logo

RÜZGÂR ENERJİSİ NEDİR

Rüzgâr enerjisi, doğal, yenilenebilir, temiz ve sonsuz bir güç olup kaynağı güneştir. Güneşin dünyaya gönderdiği enerjinin %1-2 gibi küçük bir miktarı rüzgâr enerjisine dönüşmektedir.
Güneş ışınları, yeryüzünde bir yandan farklı sıcaklık, basınç ve nem oluştururken bir yandan da yeryüzünün ısınmasına ve soğumasına sebep olmaktadır. Yeryüzünün farklı şekilde ısınması ve soğuması ile ortaya çıkan kuvvetler ise hava hareketlerini meydana getirmektedir.
Bir hava kütlesi mevcut durumundan daha fazla ısınırsa atmosferin yukarısına doğru yükselir ve bu hava kütlesinin yükselmesiyle boşalan yere, aynı hacimdeki soğuk hava kütlesi yerleşir. Bu hava kütlelerinin yer değiştirmesine rüzgâr adı verilmektedir.
Rüzgâr enerjisi kullanımı, M.Ö. 2800’lü yıllarda Orta Doğu’da başlamıştır. M.Ö. 17. yüzyılda Babil Kralı Hammurabi döneminde Mezopotamya’da sulama amacıyla kullanılan rüzgâr enerjisinin, aynı dönemde Çin’de de kullanıldığı belirlenmiştir. Yel değirmenleri ilk olarak İskenderiye yakınlarında kurulmuştur. Türklerin ve İranlıların ilk yel değirmenlerini M.S. 7. yüzyılda kullanmalarına karşın Avrupalılar yel değirmenlerini ilk olarak Haçlı seferleri sırasında görmüşlerdir.
Tarımsal ürünleri öğütmek, su pompalamak, hızar çalıştırmak gibi amaçlarla geliştirilen yel değirmenleri, Avrupa’da Endüstri Devrimi’ne kadar hızla yayılmışlardır. Buhar makinesinin yapılması ve odun, kömür gibi yakıtlardan kesintisiz enerji üretimine başlanması ile rüzgâr enerjisi bu alanlarda kullanılmamaya başlamıştır.
Rüzgâr türbini (Aerojeneratör) denilen ve elektrik üretiminde kullanılan ilk makineler, 1890’ların başlarında Danimarka’da yapılmıştır. Rüzgâr enerjisinden elektrik üreten ilk türbin ise 1891’de modern aerodinamiğin önemli mühendisi olan Paul la Cour tarafından Danimarka’da inşa edilmiştir.
18.yüzyılın sonunda yalnızca Hollanda’da 10.000 yer değirmeni bulunmaktadır. 1961 yılında Roma’da Birleşmiş Milletler tarafından düzenlenen “Enerjinin Yeni Kaynakları Konferansında” ele alınan üç kaynaktan biri rüzgâr enerjisi olmuştur. Böylece çok eskiden bu yana tanınan rüzgâr enerjisi, teknolojik gelişmelerle ele alınmış, yeni ve yenilenebilir kaynaklar arasında yer alması sağlanmıştır.
Hidroelektrik santrallerinin su kaynaklarına zarar vermesi, termik ve nükleer santrallerin çevre için taşıdığı tehlikeler dünyanın dört bir yanında rüzgâr enerjisinin rağbet görmesine sebep olmuştur. Ancak bu alternatif enerji kaynağının bugün kısıtlı alanda kullanıldığını söyleyebiliriz. Günümüzdeki kent yerleşimleri, rüzgâr enerjisinin kullanılmasını engellemektedir.
Rüzgâr enerjisi, asla tükenmeyen yenilenebilir bir kaynağa dayanmaktadır. Santral, doğru yerde kurulduğu sürece çevreyi tehdit etmez, aksine ekosistem için faydalı bir yöntem teşkil edebilmektedir.
Rüzgâr enerjisini Türkiye’de en çok kullanıldığı alanın tarım olduğunu söyleyebiliriz. Tarımsal üretim için gerekli olan su pompalama, tahıl öğütme sistemleri genellikle rüzgâr enerjisi ile çalışmaktadır. Özellikle su depolama ihtiyacı için rüzgâr türbinlerinden elde edilen enerji kullanılmaktadır.
Türkiye’de ilk rüzgâr santrali 1998 yılında İzmir’de kurulmuştur. Bugün tükettiği enerjinin yaklaşık %6,3’ünü, aktif olarak faaliyet yürüten 172 rüzgâr santrallerinden karşılanmaktadır. Türkiye’de enerji, su ve iklimin korunması konularındaki endişeler hızla yükselmektedir. Bu acil sorunların üstüne gitmek ve geleceğimizi riske atmamak için küresel bir takım eylemler gerekmektedir.
Tüm bu nedenlerle ülkeler, hidroelektrik enerji, rüzgâr enerjisi, güneş enerjisi, jeotermal enerji, biokütle enerjisi, hidrojen enerjisi, dalga enerjisi, gelgit enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmiş durumdadır. Yenilenebilir enerji kaynakları arasında “Rüzgâr Enerjisi” temiz, güvenilir ve düşük işletme maliyetine sahip bir enerji çeşidi olması nedeniyle tercih sebebi olmaktadır.

