logo

POLİS TEŞKİLATI KURULUŞ HAFTASI

Polis, bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin korunması ve toplumun düzen içerisinde yaşamını sürdürmesi için hukuk ilkeleri içerisinde güvenlik hizmeti sunan teşkilata mensup memurdur. Bazen polis kelimesinin yerine emniyet ifadesi de kullanılmaktadır. Diğer bir ifade ile toplumun güvenliğini ve huzurunu sağlamakla görevli polislerimiz, kötü niyetli ve vicdanı olmayanların karşısında duran kanun adamlarıdır.
İnsanların hak ve özgürlüklerinin güven altında bulundurulması gereklidir. Günümüzde devletler, toplumda huzuru ve düzeni sağlamak, insanların can ve mal güvenliğini korumak, yasa hâkimiyetini sağlamak durumundadır. Bunun için yasalara ve yasaları uygulayacak bir kuvvete gerek vardır. Bu kuvvet de polis teşkilatı olup, toplumdaki huzuru ve düzeni sağlamak amacıyla kurulmuştur.
Toplumun barış ve huzur içerisinde yaşaması konusunda önemli bir görev üstlenen, bu görev doğrultusunda günlerce vazife başından ayrılmadan çalışmalar yapan polislerimiz, ülke genelinde asayişin sağlanması, mal ve can güvenliğinin korunması için gayret gösterirler.
Polislik mesleği toplumun en önemli meslekleri arasındadır. Çünkü bir toplumun gelişmişlik oranı, suçluların sokakta gezmemesi ve halkın huzur içerisinde yaşamasıyla da ölçülmektedir.
Yeniçeri Ocağının kaldırılmasından sonra gerek Osmanlı İmparatorluğunun başkenti olan İstanbul’da ve gerekse diğer illerde iç güvenlik hizmetlerinin eskisiyle kıyaslanmayacak ölçüde gelişmesi üzerine “Türk Polis Teşkilatı” modern anlamda 10 Nisan 1845 tarihinde İstanbul’da kurulmuştur. Daha sonra teşkilat, diğer bölgelerde de örgütlenmiştir.
Halen 1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’na dayanarak örgütlenmiş ve 1934 tarihli 2559 sayılı “Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu” ile yetkilendirilmiş bir teşkilat olarak işlevini devam ettirmektedir.
Kurulduğu 10 Nisan 1845 tarihinden bugüne kadar huzur ve düzenin sağlanması için görevini sürdüren Polis Teşkilatı, 10 Nisan’da kurulduğu için 10 Nisan, her yıl “Polis Günü” olarak kutlanmakta, içerisinde bulunduğu hafta ise “Polis Haftası” olarak anılmaktadır.
İçişleri Bakanlığına bağlı bir Genel Müdürlük olan teşkilat, merkezde Daire Başkanlıkları, taşrada il ve ilçe Emniyet Müdürlükleri olarak örgütlenmiş olup, konularına göre uzmanlaşmış alt birimlere ayrılmıştır. Kırsalda görevini askeri polis olan jandarmaya bırakmıştır. Suç türlerinin değişken olması neticesi polis teşkilatında da bu değişen suç ile mücadele edebilmek için her geçen gün yeni uzmanlık birimleri oluşturulmaktadır.
İlk kuruluş amacında yaşanan karışıklıkların önüne geçilmesi ve sorunların çözülmesi olsa da günümüzde polisler yoğun olarak halkın can ve mal güvenliğine yönelik tedbirler almakta ve çalışmalar yapmaktadır. Ülkemizin dört bir yanında meydana gelen tüm kötü olaylar karşısında polislerimize önemli bir sorumluluk düşmektedir.
Hiç şüphe yok ki modern ve gelişmiş ülkelerde polis halk için bir güvence kaynağıdır. Kapkaç, hırsızlık, cinayet, dolandırıcılık, terör veya başka suçlarla kolaylıkla müracaat edilebilen mercidir. Kamu düzenini bozucu bir suç işlendiğinde adli polis, delilleri toplamak, suçu işleyen şahısların izini sürüp yakalamak, Cumhuriyet Savcısı adına soruşturmayı yürütmek ve suçluları adalete teslim etmekle görevlidir.
Polislerimiz canları pahasına da olsa suçluların peşine düşmekte ve bizlere huzurlu bir toplum sunmak için ellerinden geleni yapmaktadırlar. Polislerimize sadece polis haftasında değil, her zaman onlara saygı gösterilmeli ve görevlerini en iyi şekilde yapabilmeleri için onlara yardımcı olmalıyız.
Kurulduğu 10 Nisan 1845 tarihinde bugüne kadar ülkemizde huzur ve düzenin bozulmaması ve bizlerin güvenli bir şekilde yaşamını sürdürebilmesi için gece ve gündüz fedakârca görev yapan Türk Polis Teşkilatının 175. Yılını kutluyorum.

