logo

SU HAYATTIR

Suyun hayatımız için ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Ancak bunu bildiğimiz halde kendi ellerimizle litrelerce suyu kirletip boşa israf ediyoruz. Acaba suyun bu kadar önemli olmasının sebepleri neler olabilir? Uzmanlar neden günde en az sekiz bardak su içmemizi ve sıvı alımımızı arttırmamızı önermektedir? Gerçekten hayat kaynağı olan suya gereken önemi veriyor muyuz? Onu ne kadar koruyoruz? Az su içtiğimizde ne gibi sıkıntılar yaşarız? Tüm bu sorulara cevap verebilmek ve halkımızı bilinçlendirmek için hayat kaynağımız su hakkında yaptığım araştırmaları ve uzmanların görüşlerini sizlerle paylaşmak istiyorum.
Su canlıların yaşaması için hayati öneme sahiptir. En küçük canlı organizmadan en büyük canlı varlığa kadar, bütün biyolojik yaşamı ve bütün insan faaliyetlerini ayakta tutan sudur.
Dünyamızın %70′i su ile kaplıdır. Bu suyun % 97′si okyanuslarda ve iç denizlerde bulunmaktadır. Ancak bu sular tuzlu olduğu için, içme suyu olarak kullanıma, sulamaya ve endüstriyel kullanıma uygun değildir. Dünyadaki suların ancak %3’ü ise tatlı sudur. Bunun da %87′si buzullarda, toprakta, atmosferde, yeraltı sularında bulunur ve kullanılamaz durumdadır.
İnsanoğlu, su ihtiyacını yüzeysel sular ve yeraltı su kaynaklarından temin etmektedir. Tatlı suların en önemli kaynağı yağışlardır. Elimizde bulunan su kaynaklarını olabildiğince dikkatli kullanmalı ve temiz tutulmalıdır. Son zamanlarda artan kuraklık her şeyi açıkça göstermektedir. Küresel ısınmanın sonucu olarak kuraklık yüzünden 80 ülke şimdiden su sıkıntısı çekmeye başlamıştır. Nüfusun hızla artması, buna karşılık su kaynaklarının sabit kalması sebebiyle su ihtiyacı her geçen gün artmaktadır. Her yıl sudan kaynaklanan nedenlerden dolayı 3,5 milyon insan hayatını kaybetmektedir.
Türkiye’nin kullanılabilir su potansiyeli 110 milyar m3 olup, bunun %16′sı içme ve kullanmada, %72′si tarımsal sulamada, %12′si de sanayide tüketilmektedir. Türkiye su kıtlığı çeken ülkeler arasında henüz yer almamakla birlikte, hızlı nüfus artışı, kirlenme, suyu yeterince tasarruflu kullanmama ve yıllık yağış ortalamasının dünya ortalamasından düşük olması gibi nedenlerle önümüzdeki yıllarda su kıtlığı çeken ülkeler arasında yer almamız söz konusu olacaktır. Bu sebeple mevcut kaynakların daha dikkatli kullanılması ve kirlenmeye karşı gerekli tedbirlerin bir an önce alınması gerekmektedir.
Suyun insan hayatındaki önemi oldukça büyük olduğundan doğada bulunan su kaynaklarını korumak, su tasarrufu yapmak her vatandaşın görevidir. Su kirliliğini oluşturan etmenlerin başında lağım sularıyla, sanayi atık suları gelmektedir. Bunların yanında petrol atıkları, nükleer atıklar, katı sanayi ve ev atıkları da önemli kirleticilerdir. Kirlenme sonucu birçok bitki ve diğer canlılar yok olmaktadır.
Diğer taraftan insan vücudunun yaklaşık üçte ikisi, ayrıca yiyeceklerin özellikle de sebze ve meyvelerin büyük bir bölümü de sudan oluşmaktadır. İnsan vücudundaki su oranı cinsiyet, yaş, fiziksel özellikler ve günlük fiziksel aktivitelere göre değişim göstermektedir. Çocukların vücutlarındaki su oranı %70 civarında (Yeni doğan bebeklerde bu oran %90) iken, yetişkin bireylerde bu oran %60, yaşlılarda ise %50 Aralığında değişmektedir.
Su insan yaşamı için oksijenden sonra en önemli ikinci ihtiyaçtır. Kanın %92’si, böbreklerin %79’u, kemiklerin %22’si, akciğerin %83’ü, beynin ve kasların %75’i sudur. Bu oranlardan da anlaşılacağı üzere organlarımızın hiçbiri susuz yaşayamaz. Dolayısıyla su, temel enerji kaynağıdır ve vücudun her hücresinde elektriksel ve manyetik enerji üreterek bize yaşama gücü sağlamaktadır.
