logo

30 Ağustos 2019

“Şule Yüksel Şenler Anısına”

 

Biz dava kadını, ebedi âleme göçtü. Hepimizin hayatına dokundu. Bilincimizin şahsiyetimizin oluşmasında büyük katkısı oldu. Kızlarımızın rol modeli oldu. Allah rahmet eylesin. Ruhu şad, mekânı cennet olsun. ( Kamber Çal -Önder, Genel Başkanı)
Şule Yüksel Şenler’in Ardından
Bir öncümüz daha ahrete revan oldu. Şahidiz bereketli bir ömür geçirdiğine. Şahidiz öncülüğüne. Şahidiz duruşuna, vakarına. Yolun açık olsun Şule Abla.
Yerin Kevser Havuzu başı, komşun Resul olsun. Kendisini başörtü ve gençliğe adayan gazeteci yazar Şule Yüksel Şenler 81 yaşında vefat etti. Mekânı cennet olsun.
Şule Yüksel Şenler, ömrünü gençlerin bilinçlenmesine, hak ile hemhal olmasına harcadı. Romanlar, köşe yazıları yazdı, konferanslar verdi. Nefesi yettiğince hakkı anlattı. Huzur Sokağı ile hayatımıza dokundu, ebedi yurduna göçtü. Mevla rahmet eylesin.
Şuurlu bir nesil yetiştirmek için ömrünü vakfeden ve başörtüsü mücadelesinin öncü isimlerinden Yazar Şule Yüksel Şenler Rahmet-i Rahman’a yürüdü.
Bazı hayatlar duruşu ile bile ne çok şey anlatıyor ne çok şey öğretiyor. Ölümün en güzel hâli geride örnek alınacak bir hayat bırakmak olsa gerek. Allah rahmet eylesin mekânı cennet olsun. Ebedi istirahatgâhında ebedi huzura ermesi duasıyla.
Huzur Sokağı
Gençlik yıllarımın popüler kadın yazarlarından biri olan Şule Yüksel Şenler’in “Huzur Sokağı”, bir zamanların bir milyonun üzerinde satmış, 43 yılda yüz bir baskı yapmış, yazarın ilk romanıdır. “Birleşen Yollar” adıyla yönetmen Yücel Çakmaklı tarafından sinema filmi yapılan bir eser. Başrollerini sinemanın sultanı Türkan Şoray ve sinemanın jönlerinden İzzet Günay oynadı. O günün popüler gazetesi Bugün’de Merhum M. Şevket Eygi tarafından bir yazı yayınlandı ve büyük ilgi topladı. Huzur Sokağı uyarlanarak ATV televizyonunda şimdi dizi oldu. 1969 yılında kaleme alınan bu romanın konusu; bir aşk hikâyesi. Dinine düşkün, iyi ahlaklı, yakışıklı bir üniversiteli olan Bilal ile tam tersi hayat süren, geleneklerine bağlı, Feyza’nın yaşamları konu ediliyor. Feyza, temiz kalpli, manevi değerlere bağlı bir karakter. Bilal, içine kapanık maneviyatına önem veren, yardımlaşmayı seven bir yurdum insanı. Bilal ve Feyza, öylesine güçlü, ibret dolu aşkla birbirine bağlanmaları insanlara ilham olmuş, çocuklarına Bilal ve Feyza ismini koymuşlar.
Şule Yüksel, Anadolu’nun birçok yerinde konferanslar verdi. Kadınları tesettürlü yaşamaya davet etti. Konferanslarda modelini kendi çizdiği kıyafetler giydi. Konferans verdiği salonlar tıklım tıklım dolar. O zamanın popüler kadın gazetecileri arasına girer. Herkes tarafından tanınır. Yazıları o kadar etkilidir ki onun erkek olduğunu düşünenler bile vardır. Rüzgârda saçı açılmasın diye başörtüsünü arkadan bağlar ve bir stile sokar “Şulebaş” başörtüsü yeni bir tarz olur. Bu tarz bayanların büyük ilgisini çeker. Başörtüsünün siyasi bir tarafı olmadığını anlatır. Huzur Sokağı, Türkçe yazılmış ilk “Hidayet Roman’ı” olur. Şule Yüksel Şenler’i açık olarak dinleyenler kapalı olarak salondan çıkarlar. 1968′ de Ankara’da yaptığı konuşma ‘İslami Kadın Hareketi’ açısından başlangıç sayılır. Bu ekolden gelen tesettürlü birçok gazetecinin Şule Ablası olur.
