logo

ŞEHİTLER HAFTASI

Şehitlerimiz bizim kültürümüze göre vatanını, ülkesini korumak amacıyla en kıymetli varlığı olan canını ortaya koymuş ve sonuçta hayatını kaybetmiş kişilerdir. Şehit kelimesi Arap kökenli bir kelimedir.
Vatani görevini yaparken, herhangi bir terör saldırısı sonucu ya da ülkesi için görevinin başında iken hayatını kaybeden polis ve askerlerin dışında, doktor, hemşire, güvenlik görevlisi, öğretmen, itfaiyeci vb. gibi mesleklerde çalışan kişilerde şehit olarak anılmaktadır.
İnsan niçin şehit olmak ister? Çünkü Allah, şahadet mertebesine yükselene cenneti vaat etmektedir. Şehitlerimiz vatanını, milletini korumak adına canını ortaya koymuş yüce insanlardır. Türkiye Cumhuriyeti kurulana kadar, birçok şehit verdik. Günümüzde ise ocaklara ateş düşüren terör ve çevremizdeki savaş belası yüzünden halen de şehit vermeye devam ediyoruz. Kanlarını akıtarak bu cennet vatanı bize emanet eden şehitlerimize karşı bizim de görevimiz bu toprakları koruyarak bizden sonraki nesillere devretmektir.
Ve bugün bağımsız ve özgür bir ülkede yaşıyorsak bu da şüphesiz şehitlerimizin verdiği mücadele sayesinde olmuştur. Şehitlerimiz vatan için millet için ve bizler için hayatlarını feda etmişlerdir. Geride yetim, öksüz birçok yavru bırakıp, eşlerini, ana ve babalarını bu hayatta yapayalnız bırakma pahasına cephede, dağlarda, şehirlerde terörle mücadelede cansiperane bir şekilde savaşmışlardır. Bu yüzden şehitlerimizi anmak için her yıl 14- 20 Nisan tarihleri arasındaki hafta, ”Şehitler Haftası” olarak kutlanmaktadır.
Şehitlerimiz için her zaman yüksek sesle bağırarak söylediğimiz “Şehitler Ölmez, Vatan Bölünmez” nidalarını taçlandırmak için Şehitler Haftasında tüm yurtta şehitlerimizi minnetle anmalıyız. Bunu yapmaktaki amacımız da şu anda hayatta olan bizlerin ne gibi badireler atlatılarak bugünlere geldiğimizi daha iyi anlayabilmek ve bu vatan için canını verenlerin de boşuna bu işi yapmadıklarını tüm dünyaya duyurabilmektir.
Vatanı korumak hem milli, hem de dini bir görevdir. İslam dini vatan savunması için savaşmayı ibadet saymıştır. Şehitlik dini bir kavramdır. Allah, din ve vatan uğruna canını feda eden kişilere en yüksek manevi rütbeyi vermiştir. Dinimize göre şehitler cennetle müjdelenmiştir.
İslamiyet’te şehitlik, Allah yolunda ölen Müslüman’a verilen makam olarak geçmektedir. Kuran da şehitlerle ilgili olarak, şehitlerin kurtuluşa erdiği, ahrette sahip olacağı makamın diğer Müslümanlardan daha iyi ve üstün olacağını belirtmektedir. Müslümanları, düşmanlarına üstün kılan en önemli esaslardan birisi de “Ölürsem şehit, kalırsam gazi olurum” inancıdır. Şehit olan insanların kul hakkı dışındaki bütün günahları af edilmektedir. Şehit olmak, herkese nasip olmayan büyük bir şereftir ve müminler için bir güzel nimettir. Kuran’da (Bakara/154); “Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyin, Hayır onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz” denilmektedir.
Bu dünyada bizim için en kıymetli varlıklardan birisi vatan olup kutsaldır. Bu nedenle biz vatanımızı çok seviyoruz. Bu uğurda can vermekten de korkmuyoruz. Bu duygu tarih boyunca böyle olmuş ve bundan sonrada böyle olacaktır. Yeri geldiğinde de yüzlerce şehit vermekten kaçınılmamıştır. Şehitler vatanı uğruna iyi şeyler yapabilmek yolunda canlarını ortaya koymuşlardır. Bu nedenle hem onların aziz ruhlarının rahat olması için, hem de geride kalan ailelerinin rahat bir hayat yaşaması için ülkece onlara destek olmalıyız.
Şu an biz vatan topraklarında huzurlu nefes alıp verebiliyorsak bunları şehitlerimize borçluyuz. Bizler de bu vatan için gece gündüz demeden çalışmalı, elimizden gelen fedakârlıkları esirgememeliyiz. Şehitler haftası olarak düzenlenen 14- 20 Nisan tarihleri arasında bu vatan için kanını ve canını veren aziz şehitlerimizi bir kere daha saygıyla anlamalıyız. Çünkü ölümün üzerine gözlerini kıpmadan giden, kanlarıyla bayrağımıza al rengi veren bu insanlar, geride bize bu cennet vatanı bıraktılar. Ruhları şad, mekânları cennet olsun.

