logo

SOYUNU ARAMAK


Yrd. Doç. Dr. Kadir Özdamarlar
yazarozdamarlar@cagdasdeveli.com.tr

Emekli eğitimci İlhami Şekercioğlu Artvin’nin Hod köyündendir.Buradan ailesi siyasi ve sosyal tarihin zorlaması ile 19.Asrın ilk yarısında Anadolu içlerine gelmişlerdir.Tabii sürgün ve göç yıllarının dıramını çeke çeke ailesiyle beraber Develi’nin Çukuryurt Köyü’ne yerleşmiş bir göçmen evladıdır. Kendisi de iste bu sefalat yılları içerisinde bu köyde doğmuş,bu köyde eğitimine başlamış biridir.
Öğretmen olmuş,idareci olmuş ve mili şuuru ile aşağı yukarı yüz yıllık geçmişini arama sevdasına düşmüştür. Şimdi bir taraftan resmi belgeleri toplamakta, bir tarafta Rum, Ermeni ve Türk hatıratları değerlendirmekte, kendi gözlemleri ve bilgilerini de katarak belgesel bir soy tarihini çıkarma gayretindedir.
Önce bu araştırmaların sonucu olarak 2015 yılında uzun bir adla”Develi Çukuryurt 100.Yılında Hazin Bir Göç Hikayesi” kitabı çıktı. Meşhur bir söz:Otu sök,köküne bak!Her kişi köküne bakmaya cesaret edemez. Hayatın kendisi zaten garipliklerle doludur.Bazen acı olaylar insanı ürpertir. Ancak bütün bu olaylara rağmen insanın kendi köküne bakması,araştırması,geçmişini tanıması onun kendine güvenini sağlar.Bunun ne kadar önemli olduğunu ecdat geleneksel olarak “şecere” veya “sofra” adıyla yapmıştır.Bunun nice güzel örneklerini görmekteyiz. Kazaklarda “cüz“ adı verilen bir yapılanma vardır. Büyük, orta ve küçük cüz diye de üçe ayrılır. Her Kazak kendi sınıfını bilir ve bununla övünür. Son yıllarda devletimiz de arşiv kayıtlarından faydalanarak ailelerin soylarını bilgisayar gücünden de faydalanarak çıkararak bu konuda insanımıza yardımcı olmaktadır.
İşte bu güzel gelişmeler ve şuur sonucu İlhami Şekercioğlu da ilk kitabı Çukuryurt’u bu sorumlulukla yazmıştır. Böylece nice acı hatıraların içinden kaybolmaya yüz tutmuş nicelerini ve aile bireyleri içerisinde önem kazanmış kişileri ve yaşanan ibret dolu hatıraları unutulmaktan kurtarmıştır.
Bu eserin hazırlanması ve belge toplama sırasında merak duygusu ağır basmış ve bu sefer ata yurdu Artvin Hod Köyü merak uyandırmıştır. Araştırmacı zor bir işe soyunmuş ve atalarınının kökeni hakkında ve hangi aileler Çukuryurt’a kadar, ne maceralarla gelebilmişlerdir, bunun üzerinde yoğun bir biçimde durduğunu yakinen biliyorum.
Osmanlı demek arşiv demektir. Nitekim Osmanlı Devleti çözülmeye başladıktan sonra Doğu Anadolu’dan, özellikle serhat bölgelerinden insanlarımız canlarını ve namuslarını kurtarmak için Anadolu içlerine ana yurtlarını bırakarak akın akın gelmişlerdir. İşte bu gelenleri devlet isim isim kayıt altına almış ve gelenler nerelere yerleştirilmiştir, defterlere kaydedilmiştir.
Gel görkü Kayseri’ye gelen bu göçmenler hakkında bu bilgilere maalesef şimdilik ulaşamadık!Fakat ana bilgilerden bazılarına ulaşılmış, yine hatıralardan faydalanılmış, değişik belgelerden yararlanılmış
Ve henüz adı konmamış bir göçmen hikayesi çıkmıştır.Yazar üç yıllık bu çalışmayı bitirmiş ve derlemiştir.Şimdilerde ben bu eseri okuyorum.Büyük bir tat alıyorum. Geçtiğimiz hafta “Pınarbaşı Sempozyumu” yapılmıştı.Bu vesile ile Artvin Ardanuş’tan gelen folklorcu Ülkü Önal ile Şekercioğlu’nun yaptığı sohbet,bilgi alışverişi doğrusu görülmeye değerdi!
Şekercioğlu çalışmasını bitirdi. Şimdi bu çalışma demleniyor .Elbette bu kontroller tamamlandıktan sonra eser hemen basılacak. Böylece hem göç olgusunun bir bölümü ve Çukuryurt’lu göçmenlerin hayat hikayeleri ortaya çıkacak ve gelecek kuşak köklerini daha doğru öğrenecektir.
İşin acı yanı şu: Biz sadece Hod’dan göçenleri ele aldık ama heyhat bu sefer de ikinci vatanları Çukuryurt şimdi yapılan Fraktın Barajı dolayısıyla sular altında. İnsanlarımız şimdilerde baraj kenarlarına yeni evler yaptırmakla meşguller. Peki mezar, cami ve köy meydanı ile tarlalar da geçen nice acı tatlı hatıralar ne olacak? Ne kader ama ! Göç. Türk’ün kaderi mi ?
Şimdiden arkadaşımı tebrik ediyor ve eserinin bir an evvel çıkmasını bekliyorum.

