logo

06 Ağustos 2015

ROL MODEL OLACAK BİR NESİL YETİŞTİRMELİYİZ

1649

Gazetemiz Haber Müdürü Sayın Cihan Çimen’le Develi’de son günlerde yaşanan olumsuz olaylarla ilgili değerlendirmemizin ardından, Basın olarak bizimde sorumluluğumuz olduğunu düşünerek bu yazıyı kaleme aldım:
Son günlerdeki toplumsal olayların art arda cereyan etmesi Develi Halkı’nı üzmüştür. Bu tür sosyal olayların eğitimi aileden başlar. Daha sonra okullarla (ilk, orta, lise, üniversite) ve cemiyet hayatıyla devam eder. Emniyet ve asayiş birimleri, din görevlileri bu eğitime katkı yapar. Adalet mekanizmasının adil olarak işlemesi topluma örnek olur. Sivil toplum kuruluşları halkı yönlendirici ve aydınlatıcı seminerler ve konferanslar düzenler. Sinemalar, tiyatrolar eğitimin bir başka enstrümanlarıdır.
Nahoş olaylarının artması cinsel istismar ile başlayan, genç bir din görevlisinin ve ortaokul öğrencisinin öldürülmesi ile devam eden birbirinden bağımsız olarak meydana gelen olaylar ilçemizdeki bazı değerlerin sorgulanması gerektiğini hatırlatmıştır. Develi kentleşirken, gelişirken yaşanan ahlaki erozyon nasıl önlenecek? Bu soruya cevap aradım:
Emniyet ve asayiş birimleri, sivil toplum kuruluşları, Develinin en büyük mülki amiri, adalet ve huzur için görev yapan bürokratlar, siyasi parti başkanları, sivil toplum kuruluşları bir araya gelerek Develide son günlerde yaşanan olayların bir analizini müştereken yapmalıdırlar. Okul yıllarında öğretmenlerimiz evlerimize kadar gelerek ziyaret ederdi. Bu ziyaretler aile okul ilişkisini perçinlerdi. Okul aile birlikleri ve veliler gerekli hassasiyeti gösterirlerdi. Mektebe emanet edilen öğrenciler için “eti senin kemiği benim “ cümlesi kullanılırdı.
1970 li yıllarda lise müdürümüz Merhum Mahir Tevfik Hocaoğlu Fenese Melekgirmez Sokağı’ndaki Sarı’nın, Batakçı’nın, Mindiğin Hamdi’nin kahvehanelerinden, Aşağı Everek’teki Osman Usta’nın kahvehanesine kadar tek tek dolaşır, baskınlar yapar, oyun oynayan öğrencileri toplar evlerine gönderirdi.
Merhum Nevzat Ağabeyim anlatırdı; 1950 li yıllarda Develi’de yalancı şahitliği o kadar artmış ki Adliyenin önü yalancı şahitlerle dolar taşarmış. O zamanın hâkimi para için yalancı şahitlik yapanları tespit edip birkaçını hapishaneye göndermiş. Bir süre korkudan normal şahitlik için dahi insan bulunamamış. Suç ile mücadelenin adil bir örneği.
Bu konuda görüşlerine başvurduğum Develi Belediye başkanı Mehmet Cabbar’ın emniyet ve asayiş birimleri ile yaptığı istişare toplantısı neticesinde son zamanlarda üst üste gelen bu olayların analizinin yapılacağı eğitim ve konferanslarla konunun uzmanları tarafından bir çalışma yapılacağını ifade etti.
Suç ve caza insanlar yaşadığı sürece var olacaktır. Suç ile mücadelede sürecektir. Bütün bu olaylardan Türkiye’deki iktidarı, Develide mülki amirleri, emniyeti suçlamak işin kolay tarafı.
Teşhis konmadan, tedavi yapılmaz. Cemiyet hayatında suçları sadece idareciler yüklemek haksızlık olur. Olayların tespiti, orada yaşayan bütün insanların sorumlu davranması ile aşılır. Birbirimizi suçlayacağımız yerde, elimizi taşın altına koyalım ve hep birlikte geleceğimizi kurtaralım. Rol model olacak bir nesil yetiştirelim.
Bu konuyu araştırırken ünlü filozoflara ait ders niteliğinde sözler hatırladım.
İşte bu özlü sözlerden birkaçı:
-“Suç, insana ömrünün ilk yıllarında öğretilirse o insanın kişiliğine yerleşir kalır.
-Ceza kaldırılabilir ama suç insanın içinde sonsuza kadar yaşar.
-Yargıç doğru karar verseydi suç işlenmezdi.
– Suçu, toplum hazırlar, suçlu işler.
-Suçlunun berat ettiği yerde hâkim hüküm giyer.
-Elinden geldiği halde kötülüğe engel olamayan onu teşvik ediyor demektir.”

Share
1.482 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

2+4 = ?

