logo

RADİKAL İSLAMİ HAREKETLER

1566

Radikal eylemlerin çıkış nedeni, batılılaşma sürecinde ezilen, horlanan, inanma ve yaşam hakkı ellerinden alınmak istenen insanlar olarak, ya da böyle olanları korumak maksadıyla ortaya çıkmıştır.
Radikal İslam’ı bir çıkış noktası olarak gören radikal eylemciler, ideolojileri adına, inançları adına insanları öldürebiliyor, yok edebiliyor, insanı dehşete düşüren aşırılığı yapabiliyorlar.
Radikal İslami hareketlerin yapısal ve düşünsel söylemleri şu kavramlar üzerinde odaklanmıştır : Cihad, savaş, hüküm/ hâkimiyet, İ’lay-ı Kelimetullah, hilafet, ulu’l-emir, şura, şeriat, itaat, tevhid, küfür, hizip, mülk, ümmet-millet, taalût, caalût, dar’ul-İslam, dar’ul-harp v.s
Radikal eylemcileri, ölmeye, öldürmeye istekli kılan inançlar nelerdir? Bu bağlamda şiddet ve din içerikli söylemleri dini bilimler açısından ele almak artık kaçınılmaz olmuştur.
Zira son yıllarda en dikkat çekici ve beklenmedik gelişmelerle haklı çıkarılmaya çalışılabilen şiddet eylemlerinin yeniden canlandığını görmekteyiz. Batılı bazı yazarlar bu şiddet türüne mukaddes veya kutsal terör adını vermektedirler.
Ayrıca İslam’ı bir şiddet dini ve mensuplarının da şiddet ürettiğini düşündürecek bir kampanya ile Müslümanlar karşı karşıya bulunmaktadırlar.
Burada şu gerçeğin de altını çizmekte yarar var. Kur’an’ın içerisinde çatışmaya, kıtale, savaşa ve hatta şiddete eğilimli kalıplar vardır. Bu kalıpları, dini eylemlerini gerçekleştirmek isteyenlerle siyasi yöntemlerini oluşturmak adına hareket edenler delil olarak kullanmaktadırlar.
Birtakım bilim erbabı da, eylemcilerin kavramları kullanmalarında onları haklı çıkaracak fetvalar vermişlerdir. İşte bu yüzdendir ki dinsel söylemleri incelemek ve bir sonuca varmak çok karmaşıktır ve çok dikkatli bir incelemeyi gerektirir. Bize göre bu söylemleri ve din ile olan ilişkisini siyasi mülahazalardan uzak olarak hem teolojik hem sosyolojik hem de tarihi olarak tahlil etmek gerekmektedir.
Dinler insanları bölmek, birbirlerine düşürmek için gelmemişlerdir. Din, insanların barış ve huzur içerisinde yaşamalarını amaç edinen bir olgudur. Din, yapısı gereği radikalizmi teşvik edici değil engelleyici bir unsurdur. Çünkü Allah gerçekten bize gönderdiği dinde aşırılığı istememektedir.

Share
1.417 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

5+7 = ?

#

RADİKAL İSLAMİ HAREKETLER” için 1 yorum

  1. Hocam yazılarınızı ilgi ile okuyor ve yararlanıyorum, bu yazınızda da yine güncel bir konuyu gündeme getirerek önemli açıklamalar yapmışsınız. Teşekkür ederim.
    Görüşlerinize katılmakla birlikte bana göre önemli bulduğum bazı hususlara değinmekte yararlı buluyorum.
    Hocam, bizim sorunlarımızın başında günlük siyasi çıkarlar uğruna tüm bir geleceğimizi ateşe atmaktan ülkemizi mahvetmekten çekinmeyen sorumsuz siyasetçilerin varlığından kaynaklanmaktadır.
    Bunu artık açıkça ortaya koymak zorundayız…
    “…Dinler insanları bölmek, birbirlerine düşürmek için gelmemişlerdir. Din, insanların barış ve huzur içerisinde yaşamalarını amaç edinen bir olgudur. ” sözünüze katılıyorum. ancak neden dünyanın en huzurlu ülkeleri arasında hiç bir İslam ülkesinin bulunmadığını kendi kendimize sormak zorundayız.
    Belki bilginiz vardır dünyanın en huzurlu ülkeler sıralamasında maalesef 136. sıradayız… Bu konuda yayınlanan bir araştırmayı da size gönderiyorum. Selam ve sevgilerimle,
    Ertuğrul Gönenç

