logo

SU TASARRUFU GÜNÜ

Küresel ısınma nedeniyle dünyadaki tatlı su kaynakları da giderek azalmaktadır. Artan insan nüfusu ve kentleşme daha fazla su ihtiyacı yaratmakta ve dünyanın ise bu kadar suyu bulunmamaktadır. Su tasarrufu, herkesin mutlaka bilincinde olması gereken hayati bir mesele haline gelmiştir.
Su tasarrufu, kişisel temizlikte, konforumuzda ve ihtiyaçlarımızı karşılama yeterliliğinde herhangi bir azalma olmadan suyu verimli kullanmak, israf etmemektedir. Yani aynı işi daha az su kullanarak yapmaktadır.
Meyve, sebze ve bitkilerin yetişmesinde, hayvanların ve diğer canlıların yaşamasında, mevsimlerin oluşmasında hepimizin her gün değişik şekillerde suya ihtiyacı vardır. Yaşamamızın ve sağlıklı kalmamızın en temel ihtiyacı olan su kaynaklarının tümünü, bütün bu önemine rağmen düşüncesince kirletiyor ve tüketiyoruz.
Nehirlerin akışına müdahale, ağaçların kesilmesi, yağmur suyunun azalması, atık su, su birikmemesi ve artan su kirliliği, tüm bunlar bugün bizim için en büyük su krizini yaratmaktadır. Özellikle son yıllarda küresel ısınmanın da etkisiyle su oranı giderek azalmaktadır. Bu da su tasarrufunun önemini artırmaktadır.
Her yıl 18 Eylül tarihi, “Su Tasarrufu Günü” olarak kutlanmaktadır. Bu günün amacı, su tasarrufu yapmanın yöntemleri hakkında bilgi vermek, kişileri bu yönde bilinçlendirmektir. Su aynı zamanda evlerimizin temizliği içinde olmazsa olmazıdır. Fakat hem su kaynaklarını hem de bütçemizi korumak için su tüketimi konusunda dikkatli olmamız gerekiyor. Bunu yapabilmek için ise elbette su tasarrufu yapmanın yolları hakkında bilgi sahibi olmak şarttır.
İnsan hayatı için vazgeçilmez su kullanımında, küçük hamlelerle büyük tasarruflar yapılabilir. Vazgeçilmez ve hayati ihtiyacımız olan su, artan nüfus, çevre kirliliği, küresel ısınma gibi farklı faktörler ile ulaşılması güçleşen ve tükenen bir kaynak haline gelmektedir. Soruna yönelik farklı önlemler alınmaktadır. Yaşamın temelinde büyük rol oynayan su kaynaklarının devamlılığı için tasarruflu davranıp elde olanı bitirmeye yönelik yaşamamak gerekir.
Var olan kaynaklarımızı kullanmamız, bunun için su tasarrufu yapmamız gerekmektedir. Bu noktada su tasarrufu yapmamıza neden olan en önemli faktörü de ele almamız gerekmektedir. En önemli faktör ise kuraklıktır. Kuraklığı önleyici ve su tasarrufuna yardımcı olacak her katkı, bizlerin geleceği için oldukça önemli adımlar olacaktır. Suyumuzu korumalı ve ona sahip çıkmalıyız ki dünyadaki tüm canlılar için hayati önemdeki su kaynaklarımız tükenmesin.
Su tüketiminde verimliliği arttırmak, günümüz koşullarında bir tercih değil, zorunluluk haline gelmiştir. Evde en çok su kişisel bakım dâhil banyoda harcanmaktadır. Günlük harcamamızın yüzde 40’ı banyodadır. Evde harcadığımız suyun yüzde 15-20’si çamaşır yıkamak için kullanılmaktadır. Suyun yüzde 10’u da mutfakta kullanılmaktadır. Ayrıca ev temizliğinde, sebze ve meyve yıkamada harcanan suyu da dâhil edersek su tüketiminin ne kadar çok olduğunu görürüz. Bu nedenle evde su tasarrufu yapmamız gerekmektedir.
Su kıtlığı çeken ülkelerde yağmur suyu biriktirilerek evin su tertibatına dâhil edilebilmektedir. Yağmur suyunu biriktirecek büyük su tankları büyük tasarruf sağlayabilmektedir. Yağmur suyu özellikle bahçe sulamak ve araba yıkamak için kullanılmaktadır. Tarım ve sanayide teknoloji kullanarak su tasarrufu yapılmaktadır.
Suyu doğru kullanmaz ve israf etmeye devam edersek, dünyada birçok canlının nesli tükenebilir, dünyanın coğrafyası değişebilir, kuraklık, kıtlık, yokluk yaşanabilir. Çölleşme eğilimlerinin başladığı günümüz dünyasında suya olan ihtiyaç her geçen gün artmaktadır.
Su önemlidir, su hayattır. Su, tasarruf edilmesi gereken ve korumamız gereken en önemli kaynağımızdır. Bu sebeple suyumuza sahip çıkmamız gerekiyor. Onun değerini anlamalıyız ve su tasarrufu yapmalıyız. Kuraklık ile karşı karşıya kalmamak için buna mecburuz. Unutmayın! Türkiye su zengini bir ülke değil! Bu nedenle suyun hayati bir unsur olarak tasarruf edilmesi gerekir.