Share
1123 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • RÜZGÂR ENERJİSİ NEDİR

    23 Ağustos 2019 Köşe Yazarları

    Rüzgâr enerjisi, doğal, yenilenebilir, temiz ve sonsuz bir güç olup kaynağı güneştir. Güneşin dünyaya gönderdiği enerjinin %1-2 gibi küçük bir miktarı rüzgâr enerjisine dönüşmektedir. Güneş ışınları, yeryüzünde bir yandan farklı sıcaklık, basınç ve nem oluştururken bir yandan da yeryüzünün ısınmasına ve soğumasına sebep olmaktadır. Yeryüzünün farklı şekilde ısınması ve soğuması ile ortaya çıkan kuvvetler ise hava hareketlerini meydana getirmektedir. Bir hava kütlesi mevcut durumundan daha fazla ısınırsa atmosferin yukarısına doğru yükselir ve...
  • GESİ BAĞLARI TÜRKÜSÜ ÜZERİNE

    23 Ağustos 2019 Köşe Yazarları

    “Terk edilmek, ölümün öteki adıdır” Bu söz 1924 yılında Kayseri'den Yunanistan'a göçürülen bir Rum/Karamanî vatandaşımıza aittir. Elbette bir insanın ve milletin köklerinden koparılması çok zor bir olaydır. Değil vatandan ayrılış, gurbete düşmek bile ayrı bir acıdır. Bunu ancak yaşayanlar iyi bilir. Örnek olarak bu gerçeği acı tecrübeleriyle yaşayan talihsiz Şehzade Sultan Cem bir gazelinde şöyle belirtir: Gahi vatan gurbetlenir, gâhi gurbet vatanlanır. Ki, ne pahasına ! Edebiyatımızda; halk felsefesi olan atasözlerimizde, deyimlerimizde ...
  • ŞİŞEDEN ÇIKAN MEKTUP

    16 Ağustos 2019 Köşe Yazarları

      Şişeden çıkan mektubu Ali Atalay ağabeyim bana gönderdi.Çağdaş Develi Gazetemiz okuyucularıyla paylaşmak istedim.İşte o mektup. Bir Mimar Sinan eseri olan Şehzadebaşı Cami´nin 1990´li yıllarda devam eden restorasyonunu yapan firma yetkililerinden bir inşaat mühendisi, caminin restorasyonu sırasında yaşadıklarını anlatıyor. “Cami bahçesini çevreleyen havale duvarında bulunan kapıların üzerindeki kemerleri oluşturan taşlarda yer yer çürümeler vardı. Restorasyon programında bu kemerlerin yenilenmesi de yer alıyordu. Biz inşaat fakültes...
  • SABIRSIZLIK GÜNÜ

    16 Ağustos 2019 Köşe Yazarları

    Gerçek hayatta işler her zaman bizim istediğimiz hızda yürümez. Hayatımızda zaman zaman meşakkatli, zor, doğal engeller, beklenmedik olaylar ve çeşitli güçlüklerle karşılarız. Bu durum bazılarımızı ziyadesiyle yorar ve yıpratır. Bu nedenle hayatı her an aynı seviyede yaşamak zordur. Yaşadığımız süreçte herkesin sabrını zorlayan ya da taşıran bazı durumlar vardır. Sabır, İnsanın başına gelen kötü olaylar, kaza ve belalar karşısında telâşa kapılmadan dayanıp direnmesidir. Sabır hayatımızın vazgeçilmezleri arasındadır. Sabır, baştan çıkartıcı et...