logo

Sosyal Mekanlardan : Şehir Kulüpleri ve Develi Şehir Kulübü Örneği

Tanzimat Fermanı’nın 1839 yılında ilanıyla birlikte çok baskın bir kültürle Türk sosyal hayatında eskilerin diliyle “Frenkleşme/ Batılılaşma veya Taklitçilik” başladı.Bu ne demektir?Çok kısa açıklamasıyla batılı hayat tarzını aynen kopyalama.Ama hayatı ilgilendiren her şey ile.Mimarimizden ev eşyalarımıza ;müzik aletlerimize ,giysilerimize,mutfak kültürümüzden eğlence dünyamıza kadar.Modernleşme adına hala bu değişim devam etmektedir!
Lale devri ile başlayan bu yenileşme hareketlerine çoğu tarihçi ve sosyoloğumuz bu değişime “Batılılaşma” adını vermektedirler.Ne var ki bu süreçte yaşanan değişimler, ne yazık ki sebep –sonuç ilişkilerini ve bu değişimin Türk toplumundaki,olumlu olumsuz etkilerini ele alan bir sosyal tarihimiz hakkında incelemeler,biraz da olsa yeni başlanmıştır.Elbette böyle bir başlangıç da hayırlı bir gelişmedir.
Şüphesiz her yerde olduğu gibi her yerleşim yerinde, etkili sosyal açık ve kapalı mekanlar ile gerek tabii yapısı ;gerekse insan emeğinin ve estetik güzelliğinin en güzel yanlarından olan park ve bahçeler insanların bir araya gelme,halleşme ve fikir üretme bakımından önemli mekanlardır.
Osmanlı toplum hayatında birlikte olma ihtiyacı mekan olarak önce evlerimizin salonları,köy odaları,kadın hamamları,camiler,gelişmiş şehirlerde zaman içerisinde tiyatro,sinema,bar,gazino,otel ve kahvehaneler kullanılmış ve bunlar gördüğü ilişkiler üzerine bu mekanlar durmadan gelişmişlerdir.Bu gelişmeler özellikle salon hayatı aynı zamanda kadın erkek farklılığı ortadan kalkmıştır.
Modern dünyada bir ihtiyaç olarak doğan bu kulüpler Avrupa’da 1730-1740 ,Osmanlı’da ise 1793’te açılmaya başlamıştır.Ancak modern ilk kulüp her türlü harcamaları karşılayarak Mısırlı Mustafa Fazıl Paşa’nın konağında açılmıştır. Hızla yayılmış ve bugün ülkemizde büyük seçkinler için açılmış en önemli kulüp Ankara’da açılmış olan Anadolu Kulüp’tür.
Anadolu’da kurulup hızla yayılan şehir kulüpleri Cumhuriyetin ilk yıllarında Atatürk’ünde geri planda desteklediği Şehir Kulüpleri cumhuriyetin ilk yıllarında bürokrat sınıfın toplumsallaşma ihtiyacına cevap verme özelliğiyle ortaya çıkar.
Açıldıkları yıllardan beri önce devlet adamları,daha sonra üst seviyede memurlar ve daha sonra bulundukları il ve ilçelerin seçkinleri şehir kulüpleri itibar ve güç merkezleri olmaya çalıştıkça buralar kıymetlenmeye başlamış ve bu önemi gün geçtikçe hissedilmeye başladıkça da hem yerleri,hem kullanılan malzemeler, yeme ,içme malzemeleri ve hatta yemek masaları son model olmaya başlamış ve sohbet adabı bile bir yönetmeliğe bağlanmıştır.
İşte Develi’de de bu modernleşme hayatından Develi münevverleri,bürokratları ve esnafları sayesinde Cumhuriyetin erken dönemlerinde açılmıştır.Bu konuda ilk yazımız bundan 5 yıl önce “Develi’de Mekanlar” başlığıyla bir denememizde el almıştık.O yıllarda derleyebildiğimiz hatıralardan yararlanarak tarihe bir not düşmeye çalışmıştık.Ne yazık ki zamanında üzerinde durulmadığı için ne yazık ki yeni bilgiler elde edilememiştir!Ancak internet ortamında elde edilen bilgiler ile “Develi Ansiklopedisi” olarak adlandırdığım,daraldıkça müracaat ettiğim değerli dost Suat Köylüoğlu’ndan aldığım bilgiler hiç olmazsa bazı bilgi açığını kapatmıştır.
Hemen belirtelim ki Develi’de ilk kurulan parti İttihat ve Terakki Patisi,arkasından bu partiyi destekleyen İttihat ve Terakki Cemiyeti ve hemen arkasından 1912’de kurulan Türk Ocağı’dır.Ne acıdır ki bu gelişmelerde öncü olanlar ile hizmetleri hakkında maalesef bilgilerimiz sınırlıdır.Hatta yok derecesindedir.Cumhuriyet döneminde 1924 yılında yeniden kurulan Türk Ocağı Develi,Şubesi,2.defa 1932’lerde ikinci defa kapanınca yerine açılan ama misyonu değiştirilmiş olarak,Halk Evleri,Halk Köy odaları birbirini kovalamıştır.En azından siyasi iradelerin en çok toleransına sahip olarak el an yaşayan bu sosyal kurum halen bu güne kadar inişli çıkışlı olarak yaşamaya illerimizde sahiplenme gücüne göre devam etmektedir.Afyon,Erzurum Gaziantep ,İzmir,UrfaTokat gibi şehirlerimize değişik zamanlarda yaptığımız gezilerde Şehir Kulüpleri hala eski ihtişamını,”camii yıkılsa da mihrap kalır” misali bazen misyonunu kaybetmiş olsa da geçmişten çok şeyler taşırlar.