    Dünyanın En Huzurlu 10 Ülkesi
    Ekonomi ve Barış Enstitüsü dünyanın en huzurlu ülkelerini sıraladı. Enstitünün her sene yayımladığı Küresel Barış Endeksi’ne göre, İzlanda ve Danimarka dünyanın en huzurlu iki ülkesi olmayı sürdürüyor.
    Türkiye kaçıncı sırada?
    Araştırma kapsamında incelenen 162 ülkenin 81’inde huzur artarken, 78’inde ise azaldığı görülüyor. En huzurlu 20 ülkenin 15’i Avrupa’da bulunuyor. Yayımlanan raporda, Türkiye Avrupa ülkeleri arasında 36. ve son sırada yer alırken dünyada ise 162 ülke arasında ancak 135’inci oldu.
    İşte dünyanın en huzurlu 10 ülkesi
    1 – İzlanda
    2 – Danimarka
    3 – Avusturya
    4 – Yeni Zelanda
    5 – İsviçre
    6 – Finlandiya
    7 – Kanada
    8 – Japonya
    9 – Avustralya
    10 – Çek Cumhuriyeti
    Barış, huzur, ticaret, kültür, ekonomi ve politika gibi faktörler dikkate alınarak yapılan araştırmada ayrıca, ülkelerin kendilerinde ya da bulundukları bölgelerdeki savaş durumları ve ülkelerin savaşlara katılımları da etkili rol oynuyor.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İstanbul Develi ve Yöresi Derneğimizde Başkan Muzaffer AKSU Dönemi: (21.04.1996-25.11.2001)

    09 Nisan 2021 Köşe Yazarları

    İstanbul Develi ve Yöresi Derneğimizde Başkan Muzaffer AKSU Dönemi: ( 21.04.1996-25.11.2001) Yapılan olağan Genel Kurul toplantısı sonunda: Başkan; Muzaffer Aksu, 2. Başkan; Selim Develioğlu, Sekreter; Orhan Deveci, Muhasip; Mehmet Papak, Yönetim Kurulu Üyelerine; İhsan Bingöl, Mahir Sevimay, Hüseyin Eren, Orhan Deveci, Mahmut Gürcan seçildiler. Yeni görev bölümü Fatih Kaymakamlığı'na bildirildi. Dernek yetki belgeleri yeniden düzenlendi. Muhasip üye Mehmet Papak'a yetki belgesi çıkarıldı. Büyükçekmece'ye şube olarak verilen iznin genel k...
  • NEDEN PAYLAŞMALIYIZ?

    09 Nisan 2021 Köşe Yazarları

    İnsanların günlük hayatlarında maddi ve manevi açıdan paylaşabilecekleri pek çok değerleri vardır. Paylaşmak, insan olmanın gereğidir. İnsanlar hayatın akışı içerisinde birbirlerine sürekli ihtiyaç duyarlar. Paylaşmak, bir insanın herhangi bir sorununu veya mutluluğunu başka insanlara açması ve söylemesidir. Paylaşma, vereni yücelten, verileni değerli hissettiren kıymeti tartışılmaz bir değerdir. Paylaşmak denince akla ilk gelen şey, bizde olanı başkasına vermek onu bölüşmektedir. Bu sebeple paylaşma aynı zamanda yardımlaşmanın önemli bir parç...
  • BODRUM HÂKİMİ TÜRKÜSÜ ve Dr. Halil Atılgan

    09 Nisan 2021 Köşe Yazarları

    Tanpınar'ın deyimiyle “Türküler Türk'ün romanıdır.” Bu bakımdan TRT repertuarında 7500, Alman müzelerinde ise 60.000 türkü, oyun havası ve kaval nağmeleri vardır. Geniş dünya coğrafyasında at koşturan Türkler, feth ettikleri yerlerin coğrafyasında, oraların kültürü ve yaşama biçimlerinden hem etkilenmişler, hem de etkilemişlerdir. Bu sayede de sosyal yapılarına göre zengin nağmelerle türkü üretmişlerdir. Özellikle 19. Asırından başlarından beri çözülmeye başlayan Osmanlı Devleti'nde kaybedilen her vatan toprağı ve evlâd-ı fatihanın ıstırap...
  • İstanbul Develi ve Yöresi Derneğimizde Yücel Suyolcu Dönemi (07.01.1992-12.12.1993)

    01 Nisan 2021 Köşe Yazarları

    Derneğimizin bu konuma gelmesinde büyük emeği olan Başkanlarımızı hayırla yâd ediyorum. O günün şartlarına göre hizmet eden değerli Başkanlarımız başımızın tacıdır. Derneğimizin bu günlere gelmesinde onların payı büyüktür. Yücel Suyolcu ağabey, Başkanlık nöbetini Hüseyin Setenci ağabeyden devir alarak bayrağı daha yükseklere taşımıştır. Bu dönemde dernek merkezimiz ilk kez kendine ait bir mülke sahip oldu. Bu da başkanımıza nasip olmuştur. Ruhu şad, mekânı cennet olsun. Genel Kurul Toplantısı: Genel Kurul; en yaşlı üye Mehmet Kağıtçı'nın Div...