logo

Sizin Hiç Arkadaşınızın Oğlunu Şehit Ettiler mi?

Baba dostum, ablamın meslektaşı, merhum emekli öğretmen Halil Ağabey’in oğlu, Mali Müşavir Cemal Karakaya kardeşimizin yeğeni Dr. Ekrem Karakaya Konya Şehir Hastanesi’nde görevi başında şehit edildi. Develi’de hemşehrileri ve meslektaşları tarafından ebediyete dualarla uğurlandı. Değerli hocam İsmail Samur arkadaşı ile ilgili duygularını ifade etmiş. Bende bu güzel yazıyı sizlerle paylaşıyorum.
Bugün benim arkadaşımın oğlunu öldürdüler, içim yanıyor. Diyecek laf bulamıyorum.
Önce bir doktorumuzun daha öldürüldüğü haberini aldım, içim sızladı. Bu ölen doktorun Kayserili olduğunu öğrendim, yüreğim bir başka yandı. Daha sonra Kayseri’nin Develi ilçesindenmiş dendi, merak ettim, kimlerdenmiş, diye sordum soruşturdum, meğerse bir hiç uğruna öldürülen doktor, benim arkadaşım Halil’in oğluymuş, başladım hüngür hüngür ağlamaya. Erkeklerde ağlarmış mı demeyin. Ağladım. Rahmetli Halil’im onları kıt kanaat öğretmen maaşıyla nasıl yetiştirmiş, büyütmüş, bu günlere getirmişti. Ekrem’in sekiz kardeşi daha var. Halil onları nasıl doyurur, nasıl giydirir, nasıl okutur aklım almazdı. Her Develi’ye varışımda karşılaşır, konuşurduk. Ziyaretime gelirdi. Ağzından bir tek gün olsun şikayet ima eden bir söz duymamıştım; “çok şükür Allah’a geçinip gidiyoruz,” derdi. Halil’in Ekrem göz bebeğiydi. Bu günleri görse kahrından vallahi ölürdü.
Rahmetli Halil bir karıncayı incitmeyecek kadar iyi kalpli, ipek gibi biriydi. Onun yetiştirdiği çocuklar da babasından farksızdı. Ekrem’in bu olayda en ufak bir kusuru olacağına inanmıyorum. O da babasından farksız, melek gibi biriydi. Pandemi günlerinde bir tek gün izin almamış, canla başla çalışmış, kendini mesleğine adamış idealist, herkes tarafından sevilen, sayılan doktordu. Gözü dönmüş bir caninin kör kurşununa kurban gitmesi beni derinden yaraladı. Elim kolum kırıldı.
Sabahtan beri yazmayayım yazmayayım diyorum ama dayanamadım. Saldırı olduğunu öğrendiğimden beri gözüme içim yanıyor. Onlarca can yitip gitti. Bir sürü eş, kardeş, abi, baba insanın yüreği buna nasıl dayanır bilmiyorum. O anne, babaların, çocukların, eşlerin feryatları geliyor sanki kulağıma. Nefes almakta zorlanıyorum. Büyüklerinin yanında yüksek sesle konuşmaya utanan bir milletin evlatları, nasıl oldu da bu duruma geldik.


Az önce Eniştemle konuştum. Bütün Develi kan ağlıyor. “Ne kadar çok seveni varmış” diyor. Gerçekten diyecek laf bulamıyorum.
Aslında bir şey söylememek lazım. Kendimden biliyoruz, kardeşim kaza yapmış, genç yaşta ölüp gitmişti. Ölen kişinin yakını, çok çok sevdiği bir insanı kaybettiği için, söylediklerinizin hiç birini duymaz. Ölümün tesellisi olmaz zaten, bu yüzden susmak gerekir. Ona başını koyacağı bir omuz uzatın. Sarılın. Elini tutun, ama konuşmayın. Çünkü her söylediğiniz söz, ona bomboş gelecek ve sizin onu anlamadığınıza emin olacaktır. Zaten insanlar, aynı acıyı yaşamamış olduğu için ne desem de teselli etsem diye düşünürler. Bir kez daha söylüyorum, ölümün tesellisi olmaz.
Kardeşimi kaybettiğim gün, bir tarafta ölüyle sevdikleri arasına soğukluk girermiş diyen birisi vardı, sinirimi bozmuştu. Bir tarafta da sevgili arkadaşım rahmetli Halil bana sadece seni çok iyi anlıyorum demişti ve susmuştu. Elimi tutmuştu sadece.
Böyle işte. Diyecek hiç bir şey bulamıyorum. Diyecek bir şey yoktur zaten. Bir tarafta gözü dönmüş bir cani, diğer tarafta insan demeye bin şahit ister melek gibi biri. İnsan böyle zamanlarda susmalı, acıyı paylaşmalı. En azından ben öyle istemiştim, ama geride binlerce doktorumuz, öğretmenimiz böyle bir olayı inşallah yaşamaz diye yazıyorum.
Yaşamayanın anlamayacağı bir şey olduğunu biliyorum. En azından bilmek iyi bir şey. Biraz önce arkadaşımın oğlunun katledildiğini duydum, garip bir şekilde ilk defa yaşadığım bir durum bu.. Ne yapılır ki? Bilemedim. Kelimelerin, cümlelerin, boğazımda düğümlendiği ender anlardan biridir. Ne cümle kuracağını bilemiyorum, içim yanıyor, ama elimden bir şey gelmiyor.
Konuşabileceğin kadar konuş, dünyanın tüm teselli sözcüklerini ardı ardına sırala, ölen kişi ile yaşanan tüm mutlu anları hatırlat, oradaki tüm insanların yanında olduğunu göster, her şeyin bittiğini biteceğini söyle…..vs. Bunların hepsi sadece yakınını kaybeden kişide çok kısa süreli yatıştırıcı etki yapar. Acı taze olduğunda böyledir. Acıda konuşulmaz, empati kurulur. Karşınızdakine konuşmak yerine samimiyetinizi hissettirin yeter de artar. Benim böyle bir olanağım olmadığı için ancak yazarak içimdeki kini kusmaya, kör kurşuna lanet etmeye çalışıyorum.
Ölen kişiye diyecek de pek bir şey yok zaten. Acılı kişi de bir şey dememi istemiyor bunu biliyorum. Halil sağ olsaydı da sıkı sıkı sarılsam, “sabırlı ol kardeşim” deseydim ve ağlamasına izin verseydim. Başka da ne yapacak, ne diyecek bir şeyim olmayacaktı. İnsan ne diyebilir ki böyle büyük bir acı çeken kişiye.. Böyle hunharca bir davranış karşısında insan ne diyebilir ki. Sözün bittiği yerdeyiz.
Diyecek bir şey bulamıyorum.
Arkasında kalanlara Allah sabır versin. Ruhu şad, mekânı cennet olsun.
İsmail SAMUR
Emekli Öğretmen

