logo

Panik Yapmadan Hayata Tutunalım

Tarih boyunca çok büyük salgınlar oldu. Salgınlar aniden ortaya çıkıp, hızla yayıldı ve bir süre sonra inişe geçerek bitti. Ancak arkasında bıraktığı ölümlerin dışında ülkelerin ekonomik ve sosyal yapılarında çok büyük tahribatlar yaptı. Bu yaşadığımız durum dünyanın son asırlarda yaşadığı en büyük buhran. Buna dikkat ederek aldığımız önlemleri öncelik sırasına göre artırmamız lazım. Salgın geçtiğinde tutunacağımız bir hayatın olması gerekiyor.
1- Sanki gökyüzünde Azrail var ve dışarı çakan herkesi öldürüyor gibi bir havaya girildi. Böyle bir şey yok. Ancak insanlar salgından değil, panik ve korkudan daha büyük zararlar görüyorlar. Bu yüzden ilk olarak panik, endişe ve kaygılarımızı azaltmalıyız.
Söylenilen tedbirlere uyulduğunda salgının yayılması çok kısa sürede yavaşlar.
Ancak depresyon herkesi perişan edecek. Burada göreceğimiz psikolojik, sosyal ve toplumsal yıkım salgının verdiği zararın çok ötesine geçebilir.
2- Sokağa çıkan ölecek gibi bir hava yaymamak lazım. İnsanlar korku ve endişeye sevk ediliyor. 65 yaş altındakiler evde kalıp, gerektiğinde mümkün olduğu kadar az sokağa çıkıp, çıkıldığında söylenen uyarılara dikkat edip, toplu olarak bir araya gelinmeyip, insanlarla 1,8 metrelik temas mesafesi koruduğunda ortaya çok büyük problemler çıkmaz. Ancak hayat tamamen durup, ekonomi çöktüğünde on milyonlarca insan bunun altında kalır.
3- Televizyonlara her gün doktor ve gazetecilerin çıkıp salgını saatlerce tartışmaları yasaklanmalıdır. ABD, Almanya, İngiltere gibi ülkelerde böyle televizyon programları var mı? İnsanlar devamlı olarak bu tür programları takip ettiği için bunalıma giriyorlar. Günlük en fazla bir saat bilim kurulu üyeleri çıkıp, salgın konusunda gazetecilerinin sorularını cevaplandırması yeterli olacaktır.
4- Bilim Kurulu devamlı sorulan sorular (virüs havada asılı kalır mı vs.) için bir el broşürü hazırlamalıdır.
5- Bazı siyasetçi ve bürokratların kendi şovlarını yapmak için şunu yaptık, bunu yaptık diye çoğu zaman yapmadıkları şeyleri yapmış gibi göstererek gündemi devamlı meşgul etmemelerine bir ara vermeleri gerekiyor.
6- Salgından sonra kıtlık yaşanmaması için tarım ve hayvancılıkta çok ciddi tedbirlerin alınması en önemli meseledir. Bunun için de Tarım Bakanlığı’nın aldığı tedbirlere ek olarak illerde valilerin başkanlığında tarım kurullarının kurulması gerekiyor. Ekilmeyen toprakları ekmemiz ve ithal ettiğimiz ürünlerin gelmeme ihtimaline karşı bu durumu gündeme almamız lazım.
7- Kobiler Türkiye’nin can damarlarıdır. Her hâlükârda ayakta tutulmaları lazım.
8- Eğitim meselesi gerektiğinde yazın veya hafta sonları dersler yapılarak halledilebilir. Bu yüzden meseleyi devamlı gündemde tutmamak gerekiyor.
9- Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Ateş Kara televizyonda normal temizliğinizi yaparsanız problem olmaz diye defalarca belirtti.
Ancak buna rağmen temizlik meselesinin abartılması ve bazı yerlerde ne tür dezenfektanlar kullanıldığının belli olmaması yüzünden ilerde çok büyük cilt ve kanser meseleleriyle birlikte tahmin edemeyeceğimiz problemleri çıkabilecek gibi gözüküyor.
Bu durumun kontrol altına alınması gerekiyor.
10- Atalarımız bu tür salgınları hastalığı devamlı düşünme stresine girmeden, sabır ve metanetle atlatmışlardır.
Alınan tedbirlere uyup, sabredip, stresi azaltarak metanetimizi koruyarak hep birlikte bu salgını atlatabiliriz.
“Kara Ölüm” adı verilen veba sadece Avrupa’da ölümlere sebep olmadı. Asya’da Çin başta olmak üzere birçok ülke ile Ortadoğu ve Afrika’ya yayıldı. 1346-1353 yılları arasındaki salgında 475 milyonluk dünyada yaklaşık 100 milyon kişinin öldüğü tahmin ediliyor. Bütün dünyayı perişan eden veba salgınının en az zarar verdiği yer ise Anadolu’ydu. Karnavallar, fuarlar, kilise ayinleri gibi insanların toplu olarak bir araya geldiği toplantılar yasaklanmıştı. Karantina ve bu tedbirler vebanın kontrol altına alınmasına yardımcı olmuştu. Mevla, bu tür salgınlardan tüm insanlığı korusun.
(Alıntı ) Tarihçi-Yazar Prof. Dr. Erhan Afyoncu (Milli Savunma Üniversitesi Rektörü)

