logo

SABIRSIZLIK GÜNÜ

Gerçek hayatta işler her zaman bizim istediğimiz hızda yürümez. Hayatımızda zaman zaman meşakkatli, zor, doğal engeller, beklenmedik olaylar ve çeşitli güçlüklerle karşılarız. Bu durum bazılarımızı ziyadesiyle yorar ve yıpratır. Bu nedenle hayatı her an aynı seviyede yaşamak zordur.
Yaşadığımız süreçte herkesin sabrını zorlayan ya da taşıran bazı durumlar vardır. Sabır, İnsanın başına gelen kötü olaylar, kaza ve belalar karşısında telâşa kapılmadan dayanıp direnmesidir. Sabır hayatımızın vazgeçilmezleri arasındadır.
Sabır, baştan çıkartıcı etkilere karşı direnebilmek, zorluk ve sıkıntılara, şikâyet etmeden katlanabilmektir. Her güçlükle beraber bir kolaylık var ise o zaman güçlük başımıza geldiği zaman feryat figan etmeden sabır göstermek gerekir. Kısaca sabır, acılara ve zorluklara dayanma gücüdür. Sabır, tembelce beklemek değildir.
Sabır nurdur. Kişiyi karanlıklar içerisinde aydınlatır. Sabır göz aydınlığıdır. Sabır hayatı hayat yapar. Belaları savar, zorlukların üstesinden gelir. Sabretmek erdemli bir davranıştır ve sabredenler refaha ulaşacak olan kimselerdir. Sabretmek çoğu zaman insanı kazançlı çıkarır. “Sabreden derviş muradına ermiş” sözü buradan gelir. Gerçekten de insan sabrederse, acele etmeyip de beklemesini bilirse sabretmek onun için bir mükâfat olur.
Yüce Mevlana; “Sabır, ağrıları dindiren acı bir ot gibidir. Hem can yakar hem de tedavi eder.” demiştir. Sabır aslında insana düşünme süresi verir. Sabırlı insan hiçbir zaman ani kararlar vermez. Neyi ne zaman yapacağını iyi bilir. Sakindir, heyecanın veya gerginliğin mantıklı düşünmesini etkilemesine izin vermez. Hızlı düşünür, hızlı karar alır ancak asla acele etmez. Bir söz vardır, sabır acıdır, ancak meyvesi tatlıdır.
Sabırsızlık, acele ederek, bir anda, çok şeyi istemektir. Bu da, her hedefe varmak için, belli bir zamanın gerektiğini bilmemektir. O nedenle, sonuca bir an önce varmak isteyenler, aslında yarı yolda kalırlar ve işin sonundaki hayrı göremezler. Bizleri sabırsızlandıran şeyleri sadece tespit etmek bile yararlı olabilir. Bu itibarla “sabır” kavramını hatırlamak amacıyla her yıl 17 Ağustos, “Sabırsızlık Günü” olarak kutlanmaktadır.
Kontrol edemeyeceğimiz koşullarla ilgili sabırsızlanmaktansa, kontrol edebileceğimiz şeyleri tespit etmeye çalışmamızda fayda vardır. Bu itibarla hayatla ilgili gerçekçi bir bakış açısına sahip olmalıyız. Sabırsızlık, iletişim kurma yeteneğimize zarar verebilir. Zamanın beklediğimiz hızda değil, kendi hızında ilerlediğini kabul edelim. Sabretmek işte budur.
İngiltere’de bulunan Cardiff Üniversitesinden araştırmacılar, yüzlerce kadın ve erkek üzerinde yaptıkları incelemelerden sonra “Aceleci olmak, sabırsız davranmak insanı amacından saptırdığı” sonuca varmıştır. Bu araştırma sonucunda “Sabırsız insanların aşırı alkol almaya ve şiddete meyilli kişiler olduğunu” ortaya çıkmıştır.
Diğer taraftan Sabır, müminin Allah’a karşı olan samimiyetinin ve O’na yakınlaşmak için gösterdiği çabanın en önemli göstergelerinden biridir. Çünkü insan ancak samimiyeti ve Allah’a olan yakınlığı oranında sabır gösterebilir. Kuran’da öğretilen gerçek sabır, sadece zorluklar karşısında değil, aksine hayatın her anında yaşanan bir ahlak özelliğidir.
Hayatta her ne olursa olsun, başımıza her ne gelirse gelsin sabretmesini bilmemiz gerekir. Hayata daima iyi yönden bakmalı, başımıza gelen her olayda şükretmeli ve her zaman sabretmesini bilmeliyiz. Aceleci davranmak, isyan etmek bizleri daima hataya zorlar.

