logo

Şeytana Göre Yaşayanlar : Teröristler

1566

Şeytana göre yaşayanlar : Bunlar, Şeytanla birlikte sonsuza dek kötülüğün girdabında hayvani hırsın çocukları olarak itaatsizliğin cezasını çeken teröristlerdir. Bunlarisyan günahıyla lekelidirler.
Bunlar, kendilerini yozlaştıranlarla ve suç iştirakçileriyle birlikte çekecekleri sonsuz cezaya sürüklenmişlerdir. Bunlar, kör ve azgın iradelerini öfke, korku, kıskançlık, kin, hırs ve şiddet yüklü bedenlerinde taşımaktadırlar. Bunlar, iyiyi, güzeli yaşayanlara düşman, ahlaksız ve günahkârlar karşısında amansız dost, doğruyu, vatanperverliği yaşayanlara karşı terörist, zalim insanlar karşısında ahlak yasalarını bir tarafa bırakarak daha aşağı derecelerde rol alanlardır.
Bunlar, birliği ve beraberliği bozan, etrafa korku, kaygı ve dehşet saçan, çevresindekilerce kayrılıp iltifata boğuldukça insanlık duygusunu yitirenlerdir. Toplum ve milletimizin çözülmesini, bölünüp parçalanmasını, insanlar arasında var olan sevgi ve sevincin ıstıraba çevrilmesini, ülkemizin kana bulanmasını, bireysel ve toplumsal bağların koparılmasını gerçekleştirmek için programlandırılan şeytani / emperyalist güçlerdir bunlar.
Hakikati tahrif eden bunlar; lanetlenme pahasına öldürdükleri binlerce masum insanı örtbas etmek için şimdi başvurdukları yol barış sözcüğüdür. Milletimiz bu yalanlara asla itibar etmeyecektir. Çünkü bunlar yalan söylemenin bedelini hiç umursamamışlardır. Şehitlerimizin kanları bunları lanetlemiştir.
Lanetli olduklarını bildiğimiz bu teröristlerle barış içinde yaşamamız nasıl mümkün olur? Onları sevmek, şeytana tabi olmak değil midir?
“Bir insanı öldüren, yeryüzünü kana bulayan bütün insanlığı öldürmüş hükmündedir” (Maide:32) ayeti, ilahi müsamahasızlığı gayet açık bir şekilde ifade etmiyor mu? Peki, bu hükümleri nereye koyacağız. Şeytanın, fitne ve desisenin neşet ettiği yerde iyiliğin, güvenin, vefanın bulunması mümkün mü? Şeytana uyarak kibirle, talanla, ihanetle, her türlü suçu işleyerek gözü dönmüş hainlerin ne denli çekilmez caniler olduğunu bilmeyen kaldı mı?
Baykuşların inlerine, sürüngenlerin ve vahşi hayvanların pusu mekânına saklanarak telafisi mümkün olmayan cinayetler işleyen bu gözü dönmüşleri milletimiz unutacak mı?
Barış kisvesi altında birlik ve bütünlüğümüzü bozmak için aykırı düşünceler ve hizipler icat ederek halkımızı yeni bir aldatmacanın labirentine çekmeye çalışan bunlar değil mi? Bunların ve bunlarla işbirliği içinde olanların vefa duygusu taşıdığına inananlar mı var?
Teröre milletimizi boyun eğdirmeye çalışanların bu yaptıkları yanlarına kalacak mı?Hayır asla kalmayacaktır.
Zaman bunu gösterecektir.

Share
780 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

5+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Mısırlı Aile’sinin Gelini Melek Öztürk ve Kızları Bilge ve Banu Öztürk

    10 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Melek Öztürk hanım, merhum Ali Orhan Öztürk’ün eşidir. Özel İdare Memuru Ali Atlas ile Ev Hanımı Safiye Hanım’ın 3. çocukları olarak 2 Ekim 1942’de Sandıklı, Afyon’da dünyaya geldi. İlkokul ve Ortaokulu Sandıklı’da tamamladıktan sonra 1960 yılında İzmir Kız Lisesi’nden mezun oldu. 1966 yılında Ege Üniversitesi, Tıp Fakültesi’nden mezun oldu ve Van’ın Edremit Nahiyesi Sağlık Ocağı’nda göreve başladı. 24 Kasım 1967 Cuma günü Ali Orhan Öztürk Bey ile evlendi. Bu tarihten itibaren 1969 yılına kadar Malatya’da Sağlık Ocağı’nda, 1969 - 1970 yıllarınd...
  • TÜRKİYE SERBEST PARAŞÜTÇÜLER GÜNÜ

    10 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Paraşütle atlama, genellikle hava araçlarından çıkış yapılarak boşlukta ve belirli bir yükseklikte de paraşüt açarak yavaş bir şekilde yere inilen bir aksiyon sporudur. Hava aracından çıkış ve paraşütün açılması arasındaki zaman “serbest düşüş” olarak adlandırılmaktadır. Birinci ve İkinci Dünya Savaşında, malzeme ve asker indirmek, uçakları arıza yapan pilotların yaşamlarını kurtarmak için sık sık kullanılmıştır. Askeri amaçla kullanılan paraşüt zaman içerisinde spor dalı halini almış olup, Türkiye’de de bu spora rağbet görmüştür. Bu spor özel...
  • Sıla-i Rahim – 2

    05 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    İstanbul'dan Develi'ye bir gönül köprüsü kurmuştuk. Şenliklerle, açılışlarla ve ziyaretlerle bu yıllarca devam etti. Elbette bu iki haftaya sığmayacak kadar değerli büyüklerimiz, arkadaşlarımız ve dostlarımız vardı. Özür dileyerek belirtmem gerekir ki pandemi ve zaman dolayısıyla hepsinin ziyaret etmek mümkün olmadı. Değerli hocamız Ömer Kaliber ile aynı mekânlarda birkaç kez karşılaşıp sohbet etmemize rağmen bir fotoğrafımız olmadı. Yıllar sonra karşılaştığımız arkadaşlarımızla hasret giderdik. Kaymakamlık ve Belediye personeline, beni kucak...
  • DÜNYA GÖKDELEN GÜNÜ

    05 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Gökdelenler, arazinin pahalı olduğu şehirlerde görülen çok yüksek yapılardır. Genellikle metal iskelet üzerine beton dökülerek inşa edilmekte olup, büro ve apartman (daire) olarak kullanılmaktadır. Gökdelen ayrıca gemicilikte geminin uzun direğine verilen isimdir. Bugünlerde en az 40 veya daha fazla kattan oluşan binalar, gökdelen olarak ifade edilmektedir. Gökdelenlerin ağırlık taşıyan sistemleri diğer yapılara göre büyük farklılıklar göstermektedir. 4 kata kadar yapılar sadece duvarlardan destek alabilirler. Ancak gökdelenler çelik iskeletle...