayı idare eden Yıldırım ve Cengiz Han oğlu Cuci’nin (1185-1227) kurduğu Altınordu Devletinin yaptığı akınlarla zayıflayıp yıkılmasına sebep olan ve kendisinin de Cengiz Han soyundan geldiğini söyleyen bir başka Türk Hakanı, Timur Han. (Öyle ki Altınordu’nun zayıflamasıyla Ruslar ortaya çıkmışlardır.) Yıldırım savaş bölgesine öyle bir süratle intikal eder ki Timur kendisini birkaç gün sonra gelebileceğinden rahattır, hazırlıksızdır. Yıldırım Han oğlu Çelebi Mehmet babasına bir gece baskınıyla karşı tarafı dağıtacaklarını söylediğinde Yıldırım’ın verdiği cevap tarihe geçecek niteliktedir: ‘Olmaz oğul’ Sabah olsun, Timur ordusunu düzenlesin, mertçe dövüşelim’. Sonuç bazı Beylerin Timur tarafına geçmesiyle gelen mağlubiyet. Nereden nereye gelen bir anlayış.
Toplumumuz gergin, insanımız bölük pörçük konuşmalarımız hep menfaat üzerine kurulu, ülkemiz, çocuklarımızın geleceği ve komşu ülkelerimiz için uykusu kaçan var mı? Maalesef her türlü hile ve desisenin, parayla komutan satın alınan IRAK ve SURİYE örnekleri ortada. Irak gitti Müslümanlar ders almadı şimdi de tarihin hiçbir devrinde olmadığı kadar karışık hesapların olduğu, onlarca devletin askeriyle, ajanlarıyla, toplarıyla, uçaklarıyla geldiği bir ülke Suriye. Komşumuz, Müslüman ülke, ırkdaşlarımızın yaşadığı, kardeşlerimizin olduğu bir ülke. Aylar önce yaptığım yorumlar, yazılarım ve tweet’lerim ile Kuzey Suriye’de Batı planları gereği olan ilk ve kısa vadede 6 adet hedeflerinin var olduğunu bunları okumanın zor olmadığını, çünkü uzun vadede ulaşmak İstedikleri Büyük İsrail Devleti sınırlarının temel taşlarından biri olan Türkiye’nin kuşatılması çerçevesinde, kuzey Suriye’yi Kürtleri kullanarak ele geçireceklerini anlamamak mümkün değildi. 6.11.2015 Devamı haftaya

Share
5.217 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

9+8 = ?

#

SURİYE TARİHİ VE GÜNDEMİ-1” için 1 yorum

  1. Avatar erkan gokkaya : diyor ki:

    Selim bey ülkemiz ve milletimizin geleceği için bu haykırışınızı takdir ediyorum. Rabbim aydın, kültürlü, vefalı, inançlı ve milli değerlere bağlı insanlarımızın sayısını artırsın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Farkına Varmadan Yaşadıklarımız

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Ne kadar kıymetliymiş, denizin dalgalarını, gökyüzünün maviliğini izlemek. Ne kadar kıymetliymiş, sevdiklerine sarılabilmek, öpebilmek, onları ziyaret edebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, yağan yağmurda ıslanabilmek, rüzgârın kokusunu çekebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, sokaklarda, caddelerde gezinmek, amaçsızca yürümek. Ne kadar kıymetliymiş, korkmadan, tedirgin olmadan markete, alışverişe, pazara gidebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, kafeye, pastaneye, çay bahçesine oturup, bir çay kahve içebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, öksürebilmek, hapşırab...
  • Dolmuşculara Bir Çift Lafım Var!

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    65.000 Nüfuslu bir ilçede yaşıyoruz. Dolmuşçular bisiklet projesine itiraz ediyormuş ekmek kapılarına engel olur diye. Ben de şunu demek istiyorum dolmuşçuların ekmek kapısına engel oluyor diye özel araç kullanımını mı yasaklayalım ? Yok böyle bir dünya! 65.000 nüfuslu ilçede 30.000 araç var ve trafik sorunu var. Bu sorun gitgide artıyor. Bu sorunu nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz? 65.000 nüfuslu ilçede bisiklet kullanımı ne kadar etkiler ekmek kapısını. Neden alternatif ulaşım aracı hakkı verilmesin insanlara. Sadece dolmuşa bineceksiniz baş...
  • KARA VEYA EFSANE CUMA

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Kara Cuma ismini son yıllarda adını sıklıkla duymaktayız. Kara Cuma, adından da kolayca anlaşılabildiği gibi doğrudan ülkemiz kültürü ile ilgili özel günlerden biri olmadığını söyleyebiliriz. Öyleyse Kara Cuma (Black Friday) nedir? Kara Cuma, ABD'de başlayan ve Şükran Günü ile sıkı bağları bulunan bir gelenektir. Her yıl Kasım ayının dördüncü Perşembe gününde kutlanan Şükran Gününden sonraki Cuma günü, halk çarşı veya meydanlarda bulunan büyük mağazalara giderek alışveriş yapmaktadır. Bazı şirketler bu rutini kâra çevirmek ve daha çok ürün sat...
  • DEVELİ’DE İLK ÖĞRETİM KURUMLARI ve İLK ÖĞRETİM KADROSU-3

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Geçen hafta değerli eğitim tarihçimiz Prof.Dr.Yahya Akyüz'ün yazdığı Kız İlkokulları Tarihi Gelişimi hakkındaki mükemmel bir yazısından faydalanmış ve kısaltılarak sizlere derli toplu bir bilgi vermeye çalışmıştım. ”Eğitim Tarihçimiz” dedim, çünkü birde aynı isim ve soyadını taşıyan A.Ü.DTCF. Yeni Türk Edebiyatı öğretim üyelerinden Prof.Dr.Kenan Akyüz vardır ve benimde hocalarımdandır.” Modern okulculuğa, azınlıklar ile misyonerler bizde daha erken dönemlerde başlamışlardı. Hatta matbaalarıyla beraber ! Öyle ki, modern yetim haneler, iptid...