logo

Peki, Fransa’nın Hiç Mi Suçu Yok?

1566

Değerli Okurlar!
Allah adına kan döken, dinde siyaseti, siyasette dini arayan, dini, imanı savaşın bir ürünü olarak gören IŞİD terörü belası tüm dünyayı sarmışbulunuyor. Şiddet ve aşırılığı meşru gösteren bu örgütü kendilerini haklı çıkarmak için de Kur’an ayetlerini kullanıyor.“Şeriatı getireceğiz” sloganıyla, ezilen, horlanan, insanları korumak maksadıyla ortaya çıktıklarını iddia ediyor. Bu zalimler, ideolojileri adına, inancı adına, din adına ölmeyi, öldürmeyi meşru gösteriyor. İşte Paris’te işlenen cinayet de bu zulmün, bu vahşetin en acımasız bir örneğidir.
Evet, tüm bu cinayetleri işleyen Işidbir terör örgütüdür. Bunda hiç kuşku yoktur. Ama demokrasi adıyla sınırları aşarak Irak’ı işgal edip bir buçuk milyon insanı öldüren Batının suçu yok mu? İnsan hakları edebiyatı yapanlar Ortadoğu’da öldürülen insanların ölü sükûtunu görmüyorlar mı? Batının onur duyduğu bombalarının altında can veren insanların yaşam hakları yok muydu? İslam dünyasının doğal zengin kaynaklarını, servetlerini ve gelirlerini sömürerek, onları ayakta kalma mücadelesi vermeye zorlayan Fransa’nın hiç mi suçu yok?PKK dâhil Ortadoğu’da faaliyet gösteren terör örgütlerine destek verdiği bilinen Paris’in terörden şikâyet etmeye hakkı var mı? G 20 Toplantısında Rus lider Putin, teröre destek veren ülkelerin sayısının kır olduğunu, bunların G 20 içinde de var olduğunu itiraf etti. Peki, bu devletler hangisidir? Eğer Fransa da bunlar içindeyse ki tüm deliller onu gösteriyor, o zaman Işid’in yaptığına ne diyeceğiz?
“Yeni bir dünya kuruyoruz” diyerek ülkelerinin sınırlarını aşarak Irak’ı, Libya’yı, Lübnan’ı, Suriye’yi kana bulayarak, devletlerini yıkarak yüzlerce insanları evlerinden, yurtlarındandın edenbu materyalist zihniyetin günahı yok mu? Tüm dünyayı teslim alıncaya kadar gölgelerini devletlerin arkalarında dolaştırmak isteyen bu devletleri masum mu göstereceğiz? Bunun adı terör değil de nedir? Tek dünya diktatörlüğü diyebileceğimiz bir ideolojinin adı değil de nedir bu?

Share
1.330 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

1+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Farkına Varmadan Yaşadıklarımız

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Ne kadar kıymetliymiş, denizin dalgalarını, gökyüzünün maviliğini izlemek. Ne kadar kıymetliymiş, sevdiklerine sarılabilmek, öpebilmek, onları ziyaret edebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, yağan yağmurda ıslanabilmek, rüzgârın kokusunu çekebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, sokaklarda, caddelerde gezinmek, amaçsızca yürümek. Ne kadar kıymetliymiş, korkmadan, tedirgin olmadan markete, alışverişe, pazara gidebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, kafeye, pastaneye, çay bahçesine oturup, bir çay kahve içebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, öksürebilmek, hapşırab...
  • Dolmuşculara Bir Çift Lafım Var!

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    65.000 Nüfuslu bir ilçede yaşıyoruz. Dolmuşçular bisiklet projesine itiraz ediyormuş ekmek kapılarına engel olur diye. Ben de şunu demek istiyorum dolmuşçuların ekmek kapısına engel oluyor diye özel araç kullanımını mı yasaklayalım ? Yok böyle bir dünya! 65.000 nüfuslu ilçede 30.000 araç var ve trafik sorunu var. Bu sorun gitgide artıyor. Bu sorunu nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz? 65.000 nüfuslu ilçede bisiklet kullanımı ne kadar etkiler ekmek kapısını. Neden alternatif ulaşım aracı hakkı verilmesin insanlara. Sadece dolmuşa bineceksiniz baş...
  • KARA VEYA EFSANE CUMA

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Kara Cuma ismini son yıllarda adını sıklıkla duymaktayız. Kara Cuma, adından da kolayca anlaşılabildiği gibi doğrudan ülkemiz kültürü ile ilgili özel günlerden biri olmadığını söyleyebiliriz. Öyleyse Kara Cuma (Black Friday) nedir? Kara Cuma, ABD'de başlayan ve Şükran Günü ile sıkı bağları bulunan bir gelenektir. Her yıl Kasım ayının dördüncü Perşembe gününde kutlanan Şükran Gününden sonraki Cuma günü, halk çarşı veya meydanlarda bulunan büyük mağazalara giderek alışveriş yapmaktadır. Bazı şirketler bu rutini kâra çevirmek ve daha çok ürün sat...
  • DEVELİ’DE İLK ÖĞRETİM KURUMLARI ve İLK ÖĞRETİM KADROSU-3

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Geçen hafta değerli eğitim tarihçimiz Prof.Dr.Yahya Akyüz'ün yazdığı Kız İlkokulları Tarihi Gelişimi hakkındaki mükemmel bir yazısından faydalanmış ve kısaltılarak sizlere derli toplu bir bilgi vermeye çalışmıştım. ”Eğitim Tarihçimiz” dedim, çünkü birde aynı isim ve soyadını taşıyan A.Ü.DTCF. Yeni Türk Edebiyatı öğretim üyelerinden Prof.Dr.Kenan Akyüz vardır ve benimde hocalarımdandır.” Modern okulculuğa, azınlıklar ile misyonerler bizde daha erken dönemlerde başlamışlardı. Hatta matbaalarıyla beraber ! Öyle ki, modern yetim haneler, iptid...