logo

“SOY AĞACIMIN ALTINDA HAYAT DEVAM EDİYOR”

Develi’de bir aile, soy ağacını çıkarmak için mutlaka amamutlaka şu çalışmalara bakmak mecburiyetindedir.Bu gerçeği zaman zaman bu sütunlarda birkaç defa daha belirtmiştim:1. Prof.Dr.Refet Yınanç- Prof.Dr.Mesut Elibüyük, Kayseri İli Tahrir Defteri,11.Cilt. Kayseri 2009,2-Yaşar Kağıtçı, Develi Şecere, İstanbul2009,3.Değişik zamanlarda yapılan Nüfus sayımları,4.Varsa ,bir idrak sahibi tarafından tutulmaya çalışılan sofra veya aile şecereleri.
Develi ve yöresi hakkında , ilk bilgiler 1474 yılında Karamanoğulları, Niğde sancağına bağlı bir nahiye iken Gedik Ahmet Paşa tarafından Osmanlı topraklarına katılan Develi tahrir defterleri hemen tutulmuştur.Bu deftere “Defteri Köhne” adı verilmiştir ki maalesef bu defter kaybolmuştur.Ancak bu defter kaybolmadığı zamanlarda örnek alınmış ve daha sonraki aynı amaçlı defterlere örnek teşkil etmiştir.Nitekim yukarda künyesini verdiğimiz ilk çalışmanın 545-649 .sayfalar arası Develi’de bu tahrir sırasında bulunanlar,ekonomik yapı,vakıflar ve gelirler hakkında ilk ciddi bilgilerdir.Osmanlı’da ilk nüfus sayımı M.1831 tarihinde 2.Sultan Mahmut zamanında yapılmıştır.Maalesef bu tarihte yapılan nüfus sayımı bu güne kadar günümüz Türkçesine çevrilmemiştir.1831 yılında Kayseri sayımı kitaplaşmış ve kültür hayatımıza kavuşturulmuştur.Fakat o yıllarda Develi Niğde’ye bağlı olduğu için ele alınmamıştır.
Önemli 2. eser ise Yaşar Kağıtçı ‘nın hazırladığı Develi Şecere adlı kitabıdır.Büyük bir emek eseridir.Müslüman Türklerin gelip ve Zengibar Kalesi eteğinden önce İcim Yaylasına yerleşmişler ve kendi obalarının adı Develi ‘ yi buraya vermişlerdir.Yıllar içerisinde Rumlar Marmara bölgesine çekilince,Develi obası da Kale eteğine yerleşmişler ve burayı mekan olarak seçmişlerdir.İşte bu çalışma 900 yıla yaklaşan ve yerleşen bu insanları elden geldiğince verilmeye çalışılmıştır.Nitekim Everek merkezinin,insan kaynağı incelendiğinde özellikle Aşağı Everek Mahallesi’nin büyük çoğunluğu Yukarı Develi’den buraya inen ailelerdir.
Zaman içerisinde incelemelerimizde slogan halinde şu sözü tespit etmişizdir:Yukarı Develi’de Abbaslar, Aygözme’de Masmaslar, Everek’te Tıstıslar.Bu sülalelerin nüfusu geniştir.Ancak yakışan bir kafiye duygusu ile mi ,yoksa zaman içerisinde bir gerçeğin ifadesi midir,doğrusu bilemiyorum.Çünkü Anadolu insanı öyle gel-gitlere uğramıştır ki,hala daha Türkiye doğudan batıya göçüyor.Sosyal ve siyasal hareketler yerleşik düzene kolay kolay izin vermiyor!Sadece şunu söylemeliyim:Bugün Anadolu’nun 12 değişik yerinde Develi adlı yerleşim yerleri ve köy varsa bu sebeptendir.
Yine bir yazımızda : Bir zamanlar Develi’ye şekilverenaileler vardır.Develioğulları,Çekemler,Köylüoğulları,Celayiroğulları,Özdoğanlar,Dedemenler,İslamzadeler ..vs.Keşke bu aileler şecerelerini bir çıkarabilseler ,ne kültürel değerlerimiz ortaya çıkacaktır.Develi tarihi zenginleşecektir !” demeye çalışmıştık.Nitekim işte tam bu sırada , elimize kıymetli bir eser geçti.Çekemoğlu ailesinden Mustafa Çekemoğlu’nun uzun ve yorucu bir çalışması olan “ Soy Ağacımıın Altında Hayat Devam Ediyor,İstanbul 2016”.Tamamen,Anadolu içerisine dağılmış olan “Çekemoğlu sülalesi”nin tarih içerisindeki yerini belirliyor.Araştırmacıyı harekete geçiren duygu:”Ben kimim ,atalarım kim? Köküm kökenim nereden gelmektedir?” Sorularının cevabını bulmaktır ki bu bir milli bir idraktir! Tarihe kısa bir not düşmektir.İşte bu amaçlar ve gaye adına Kayseri/ Develi,Gaziantep,Malatya ve Sivas /Zara bölgelerine dağılan Çekemoğlu aileleri işte elde edilen bilgiler ve araştırmalar sonucu elde edilen bilgiler ışığında bir araya getirilmeye çalışılmıştır.
