logo

Süphan Dağı Efsanesi

Doğu’nun uzun kış gecelerinde nenemi dinlemeye bayılırdım.  Siyabend ile Hace’nin hikâyesi, Süphan Dağı’nda geçiyordu. Zozan (yayla) nenem anlatırken bende gözümün önünde Süphan Dağı olayını yeniden yaşıyordum. Nasıl unuturum Siyabend’in parmak ısırtan kahramanlığını? Ve göz yaşartan hikâyesini. Süphan Dağı eteklerinde yaşayan bir yiğittir. Yoksul bir köylüdür. Zayıf ve cılız delikanlıdır. Bu nedenle ona Kürtçede “ipin gölgesi”anlamına gelen Siyabend adı verilir. Annesi, babası, kardeşi yoktur. Amcasının sürülerine çobanlık yapar. Her gün Süphan Dağı’nın ayrı bir eteğinde, kimi gün Van Gölü’nün çivit mavisine dalar. Kimi gün gökyüzünün açık mavisine…

Siyabend ile Hace’nin Hikâyesi:

Siyabend Bir gün rüya görür. Aksakallı bir derviş, sevgiyle yaklaşır yanına.- Senin ölümün insan eliyle olmayacak. Sırtını hiçbir insan yere getiremeyecek, Der. Sonra oradan kaybolur.

Siyabend şaşırır. Akşam üstü köye döner. Susamıştır, çeşmeye yönelir. Çeşmede kimse yol vermez. Hâlbuki su içene yol vermek, yardımcı olmak adettir.

Siyabend kızar. Her tuttuğunu bir yere savurur. Suyunu içer. Bu arada köylüler, kendisini şikâyet için amcasına giderler. Siyabend daha yoldayken amcasının geldiğini görür. Durumun iyi olmayacağını anlayıp kaçar. Sürüsü ortada kalır. Amcası onu yakalamak için ardına düşer ama nafile. Bir yandan karanlık, bir yanda Süphan Dağı, Siyabend’e kol kanat gerer. Onu bağrına basar. Siyabend her sırrına sahip olduğu Süphan Dağı’ında izini ustalıkla kaybettirir ve amcasının elinden kurtulur. Ancak beterinde beteri vardır.

Bu kez , Süphan Dağı’nın aman vermeyen şakisine rastlar. Saldırı anında karşılık verir gözünü kırpmadan kılıcını savurur. Onu ilk darbede yere serer.

Şaki, Siyabend’den aman diler. Kardeş olmayı önerir. Siyabend kabul eder. İki arkadaş o gümden sonra Süphan Dağı’nı adım adım dolaşır. O eteği benim, bu eteği senin avlanmaya başlarlar. Günün birinde, tek bir çadır görürler. Süphan Dağı’nın dumanlı, karlı tepelerinde. Yaklaşır bakarlar, içinde ay parçası kadar güzel bir kız. Esmer güzeli Hace,yedi kardeşi olduğunu söyler. Yıllardır kendisini isteyen Arap Şeyhine karşı savaştıklarını belirtir.

Siyabend ile kardeşliği çok etkilenir. Siyabend yardım sözü verir. Köye iner, Arap Şeyhi ile zorlu bir kavgaya tutuşur. Onu mağlup eder. Hace’nin yedi kardeşini kurtarır. Yeniden kavuşan sekiz kardeş tekrar mutlu günlerine dönerler.

Ancak, Syabend’le kardeşliğinin iyiliğine karşılık vermek isterler. Akraba olmak için, Hace’nin Siyabend’e verilmesi uygun görülür. Siyabend’in düğün için şehre gitmesi gerekir. Fakat bir türlü gitmek istemez. Kardeşliği durumu anlar. Ellerini ayaklarını bağlayıp öyle gitmesini önerir. Siyabend dediği gibi yapar ve köyden ayrılır.

Fakat Arap Şeyhi fırsatı kaçırmaz. Köye baskın düzenler. Hace’nin yedi kardeşini de öldürür. Siaybend’in kardeşliğini de ağır yaralar. Hace’yi, kaçırır. Siyabend ertesi gün köye döner. Ancak kuytu bir yerde iniltiler duyar. Yaklaşınca kardeşliği ile karşılaşır, ölmek üzeredir. Zorlukla acı durumu anlatır Siyabend’e. Beyninden vurulmuşa döner. Atına atladığı gibi şeyhin peşine düşer. Gece gündüz izlerini takip eder. Sonunda onu kıstırır şeyh ve adamlarını öldürüp Hace’yi kurtarır. Yorgun argın tekrar Süphan Dağı’na döner. Günlerdir aç ve susuzdur. Dinlenmek için başını Hace’nin dizine koyar. Amacı biraz dinlenmektir.