Dönemin Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’a açık mektup yazısından dolayı ceza alır. Cezasının affedilesi gündeme geldiğinde suçlu olduğunu kabul edemez, suçlular, kabahatliler affedilir diye düşünür. Eğer bir insan idealist ise, dava insanı ise onun gereğini yapmalıdır. Yayın organları “Sıkmabaş Şule kaçıyor “diye yazarlar. Kendi rızasıyla ceza evine gider ve teslim olur. Arsanlar gibi cezasını çeker. Cezaevinde romanın ikinci bölümünü yazmasına müsaade edilmez. Cezasını çekip çıktıktan sonra ikinci bölümünü yazar. Roman hakkında ‘Sadece bir aşk öyküsü değil, karşı karşıya iki yaşam tarzı işlenmiş. İçinde ideolojide vardı, belki de dönemin ihtiyacına cevap veriyordu” diye yazıldı. Şule Yüksel, “bu romanı insanlara hizmet duygusu ile yazdım. Allah rızası için bir şey yapmak istedim” diyor ve ekliyor ‘Bu kitap öyle çok okunsun ki bu hakikatler başka hidayetlere vesile olsun ve ben bunu göreyim.’ diye dua ediyor. Romanı uzun saçlı, küpeli gençlerin bile elinde gördüm. Ve herkes bu kitabı okudu.”
Şule Yüksel bir devre damgasını vuran bir yazar, modern usullere göre yaşayan bir aileden geliyor. Ağabeyi Özen Şenler’in etkisi ve yönlendirmesiyle gençlik yıllarında tesettürlü bir hayatı seçer. Sonra da kendini, tüm hayatını davasına adar. Artık o döneminde popüler yazıp çizen gazetecilerdendir.
Şule Yüksel, “Ben hep konferanslarımda şunu söylerdim: Müslümanların sineması tiyatrosu yok. Halkımızın iç rahatlığıyla gideceği, sağlam fikirli, mazbut oyunların sergileneceği salonlarımız neden olmasın. Neden bizim filmlerimiz olmasın. Hep böyle feryat ederdim.” diyor ve devam ediyor.
”Ben eşlerime hiç âşık olmadım. Benim davamdan başka hiçbir şeyi gözüm görmüyordu.” diyerek benim gözümde nasıl bir idealist insan olduğunu gösteriyor.
Huzur Sokağı ile ilgili basında yazılanlar
*Naif bir öyküdür, ‘Huzur Sokağı’nda anlatılan. Çoğunluğun dejenere edici zalim baskısı karşısında direncini korumaya çalışan yoksul bir İstanbul sokağının öyküsü anlatılır öncelikle…
Yoksul ama dindar, yoksul ama mutlu, yoksul ama dayanışmacı. Sadece sokağın öyküsü yoktur romanda. Yoz hayatlar yaşayan zengin Batılılaşmış tiplerin aşağılamalarına, alaylarına, acımasızlıklarına karşı, “Ben inancımı yaşamak istiyorum” diyenlerin vakur direnişi de vardır.
(Ahmet HAKAN – Hürriyet Gazetesi)
*Şule Yüksel; Evet, Huzur Sokağı’nı dualar ve gözyaşlarıyla yazdım. “Allah’ım çok geniş kitlelere ulaşmayı nasip et ve kalplere iman hakikatlerini yerleştir.” diyerek yazdım. 101. baskısının yapılmasında o duaların hikmeti var. Ben aciz bir kulum. O samimiyet, ihlâs ve yakarışı Rabb’im kabul etti ve çok geniş zamanlara ve nesillere ulaştırdı. Bugünün okuru yazarını tanımadan meseleleri bilmeden okuyor bu kitabı. Solcu ya da ateist dediğimiz gençlerin koltuklarında bile gördük Huzur Sokağı’nı. İnşallah bunun dizi film olarak verilmesi hayra vesile olur. Basından.
* ATV’de yepyeni bir dizi! Huzur Sokağı yakında başlıyor. Ünlü yazar Şule Yüksel Şenler’in aynı adlı eserinden esinlenerek çekilen dizi, herkesin büyük özlem duyduğu huzurlu bir semtin aynı mahallesinde yaşayan birbirine zıt iki kişinin yaşadığı dramatik ve ibret verici aşk hikâyesini ekrana getirecek. Bambaşka dünyaların insanları olan Feyza ve Bilal’ın ölümsüz aşkını anlatacak. (Haberciniz)
*Feyza ile Bilal’in aşkı bundan tam 43 yıl önce Huzur Sokağı’nda başladı. Farklı yaşam tarzları, aşklarına engel olamadı ama bu aşk tamamına da eremedi; hiç kavuşamadı Feyza ve Bilal. Huzur Sokağı öylesine büyük bir ilgi gördü ki romanın popülaritesi günümüze kadar ulaştı. (Necla BAYRAKTAR – Sabah Gazetesi)
Başörtüsü mücadelesinin öncü isimlerinden, ömrünü gençliğin şuurlandırılmasına adayan değerli yazar Şule Yüksel Şenler hanımefendi’ye Allah’tan rahmet, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.
(Daha önce yayınlanan yazımın başka bir versiyonu)

