logo

Ramazanda Nefsimizde İz Bırakan Bencil Duygularımızdan Arınma Ayıdır


Prof. Dr. Kemal ATİK
yazaratik@cagdasdeveli.com.tr

Ramazan ayı insanı ruhen ve bedenen yüce değerlere yücelten ilahi ve insani değerlerin harmanlandığı bir aydır. Ramazan ayı insana fazilet ve asaletle yaşama mutluluğunu öğreten bir aydır. Onun için insan bir ay süreyle nefis terbiyesi doğrultusunda yürüyerek ilahi rahmetten hisse alır. Ramazan, öncelikle toplumun bir bireyi olarak insanın kendisini tanımasına ve kendi zihninin ürünü olan yaptıklarımdan sorumlu olduğunu bilmesine vesile olur. Yani gerçeği bulmak, Yüce Yaratana ulaşabilmek için önce kendisinden başlamayı sonra da dünyanın var oluş sebebini, içinde yaşadığımız dünyayı, onun sefaletini, karmaşasını, ıstırabını, sevincini bilmeyi öğretir. Bu takdirde ancak yaşamın hikmetini dolayısıyla Hakikati /Yaratıcıyı bilme imkanı hasıl olur.
İşte böyle bir insana dindar insan diyoruz. Gerçekten de böyle bir insan, her an yeni baştan hayatı anlar ve yaşamın olağanüstü önemini keşfeder. Hem kendisini ve hem de başkalarını aydınlatacak olan da böyle bir insandır. Zaten insan olarak önce kendimizi anlamak ve kendimiz hakkında bilgi öğrenmekle mükellefiz. Ramazan insanın kendisini sürekli gözlemlemesini, davranış şeklini, konuşma biçimini, bir insana, bir çiçeğe, bir ağaca, bir hayvana, bir canlıya nasıl baktığını/bakacağını, bir insanla nasıl konuştuğunu/konuşacağını, bedenin biriktirdiği günah tortularından nasıl arınacağını, aç gözlü, hırslı bir insanın, son derece karmaşık ve doyumsuzluk duygusunu ve ben merkezli kullandığı zihnini biz merkezli statüye nasıl yükselterek bu hayatta birlikte nasıl yolculuk yaplacağını hatırlatır. Ramazan zihinleri ve dikkatleri insanlara ve yoksullara baskı yapan kargaşa ve zulüm hastalığından ve ruhsal boşluktan arındırmayı da öğretir. Aynı zamanda Ramazan insanı yüce erdeme ulaştıran alçak gönüllü olmayı, merhameti, ferağatı/ diğergamlığı, iyiliği, kardeşliği ve sevgiyi müminler için şerefli bir görev telakki etme alışkanlığı kazandırır. Böyle bir sonuç bizi, aç gözlü, bayağı, kıskanç, zalim, şiddet düşkünü, kaba, bencil bir yarışımcı ruha sahip birey olmaktan da arındırır.
Hz. Peygamber,Kendini tanımak bilgeliğin de başlangıcıdır.
Bu da kendi bencil, dar, bozulmuş zihnimizden arınmakla olur? Buyurmuşlardır. İbadetlerimizin ve her gün tekrarladığımız dualarımızın bizleri ıslah edememiş olmasının nedeni budur. Yani bozulmuş zihnimizden arınamamış olmamızdır. Bunun en önemli nedenlerinden birisi de Yaratıcı ile sözcükler düzeyinde tanışık olmamızdır.
İbadetlerimizde ve çoğu dualarımızda okuduğumuz, tekrarladığımız sözcükleri zihinlerimiz algılamamakta, alışıla gelmiş sözcüklerin ve duaların kuru bir tekrarından ibaret olmaktadır. Dua, istemeye hakkımız olmayan şeyi istemek değildir. Gerçekten yaşamımız erdemli değilse, içimiz, dışımız bayağı ise, hak etmediğimiz halde olağanüstü bir şey istiyorsak; Yaratıcıya tapmamıza rağmen, yaşantımız, varlığımız, düşüncelerimiz ve eylemlerimiz İlahi değilse Hakk neylesin bizimle.
İşte Ramazan nefsimizde iz bırakan bencil duygularımızın kara lekeler halinde çoğala çoğa sonuçta temiz fıtratımızı kirletmeden ve bozmadan tabir caiz ise her yıl imdada yetişen ve ruh dünyamızı aydınlatan mübarek bir aydır. Günah kirinden temizlenmemizi, arınmamızı, bizim dışımızdakilerle ünsiyet kurarak bütün canlılarla birlikte yaşama ve paylaşmayı öğrenmemizi telkin eden bir aydır. Bir yıl süren zaman içinde biriktirdiğimiz tortulardan bizleri arındırarak yüce değerlere ulaşmamıza, ilahi ve insani değerleri imanda, aksiyonda, canda, tende ve zihinde yaşatarak birliğe, yetkinliğe ve erdemliğe yükselmemize vesile olan bir aydır.
Unutmayalım ki Yüce Allah evreni erdemli insanların ocağı olarak yaratmış ve öyle de görmek istemektedir.

