logo

SEÇİM BİTTİ Mİ? ÖZÇEKİM ÖZVERİ VE ÖZELEŞTİRİ-3/4

1543

Başkalarını suçlamak yerine özeleştiri yapıp kendinde önsezi eksikliği veya gerçekleri bilememe veya işin aslını araştırma noksanlığı, hadiseleri okuyamama
ve geçmişte yaşananlarla gelecek arasında yorum yapmada yetersiz olunduğunun bilinmesi ve kibiri bir kenara bırakıp bunun bendinde kabulü ile hazmedilmesi daha doğru ve dürüst bir yaklaşım olacaktır. Yani işin aslı oy beklediği kişiyi veya kitleyi tanımak istemediğinden veya tanıyacak vasfının olmayışındandır. Bütün bunlar zekâ ister, tarih bilgisi ister, insanı tanımak ve iyi bir tahlil yeteneği ve genel tabirle ‘stratejist’ olmak, toplum mühendisi olmak ister. Bu böyle biline. Özetle yetersizlik ve insanımızı tanıyamama maalesef bütün partilerin sorumluluk taşıyan ve öne çıkan kişilerinde var olduğu dikkatli bir tahlilde görülmektedir.

Çok sık kullandığım bir Çin atasözü var, bu 2500 sene öncesi bir Çinli komutana ait
-ismini hatırlayamadım- muhtemelen biz TÜRKLERİ kastederek söylemiştir bu sözü:
Kendinizi tanımıyorsanız bir savaş kaybedersiniz, düşmanınızı tanımıyorsanız bir savaş kaybedersiniz ama ne kendinizi ve ne de kendinizi tanımıyorsanız bütün savaşları kaybedersiniz’ Bu söz benim strateji çalışmalarımda hep yol gösterici düsturum olmuştur. Ama kaybetmenin veya kazanmanın bu devirde başka şartlarının da olduğunu ne yazık ki yapılan haksızlıkları, torpilsiz bir şey olamayacağını öğrendikçe anlamaya başladığımı itiraf etmeliyim.

Seçim gezileri esnasında fotoğraflarımız çekildi; ÖZ ÇEKİM (selfie) yapıldı. Keşke
öz çekimleri aynada kendine bakıyor gibi görselerdi de deselerdi; ‘ben kimim?’
Hep aynı yüzler. Kalabalık olalım reklam olsun diyenler, Bir şeyler yapmak için koşturanlar; görevi olduğu için bulunanlar, samimi hislerle ve inancı gereği ÖZVERİ ile koşturanlar… Çoğu yere gitmiş olmak için gidildi, hem de birkaç kere. Hiçbir bilimsel esasa dayanmadan yapılan işler. Zaten bunlar da seçim sonucuna yansımadı mı? Seçmenler tarafından bize yöneltilen eleştiri ve sorulan hesaplara içtenlikle cevap verebildik mi? Bu da haliyle sorunun sebebini veya cevabını bilemediğimiz için değil miydi? Bu eksikliğimizin sebebi büroda oturanla sahada bulunanlar arasındaki iletişim yoksunluğu mu yoksa sahadakilerin de bilgisizliği miydi?

Ne yapalım ki AK Parti için seçim sonucu beklenenden aşağı gelmesindeki gördüğümüz eksikleri aklımın erdiği, gözümün gördüğü kadar şöyle sıralayabilirim:
1- Aday listesi doğru değildi, tanınmayanların işi ne idi. Doğru isimlerden oluşmuş liste olmazsa olmaz olarak düşünülmeliydi. a) Tanınır olmanın yanı sıra mümkünse halkın içinde yaşayan olmalıydı. b) Mecliste ve partide kendisine ayrılan koltuğun geniş geleceği değil bilakis koltuğa katkıda bulunacak liyakat sahibi kişiler aday olmalıydı. 2- Seçmen düşüncesinin tahlili ile onlara yaklaşım usulü ‘toplum mühendislerinin’ raporu doğrultusunda olmalıydı. 3- Çalışmaların içeriğinde seçmenlerle yüz yüze gelindiği zaman yalnız kendi seçmenimizi muhafaza etmeye yönelik olmayıp (yani pazarlama tabiriyle ‘tutundurucu’ usulü), rakip parti seçmenine yönelik konuşmalar da içermeliydi (yine pazarlama tanımıyla ‘tanıtıcı’ usül).
5- Gidilecek yere yani hitap edilecek kitleye (mahalleye) göre gidecekler / konuşacaklar dikkatle seçilmeliydi. Saygılarımla. 10.7.2015
NOT: 3 Temmuz günü Doğu Türkistan’a yapılan Çin zulmünü tel’in konuşmaları yapıldı Cuma namazı çıkışı.
Senin ırkdaşın, dindaşın işkence görüyor ama ‘sıcak’, ‘ama oruç’ bahaneleriyle kalabalık yok. Sadece kendi iyiliği içim namaz var ama ‘zulme son’ konuşmasını dinlemiyor. Ben de kalkıp bir Çin atasözünü burada yazıyorum. Ama doğru nerede ben orada.. S.A.