Share
875 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

5+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Vakıf İnsan Amcam “M.Taki Cebeci’nin” Anısına

    24 Ocak 2020 Köşe Yazarları

    Vakıflar vardır, mahlûkat yaşadığı sürece onlara hizmet ederler. İnsanlar vardır, insanlığın yararına yaptıkları eserlerden dolayı öldükten sonra bile amel defterleri kapanmaz; İnsanlar fani, eserleri kalıcıdır. Merhum Öğretmen Amcam M. Taki Cebeci de vakıf insanlarından biriydi. Ömrünün son yıllarında gözlerinde fer, dizlerinde derman kalmadığı halde Ankara ve İstanbul'da hayırsever hemşehrilerinden yetimlere, muhtaçlara, yoksul öğrencilere eğitim ve öğretimlerine devam etmeleri için yardım toplardı. Ramazan ayı gelmeden gönüllere hitap eden ...
  • ANITKABİR BARIŞ ORMANI

    24 Ocak 2020 Köşe Yazarları

    Anıtkabir, toplam 750 bin metrekaredir. Bunun 120 bin metrekarelik bölümü Anıt Bloğu 'dur. Geriye kalan 630 bin metrekarelik bölümü ise, on binlerce ağaçtan oluşan Barış Ormanı'dır. Barış Ormanı, Anıtkabir'in tepesinde bulunan ve bu önemli kabri saran bir ağaçlık alandır. Doğu ve Batı Parkı olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır. Anıtkabir inşaatı devam ederken, toprak kaymasını önlemek ve çevresinde yeşil bir kuşak oluşturmak amacıyla ağaçlandırma çalışmaları yapılmıştır. Yani aslında Anıtkabir, dünyanın en önemli kabrini çepeçevre sarıp sarma...
  • DEVELİ’DE BİR HİZMET ERİ : MUSTAFA AKDOĞAN

    17 Ocak 2020 Köşe Yazarları

    “ Hiçbir sır,sonsuza kadar sır olarak saklı kalmayacaktır.” Bizde aile hatıraları pek yazılmaz. Bu bakımdan çevresine yardımı dokunan ve faydası olan nice aileler vardır ki nerdeyse unutulmuşlar dünyasındadır . Fakat gün gelir, bir vefalı el, hiç hatırda yokken öyle bilgiler erbabının önüne kor ki yazmak kaçınılmaz görür. Gerçek hizmet erlerinden öyleleri vardır ki adamın yok olduğu günlerde ortaya çıkar, hizmetlerini yaparlar ve fakat birden kendileri ortadan kaybolurlar. Bunun çok örnekleri vardır. Alkışlanmayı beklemezler ve görevleri son...
  • Sultan Sazlığı Milli Parkı (Kuş Cenneti)

    17 Ocak 2020 Köşe Yazarları

    Sultan Sazlığı: Kayseri ilimizin 70 km güneyinde, Develi İlçesi'ne 35 Km, Yahyalı İlçesine 24 Km, Yeşilhisar İlçesine 18 Km uzaklıktadır. Denizden seviyesinde ortalama yüksekliği 1074 metredir. Ev sahipliği yaptığı 300 civarında kuş türü ve 400'e yakın bitki türü ile doğayı gözlemlemek isteyenler için adeta bir cennettir. Aralarında turna, flamingo ve dikkuyruğunda olduğu kuşlardan kimi yaşam alanı olarak, kimi durup dinlenmek için, kimi de yavrularını dünyaya getirmek için bu güzel sulak alanı tercih ediyor. Sazlıklar arasında kayıkla gezilebi...