logo

SEÇİM BİTTİ Mİ? ÖZÇEKİM ÖZVERİ VE ÖZELEŞTİRİ-4/4

1543

ÖZVERİ ile çalışmak ve bunu anlatmak çok zor bu işi gönüllü olarak yapanlar için.
Bu kişiler için ÖZELEŞTİRİ yani ‘ne yaptık’ diye geriye bakmak kolay da başkalarını ELEŞTİRMEK çok zor. Çünkü bu ülkede eleştirdiniz mi sizden kötüsü olmazda ondan. Eleştiriye tahammül edemeyen ve bu yüzden gelişme adına hiçbir şey kaydedemeyen bir toplum içinde yaşadığımıza göre eleştiri yapanlar hep baskı altındadırlar. Özür dilemeyi bilmeyen insanlar asla eleştiriye gelemezler.

Artık listede kim olursa olsun başarı mutlaktır düşüncesinin geride kalması gerektiği aşikâr hale gelmiştir. Yani erken seçim olsun olmasın artık bütün partilerin buna dikkat etmeleri gerektiği ortaya çıkmıştır. Ben çevre itibarıyla diğer bütün partililerle karşılıklı sevgi-saygı ve hoşgörü esasına dayanarak görüşen bir kişi olduğumdan her partiden edindiğim kanaat bu yöndedir.

Bu yazımın birinci bölümünde üç döneme takılanlar için ‘erken seçim olsun düşüncesinin peşini bırakıp mesela memleketimizin hayrına araştırıcı olsunlar, fikir üretsinler, gençleri eğitsinler – ama belki de öyle yapıyorlar da biz bilmiyoruz’ diye yazmıştım. Eleştiri başlığı kullandığıma göre bunu fırsat bilerek çocuklarımızın eğitim durumuna baktığımızda bazılarımızın zannettiği gibi sadece Kuran-ı Kerim okutmakla eğitim tamamlanamıyor.

Kuranın ne anlattığını öğretmek zorunlu olmalıdır. Bu gelen nesil Asım’ın, ya da Haluk’un nesli mi? Yani gençliğin Türklük veya Müslümanlık ya da gelişmenin Avrupalılaşmadan geçtiğine inanan bir nesil mi var. Genelleme yapılırsa yani gençlerimizin çoğunluğu nerede duruyor dersek cevap ‘hayır hiç biri değil’ olur. Bugünkü durum fiestacılık yani eğlence kültürü çamuruna batmış olan gençliğin imkânları ölçüsünde kendisini eğlenceye verdiği, günü gün edebilmeye başarı diyebilen, temelde menfaatlerin kol gezdiği bir toplum yapısını göstermekte iken artık particiliğin bir yana bırakılarak çocuklarımızın şuurlu insanlar olarak yetişmelerine ehemmiyet verilmelidir.

Bunun temel şartlarından biri din ve eğitim camiası mensuplarının particilikten uzak işlerini yapmalarıdır. Hep denir ki ‘biz Balkan Savaşını ordumuz siyasete bulaştığı için kaybettik’.
Şimdi de ben derim ki particilik yapan din adamlarımız ve eğitimcilerimiz aleni olarak taraf tutunca ve yorum yapınca ilkokul öğrencilerine kadar inen partilileşmenin (= kamplaşmanın) memlekete verdiği hasar sorumlularından olunmuyor mu?
Bırakın siyaseti siyasetçiler yapsın siz tarafsız olun. Bu davranışlar iktidar değişikliklerinde sürekli kıyımlara sebebiyet verebilir ki zarar hepimizedir.
Saygılarımla. 24.7.2015

Share
2.831 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

1+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA HİJYEN GÜNÜ

    15 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar ve alınan temizlik önlemlerinin tümü hijyen olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde temizlik önlemleri anlamında kullanılan hijyen, aslında Yunan Tanrıçası Hygeia adlı tanrıçadan gelmektedir. Hygeia, Yunan ve Roma mitolojisinde geçmekte olup, tıp tanrısı Asklepios'un kızıdır. Sağlık ve temizlik tanrıçasıdır. İnsanlar, Bergama'daki Asclepius Tapınağı gibi tapınaklarda babası Asclepius'tan ve Hygeia'dan sağlık dilemişlerdir. Dünyanın ilk Hijyen Günü, Avrupa Hijyen Konseyi ve Türk ...
  • STATİK ELEKTRİK GÜNÜ

    07 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Mutlaka hepimizin başına elektrik çarpması defalarca gelmiştir. Hiç beklemediğimiz birisine ya da bir yere dokunduğumuzda bir anda elektrik çarpması hissi yaşarız. Günlük hayatımızda biriyle tokalaştığımızda, arabadan inip kapı kolunu tuttuğumuzda, bir yüzeye dokunduğumuzda veya parkta plastik kaydıraktan kaymış bir çocuğa dokunduğumuzda ortaya çıkan karıncalanma hissi, statik elektriğin etkisinden kaynaklanmaktadır. Hatta aradaki akım geçişi sırasında oluşan kıvılcım gözle görülebilir ve çıtırtı şeklinde ses duyabiliriz. Bu akım geçici bazı k...
  • TARİHÎ KARTPOSTALLAR ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ – 2

    07 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Geçen haftaki yazımızda tarihî kartpostalların politika ve vatan müdafasındaki yeri konusunda bilgi vermiş ve bu konuda kartpostalların önemine değinmiştim. Bir okuyucumuzun ricası üzerine konuyu biraz daha zenginleştirmemiz gerektiğini görmüştük. Bu vesile ile yeniden arşivime inme ihtiyacı doğmuş ve altı kare kartvizit üzerinde durmayı uygun gördüğümü belirtmek isterim. Tarihte gördük ki bir yerde askerin yoksa orası senin değildir. Osmanlı devleti 350 yıldır elinde tuttuğu Rumeli'yi vasıfsız ve cahil politikacı ve subaylarımız sayesinde on ...
  • Eski Develi’de Örf ve Adetlerimiz

    01 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Örf ve adetler çok eski zamanlardan beri toplum içinde kabul görmüş yazısız kurallardır. Halk dilinde gelenek ve görenek olarak da bilinen bu kavramlar, yaşadığı toplumun özelliklerini yansıtır. Kadim Develi kültürü zaman içerisinde birçok değişime uğramıştır. Develi’de asırlardır devam eden ve hala yaşayan birçok gelenek görenek bulunmaktadır. Gelenekler ve onun oluşturduğu kültür, toplumu bir arada sağlam tutan ögelerdir. Develi’de eskiden herkes birbirini tanır, bir ailenin fertleri gibi herkes birbirini koruyup kollardı. Dayanışma ruhu çok...