Share
9.737 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

4+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Menderes Sevdalısı Develililer

    29 Mayıs 2020 Köşe Yazarları

    1960 yılında Develi’nin ileri gelenleri Ankara’ya ihtilal öncesi bir heyetle Başbakan Merhum Adnan Menderes’in huzuruna İl olma taleplerini iletmek için çıkmışlar. İşte ihtilalden yirmi gün önce resmedilen bu fotoğrafın hikâyesi. Başbakan Merhum Adnan Menderes ve Develi’nin önde gelen insanları bu fotoğrafta yer almış. Kimler yok ki. 1960 yılı Mayıs ayının ilk günleri, orijinali bende muhafaza edilen bir fotoğraf. Merhum Av. Esat Cebeci ağabeyimin fotoğraf arşivinden bana ağabeyimin sağlığında verilmiştir. Menderes sevdalısı Develilerden vefa...
  • DÜNYA SİGARASIZLIK GÜNÜ

    29 Mayıs 2020 Köşe Yazarları

    Her yıl dünya genelinde milyonlarca kişinin ölümüne neden olan tütün kullanımının, küresel olarak sağlık üzerine etkilerine dikkat çekilmesi amacıyla Dünya Sağlık Örgütü, 1987 yılından bu yana 31 Mayıs tarihinde “Dünya Sigarasızlık (Tütünsüz) Günü” kutlama ve etkinlikleri yapılmaktadır. Bu günün kutlanmasındaki temel amaç, tütün tüketimini azaltmak, sigarayı bırakmak, bırakma iradesini ortaya koymak, özellikle çocuklar ve gençler başta olmak üzere tütün tüketimine başlamayı önlemek ve başkasının tükettiği sigara dumanından dolayı pasif etkilen...
  • DEVELİ’DE RESİM-II

    29 Mayıs 2020 Köşe Yazarları

    Gerek Anadolu’daki ve İstanbul’daki tarihî okullarımızın duvarlarında okulumuzun bu kültür hazineleri genelde okullarımızın resim öğretmenleri tarafından yapılmıştır. Öğretmen olarak ilk görev yerim Kayseri Lisesi’dir. Okulun ana binası II.Sultan Abdulhamid döneminde Anadolu’da yaptırılan tahminen 60 (?) kadar İdadi / Liselerden biridir. Binaların içerisinde öyle binalar vardır ki haşmeti ve yapısının estetik değerleri her öğrencisini psikolojik olarak etkiler. Kayseri Lisesi de böyle liselerden biridir. Okula ilk girdiğimde binanın fark...
  • AZİZ MAHMUT HÜDAYİ HAZRETLERİ

    22 Mayıs 2020 Köşe Yazarları

    “Sağlığında bizi, vefatımızdan sonra kabrimizi ziyaret edenler ve türbemizin önünden geçtiğinde FATİHA okuyanlar bizimdir. Bizi sevenler denizde boğulmasın ahir ömürlerinde fakirlik çekmesin, imanlarını kurtarmadıkça göçmesin.” Aziz Mahmut Hüdayi Hazretleri: 1541 yılında Şereflikoçhisar'da da doğdu. Çocukluğu Sivrihisar'da geçti. Medrese eğitimini İstanbul'da tamamladı. Edirne, Mısır, Şam, ve Bursa'da kadılık ve müderrislik Yaptı. Bursa'daki Muhyiddin Uftade Hazretlerinin müridi ve halifesi oldu. 1628 yılında Üsküdar'da 92 yaşında vefat etmiş,...