Share
8.783 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

4+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA KAPLUMBAĞA GÜNÜ

    24 Mayıs 2024 Köşe Yazarları

    Kaplumbağalar, yaklaşık 220 milyon yıldır dünyada varlıklarını sürdüren en eski sürüngen canlı gruplarından biridir. Yeryüzünün her yerinde hemen hemen her türlü iklimde yaşarlar. Onlar doğal yaşam alanlarımızın önemli bir parçasıdır ve korunmaları gerekmektedir. Her yıl 23 Mayıs’ta kutlanan “Dünya Kaplumbağa Günü” dünya genelindeki tüm kaplumbağa türlerine dikkat çekmek, onların ve yaşam alanlarının korunması için farkındalık oluşturmaktır. Dünya Kaplumbağa Günü ile yeryüzünde bulunan yaklaşık 300 kaplumbağa türünün korunması ve yaşam alanl...
  • MİLLİ MÜCADELE’DE DEVELİ Mehmet ÖZDEMİR

    24 Mayıs 2024 Köşe Yazarları

    “Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmasa, değişmeyen hakikat insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır.” M. Kemal Atatürk ATATÜRK'ün Dilinden Kuvay-i Milliye: Ümitlerini kaybedenler, Kuvay-i Milliye'nin neye yarayacağını neye yarayacağını sorarlar. Mustafa Kemal şu cevabı verir. ”Kuvayi milliye namuslu bir insanın yastığının altındaki tabancaya benzer. Namusunu kurtarması için herhangi bir ümidi kalmadığı zaman hiç olmazsa intihara yarar.” Sunuş: Sayın Mehmet Özdemir tarafından, Cumhuriyetimizin 50'nci kuruluş yılı...
  • UĞUR BÖCEĞİ NEDEN UĞURLUDUR

    17 Mayıs 2024 Köşe Yazarları

    Halk arasında uçuç böceği ve gelin böceği adlarıyla da tanınan, genellikle kırmızı üstüne siyah benekli kanat örtüleri cilalanmış gibi pırıl parıldayan sevimli ve güzel olan uğur böceğinin, böcek dünyasında çok ayrıcalıklı bir yeri vardır. Dış görünümü hem renk hem şekil olarak mükemmeldir. Küçük bedenleri, parlak renkleri ve benekli kanatlarıyla dikkati çekerler. Varlığı insana mutluluk duygusu verir. En önemli özelliği ise uğur getirdiğine, üzerine konan insanın dileklerini gerçekleştireceğine inanılmasıdır. Uğur Böceği adını nasıl almıştı...
  • BENİM GÜZEL MEMLEKETİM 5. Bölüm Develi’nin Damak Tatları ve Bahar

    17 Mayıs 2024 Köşe Yazarları

    BENİM GÜZEL MEMLEKETİM 5. Bölüm Develi'nin Damak Tatları ve Bahar Gençliğimdeki baharları hatırlıyorum. Tüm doğa dirilir, tazelenir, etrafa mutluluk saçılırdı!... Baharın geldiğini çiçeklerin açmasından, ibibiklerin gelmesinden ve kuşların cıvıldamalarından anlardık. Güneş havayı ısıtmaya başlar, capcanlı bir doğa içinde mutlu mesut yaşar giderdik. Develi'de Bahar : Körkuyu'daki bağımızda kendine has bir kokusu olan bir has gülümüz vardı, gül şurubu yapardık. Nasıl özlüyorum hepsini, içim acıya acıya. Oysa hiç sevmezdim eski güzel günler ...