Kahvehanelerden sonra ilk resmi salona Develi’nin heykeli dikilecek başkanı ve bunda da hayli geç kalınmış olan Hadi Erdoğan tarafından 1930 yılında el atılmış ve o günün şartlarında çalışma salonu,yönetim odası,altta havuzlu lokantası ve gelir getirisi için dükkanlar yapılmıştır.Ne acıdır ki binası bir müddet sonra değişen şartlar içerisinde bir süre adliye ve esnaf dernekleri tarafından kullanılmış ve daha sonra da satılıp ticarethane olarak bugün dahi kullanılmaktadır..Şekil değiştirmiş de olsa !…
Bina çok amaçlı olarak düşünülmüş ve hemen güney kısmında bulunan Belediye Gazinosu ve Belediye Binası yanında bir külliye halindedir. İki yıl sonra da Develi Ortaokulu ve ilerleyen zamanlarda da Develi Halkevi kurulmuştur.
Develi bir taraftan böyle güzel ve faydalı tesis ve kurumlara kavuşurken elbette sosyal hayatta da güzellikler yaşanacaktır.
Söz konusu Şehir kulübü olunca buranın işleyişi hakkında bilgi vermek gerekecektir.Burası Develi seçkinlerinin bir nevi buluşma yeridir.Kayseri Eczacılarından İbrahim Ünlü gezdiği şehirlerdeki bazı Şehir Kulüpleri hakkında şu bilgileri bize vermişti:”Bir kere buraya gelen insanların çoğu papyon kullanıyordu.Elbiseler pırıl pırıldı.Masaların çoğu ipek kadife idi.Bardak ve kadehler çok farklı idi.İç mekan o kadar çekici idi.Pervazlar hep yaldızlı idi.Sohbetler o kadar çekici idi.Bir masada konuşulan diğer masada duyulmuyordu.Burada hizmet gören garsonların çoğu Atatürk’ün hizmetinde bulunmuş,üst seviyede servis yapan garsonlardı.Bunlar özellikle Atatürk tarafından buralara özellikle gönderilmiş kişilerdi.Amaç insanımızı her konuda kalite ile donatmaktı”.
1960-1966 yılına kadar eski Pazar yerinde(Tenteli), ben sebze satardım.Bu pazar yeri karşısı Develi Şehir Kulübü idi.Gelen ve giden insanlar Develi’ye yön veren,idare eden ve seçkinlerdi.Kuruluş aşamasında Osman Çoşkun,Hadi Erdoğan,daha sonraları Mazhar Ayata, Av.Sıtkı Bey ve yine Av.İbrahim Mavi ve kazaya gelen her seçkinin ilk uğrak yerlerinden biri idi.Deri sandalyalarına kurulurlar nefis köpüklü kahvelerini yudumlarlardı.O günlerden kalan merdiven başında çekilen fotoğraflar o zevkli günlerin hatıralarıdır.
Bunlardan şu olay ilginizi çeker mi bilmem? Kiske’den erken dönemde Yunanistan’a giden Andre adlı bir Rum’un akrabası eline define haritaları ile donanımlı bir şekilde Develi’ye gelir.Yüklü de bir hazine bulurlar.Fakat bir şekilde iş mahkemeye düşer ve adam yine Hadi Bey tarafından yaptırılan “Erciyes Oteli”nde göz hapsinde tutulur.
İşte Cumhuriyetin ilk yıllarında bürokrat sınıfın toplumsallaşma ihtiyacına cevap verme amacıyla öne çıkan Şehir Kulüpleri,zaman içerisinde Kıraathane- Şehir Kulübü işlev olarak karışmıştır da .Develi’de Belediye Gazinosu ile Şehir Kulübü dostluğu gibi.Buradaki seçkinler zaman içerisinde Develi yönetiminde etkin olmaya başlamışlar buna memurlarda katılınca buralara ve bu sefer de şehir kulüplerine Memurlar Kulübü de denmiştir.Şehir kulüpleri bu yapıyla bir güç olunca menfaat şebekeleri buraların yönetim gücünü siyasi rant olarak görmeye başlayınca bu güzel amaç maalesef sulanmış ve zaman içerisinde de bina Belediye tarafından satılınca Şehir Kulübü hikayesi bitmiş ve Develi’de yeni bir sosyal tesisin doğmasına sebep olmuştur: DESİAD(Develi Sanayiciler,İş Adamları Derneği.)Boşluk hemen dolduruluyor!
Develi sosyal hayatında rol oynayan ilk resmi kuruluş 1912’lerde kurulan
Türk Ocağı Develi Şubesi’dir.
Çağdaş Develi Gazetesi 27.01.2017