Share
186 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

7+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bir Portre Tevfik Yüksel Suyolcu ve Ailesi

    22 Ekim 2021 Köşe Yazarları

    1934 yılında Develi'de doğdu. Babası Öğretmen Hasan Suyolcu, annesi Mısırlılardan Şerife Suyolcu'dur. İlk ve orta öğrenimini Develi'de tamamladı. Kayseri Lisesi'nden mezun olduktan sonra 1957 yılında askere gitmeden önce Develi Dumlupınar İlkokulu'nda iki yıl öğretmen vekilliği yaptı. Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'nde yükseköğrenimini tamamladı. Petrol Ofisi Genel Müdürlüğü'nde çalışma hayatına atıldı. Aynı kurumda uzun yıllar Satış Organizasyon Şube Müdürlüğü ve Daire Başkanlığı yaptı. 1964 yılında Mısırlılar ailesinin kızı F...
  • DÜNYA KEKEMELİK GÜNÜ

    22 Ekim 2021 Köşe Yazarları

    Kekemelik, en genel anlamıyla konuşmanın akıcılığında, ritminde, vurgularında, tizliğinde ve ses birimlerinin çıkarılmasında ortaya çıkan bir bozukluktur. Kekemelik insanın içyapısını, özgüvenini, hayata bakışını, kendisine saygısını ve diğer insanlarla iletişimini etkileyen çok önemli bir olaydır. Diğer bir ifadeyle kekemelik, bireyin konuşmasının akıcılık ve zamanlama yönünden yaşına uygun olmayan bir biçimde bozulmasıdır. Kekemelik bilimsel çalışmalara göre dünyanın bütün kültürlerinde var olan bir konuşma bozukluğudur. Kekemelik üzerine çok...
  • ERMENİ OLAYLARI, İSYANLAR VE TEHCİR İLE SONRASI-2

    22 Ekim 2021 Köşe Yazarları

    Geçici Sevk ve İskân Kanunu Ermeni milliyetçiliğinin önemli propaganda unsurlarından biri olan okullarda, muallimler gerek derslerde yaptıkları sözlü anlatımlar gerekse kullandıkları ders kitapları ve araç-gereçleri vasıtasıyla, genç zihinleri biçimlendirmeye ve talebeleri milliyetçi hareketlerin öncüleri yapmaya büyük çaba sarf etmişlerdir. Ermeni komitacıları 1892 yılında Ermenileri isyana yönlendirme amacıyla yurt dışında bastırdıkları bildirileri Samsun, Merzifon, Yozgat ve Kayseri'de dağıtıp astılar. Bu gelişmeler üzerine Hükûmet gerekli...
  • Mısırlızade Dr. Tuncer Öztürk ve Ailesi

    15 Ekim 2021 Köşe Yazarları

    Dr. Tuncer Öztürk Mısırlızade ailesinin dördüncü kuşak temsilcilerinden. Mısırlızade İbrahim Feyzi Öztürk'ün oğludur. 28.06.1941 tarihinde Develi'de doğdu. İlkokulu Develi Merkez İlkokulu'nda, Ortaokulu Develi Merkez Ortaokulu'nda bitirdi. Liseyi Sivas Lisesi ve Ankara Kurtuluş Lisesi'nde tamamladı. Yüksek tahsilini 1960-1966 yılları arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamladı. 1966-1970 yılları arasında Ankara Zekai Tahir Doğumevi Hastanesi'nde doktor olarak görev yaptı. Askerliğini Ağrı Askeri Hastanesi'nde askeri doktor olarak...