Günlük ihtiyacımız kadar su almaya başladığımızda, fiziksel aktiviteleri yapma becerilerimizin %15, zihinsel aktiviteleri gerçekleştirme, olaylara tepki verme hızımızın %100’e yakın, sorunlara çözüm üretme ya da algılama yetimizin %20’e yakın gelişme gösterdiği görülmüştür. Kaybedilen suyun vücuda geri kazandırılması, su ihtiyacımızın giderilmesi, hayati fonksiyonlarımızın düzgün şekilde yürümesi için büyük önem taşımaktadır.
Gün boyunca idrar çıkarma ve terleme ile su kaybetmekteyiz. Bunun yanı sıra, farkında olmasak da akciğerlerimizle solunum esnasında bir miktar su kaybı yaşarız. Kaybedilen suyun vücuda geri kazandırılması, hayati fonksiyonlarımızın düzgün bir şekilde çalışması için su içmek oldukça önem taşımaktadır. Günde yaklaşık 1,5–2 litre su tüketmemiz vücudumuzun su dengesini sağlaması açısından önemlidir. Bu miktarlar yaklaşık olarak 6–8 su bardağına eşittir. İçilen kahve, çay, çorba gibi sıvı gıdalar ile meyvelerden alınan su da bunlara dâhildir. Ancak elbette önceliğimiz SU olmalıdır.
Sağlıklı bir insan haftalarca yemek yemeden yaşayabilirken, oysa susuzluğa dayanma süresi birkaç günü geçmez. Eğer günlük olarak vücuttan atılması gerekenden daha fazla su kaybı olursa doku boşlukları, eklemler, böbrekler, karaciğer, beyin ve deride zehirli çökeltilerin birikmesine yol açar. İçtiğimiz su ise bunların temizlenmesine yardımcı olur. Diğer taraftan suyun gün içerisinde yeteri kadar alınmaması durumunda cilt kuruluğu, erken yaşlanma, saçlarda matlaşma ve kırılma, kabızlık, halsizlik ve hastalıklara karşı dirençsizlik gibi sorunlar ortaya çıkar.
Vücutta bulunan su miktarını her an kontrol altında tutan beyin, normalden fazla azalma gördüğünde, vücuttan atılan suyun miktarını kısar. Bu da idrarımızın renginin koyu gözükmesine ve su kıtlığı çekmemize neden olur. Vücutta su kıtlığı olduğunda beyin, kandaki suyu kullanırsa Yüksek Tansiyon, omurlardakini kullanırsa Bel ve Boyun Fıtığı, kemiklerden kullanırsa Gut Atriti gibi romatizmal hastalıklar, akciğerden kullanırsa Astım, pankreastaki suyu kullanırsa Şeker, midedekini kullanırsa Ülser, bağırsaklarda su eksilirse Kabızlık ve bunun sonucu Kolon Kanseri olma tehlikesini yaşarız.
Bu nedenle vücudumuzdaki suyu eksik etmemek için günlük sıvı tüketimine dikkat etmeliyiz. Günlük su tüketimi stres, gerginlik ve depresyonun hafiflemesine yardımcı olur, uykuyu düzenler. Ağız, göz ve burun gibi vücut dokularının nem dengesini korur, cildi yumuşatır ve yaşlılık belirtilerinin azalmasına yardımcı olur. Ayrıca, gözlere canlılık ve parlaklık verir. Yaşlılar için Alzheimer hastalığına yakalanma olasılığını azaltır. Bu itibarla su, vücudu temizler ve önemli besin maddelerini organlara taşır.
Kilo vermenin en güzel yolu su içmektir. Çok sıkı rejim yapmaya gelemeyen insanların en iyi yardımcısı SU’dur. Çünkü su kalori içermez. Metabolizmayı hızlandırır, günlük harcanan kalori miktarını artırır. Kas ve eklem grubunun çalışması için de suyun önemli bir yeri vardır. Suyun kas hareketleri için gerekli olan kayganlığı sağlaması nedeniyle özellikle yaşlıların kas erimesi ve kireçlenme rahatsızlıklarına karşı su tüketimine çok dikkat etmesi gerekir.
Kısacası Su Hayattır. Doğanın biz insanlara sunduğu en etkili, en basit, en yan etkisiz ilacıdır. Suyun olduğu her yerde canlılık ve huzur vardır. Bu itibarla suyu kirletip boşa israf etmeyelim ve onu kullanırken tasarrufa gidelim.
Ayrıca, su içmek için susamayı beklemeyelim.

