logo

Seyrânî Üzerine Yeni Notlar

Seyrânî XIX.Asrın çok önemli ve şanslı bir âşığıdır. Önemlidir, çünkü bugüne kadar derlenen 811 şiiri her biri muhteva, konuları işleme,söz sanatları,dile hakimiyet,anlatım vb. özellikler o kadar mükemmeldir ki. Ayrıca her iki, hece ve aruz ölçülerinde yazması ve aynı anlatım gücü tüm şiirlerinde mevcuttur.
Seyrânî’yi unutulmaktan kurtaran yine Develi eğitim tarihinde ve Develi Kuvva-i Milliye Cemiyeti’nde önemli hizmetleri olan Ahmet Hazım Ulusoy’un “Sanihat-ı Seyranî “ adlı eseridir.Âşığımız üzerinde ilk bilgiler hep Ulusoy’un kitabının başında verdiği kısa ama önemli ip uçlarına dayanır. Fuat Köprülü dahil. M.Halit Bayrı dahil bir çok önemli yazarın değerlendirmeleri hep bu bilgilere dayanmıştır.
Ulusoy’un verdiği bilgiler genelde sözlü bilgilerdir. Somut belgelere dayanmamaktadır.Ancak verdiği 205 şiir ise çok önemlidir. Bir grup Develi’li aydının “Develi’li Âşık Seyrânî Seminer ve Şenlikleri” projesi hayata geçince Seyrânî hakkında bir çok bilinmeyen ortaya çıktı. Hayatı ve bilinmeyen şiirleri hakkında birbiri ardından yayınlar başladı. Bu hızlı kültürel gelişmelerden hem Seyrânî ve hem de Develi çok şeyler kazandı.Anadolu’da bu güne kadar tespit edilen 2000 (?)adet âşığımız içerisinde bildiğimiz kadarıyla üzerinde doktora yapılan tek âşığımızdır. Üzerinde de en çok yazı yazılan şanslılardandır da!
Fakat bütün bu çalışmalara rağmen hayat hikayesinde belgelere dayalı doğum ve ölüm tarihleri bugüne kadar ortaya çıkarılamadı. Bu konuda Folklorcu Hayrettin İvgin’in ve bizim birer tebliğimiz olmuştu. Seyrânî’nin yaşı ele alınmış ve bu konu üzerinde üzerinde tekliflerimiz olmuştu.
Everek Camii Kebir’de Seyrâni’nin babası Cafer Efendi’ye ait olduğunun kabul ettiğimiz 19.Asır bir yazma Kur’an-ı Kerim kapağında Seyrânî’ nin doğum tarihi 1787 olarak tespit etmiştik. Daha sonra araştırmalarımız sırasında Seyrânî’in Develi Havadan köyünde medfun Şeyh İbrahim (Havadan Baba) yı (1826, 1830, 1841, 1851) tarihlerinde ziyaretlerinde türbe duvarına yazdığı yazıları Prof. Dr. M. Kemal Atik ve değerli şairimiz Emir Ali Özdemir ve gazeteci Nezir Ötegen dostlarımızla değişik zamanlarda tespit ettiğimiz kitabelerden de bazı bilgiler edindik. Baba adı:Esseyit Hoca Cafer Efendi, Seyrânî ise Es’seyit Mehmet Seyrânî bin Cafer Efendi imzalarını kullandığını böylece öğrenmiştik.Daha önce 1843 ve 1844 yıllarında Halep sürgünü dönüşü eski Çarşı Camii’nin yapılışı ve Everek Ulu Camii’nin tamiri üzerine yazdığı kitabe ile Camii’n minaresinin yapılış kitabelerini de çok önce tespit etmiştik.Bu kitabeleri de 28.Aşık Seyrânî Sempozyumunda “Belgelerin Işığında Seyrânî” adlı bildirimizde sunmuş ve burada sunulan bildiriler de Develi Belediyesi kültür hizmeti olarak basılmıştı.
Yakın zamanda Başbakanlık Devlet Arşivi uzmanlarından Hacı Osman Yıldırım ilk nüfus sayımı olan 1831 yılındaki sayımdan Develi kısmını ele alarak ortaya çıkarmış ve işte bu sayım sayesinde Seyrânî’nin doğum tarihi 1803 olarak belirlenmişti.İkinci olarak babasının adının da kesin olarak Cafer Efendi olduğu ortaya çıkmıştır. Fakat önemli bir konu da Seyrânî’nin kayıtlarda aile lâkabı nasıldır? Şimdiye kadar bu konuda bir tek satır bilgi gelmedi!
Bu gerçek tarih bir çok Seyrânî hakkında verilen bazı bilgilerin ve dolayısıyla bazı yorumların da yanlış olduğu ortaya çıktı. Meselâ bizim bulduğumuz yazma Kur’an-ı Kerim’deki “Seyrânî’nin Doğum Tarihi Üzerine Yazdığı Not” 1787 geçersiz çıktı. İsminin de Mehmet Tahir değil kesin olarak Mehmet Seyrânî olduğu belirlendi.İkinci olarak 1810 tarihli bir Şairname’de adı geçen Seyrânî’nin de İspartalı Seyrânî olduğu ortaya çıkmıştır.
Şimdi önümüzde yazmaları,cönkleri ve şiir mecmuaları ile şöhret bulan araştırmacı yazar Rasim Deniz’in yakında basılacak bir eseri var: Ulu Kervan ve Kutlu Nikah”.Bu eseri Seyrânî’nin babası “Yazıcı/ katip” lâkaplı Cafer Efendi tarafından yazılmıştır.Yazma mesnevinin Eserin tam adı: Nikâh-ı Nebi Berây-ı Hadicetü’l Kübra (Haticetü’l Kübra’nın Hz.Peygamberle Nikâhı”
Eserin muhtevasını, yayınlandıktan sonra göreceğiz. Ancak Yazıcı Cafer Efendi aile lakabını ve aile büyükleri hakkında verdiği kısa ama çok önemli bilgidir.Kitabının başına bu kitabı yazanı belirtirken yazdığı bu kısa fakat önemli bilgi şudur:Ol malûl Çopur Osman Bin Memiş Efendizade Kızılbekir Abdi oğullarından Kara Mehmet Molla bin Cafer hayrat yazdı.Bu bilgilerden Seyrân’nin hem aile lakabı Kızılbekir Oğulları” olduğu ve dedelerinin isimleri. Böylece Seyrânî’nin aile hayatı netleşmiş olmaktadır. işte işin en sevindirici tarafı bu net bilgiye ulaşmadır. Konu, samimi araştırıcılar çoğaldıkça Seyrânî hakkında daha net bilgilere ulaşılacaktır. Bundan da hem Halk edebiyatımız ve hem de Seyrânî adına bizler faydalanmış olacağız. Bu vesile ile Rasim Deniz’e çok teşekkür ediyorum.
Eserini de merakla bekliyorum.

