logo

Sana Bir Şiirim Var Dr. Yusuf Akça

Şiir; büyük zekâların rüyalarıdır. Şiir, insanlara bütün hayatı boyunca eşlik eden bir felsefedir. Şiir, bir kavganın, bir mücadelenin, çiçek açan hayatın dilidir. Şiir, mavi bir gökyüzüdür. Şiir, zifiri karanlıkta parlayan bir ışıktır. Şiir, sessiz gecelerin, sessiz çığlığıdır.
Değerli, hemşehrim Dr. Yusuf AKÇA Hocamın “Bir dost Arıyorum ve Gül Elması” şiir kitaplarından sonra “sana bir şiirim var” adlı şiir kitabı Kırmızı Yayınevi’nden yayınlandı. Kitabın gelirini Mehmetçik Vakfına bağışlayan hocamı kutluyorum.
Aynı zaman da Çağdaş Develi Gazetesi’nin iyi bir okuru olan gazetenin kurulduğu yıllardan beri emeğini hiç esirgemeyen çok değerli Dr. Yusuf Akça’nın Kitabın önsözünde Prof. Dr. Suat SEZGİN Hocamız “Yusuf Akça da, Sana Bir Şiirim Var kitabıyla bu topraklardan aldıklarına ayna olarak yansıtmaya çalışmış,” diyor ve yazısı şöyle devam ediyor.
“Sevgili Yusuf Akça’nın dizeleriyle gezinmeye başladığımda yaşamında deneyimlemiş olduklarını damıtarak, süzerek yüreğiyle yoğurmuş, duygularını katık edip paylaşmaya çalıştığına tanıklık ettim. Bir bakmışsınız öğrencilik yılları satırlara yansımış, bir bakmışsınız Anadolu’nun cennet bir köşesinden ağacın dalına düşmüş çiyden süzülen ışıkları görürüsünüz. Derken bu toprakların gerçeği, terörden toprağa verdiğimiz canların feryadını, figanını duyarsınız. Yer yer dizeleriyle yaşadıklarını sorguladığını da görürüsünüz.
Yusuf Akça’nın şiirlerinde Erciyes Dağı’nın görüntüsünü görürüsünüz. Bir bakarsınız eşsiz doğa güzellikleriyle Kaş’ta yolculuk yapıyorsunuz. Bir de bakıyorsunuz ki, Gaziantep’te bir düğünde yüreklere acı salan kanlı saldırının gözyaşları dizelerinden aşağı doğru dökülüyor. Daha da ötesi yurt sevgisi, Atatürk sevdası da Akça’nın kimliğinin başlıkları arasında yer alıyor.
Gözünüz hem güzellikleri görüyor hem acıları görüyor hem de okuyor. Öte taraftan da göze, beyne işleyenler, kulağınıza da Anadolu’nun o güzel ezgilerini de fark ettirmeden iliştiriyor. İş o zaman sanatın bütün bileşenlerinin ortak dansı ortaya çıkıyor. Kâh şiirin dizeleri, kâh acının fotoğrafları, kâh doğanın güzellikleri beyninizin kıvrımlarında dolaşıyor. Yusuf Akça, bu güzel eseriyle her türlü övgüyü hak ediyor. Yüreklerimizin gözü oluyor dizeleri. Yine yüreklerimizdeki pası çözüyor. Ve de hepsinden önemlisi insan sevgisini ve ülke sevgisini aşılıyor. Eline, yüreğine, ruhuna, beynine sağlık, Yusuf Akça.”
Kitap İle ilgili yazılanlar:
Doğan HIZLAN: Yusuf Akça şiirin bütün alanlarında dolaşıyor. Önce ulusal duygulara sahip. Silah tutan eller yerine kalem tutan ellerin şiirini yazıyor. Bir şiirin başındaki giriş: kurşun kalem
Diyarbakır’da bir ilkokul öğrencisinin “elimde kurşun değil, kalem tutmak istiyorum çığlığı üzerine.”Atatürk ve onun kurduğu cumhuriyetin savunulması, poetikasında epeyce yer alıyor.
Cevat ÇAPAN: Yusuf Akça, “Sana Bir Şiirim Var” adlı kitabında bu topraklarda yaşayan insanların tarihinden, coğrafyasından ve kültür birikiminden yola çıkarak kendisinin de yaşamış olduğu dönemin gündelik olaylarını, bu olayların yarattığı toplumsal sorunları yurtsever bir gözlemcinin titizliğiyle gözlerimizin önüne seriyor. Dört bölüme ayrılan bu kitaptaki şiirlerde hem yurdumuzun eşsiz güzelliklerinin ve doğa zenginliğinin izlenimlerini buluyoruz, hem de şairin yoğun duygusallığı ile çizdiği insan manzaralarıyla karşılaşıyoruz.
Av. Prof. Dr. Ersan ŞEN: Yusuf ağabeyin sakin görünen, ama bir o kadar da coşkulu gönül dünyasından kopan mısralar, göz açıp kapayıncaya kadar geçen hayatlarımızın duygularını, düşüncelerini ve gerçeklerini şiir diliyle yüreklerimize nakşetmiştir. Eline yüreğine sağlık. Emeği için kendisine teşekkür ederim.
Prof. Dr. Fethiye ERBAY: Yusuf Akça bu şiir kitabında; hızla akıp giden zaman ve olaylar içinde yok olan hayatları, insanların yaşam hikâyelerini yeniden kurgulayan şiirleri ile bizlerde adeta duygusal etki yaratmaktadır.
Doç. Dr. Mutlu ERBAY: Dr. Yusuf Akça şiirleri; kendi yaşam yolculuğunu, başkalarının hayat yolculuğuna rehber haline getiren bir şair olarak yaşamı anlamlandıran keşiflerimize katkı sağlamaktadır.
Özgeçmiş:
1955 Yılında Kayseri’nin Develi ilçesinde doğdu. Babası Ağcabaşlar’dan Emin Bey , Annesi Apu’lardan Hatice hanımdır. İlk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra 1972 yılında Ankara Maliye Okulu ve 1978 yılında ise Ankara İTİA ‘dan mezun oldu. Aynı yıl Maliye Bakanlığı’nda göreve başladı.17 yıl İstanbul Üniversitesi’nde Bütçe Dairesi Başkanlığı yapmıştır.
İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde öğretim görevliliği, 2005-2013 yılları arası İstanbul Üniversitesi Genel Sekreteri olarak görev yapmış, 23 Ocak 2013 tarihinde kendi isteği üzerine emekli olmuştur. Yüksek Lisansı ve Doktorası olan Akça evli ve iki çocuk babasıdır.
YÖK ve İÖ Mevzuatı, Kamu İhale Mevzuatı, İstanbul Üniversitesi Dünden Bugüne İstatistikler, İstanbul Üniversitesi Bilgi Bankası, Yüksek Öğretim Bilgi Bankası ve İstanbul Üniversitesi Yönetmelikler adlı yayınları, Bir Dost Arıyorum, Gül Elması adlı şiir kitapları vardır.
Elginkan Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi, TÖSYÖV Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi, Dünya Göz Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi, Dünya Göz Yönetim Kurulu Üyesidir. Abdullah Gül Üniversitesi Rektör Danışmanlığı yapmaktadır.