Share
1110 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA GÖNÜLLÜ KAN BAĞIŞLAYICILAR GÜNÜ

    14 Haziran 2019 Köşe Yazarları

    Kan, vücutta oksijen, besin maddelerini, vitaminleri, antikorları dokulara taşıyan, oluşan karbondioksit ve atık maddelerini vücuttan uzaklaştıran yaşamsal bir sıvıdır. Dünyanın her yerinde her gün her yaştan insanın yaşamak için kan aktarımına (Transfüzyon) ihtiyacı vardır. Kan ve kan ürünleri her yıl milyonlarca hayatı kurtarmaktadır. Ayrıca kan ve kan ürünleri, tıbbi ve cerrahi müdahaleleri desteklemekte ve yaşamı tehdit eden koşullardaki hastaların daha uzun yaşamalarına yardımcı olmaktadır. Aynı zamanda insan veya doğa kaynaklı afetlerde ...
  • TEHCİR VE UNUTULAN AYDINLAR-1

    14 Haziran 2019 Köşe Yazarları

    Tuğba Öcek 20.04.2014 tarihli Zaman gazetesinde bir yazı yazmıştı. Siyasî çalışmaların yoğun olduğu bir dönemde; Ermeni vatandaşlarımız içerisinde aydın şahsiyetler üzerinde bir denemede bulunmuştu: Osmanlı'nın Unutulan Aydınları. Bir zaman ben de Ermeni Aşuğlar üzerinde durmuş ve kısa da olsa ” bizim İnsanlar” olarak bir değerlendirmede bulunmuştum. Hemen belirteyim ki bu çalışmalarım sırasında, müstakil önemli kaynaklardan biri de Kevork Pamukçiyan 'ın “Biyoğrafileriyle Ermeniler, İstanbul 2003” adlı çalışması olmuştur. Şüphesiz konunun en a...
  • BİR BAŞKADIR İSTANBUL’DA İFTARLAR

    30 Mayıs 2019 Köşe Yazarları

      Develi ve Yöresi Kültür Dayanışma Derneğimiz tarafından 17.05.2019 tarihinde Laleli Büyük Şahinler Oteli’nde “Geleneksel İftar Yemeği” düzenlendi. Şahinler ailesi tarafından Otuz yılı aşkın bu gelenek devam ediyor. İftar yemeğine Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. Burhan Kuzu, Develi Kaymakamı Murat Duru, Belediye Başkanı Mehmet Cabbar, Eski Cumhurbaşkanı Baş Danışmanlarından M. Bahaeddin Cebeci MHP meclis üyesi Ali Kabak, Önceki dönem MYK üyesi Savaş Çolak, Önder Genel Başkanı Kamber Çal, Eski Dermek Başkanları; Necati Develio...
  • BANKACILAR GÜNÜ

    29 Mayıs 2019 Köşe Yazarları

    Banka, faiz karşılığı para alıp veren, kredi, kambiyo işlemleri yapan, değerli eşya saklamaya yarayacak kasa kiralayan, ticaret, sanayi, ekonomi alanlarında türlü etkinliklerde bulunabilen bir kuruluştur. Banka kelimesi, İtalyanca banca kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Banca, para bozma gişesi, para bozma yeri anlamına gelmektedir. Bankacılığın gösterdiği tarihi gelişmesi, para kavramının gelişmesiyle yakından ilişkilidir. Bilinen en eski banka Mezopotamya’daki “Kızıl Tapınaktır”. Hamurabi yasalarında banka işleminin nasıl yürütüleceği, borçla...