Share
1.766 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

1+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ABBASZADE İBRAHİM EFENDİ (1899-1963 )

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Abbaslar ailesinin atası Abbas Dede’dir. Aile de hep dedenin adıyla anıla gelmiştir. Aile Halep Türkmenlerinden üç değişik aile birlikte 18.asrın ortalarında Develi’ye gelip önce Kopçu köyü’ne yerleşmişler, kısa bir süre sonra Develi’ye ad vermiş olan Dev Ali (Seyyit Emir Ali) türbesinin etrafına yerleşmişlerdir. Yukarı Develi’de yerleşmişler ve kurdukları mahalleye de Kopçulu Mahahallesi adı verilmiştir. İlk nüfus sayımı olan 1821 tarihinde de mahalle sakinleri Kopçulu adıyla kayda girmiştir! Abbaszade İbrahim de diğer bütün aile ferleri ...
  • Kuruluşundan Bugüne Derneğimizin Hafızası Kitabında Onursal Başkan Av. Osman Deveci’nin Takdim Yazısı

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Kuruluşundan Bugüne Derneğimizin Hafızası Kitabında Onursal Başkan Av. Osman Deveci'nin Takdim Yazısı Değerli Hemşehrilerim, İnsanlar genellikle maddi kazanç uğraşısı verirler, bunun için çalışırlar, bunun için çabalarlar. Neden, çünkü daha iyi bir gelecek, daha mutlu bir hayat sürmek için. Maddesel olarak bir yere gelmiş bireyler asli görevlerinden artan zamanlarda da topluma hizmette yer almalı, ülkeye ve insana hizmete omuz vermelidirler. Bu hizmetin karşılığı da manevi kazançtır, manevi kazancın getirdiği haz ve mutluluktur. Bu haz ve...
  • DÜNYA TÜKENMEZ KALEM GÜNÜ

    11 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Günümüzde kalem basit ve kolay bir yazma aracı olarak bilinmektedir. Kalemin tarihi çok eski çağlara dayanmaktadır. Özellikle sanayi devriminin ardından sanayinin de gelişmesiyle birlikte kalemin de bu gelişme ile paralel bir gelişme gösterdiğini görmekteyiz. İnsanlar asırlar boyunca mürekkebe batırılan tüylü kalemleri kullandılar. Ancak bu çok zahmetli bir olaydı. Çünkü sürekli sızıntı yapma problemi vardı. Ve ayrıca mürekkep sayfada çok yavaş bir şekilde kuruyordu. Modern zamanın yazım araçlarından bir olan “Tükenmez Kalem” icat edilip seri...
  • Gönül Sadakası

    03 Haziran 2021 Köşe Yazarları

    Okuyucu tarafından zaman zaman dersler çıkarılacak, kıssadan hisse alınacak metinler geliyor. Neşe ve sevinçler paylaştıkça çoğalır. Üzüntü ve kederler paylaştıkça azalır. İşe öyle dostlar ararız bazen. Bizimle üzülüp, bizimle sevinecek dostlar. Ama her şeyden önemlisi öncelikle bizim kendimizin omuz dayanacak bir dost olmamızdır. Bir hanımefendi anlatıyor: Biraz fasulye ve biraz pilav alarak bakır bir tepsiye koydum. Üzerine patlıcan, salatalık ve bir kaç tane kayısı ekledim... Tam dışarı çıkacaktım ki babam sordu: - “Nereye gidiyorsun kızı...