Share
3.290 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

7+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Prof. Dr. Ali Osman Öncel Dedem Merhum Osman USTA

    30 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Her bir memleket insanı için yaşarken veya vefatından sonra söylenecek güzel sözler vardır. Önemli olan arkada bırakılan güzelin ve doğrunun izlerini sürmek, yaşanılan hayatın özetinin yapılması için işbirliği yapmaktır. İstanbul Develi ve Yöresi Kültür Dayanışma Derneği Başkanımız M. Orhan Cebeci’nin "Develi'de İz Bırakanlar" 2 başlıklı kitabına koyacağı yazısı için, rahmetli dedem ile ilgili elimde olmayan bir fotoğraf arşivi toplamaya başladım. M. Orhan Cebeci kardeşim, dedem ile ilgili hatıralarım olup olmadığını sorunca düşünmeye...
  • MEZİYETLİ BİR AĞABEYİMİZ : MAZHAR GÜNGÖR

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi’de ortaokul ve lise bugünkü binalarında, aynı anda eğitim yapıyorlardı. İstiklal mezun olduğum 1959-1960 öğretim yılında , Develi Ortaokulu’na kaydoldum. Orta 1’de ve Lise !’de sınıfta kaldım. Sekiz yıl bu sayılı okulumuzda neler gördüm, neler! Develi Lisesi 15.09. 1957 yılında eğitim ve öğretime başlamıştı. Lisemiz 2.sınıfta bir yönetmelik değişimi ile ”Edebiyat ve Fen bölümleri”ne ayrılmıştı. Yalnız Fen bölümünün açılması için on beş öğrenci gerekiyordu. On dört öğrenci gerekiyordu. Fakat bir öğrenci eksikliği ile fen bölümü açıla...
  • Aşağı Everek’teki Osman Usta’nın “Numune Kıraathanesi”

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Değerli hemşehrim Metin Usta ile bir konuşmamızda babası merhum Osman Usta'yı rahmetle andık. ”Babam 40 yıl İstanbul'da kaldıktan sonra Develi'ye dönmüş, Develi sevdası ağır basmış, bir Develi sevdalısıydı” diye anlattı. Develimizde İz Bırakan merhumu anmak maksadıyla ulaşabildiğim bilgiler ve fotoğraflar nihayetinde bu yazı kaleme aldım. Osman Usta'nın babası Kervancı Süleyman'dır (Hanife'nin Süleyman) olarak da tanınırmış. O yıllarda çevre vilayetlere Develi'de yetişen ürünleri atla götürür, oradakileri de Develi'ye getirir satarmış. Kervan ...
  • DÜNYA KALP GÜNÜ

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Kalp- damar hastalığı gerek dünyada gerekse ülkemiz için tehdit olmaya devam etmektedir. Yaşamı tehdit eden sağlık sorunları arasında ilk sırada yer alan kalp hastalıkları, anne karnından başlayarak her yaş grubunda görülmektedir. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kalp hastalığı ömrümüzü kısaltan en önemli nedenlerden birisidir. 2000 yılından bu yana her yıl 29 Eylül günü, “Dünya Kalp Günü” olarak kutlanmaktadır. Burada amaç, ülkemiz ve tüm dünyada en başta gelen ölüm sebebi olan kalp damar hastalıklarına dikkati çekmek, halkın bu şekilde b...