logo

SÜLEYMAN DEMİREL’E RAHMET DİLİYORUM

1543

Yıl 1979. Demirel Hükümetinin aldığı iktisadi kararlar ve yetkili Merhum Turgut Özal. Anarşi her yerde: Sağ sol çatışması ve ayrıca sağ-sol çatışması adı altında insanımızın hasımlarını öldürmesi, polisin, öğretmenin, memurun bölünmesi ve ülkenin gördüğü zararlar. İşin acı yanı sağdan ve soldan gençlerin pek büyük bir çoğunluğunun samimi duygularla ve ‘vatanı kurtarmak amacıyla’ diğerini öldürmesiydi. Nedeni konuşma kültürünün ve eğiliminin yokluğu. Demokratik görüş ve anlayış sıfıra yaklaşmış, dış güçler cirit atıyor. Hiç unutmuyorum polis raporunda anlatılanları: Uşak’ta öldürülen bir sağcı eczacı ve öldüren solcular, üç tam gün sonra öldürülen bir solcu eczacı ve öldüren sağcılar. İntikam denmesine rağmen gerçekte silah aynı. Akşam TV’de siyasetçiler konuşur ertesi gün bölük pörçük olmuş insanımız birbirine girer. Sakinleştirici siyaset güdülmez, gerginlik politikası hâkimdir. Para, zaman ve can kaybı… Ülke tam bir felaket içinde. Büyük çoğunluk dua ediyor; ‘asker gelsin’ diye.

Yıl 1980, günlerden 12 Eylül ve askerî darbe. 1982 Anayasası % 92 ile kabul ediliyor ve Kenan Paşa Başkan. Bakınız şunu açıklığa kavuşturalım: Ben darbe iyidir demiyorum sadece tespitlerimi söylüyorum. Yoksa Rahmetli Alpaslan Türkeş’in dediği gibi kötü bir demokrasi bile darbeden iyidir. İnsanımız ne diyordu? En büyük Kenan Evren Paşa! Yalan mı? Ne çabuk unutuldu? Evet, haksızlığa uğratılanlar oldu. İnkâr edilemez ama ülke elden gidiyordu. 1983 seçimi ve malum Turgut Özal devri. Hep derdim ki bir gün Özal’ın heykeli dikilebilir… Eleştiriler, eleştiriler. Herkes her şeyi bilir ya. Devam ahkâm kesmeye. Özal’a inanılmaz hakaretler.
Ömür bitti ve KENAN EVREN PAŞA ve ardından SÜLEYMAN DEMİREL VEFAT ETTİ. Evren Paşayı, Demirel’i beğenmeyebilirsiniz. İnsanımız bu seferde daha kişi toprağa verilmeden hakkında konuşmaya başladı; hakarete varan yazılar – sözler. Neden kabullenemiyorsunuz? Bugüne gelinirken, ülkemizin düşman işgalinden kurtulmasında, İslam’ın anlaşılır hale getirilmesinde, iktisadi, demokrasi ve sosyo-kültürel manada gelişmemizde aşağıda isimleri bulunup tamamı ahirete irtihâl etmiş bulunan her bir kişinin katkısı olduğunu. Ölümüne bir şekilde bazı insanımız tarafından sevinilenlerin tamamı Cumhuriyet tarihimizin başkan veya başbakanları değil mi? Ölüm tarih sıralarına göre; Atatürk(57), Menderes(62), İnönü(89), Bayar(103), Özal(66), Türkeş(80), Ecevit(81), Erbakan(85), Evren(97) ve Demirel(91). Ne gariptir ki bu devlet büyüklerimizden bazılarının vefatına sevinmiş olanlar bazılarına da çok üzüldüler. Sanki bizler hiç ölmeyecekmişiz gibi. Ya da bugün önder dediklerimiz ölmeyecekmiş gibi.
Üç aylara saygı gösterdi diye affedildiği söylenen hırsızın cennete gittiğini anlatan dînî hikâyeyi duymuşsunuzdur veya çocuğun saçında elini temizlediği halde çocuk sevinince affedildiğini anlatan hikâyeyi.
Bunları camide dinlersiniz ve ayrıca ‘ölülerinizi hayırla yâd ediniz’ ‘kardeşiniz hakkında gıybet etmeyiniz’ ‘Gıybet ölü eti çiğnemek gibidir’ sözlerini hemen unutuverirsiniz. Kim kimin cennete veya cehenneme gideceğini bilebilir ki. Siz hem yargıç hem savcı olamazsınız.
Bütün geçmişlerimizle birlikte devletimize, milletimize ve İslam dünyasına hizmet eden bütün yöneticilerimize rahmet diliyorum.