Share
1.158 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

2+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İŞYERİNİN DEVRİ HALİNDE İŞ SÖZLEŞMELERİNİN DURUMU

    26 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    İşçi işveren ilişkisinin önemli ölçüde korunması, geçerli ya da haklı bir neden olmaksızın sona erdirilememesi ve işçinin gelirinde sürekliliğin sağlanması modern iş hukukunun en temel gayelerinden birini oluşturur. İş hukukunun bu temel gayesini tehlikeye sokan en önemli nedenlerden biri işyerinin devir yoluyla bir işverenden başka bir işverene geçmesidir. İşyeri devri başta satım sözleşmesi olmak üzere, işyerinin kiralanması, intifa hakkının kurulması vb. yollarla devretme, işverenin ölümü, işyerinin özelleştirilmesi ya da devletleştirilmesi,...
  • REKABET NEDEN ÖNEMLİDİR?

    26 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    Rekabet, yaşantımızda sık kullanılan kelimelerden birisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Hem sosyal medyada hem de gündelik yaşantıda kullanılan rekabet kelimesi uzun yıllardan beri dilimizdedir. Rekabet, üstünlük sağlama amacı ile rakiplere karşı yürütülen yarışma etkinliklerinin bütünüdür. Bu terim işletmecilik, iktisat, çevrebilim, spor ve sanat dallarını da içeren alanlarda sıkça kullanılmaktadır. Rekabet iki ya da daha çok güç, kuruluş, işletme, sistem, birey ya da grup arasında yer alabilmektedir. Diğer bir ifadeyle rekabet, hırs, başarma...
  • Gurbette Yıllar 2

    26 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    Gurbette Yıllar 2 (Birfâni Tornacı Ömer) İlçemiz Bakırdağı Mahallesi sakinlerinden ve “Birfâni Tornacı Ömer” mahlasıyla bilinen Ömer Develioğlu’nun ikinci şiir kitabı olan “Gurbette Yıllar 2” şiir kitabı Develi Belediyesi Kültür Yayınları arasında çıktı. Başkanımız Mehmet Cabbar’a, Kültür Müdürü Ali Orhan’a ve emeği geçenlere teşekkür ederim. Kitabın Önsözünden: Köklü bir edebiyat gelenek ve birikimimiz içerisinde şiirin ayrı bir yeri vardır. Millet olarak da şiire ayrı bir önem vermişizdir. Derviş Osman, Âşık Seyrani, Ali Celalettin, A...
  • Süphan Dağı Efsanesi

    19 Ocak 2022 Köşe Yazarları

    Doğu’nun uzun kış gecelerinde nenemi dinlemeye bayılırdım.  Siyabend ile Hace’nin hikâyesi, Süphan Dağı’nda geçiyordu. Zozan (yayla) nenem anlatırken bende gözümün önünde Süphan Dağı olayını yeniden yaşıyordum. Nasıl unuturum Siyabend’in parmak ısırtan kahramanlığını? Ve göz yaşartan hikâyesini. Süphan Dağı eteklerinde yaşayan bir yiğittir. Yoksul bir köylüdür. Zayıf ve cılız delikanlıdır. Bu nedenle ona Kürtçede “ipin gölgesi”anlamına gelen Siyabend adı verilir. Annesi, babası, kardeşi yoktur. Amcasının sürülerine çobanlık yapar. Her gün S...