Çağdaş Develi Gazetesi, 30 Ağustos 2019, Sayfa 7

Share
1.251 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

1+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İstanbul Develi ve Yöresi Derneğimizde Başkan Necati DEVELİOĞLU Dönemi : ( 25.11.2001 – 09.11.2003)

    14 Nisan 2021 Köşe Yazarları

    24.11.2001 Tarihinde Yapılan Olağan Genel Kurul yapılarak yeni yönetim belirlendi. Buna göre; Başkan: Necati Develioğlu, 2.Başkan: Coşkun Aksu, Muhasip: Mehmet Papak, Genel Sekreter: Ramazan Kaya, üyeliklere; Mehmet Bingöl, Prof. Dr. Burhan Kuzu, Hayrettin Ertekin, Nevzat Çulhaoğlu, Mehmet Paksoy seçildiler. Develili olarak belli bir kariyeri ve birikimi olan, ülkemiz genelinde, gerek resmi, gerekse STK'larda lider durumda olan medar-ı iftiharlarımız; Başbakan Yardımcısı Sayın Hüsamettin Özkan, Anadolu Holding Yönetim Kurulu Başkanı İzzet Öz...
  • DÜNYA BİYOLOĞLAR GÜNÜ

    14 Nisan 2021 Köşe Yazarları

    16 Nisan tarihi her yıl ülkemizde “Biyologlar Günü” olarak kutlanmaktadır. Biyologlar, canlı sistemini ve onunla ilişkili tüm sistemleri inceleyen, anlayan, anladıklarından yepyeni şeyler üreten, ürettiğini yine canlılar ve çevresindekiler için faydalı hale getiren bilim insanlarıdır. Biyologlar, biyoloji çerçevesinde tüm araştırmalarını yapar ve çalışmaları yürütürler. Biyoloji, gelecek nesiller için sağlık, çevre, gıda, enerji gibi başlıca alanlarda sürdürülebilir bir topluma önemli ölçüde katkılar sunan ve hızla gelişen bir bilimdir. Biyolo...
  • DEVELİ’DE KUMAR VE KUMARHANELER-1

    14 Nisan 2021 Köşe Yazarları

    Cumhuriyet Gazetesi'nin 4. Nisan 2021 tarihli ekinde Tayfun İşbilen tarihî binalar ile kumarhaneler arasındaki bağı ortaya koyan kısa fakat özlü bilgiler veren bir yazısı dikkatimi çekmişti. “Casino binaları mimarisi kadar tarihteki ziyaretçileriyle de ünlüdür. Rus yazar Dostoyevski ve Tolstoy, Baden Baden de büyük paralar kaybetmiştir.” Diyordu yazar 1935-2.Hükümet Konağı ve Şehir Kulübü Bu sütunlarda daha önce “Develi'de Eğlence Dünyası” adlı Bir dizi yazı yazmıştık. Bu yazılarımızda insanlarımıza keyif veren tütün, sigara, kahve, enfiye, ş...
  • İstanbul Develi ve Yöresi Derneğimizde Başkan Muzaffer AKSU Dönemi: (21.04.1996-25.11.2001)

    09 Nisan 2021 Köşe Yazarları

    İstanbul Develi ve Yöresi Derneğimizde Başkan Muzaffer AKSU Dönemi: ( 21.04.1996-25.11.2001) Yapılan olağan Genel Kurul toplantısı sonunda: Başkan; Muzaffer Aksu, 2. Başkan; Selim Develioğlu, Sekreter; Orhan Deveci, Muhasip; Mehmet Papak, Yönetim Kurulu Üyelerine; İhsan Bingöl, Mahir Sevimay, Hüseyin Eren, Orhan Deveci, Mahmut Gürcan seçildiler. Yeni görev bölümü Fatih Kaymakamlığı'na bildirildi. Dernek yetki belgeleri yeniden düzenlendi. Muhasip üye Mehmet Papak'a yetki belgesi çıkarıldı. Büyükçekmece'ye şube olarak verilen iznin genel k...