Share
152 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

4+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA FİL GÜNÜ

    10 Ağustos 2022 Köşe Yazarları

    Fil, hortumlular takımının filgiller familyasını oluşturan memeli bir hayvandır. Geleneksel olarak Asya Fili ve Afrika Fili olmak üzere iki türü ile tanınmaktadır. Ancak bazı kanıtlara dayanarak Afrika savan fili ile Afrika orman filinin de iki ayrı tür olduğu öne sürülmektedir. Filin büyük ve geniş kulakları vücut ısısını kontrol etmeye yarar. Afrika fillerinin kulakları daha büyük olur ve sırtları içbükeydir. Asya fillerinin ise kulakları daha küçük olur ve sırtları dışbükey ya da düzdür. Filler ot obur hayvanlardır. Yani tamamen bitkilerle ...
  • Yaşar Civelek Zade Ağabeyden Dedem “Kara Müftü” ye Dair Anılar

    10 Ağustos 2022 Köşe Yazarları

    Orhan Bey, Rahmetli dedeniz Kara Müftü, hayatta olduğu 1950’li yıllarda Develi’nin ve bizlerin de manevi dedemiz olarak özellikle saygıda kusur etmemeye azami itina ettiğimiz, müstesna, yeri halen doldurulmamış milli duyguları önde gelen bir İslam ulemasıdır. Dedenizi size anlatmak haddim değildir. Rahmetli dedeniz müftülük görevinden sonra, rahat bir emekli yaşamı yapamamış, halkı dini bakımdan aydınlatmaya şevkle devam etmiştir. Bilhassa cuma günlerindeki vaazları cami cemaatleri tarafından huşu içinde adeta nefes almadan takip edilmiştir....
  • Aşkın Aşık’ı Bir Şair SEYRANİ Prof. Dr. M. Kemal Atik

    05 Ağustos 2022 Köşe Yazarları

    Everekli Aşık Seyrani ile ilgili bu güzel esere emek verip gün ışığına çıkaran değerli ilahiyatçı araştırmacı yazar Prof. Dr. Kemal Atik Ağabeyimi kutluyorum. Kabrinin yerinin belli olmadığı Develimiz'de 38.si düzenlenecek şenliklerle, festivallerle, seminerlerle ve 3. Uluslararası Türk Kültürü Kongreleriyle ve hayatı ve şiirleri üzerine yayımladığı kitaplarla ona vefasını gösteren Develi Belediye Başkanı Mehmet Cabbar kardeşimi, kültür müdürü Ali Orhan'ı, katkı sunanları ve emeği geçenleri canı gönülden tebrik ediyorum. İthaf: Bu mütevazı ç...
  • KÖPEK GİBİ ÇALIŞMA GÜNÜ

    05 Ağustos 2022 Köşe Yazarları

    Her yıl 5 Ağustos'ta, “Köpek Gibi Çalışma Günü” kutlanmaktadır. Köpekler hayatlarının çoğunu miskinlik yaparak geçirirler. Neden bu günün ismini köpek gibi çalışmak diye koyulduğu çoğumuzu şaşırtabilir. Ama enteresan tarafı köpek gibi çalışmak çok çalışmak anlamına gelmektedir. Bu Gün de, maksimum kabiliyetinizi kullanarak olabildiğince uzun süre çalışmanız demektir. Köpek gibi çalışmak, bir şeyi gerçekleştirmek için varını yoğunu ortaya koyarak çaba sarf etmektir. Türk Dil Kurumuna göre “Çalışmak”, bir şeyi ortaya koymak, oluşturmak, yapmak i...