Share
3.076 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

10+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Gevher Nesibe Sultan Surlardan Sızan Aşk

    19 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    İlk romanı “Anılarda Son Ermeni” ile yakaladığı büyük başarıyı sonraki eserlerinde de devam ettiren Abdullah Ayata, yalnız Kayseri'nin değil, bütün Türkiye'nin beğenerek okuduğu önemli yazarlarımız arasına girmiştir. Bu romandan sonra Ayata Anılarda Son Ermeni'nin yazarı diye anılacaktır. Müthiş doğa tasvirleri, usta dil işçiliği ilmek ilmek dokunan bir Abdullah Ayata romanından bahsediyorum. Elime aldığımda bırakamadan okuduğum Gevher Nesibe Sultanın hayat hikâyesini konu alan romanda, usta yazarlara mahsus bir üslup, ne anlattığı değil, nası...
  • DÜNYA TUVALET GÜNÜ

    19 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Tuvalet, insanlık tarihinin en önemli ihtiyaçları arasında yer almaktadır. Yeri geldiğinde yemek içmek kadar önemli olan tuvalet ya da Hela, insan boşaltım sistemi artıkları olan dışkı ve idrarın boşaltılması ve uzaklaştırılması amacıyla tasarlanmış sabit düzenekler ile bunların yerleştirildiği kapalı mekândır. Tuvalet sözcüğü dilimize Fransızcadan girmiştir. Kelimenin aslı Fransızca “Toilette” olup, temizlik anlamına gelmektedir. Tuvalet kelimesinin dilimizdeki diğer isimlendirmeleri ise, abdesthane, ayakyolu, kenef, yüznumara (00), memişhane...
  • Develimizin İlk Diplomalı Diş Hekimi: Dr. Lütfü AVCI

    13 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Kuruluşundan bugüne derneğimizin faaliyetlerini ve tarihçesini, "Derneğimizin hafızasını" yazmayı planladığımda değerli Yönetim Kurulumuz,hemşehrilerim beni destekleyerek yüreklendirdi. Derneğin Başkanları ile ilgili fotoğraflar ve bilgiler edindim. Başkanların yakınlarıyla tek tek görüştüm. Kitabımız son aşamaya geldi. Değerli hocam Cavit Avcı’dan ağabeyi merhum Başkanımız Lütfü Avcı’yı anlatmasını rica ettim. Beni kırmayıp bu güzel yazıyı kaleme aldı. Bu vesile ile Avcı Ailesi’nden ahirete intikal edenleri rahmetle anıyor, hayatta olanlara sa...
  • Beyazdan Yeşile Bisiklet Turizmi ile ilgili Konferans

    13 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Develi Bisiklet ve Doğa Sporları Kulübü Derneği’nin 4 Kasım 2020 Çarşamba günü Kayseri Erciyes Mirada Otel’de düzenlemiş olduğu “Beyazdan Yeşile” Bisiklet Turizmi ile ilgili konferansa; Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Develi Belediyesi, Spor A.Ş., Erciyes A.Ş., Karayolları Genel Müdürlüğü, ORAN Kalkınma Ajansı; Middle Earth ve Eon Turizm; Enverçevko Ulusal & Eurovelo ve Grandprix Koordinatörleri, Develi Bisiklet ve Doğa Sporları Klubü Derneği üyeleri ve Abdullah Gül Üniversitesi’nden akademisyen ve öğrenciler katıldı. Bisiklet ve D...