Not; Yazarın yazı ile ilgili resimlere ulaşmak için aşağıdaki linki tıklayınız. Resimleri büyütmek için tekrar üzerine tıklayınız!

Çağdaş Develi Gazetesi, 03 Şubat 2017, Sayfa 2


Share
1.493 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

5+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DEVELİ MEZARLIKLARI

    18 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi Mezarlıklarını, tarihi Develi köy mezarlıkları da başta olmak üzere (Ayşepınar, Çomaklı, Fraktın, Havadan, İncesu, Köseler, Madazı, Pungu, Soysallı, Sindelhöyük, Zile vs) dahil olmak üzere gezmediğim yer çok azdır. Ama o kadar arzu etmeme rağmen maalesef inceleyemediğim yerler de var. Mesela Karacaören, Kızık, Öksüt, Satı vs gibi. Mezartaşları bir köy tarihi ve bulundukları mekan için çok önemli yazılı belgelerdir. Tıpkı ibadethane olmaları ayrı bir konu ama kitabeli camiler de aynı konuda aydınlatıcı belge sunarlar.! Yeter ki dikkatli ...
  • DÜNYA TEMİZLİK GÜNÜ

    18 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Toplum olarak ortak paylaştığımız yaşam alanlarının temiz tutulması bir vatandaşlık görevidir. Toplum içerisinde bulunan toplum bilinci ve sorumluluk duygusu kişinin ilk önce kendisine saygı duyması ile başlar. Yaşamsal alanların korunması, doğaya, yeşile sahip çıkılması ve çevre temizliğinin önemi herkesin ortak sorumluluğudur. Temiz bir çevre, insan sağlığı ve refahı için temel niteliktedir. Çevre Temizliği, günümüzde dünyanın en önemli sorunları arasındadır. Bütün bunların temel amacı, insanları çevre temizliği konusunda bilinçlendirmektedi...
  • DÜNYA AVCILAR GÜNÜ

    11 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Merkez Av Komisyonunca, avına izin verilen yaban hayvanı türlerini, doğal denge içerisindeki yapıyı bozmadan, tespit edilen zaman ve miktarlar ile belirlenen esas ve usullerle, canlı veya cansız ele geçirmeye çalışmaya Avcılık, bunu yapan kişiye de Avcı denilmektedir. İnsanoğlu yaratıldığı günden bu yana besin arama ve karnını doyurma zorunluluğunu duymuştur. Mağara dönemi insanları beslenmek, giyecek sağlamak ve kendilerini korumak için avlanmak zorunda kalmışlardır. Bir yandan bitki kökleri toplayıp toprağı işlerken diğer yandan av aletlerind...
  • YAZARLARIMIZIN YAZILARINI OKURKEN

    11 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Çağdaş Develi Gazetesi’ nin yayınlandığı 2003 yılından beri elimizden geldiğince haftalık bir değişik konulu yazı yetiştirmeye çalışırım. Bu yazıların hepsi Develi ile ilgili tarih, sosyal, kültürel, siyasî, edebiyat vb konulardadır. İnşallah, bu yazılar bir plan dahilinde yazılmıştı; kitaplaştırıldığında inanıyorum ki Develi kültürü ve medeniyeti adına değerli çalışmalar olduğunu hepimiz göreceğiz. Zira bu yazıların çoğu tabir yerindeyse iğne ile kuyu kazmak kabilinde yazılmıştır. Çünkü küçük yerlerde bilgi toplamak o kadar zahmetlidir. Fotoğr...