#

ROL MODEL OLACAK BİR NESİL YETİŞTİRMELİYİZ” için 1 yorum

  1. Avatar Esef Deli : diyor ki:

    Yorumunuz cok guzel,begendim ve tebrik ederim.Insanlar dogustan masumdur,mayasinda hicbir kotuluk yoktur.Yasadigi ortam ( yasadigi cografya,aldigi egitim,icinde bulundugu sistemin islevi……. v.s) insani etkiler.Bulundudugu sartlar insanlarin davranislarina yansir. Ne yazikki bizler hep olaylar meydana geldikten sonra cozum yolarini aramaya baslariz ve gecistiririz.Oysa sosyal yapinin nasil islemesi gerektigi konusunda pek dusunmeyiz.Sosyal bilimcilerle bilimsel dusunerek yol haritasi cikaramayiz. Hemen, herkesin bildigi “Bataklik kurutulursa insanlar sitma olaz”sozunu soyleriz ama uygulamaya gecemeyiz.Memleketim Kayseri yi gezerken Adalet Saraylarinin(Binalarinin ) cok guzel ve buyuk oldugunu gordum.Adalete intikal eden konular sosyal yapimiz icinde dogmasaydi bu binalara bu kadar ihtiyacimiz olurmuydu diye dusunuyorum.Sevgi ve saygilarimi sunarim.(1973-1974 Develi Lisesi Mezunuyum) Hosca Kaliniz.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İstanbul Develi ve Yöresi Derneğimizde Başkan Muzaffer AKSU Dönemi: (21.04.1996-25.11.2001)

    09 Nisan 2021 Köşe Yazarları

    İstanbul Develi ve Yöresi Derneğimizde Başkan Muzaffer AKSU Dönemi: ( 21.04.1996-25.11.2001) Yapılan olağan Genel Kurul toplantısı sonunda: Başkan; Muzaffer Aksu, 2. Başkan; Selim Develioğlu, Sekreter; Orhan Deveci, Muhasip; Mehmet Papak, Yönetim Kurulu Üyelerine; İhsan Bingöl, Mahir Sevimay, Hüseyin Eren, Orhan Deveci, Mahmut Gürcan seçildiler. Yeni görev bölümü Fatih Kaymakamlığı'na bildirildi. Dernek yetki belgeleri yeniden düzenlendi. Muhasip üye Mehmet Papak'a yetki belgesi çıkarıldı. Büyükçekmece'ye şube olarak verilen iznin genel k...
  • NEDEN PAYLAŞMALIYIZ?

    09 Nisan 2021 Köşe Yazarları

    İnsanların günlük hayatlarında maddi ve manevi açıdan paylaşabilecekleri pek çok değerleri vardır. Paylaşmak, insan olmanın gereğidir. İnsanlar hayatın akışı içerisinde birbirlerine sürekli ihtiyaç duyarlar. Paylaşmak, bir insanın herhangi bir sorununu veya mutluluğunu başka insanlara açması ve söylemesidir. Paylaşma, vereni yücelten, verileni değerli hissettiren kıymeti tartışılmaz bir değerdir. Paylaşmak denince akla ilk gelen şey, bizde olanı başkasına vermek onu bölüşmektedir. Bu sebeple paylaşma aynı zamanda yardımlaşmanın önemli bir parç...
  • BODRUM HÂKİMİ TÜRKÜSÜ ve Dr. Halil Atılgan

    09 Nisan 2021 Köşe Yazarları

    Tanpınar'ın deyimiyle “Türküler Türk'ün romanıdır.” Bu bakımdan TRT repertuarında 7500, Alman müzelerinde ise 60.000 türkü, oyun havası ve kaval nağmeleri vardır. Geniş dünya coğrafyasında at koşturan Türkler, feth ettikleri yerlerin coğrafyasında, oraların kültürü ve yaşama biçimlerinden hem etkilenmişler, hem de etkilemişlerdir. Bu sayede de sosyal yapılarına göre zengin nağmelerle türkü üretmişlerdir. Özellikle 19. Asırından başlarından beri çözülmeye başlayan Osmanlı Devleti'nde kaybedilen her vatan toprağı ve evlâd-ı fatihanın ıstırap...
  • İstanbul Develi ve Yöresi Derneğimizde Yücel Suyolcu Dönemi (07.01.1992-12.12.1993)

    01 Nisan 2021 Köşe Yazarları

    Derneğimizin bu konuma gelmesinde büyük emeği olan Başkanlarımızı hayırla yâd ediyorum. O günün şartlarına göre hizmet eden değerli Başkanlarımız başımızın tacıdır. Derneğimizin bu günlere gelmesinde onların payı büyüktür. Yücel Suyolcu ağabey, Başkanlık nöbetini Hüseyin Setenci ağabeyden devir alarak bayrağı daha yükseklere taşımıştır. Bu dönemde dernek merkezimiz ilk kez kendine ait bir mülke sahip oldu. Bu da başkanımıza nasip olmuştur. Ruhu şad, mekânı cennet olsun. Genel Kurul Toplantısı: Genel Kurul; en yaşlı üye Mehmet Kağıtçı'nın Div...