Bugüne kadar ben sadece,bir vesile ile mahkemeye bir delil olarak sunulan “Develioğulları Şeceresi”ni Ali Süksün ağabeyden alarak,ayrıca bir de Ali Develioğlu’nun Ankara’da Develi adlı derginin/ 1993 ,bir sayısında yayınladığı bir şecereyi inceleme imkanı bulmuş ve birer örneklerini de arşivime almıştım.Şimdi ise yeni başlı başına bir çalışma olan bu eser mevcut.
Ancak, yine bir vesile çok eleştirmiştik gerek Ali Develioğlu’unun Dev Ali’yi Sultan Alpaslan’a bağlaması ve dolayısıyla Develioğlu’larını Anadolu Selçuklu Devletini kuran Alp Arslan ile Melikşah’ın yeğeni gibi hiçbir tarihi gerçeğe sığmayan bilgiler içermesi olacak şey değildir.Böyle bir bağlantı ancak saygı doğurur, o kadar.Aynı iddialı bilgi bu eserin girişinde de mevcuttur.Bunları zorlama bilgiler olarak görürüm,sadece saygı değer duygular olarak görürüm.Bir kısa bilgi vereyim:Ben Develi’nin bütün mezarlıklarındaki eski yazılı mezar taşlarını okudum ve kayda aldım.Doktora tezimde de kullandım.Gördüm ki en eski mezar taşı 1609 tarihlidir.Bunlara türbelerdeki mermer kitabe tarihleri hariçtir!Niçin bu bilgiyi veriyorum?Aileler için en önemli geçmiş belgeleri mezar taşlarıdır.Nitekim bu konuda bir sanat tarihçisi ile Develi mezar taşlarından en eski tarih hangisidir,sorunu sormuş ve yukarıdaki bilgiyi verince Anadolu’da yaptığım incelemelerde de 1600 yılından önce mezar taşı olmadığını söylemişti.
Develi Karamanoğlu,Kadı Burhanettin,Dulkadirli,Osmanlı çekişmelerinden çok çekmiştir.
İki defa sürgün yemiştir !Bu bakımdan Çin Seddi’nden kısa sürede vuruşa vuruşa burayı Anadolu yapan bir milletin ayrıntılarını belgelemek çok zordur!
Eser büyük bir zahmet ve çok dikkatli hazırlanmış, bütün şemalar yerli yerine oturtulmuştur.Bunun böyle olmasında ,”konunun uzmanı olmamasına “rağmen derin şuuru ve resmi mesleğinin getirilerini en iyi bir biçimde kullanması bu sahada örnek bir çalışmadır.Eserin eksiklikleri olabileceğini birkaç yerde belirtmesi onun tevazuundandır.Onun sh.16-22. sayfalarındaki “Anadoluya Geçme ve Develi’ye Yerleşme,ile Develi’deki Cemaatlar ve Aşiretler “ bölümü gerçekten güzel kısa bölümler.
Çekemoğlu ailesi Develi’nin tanınmış bir ailesidir.Yazarın annesi de Özdamarlar ailesindendir.Bu bakımdan et-tırnak gibiyiz.
Eser yazılmadan önce kendisiyle epey görüşmemiz olmuştu.Bizim bu sütunlarda yazdığımız yazıları da okuduğunu söylüyordu.Faydamız olduysa ne mutlu bize!
Kendisini bu zor işi başardığı ve çok aileye örnek olan bu eserinden dolayı tebrik ediyoruz.Yeni çalışmalarını da sabırsızlıkla beklediğimizi belirtmek istiyoruz.
Hatta ve hatta Amerika’da “23aaandme Genetik Araştırma Merkezi”’nde ailenin salya örneklerinin analizi yaptırılmış ve Anadolu’ya gelen Çekemlerin R1bhablog gurubundan oldukları tespit edilmiştir.
Bu çalışma bile araştırmaya nasıl hassasiyetle yaklaşıldığının bir kanıtıdır.Konunun uzmanı olmamakla beraber.