Çağdaş Develi Gazetesi, 23 Ekim 2020, Sayfa 7

Share
7.695 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

5+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Farkına Varmadan Yaşadıklarımız

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Ne kadar kıymetliymiş, denizin dalgalarını, gökyüzünün maviliğini izlemek. Ne kadar kıymetliymiş, sevdiklerine sarılabilmek, öpebilmek, onları ziyaret edebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, yağan yağmurda ıslanabilmek, rüzgârın kokusunu çekebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, sokaklarda, caddelerde gezinmek, amaçsızca yürümek. Ne kadar kıymetliymiş, korkmadan, tedirgin olmadan markete, alışverişe, pazara gidebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, kafeye, pastaneye, çay bahçesine oturup, bir çay kahve içebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, öksürebilmek, hapşırab...
  • Dolmuşculara Bir Çift Lafım Var!

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    65.000 Nüfuslu bir ilçede yaşıyoruz. Dolmuşçular bisiklet projesine itiraz ediyormuş ekmek kapılarına engel olur diye. Ben de şunu demek istiyorum dolmuşçuların ekmek kapısına engel oluyor diye özel araç kullanımını mı yasaklayalım ? Yok böyle bir dünya! 65.000 nüfuslu ilçede 30.000 araç var ve trafik sorunu var. Bu sorun gitgide artıyor. Bu sorunu nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz? 65.000 nüfuslu ilçede bisiklet kullanımı ne kadar etkiler ekmek kapısını. Neden alternatif ulaşım aracı hakkı verilmesin insanlara. Sadece dolmuşa bineceksiniz baş...
  • KARA VEYA EFSANE CUMA

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Kara Cuma ismini son yıllarda adını sıklıkla duymaktayız. Kara Cuma, adından da kolayca anlaşılabildiği gibi doğrudan ülkemiz kültürü ile ilgili özel günlerden biri olmadığını söyleyebiliriz. Öyleyse Kara Cuma (Black Friday) nedir? Kara Cuma, ABD'de başlayan ve Şükran Günü ile sıkı bağları bulunan bir gelenektir. Her yıl Kasım ayının dördüncü Perşembe gününde kutlanan Şükran Gününden sonraki Cuma günü, halk çarşı veya meydanlarda bulunan büyük mağazalara giderek alışveriş yapmaktadır. Bazı şirketler bu rutini kâra çevirmek ve daha çok ürün sat...
  • DEVELİ’DE İLK ÖĞRETİM KURUMLARI ve İLK ÖĞRETİM KADROSU-3

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Geçen hafta değerli eğitim tarihçimiz Prof.Dr.Yahya Akyüz'ün yazdığı Kız İlkokulları Tarihi Gelişimi hakkındaki mükemmel bir yazısından faydalanmış ve kısaltılarak sizlere derli toplu bir bilgi vermeye çalışmıştım. ”Eğitim Tarihçimiz” dedim, çünkü birde aynı isim ve soyadını taşıyan A.Ü.DTCF. Yeni Türk Edebiyatı öğretim üyelerinden Prof.Dr.Kenan Akyüz vardır ve benimde hocalarımdandır.” Modern okulculuğa, azınlıklar ile misyonerler bizde daha erken dönemlerde başlamışlardı. Hatta matbaalarıyla beraber ! Öyle ki, modern yetim haneler, iptid...