logo

SEÇİM BİTTİ Mİ? ÖZÇEKİM ÖZVERİ VE ÖZELEŞTİRİ-2/4

1543

Eskiden okullarımızda tiyatro sahnelenir, şiir yarışması düzenlenirdi.
Dersler çok zor değildi. Düşünmeye ve çözüm üretmeye yönelik bir eğitim vardı. Şimdiki gibi zamansızlıktan koşturmaca değil, aldığın fikri ve dersi özümseme vardı. Bir görüşün diğerine bariz üstünlüğü olmadığı durumları tartıp değerlendirebilmemiz, araştırma yapmamız ve düşünmeyi alışkanlık hale getirmemiz için münazaralar yapılırdı. Sanat sanat için midir, toplum için mi? Kapitalizm mi, sosyalizm mi? gibi… Neticede esas amaç fikirleri çarpıştırarak şimşek çaktırmak (ki ışığından faydalanılsın) ya da basit usulle testileri çarpıştırarak birinin kırılmasını seyretmekti.
Her fırsatta kitap okuma yarışması düzenlediğimizi, bağlarda bahçelerde çalışarak halktan olmayı, soğan ekmek yemeyi, yerli ve yabancıyla sabit fikirli olmadan her konuda fikir alışverişinde bulunmayı, karşıyı dinlemeyi, Müslümansın peki Hıristiyan kim, Demokratsan Halk Partili ne ister diye araştırmayı, hoşgörü ve kemale sahip olmanın kural ve gereği olarak bilirdik. Ayrıca kibar olmayı, teşekkür etmeyi, özür dilemeyi, kul hakkını omuzlarda taşımamayı vb. Kimse fakirlik edebiyatı yapmazdı, kimse böbürlenmezdi. Herkes her şeyi olduğu gibi kabul eder huzur bulurdu. Şimdi bakıyorsunuz hoşgörü, teşekkür yok, özür ne gezer.

İnsanımız seçimden sonra serzenişte bulunuyor, seçim esnasında diyemediklerini anlatıyor. Önceden konuşmasının hoş olmayacağını bildiği için. Yani ÖZVERİ ile çalışmış, gayret etmiş sonuç beklenen gibi olmayınca haliyle ÖZELEŞTİRİ yapıyor. Söyleyeceklerim diğer seçim bölgelerinden durum değerlendirmesi yaptığım kişilerin de fikirleri. Denen o ki; yardım ediyorsunuz, zaman harcıyorsunuz, kendisini öne çıkartmaya uğraşıyorsunuz, ne bir teşekkür ne bir selam. Sanırsınız, siz mecbursunuz, ya da beklentileriniz için yapıyorsunuz da karşınızdaki buna fırsat vermemek için sizden uzak duruyor. Tekrar seçim yapıldığında bir davanın peşinden koştuğunuz için siz yine aynı yakınlığı gösterirsiniz. Ama hataları affetmeyecek kişiler çoğunluktadır. Yani kırgınlar ordusu…

Bu anlattıklarım sadece seçimde değil her sahada yapılan çalışmanın inkişaf kaydedebilmek için dikkat edilmesi gereken ALT YAPISI / HAREKET NOKTASI olarak değerlendirilmesi gereğindendir. Yani ‘biz kimiz’ sorusu sorulduğunda bilinmesi gereken hususlardır. Deyin bana temelde Sayın Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız ve AK Partinin değerli isimleri için verilen oyları kendinize mi veriliyor sandınız?
Ey idareciler, ey sorumlular, hiç istişare ediyor musunuz?

Genel seçim geride kalınca herkes konuşuyor yorum yapıyor. Ama bilen konuşuyor bilmeyen konuşuyor. Ne oldu? Neden oldu? Şöyle olsa iyi olurdu… ‘Yaptıkta karşılık göremedik; hizmet götürdük bakın nankörlüklerine, hainler, mel’unlar, fitneler, dinsizler, imansızlar, cahiller’ gibi sarf edilen sözler sorular ve yorumlar; her kesimden, her meslekten her yaştan. Şu kaybettiğimiz zamana bakınız. İnsan kendi öz işinin sorumluluğunu bırakmış konuşuyor aynen bir psikolog, bir istatistikçi, bir ekonomist veya bir strateji uzmanı gibi. Yani ‘her şeyin uzmanı’… Saygılarımla.
3.7.2015

Share
3.220 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

8+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA HİJYEN GÜNÜ

    15 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar ve alınan temizlik önlemlerinin tümü hijyen olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde temizlik önlemleri anlamında kullanılan hijyen, aslında Yunan Tanrıçası Hygeia adlı tanrıçadan gelmektedir. Hygeia, Yunan ve Roma mitolojisinde geçmekte olup, tıp tanrısı Asklepios'un kızıdır. Sağlık ve temizlik tanrıçasıdır. İnsanlar, Bergama'daki Asclepius Tapınağı gibi tapınaklarda babası Asclepius'tan ve Hygeia'dan sağlık dilemişlerdir. Dünyanın ilk Hijyen Günü, Avrupa Hijyen Konseyi ve Türk ...
  • STATİK ELEKTRİK GÜNÜ

    07 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Mutlaka hepimizin başına elektrik çarpması defalarca gelmiştir. Hiç beklemediğimiz birisine ya da bir yere dokunduğumuzda bir anda elektrik çarpması hissi yaşarız. Günlük hayatımızda biriyle tokalaştığımızda, arabadan inip kapı kolunu tuttuğumuzda, bir yüzeye dokunduğumuzda veya parkta plastik kaydıraktan kaymış bir çocuğa dokunduğumuzda ortaya çıkan karıncalanma hissi, statik elektriğin etkisinden kaynaklanmaktadır. Hatta aradaki akım geçişi sırasında oluşan kıvılcım gözle görülebilir ve çıtırtı şeklinde ses duyabiliriz. Bu akım geçici bazı k...
  • TARİHÎ KARTPOSTALLAR ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ – 2

    07 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Geçen haftaki yazımızda tarihî kartpostalların politika ve vatan müdafasındaki yeri konusunda bilgi vermiş ve bu konuda kartpostalların önemine değinmiştim. Bir okuyucumuzun ricası üzerine konuyu biraz daha zenginleştirmemiz gerektiğini görmüştük. Bu vesile ile yeniden arşivime inme ihtiyacı doğmuş ve altı kare kartvizit üzerinde durmayı uygun gördüğümü belirtmek isterim. Tarihte gördük ki bir yerde askerin yoksa orası senin değildir. Osmanlı devleti 350 yıldır elinde tuttuğu Rumeli'yi vasıfsız ve cahil politikacı ve subaylarımız sayesinde on ...
  • Eski Develi’de Örf ve Adetlerimiz

    01 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Örf ve adetler çok eski zamanlardan beri toplum içinde kabul görmüş yazısız kurallardır. Halk dilinde gelenek ve görenek olarak da bilinen bu kavramlar, yaşadığı toplumun özelliklerini yansıtır. Kadim Develi kültürü zaman içerisinde birçok değişime uğramıştır. Develi’de asırlardır devam eden ve hala yaşayan birçok gelenek görenek bulunmaktadır. Gelenekler ve onun oluşturduğu kültür, toplumu bir arada sağlam tutan ögelerdir. Develi’de eskiden herkes birbirini tanır, bir ailenin fertleri gibi herkes birbirini koruyup kollardı. Dayanışma ruhu çok...