Çağdaş Develi Gazetesi 03/11/2016

Share
3.397 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

8+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DEVELİ’DE KADIN HAPİSHANESİ

    04 Mart 2021 Köşe Yazarları

    Develi 1870 yılında Kayseri’ye bağlı bir kaza olmuştur. İlk kaza merkezi bugün, hala yaygın adıyla anılan “Eski Saray” denilen Venk bölgesinde Hüseyin Sağlam‘ın dere kenarındaki evinin bulunduğu alandır. Osmanlı salnamelerinden de öğrendiğimize göre burada iki katlı Kaymakamlık binası çevresinde Müritler Çeşmesi ve Müritler Mescidi, Seyrânî Hamamı, İnkılap İlkokulu. PTT vb. idarî yerler yapılmıştır. Daha sonra bu bina İstiklal İlkokulu’na taşınmıştı. Değerli bir İslam tarihçimiz M.Asım Köksal bu okul’da “sınıf çavuşluğu / sınıf başkanı” olarak ...
  • DÜNYA DİLBİLGİSİ GÜNÜ

    04 Mart 2021 Köşe Yazarları

    Dil, insanı insan yapan değerlerin başında gelmektedir. Dilbilgisi bize dilimizin ses, şekil, cümle yapısı kurallarını öğretmekte olup, imla kuralları da dilimizi yanlışsız yazmamızı sağlamaktadır. Dil, insanların fikir alışverişinde bulunma, birbirleriyle iletişim kurma aracıdır. Her dilin kendine özgü ses dizgesi, söz varlığı ve dil bilgisi kuralları vardır. Dilin bu yönleri, dil biliminin ilgili dallarında incelenmektedir. Bireyin kendi ana dilinin imkân ve zenginliklerini bilmesinin yanı sıra dil becerilerini geliştirmesi için de dil bilg...
  • Develi Tarihi Demirciler Çarşısı

    04 Mart 2021 Köşe Yazarları

    Çok değil bundan 50 yıl önce Develi birinci sınıf bir çarsıya sahipti, bu çarşı Demirciler Çarşısı diye anılırdı. Develi’nin kırk köyünden başka; Yahyalı, Yeşilhisar, Feke, Göksun, Tomarza halkı ve bu kasabaların 180 köyü alışverişini buradan yapardı. Kayseri’ye pek nadir gidilirdi. Yoğurt Pazarı olarak anılan küçük bir çarşı daha vardı, burada manifaturacı, berber, terzi, bakkal gibi birkaç küçük esnaf bulunurdu. Diğer mahallelerde sadece bakkal dükkânları ve mahalle fırınları vardı. Ana büyük çarşı Fenese’deydi. Demirci ustaları...
  • M.Taki Cebeci’den Erciyes ve Özal Şiiri

    26 Şubat 2021 Köşe Yazarları

    Erciyes'in gölgesine sığmayan ecdadın torunlarına armağan, heybetli, esen yeli sert Erciyes üzerine yüzlerce şiirler yazılmıştır. İşte o güzel şiirlerden biride Amcam Emekli Öğretmen M.Taki Cebeci'den armağan. ERCİYES: Müstakbel Develi Vilayetinin Soyadı. NUH'un tufanına boyun eğmemiş Toprağına yadel eli değmemiş Tırmanıp tepene çıkmak isterken Yolda taş kesilmiş gelin ERCİYES. Yazın, kışın eksik olmaz dumanı, Dört mevsim başında beyaz yemeni, TEKİR yaylasında kışın harmanı MART' ta geçit vermez yolun ERCİYES. Halı dokur Hisarcık...