Çok geçmeden acı bir iniltiyle uyanır. Hızla doğrulup çevresine bakınır. Gözü önlerinden geçen yedisi erkek sekiz geyiğe takılır. En çelimsizi, dişi geyiği diğerlerine vermemek için büyük mücadele vermektedir. Bunun Hace’nin hikâyesini anlattığını anlamakta gecikmez. Yerinden ok gibi fırlar.-Seni ağlatan bu geyikleri hiç canlı bırakırmıyım? Der. Kılıcını kaptığı gibi peşlerine düşer. Yedi geyiği öldürür. Sonra da en çelimsizini vurur. Ancak yanına yaklaşınca çelimsiz yaralı geyik Siyabend’e bir tekme savurur. Can havliyle vurduğu darbe sert olur. Siyabend dengesini kaybederek uçuruma yuvarlanır. Hace yıldırım gibi olay yerine varır. Uçurumun başına gelir. Gördüğü manzara onu çıldırtır. Siyabend uçurumun dibinde kanlar içinde debelenmektedir. Hace yukarıda, Siyabend aşağıda. Uzun süre sıtranlar (şarkılar) söyleyerek dertleşirler.

Siyabend Hace’nin amacasının yanına dönmesini ister. Ama Hace biricik nişanlısını bırakıp gitmek niyetinde değildir. Siyabend’in ısrarına aldırmaz. O canını teslim etmeden uçurumdan atlar. Artık tek olan inilti ikiye çıkmıştır. İki yorgun sevdalı, yan yana ölüm yolculuğuna başlar. Onlar ruhlarını teslim ederken, gözyaşları pınar olur. İkisinin arasından akmaya başlar.

Her baharda ise Hace’nin mezarının başında beyaz, Siyabend’in mezarı başında da mavi gül biter. Güller katmer katmer olur. Tam birbirlerine kavuşacak hale gelir. Ancak bir geyik onları gelir yer. Bir türlü kavuşmalarına fırsat vermez. Bu manzara asırlardır sürüp gider.

Bu ilginç hikâyeyi 1973 yıllarında Babıali’de gazetede birlikte çalıştığımız gazeteci Rahmetullah Karakaya ağabeyimin 1996 yılında Denge Yayınları arasında çıkan “Süphan Dağı” kitabından aldım. Kalemine ve yüreğine sağlık Rahmetullah ağabey.  Anadolu’da her yüce dağın bir hikâyesi vardır. İşte  “Süphan Dağı Efsanesinin”  unutulmayacak bir hikâyesi.

 

Share
330 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

1+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Develili Kabadayılar ve Âlemin Adamları

    20 Mayıs 2022 Köşe Yazarları

    https://www.cagdasdeveli.com.tr/e-gazete/cagdas-develi-gazetesi-e-gazete/cagdas-develi-gazetesi-20-mayis-2022-sayfa-7.html...
  • ULUSLARARASI KLİNİK ARAŞTIRMALAR GÜNÜ

    20 Mayıs 2022 Köşe Yazarları

    Her yıl 20 Mayıs’ta dünya genelinde “Uluslararası Klinik Araştırmalar Günü” kutlanmaktadır. Kutlamanın çıkış noktası, bu alandaki ilk bilimsel çalışma olarak kabul gören İngiliz Doktor James Lind’in 20 Mayıs 1747 tarihinde başlattığı iskorbüt hastalığı ile ilgili araştırmasıdır. (İskorbüt, C vitamininin aşırı derecede yetersizliğine bağlı olarak gelişen bir hastalık türü olup, anemi, hareket kısıtlılığı, halsizlik, kanamalar, kol ve bacaklarda ağrı, vücudun bazı bölgelerinde şişlik, cilt problemleri, diş eti hastalıkları ve diş kaybı gibi olums...
  • Bizim Erciyes

    11 Mayıs 2022 Köşe Yazarları

    Erciyes Dağı, Develi’nin sembolüdür. Bugün bir çok kurum ve kuruluşun amblemlerinde Erciyes figürünü kullanmaları, kendilerini Erciyes Dağı'na göre tanımlama ve konumlandırma arzularının göstergeleridir. Muhteşem bir manzarayı gözler önüne seren, beyazlara bürünmüş bu “kadim dağ” yücelik taşıması ve saygı uyandırmasından dolayı, bazı seyyahlar tarafından “asil, ünlü, soylu” sıfatlarıyla nitelendirilmiştir. İlkel dinlere inanan toplumlarda dağlar, Tanrı’ya en yakın yerler olarak kabul edilir. Sümerlerde dağlar kişiselleştirilmiş ve tanrısal...
  • DÜNYA HİPERTANSİYON GÜNÜ

    11 Mayıs 2022 Köşe Yazarları

    Hipertansiyon, günümüzün en büyük sağlık sorunlarından birisi olup, rutin sağlık kontrollerinde teşhis edilmektedir. Hipertansiyon, kalpten vücuda taşınan kanın atardamar duvarlarına uyguladığı kuvvetin, kalp hastalığı gibi sağlık sorunlarına neden olabilecek kadar yüksek olduğu yaygın bir tıbbi duruma verilen bir isimdir. Hipertansiyon aynı zamanda “yüksek tansiyon” adıyla da bilinir. Kalp ne kadar çok kan pompalarsa ve atardamarlar ne kadar dar olursa bireyin tansiyon değeri o kadar yüksek olur. Erişkin bir kişinin kan basıncının 140/90 mm...