Share
757 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

2+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İstanbul Develi ve Yöresi Derneğimizde Başkan Necati DEVELİOĞLU Dönemi : ( 25.11.2001 – 09.11.2003)

    14 Nisan 2021 Köşe Yazarları

    24.11.2001 Tarihinde Yapılan Olağan Genel Kurul yapılarak yeni yönetim belirlendi. Buna göre; Başkan: Necati Develioğlu, 2.Başkan: Coşkun Aksu, Muhasip: Mehmet Papak, Genel Sekreter: Ramazan Kaya, üyeliklere; Mehmet Bingöl, Prof. Dr. Burhan Kuzu, Hayrettin Ertekin, Nevzat Çulhaoğlu, Mehmet Paksoy seçildiler. Develili olarak belli bir kariyeri ve birikimi olan, ülkemiz genelinde, gerek resmi, gerekse STK'larda lider durumda olan medar-ı iftiharlarımız; Başbakan Yardımcısı Sayın Hüsamettin Özkan, Anadolu Holding Yönetim Kurulu Başkanı İzzet Öz...
  • DÜNYA BİYOLOĞLAR GÜNÜ

    14 Nisan 2021 Köşe Yazarları

    16 Nisan tarihi her yıl ülkemizde “Biyologlar Günü” olarak kutlanmaktadır. Biyologlar, canlı sistemini ve onunla ilişkili tüm sistemleri inceleyen, anlayan, anladıklarından yepyeni şeyler üreten, ürettiğini yine canlılar ve çevresindekiler için faydalı hale getiren bilim insanlarıdır. Biyologlar, biyoloji çerçevesinde tüm araştırmalarını yapar ve çalışmaları yürütürler. Biyoloji, gelecek nesiller için sağlık, çevre, gıda, enerji gibi başlıca alanlarda sürdürülebilir bir topluma önemli ölçüde katkılar sunan ve hızla gelişen bir bilimdir. Biyolo...
  • DEVELİ’DE KUMAR VE KUMARHANELER-1

    14 Nisan 2021 Köşe Yazarları

    Cumhuriyet Gazetesi'nin 4. Nisan 2021 tarihli ekinde Tayfun İşbilen tarihî binalar ile kumarhaneler arasındaki bağı ortaya koyan kısa fakat özlü bilgiler veren bir yazısı dikkatimi çekmişti. “Casino binaları mimarisi kadar tarihteki ziyaretçileriyle de ünlüdür. Rus yazar Dostoyevski ve Tolstoy, Baden Baden de büyük paralar kaybetmiştir.” Diyordu yazar 1935-2.Hükümet Konağı ve Şehir Kulübü Bu sütunlarda daha önce “Develi'de Eğlence Dünyası” adlı Bir dizi yazı yazmıştık. Bu yazılarımızda insanlarımıza keyif veren tütün, sigara, kahve, enfiye, ş...
  • İstanbul Develi ve Yöresi Derneğimizde Başkan Muzaffer AKSU Dönemi: (21.04.1996-25.11.2001)

    09 Nisan 2021 Köşe Yazarları

    İstanbul Develi ve Yöresi Derneğimizde Başkan Muzaffer AKSU Dönemi: ( 21.04.1996-25.11.2001) Yapılan olağan Genel Kurul toplantısı sonunda: Başkan; Muzaffer Aksu, 2. Başkan; Selim Develioğlu, Sekreter; Orhan Deveci, Muhasip; Mehmet Papak, Yönetim Kurulu Üyelerine; İhsan Bingöl, Mahir Sevimay, Hüseyin Eren, Orhan Deveci, Mahmut Gürcan seçildiler. Yeni görev bölümü Fatih Kaymakamlığı'na bildirildi. Dernek yetki belgeleri yeniden düzenlendi. Muhasip üye Mehmet Papak'a yetki belgesi çıkarıldı. Büyükçekmece'ye şube olarak verilen iznin genel k...