Share
1.192 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

3+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • MEZİYETLİ BİR AĞABEYİMİZ : MAZHAR GÜNGÖR

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi’de ortaokul ve lise bugünkü binalarında, aynı anda eğitim yapıyorlardı. İstiklal mezun olduğum 1959-1960 öğretim yılında , Develi Ortaokulu’na kaydoldum. Orta 1’de ve Lise !’de sınıfta kaldım. Sekiz yıl bu sayılı okulumuzda neler gördüm, neler! Develi Lisesi 15.09. 1957 yılında eğitim ve öğretime başlamıştı. Lisemiz 2.sınıfta bir yönetmelik değişimi ile ”Edebiyat ve Fen bölümleri”ne ayrılmıştı. Yalnız Fen bölümünün açılması için on beş öğrenci gerekiyordu. On dört öğrenci gerekiyordu. Fakat bir öğrenci eksikliği ile fen bölümü açıla...
  • Aşağı Everek’teki Osman Usta’nın “Numune Kıraathanesi”

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Değerli hemşehrim Metin Usta ile bir konuşmamızda babası merhum Osman Usta'yı rahmetle andık. ”Babam 40 yıl İstanbul'da kaldıktan sonra Develi'ye dönmüş, Develi sevdası ağır basmış, bir Develi sevdalısıydı” diye anlattı. Develimizde İz Bırakan merhumu anmak maksadıyla ulaşabildiğim bilgiler ve fotoğraflar nihayetinde bu yazı kaleme aldım. Osman Usta'nın babası Kervancı Süleyman'dır (Hanife'nin Süleyman) olarak da tanınırmış. O yıllarda çevre vilayetlere Develi'de yetişen ürünleri atla götürür, oradakileri de Develi'ye getirir satarmış. Kervan ...
  • DÜNYA KALP GÜNÜ

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Kalp- damar hastalığı gerek dünyada gerekse ülkemiz için tehdit olmaya devam etmektedir. Yaşamı tehdit eden sağlık sorunları arasında ilk sırada yer alan kalp hastalıkları, anne karnından başlayarak her yaş grubunda görülmektedir. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kalp hastalığı ömrümüzü kısaltan en önemli nedenlerden birisidir. 2000 yılından bu yana her yıl 29 Eylül günü, “Dünya Kalp Günü” olarak kutlanmaktadır. Burada amaç, ülkemiz ve tüm dünyada en başta gelen ölüm sebebi olan kalp damar hastalıklarına dikkati çekmek, halkın bu şekilde b...
  • DEVELİ MEZARLIKLARI

    18 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi Mezarlıklarını, tarihi Develi köy mezarlıkları da başta olmak üzere (Ayşepınar, Çomaklı, Fraktın, Havadan, İncesu, Köseler, Madazı, Pungu, Soysallı, Sindelhöyük, Zile vs) dahil olmak üzere gezmediğim yer çok azdır. Ama o kadar arzu etmeme rağmen maalesef inceleyemediğim yerler de var. Mesela Karacaören, Kızık, Öksüt, Satı vs gibi. Mezartaşları bir köy tarihi ve bulundukları mekan için çok önemli yazılı belgelerdir. Tıpkı ibadethane olmaları ayrı bir konu ama kitabeli camiler de aynı konuda aydınlatıcı belge sunarlar.! Yeter ki dikkatli ...